Published on: 15 Mayıs 2019 Konuk Yazar 0 Yorum
Okuma Sayısı : 677

İnsanoğlu yaratılışından bu yana, doğası gereği yeryüzündeki diğer canlılardan farklı olarak diğer insanlarla ve çevresiyle sürekli iletişim kurma ihtiyacı duymuştur. Dumanla ve mağara duvarlarına çizilen resimlerle başlayan haberleşme macerası dönemden döneme, kullanılan yöntem ve tekniğe göre değişmiştir.

Bireyin kendini ifade etme isteği, duygularını, düşüncelerini, görüş ve kanaatlerini başkalarıyla paylaşma arzusu ve karşısındakini anlama çabasının doğal bir sonucu olan iletişim insanlık tarihi kadar eskidir. Kavramın tek bir tanımı yoktur. Ancak en sade şekliyle en az iki insan arasında bilginin, duygu ve düşüncenin değişik araç ve yöntemler kullanılarak aktarılması olarak açıklanabilir.

Değişen Koşullarda Değişen İletişim 

Değişen koşullar ve insan hayatında teknolojinin giderek yer alması sonucu zaman içinde sözlü, yazılı ve görsel iletişim biçimleri ortaya çıkmıştır.  

  • Sözlü iletişim; iletişimin sadece dil ile gerçekleşmesidir.
  • Yazılı iletişim; yazının ortaya çıkması ve gelişmesi sonucu kişinin herhangi bir konuda duygu ve düşüncelerini, izlenimlerini belli bir kurala uyarak yazı aracılığıyla iletmesidir.
  • Görsel iletişim; teknolojinin de gelişmesiyle birlikte kişinin televizyon, sinema, video, online yayıncılık v.b ile sağlanan iletişimine verilen addır.

İletişim Süreci ve Bu Süreç İçinde Yer Alan Öğeler

İnsanlık tarihi kadar eski olup bugüne ve geleceğe uzanan, kişinin doğumundan ölümüne kadar hayatının her safhasında ve her zaman etkin olan iletişimin başlangıcı ve sonu yoktur. İletişim bireyin gelişimine, sosyal bir varlık olarak çevresiyle olan ilişkilerle gelişen, dönüşen ve bunun yanında bireyi de dönüştüren bir olgudur.

En az iki kişi arasında başlayan iletişim süreci, kaynak tarafından mesajın oluşturulması ile başlamaktadır. Kaynağın iletmek istediği iletiyi yani mesajı kodlamasıyla devam eder. İleti/mesaj iletileceği en etkili aracın seçilmesiyle hedefe yani alıcıya gönderilir. Alıcı bu iletiyi/mesajı alır kod açımını yapar ve iletiyi/mesajı gönderen kaynağa karşılık olarak bir ileti oluşturur.

Alıcının gelen iletiyi/mesajı yeniden kodlayıp bir araç kullanarak göndermesi iletişim sürecinin döngüsel bir süreçte devam ettiğini göstermektedir. Çizilen bu döngüsel şemada süreç devam ettiği sürece kaynak ve hedef sürekli olarak yer değiştirmekte ve yeni iletiler/mesajlar üretilmektedir. 

İletişim Sürecini Etkileyen Faktörler

Kaliteli ve etkili bir iletişim bu elemanlar çerçevesinde ve bu elemanların taşıyacağı özellikler doğrultusunda mümkün olabilmektedir. Peki, bir iletişimde etkililik amaç olmakla birlikte her zaman ulaşılabilecek bir sonuç mu? Bu soruya sosyal psikologlar etkili ve mükemmel bir iletişimin ütopya olduğu cevabını vermektedir. Önemli olan iletişimde can alıcı noktaları iyi bilmektir.

İletişim sürecini etkileyen çok çeşitli faktörler bulunmakta, bilinçli ya da bilinçsiz olarak oluşan bir takım eğilimlerle iletişim süreci bozulmakta veya yanlış yorumlanmaktadır. Etkili ve sağlıklı bir iletişim sürecini engelleyen faktörler şu şekilde sıralanabilir.

Fiziksel ve Teknik Faktörler: Bunlar kısaca iletişim kanallarını etkileyen çevresel, fiziksel ve teknik engeller olarak adlandırılabilir. Bu engeller mesajın belirsiz olması, iletişimde kullanılacak aracın uygun ve yetersiz olması, iletişim araçlarındaki bozukluk, kullanılan kelime ve cümlelerin karmaşık bir şekilde kullanılması v.b olarak sıralanabilir.  

Psikolojik ve Sosyal Faktörler: Bu engeller iletişim sürecine katılan bireyin kişisel özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Kişiler arasındaki görüş farklılığı, kişinin önyargıları, kişinin iletişimin amacını belirleyememesi, bilgi düzeyinin karşısındakinden farklı olması (daha az veya daha çok), kişinin öz güven eksikliği, karşısındakine karşı olumsuz tutumu bu engeller arasında sayılmaktadır.

Örgütsel Faktörler: Örgütlerin kaliteli ve etkili bir şekilde iletişim sağlayamamasının nedenleri; zaman baskısı, hiyerarşideki düzensizlik, yönetim tarzının herkes tarafından benimsenememesi, statü farklılığı, rol ilişkilerindeki zayıflık, geri dönütlerin yetersizliği olarak sıralanabilir.

Doğru ve Etkili Bir İletişim İçin Yapılması Gerekenler

İletişim sürecinde bu tarz engeller varken etkili ve kaliteli bir iletişimin sağlanması için yapılması gerekenler şunlardır;

  • Kaynak, mesajlarını yalnızca sözlü olarak değil, yazı ve görsel olarak da desteklemelidir. Bu oluşabilecek belirsizliği engeller.
  • Geri bildirim kanallarının sürekli kontrolü ile mesajın anlaşılıp anlaşılmadığı süreli olarak denetlenmelidir.
  • Seçilecek iletişim kanalı alıcıyı etkilemelidir.
  • Kaynak tarafından gönderilen mesajlar alıcının anlayabileceği ve algılayabileceği şekilde olmalıdır.
  • Sağlanan iletişimde engel varsa öncelikle engelin ne olduğu belirlenmeli daha sonra bu engelin ortadan kaldırılması için yapıcı çözümler ortaya konulmalıdır.

İletişimde etkililiği sağlamak amacımız olmakla birlikte her zaman ulaşılan bir sonuç değildir. Çünkü iletişim sürecini etkileyen fiziksel, teknik, psikolojik ve sosyal, örgütsel engeller bulunmaktadır. Bu engeller süreci bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde tahrif etmekte, mesajın yanlış yorumlanmasına neden olmaktadır. Ama bu engellerin ortadan kaldırılması, etkili ve kaliteli bir iletişimin sağlanması da mümkündür.

Daha kaliteli ve sağlıklı iletişim kurabilmek için etkili iletişim ve beden dili, diksiyon eğitimi gibi iletişim eğitimleri alarak bu konuda kendinizi geliştirebilirsiniz.

Yazar: Mehmet Şerin Kanat

  • etkili iletişim ,
  • iletişim ,
  • iletişimin can alıcı noktaları ,
  • beden dili ,
  • etkili iletişim ve beden dili ,
  • geri bildirim
Yazar
    Blog Yazarı
Özgeçmiş

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Devamı