Close
Mobil Menu Bars

Hızlı Kitap Okuma Teknikleri: Olaylar Rusya'da Geçiyordu

05 Aralık 2019, 1561 defa okundu.
Hızlı Kitap Okuma Teknikleri: Olaylar Rusya'da Geçiyordu
Hızlı Kitap Okuma Teknikleri: Olaylar Rusya'da Geçiyordu

Hızlı kitap okuma teknikleri geçmişten beri oldukça rağbet görüyor. Öyle ki Woody Allen’ın bu durumla ilgili ilginç bir anektodu var. Hızlı okuma kursuna giden Woody Allen, Tolstoy’un yaklaşık iki bin sayfalık Savaş ve Barış kitabını 20 dakikada okuduğunu söylüyor ve şunu ekliyor; “Galiba olaylar Rusya’da geçiyordu.”

Sınava hazırlanan öğrencilerin, yüksek lisans ya da doktora tezi yazma aşamasında olan kişilerin en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri hızlı kitap okuma teknikleri. Ancak olay yalnızca hızlı olmakla bitmiyor. Woody Allen’ın anlatımında olduğu gibi çok hızlı okumak insana herhangi bir şey katmıyor. Anlayarak hızlı okuma işin püf noktası. Okuduğumuz şeyi anlamadıktan sonra hızlı olmanın herhangi bir anlamı olmuyor haliyle.

Hızlı okuma teknikleri hakkında kimi insanların olumsuz yargıları varken kimi insanlar faydalı olduğunu düşünmektedir. Biz bu tartışmalara girmeden temel çalışma prensibinden ve en önemli kurallardan bahsedelim. Yazı boyunca okuma eyleminin süreçleri bilişsel ve nörobiyolojik ekol çerçevesinde incelenecek ve ardından etkili hızlı kitap okuma teknikleri hakkında bilgiler aktarılacaktır. 

 Okuma Nedir?  

Eğer okumanın nasıl gerçekleştiği üzerine daha önce hiç düşünmediyseniz ne derece kompleks bir süreç olduğunu şimdiye kadar fark etmemiş olabilirsiniz. Okuma eylemini bazı sembollerden çeşitli anlamların kavranması ve yorumlanması olarak tanımlayabiliriz. Okumak eylemi sırasında farkında olmadığımız ve otomatik olarak yaptığımız iki aşama vardır: gözlerin aktif olduğu aşama ve beynin aktif olduğu aşama. Hızlı okuma kursu ile akıcı bir şekilde yazılarınız okuyabilirsiniz. Enstitü online eğitimler sayfasındaki kişisel gelişim eğitimleri kategorisinden  ulaşabilirsiniz.

Okuma eylemi sırasında gözlerin aktif olduğu aşama ve zihnin aktif olduğu aşama birbirinden ayrı süreçler olarak düşünülemezler. Zira bir şeyleri yalnızca görmek ancak onları anlamlandıramamak okuma eylemi için yeterli değildir. Okuma eyleminin gerçekleşmesi için gözlerin aktif olduğu aşamadan sonra muhakkak onların zihinde bir karşılık bulması, yorumlanması gerekmektedir. Bu anlamda okuma eylemi için metin yalnızca araçtır, asıl amaç onun zihinde bir temsil bulmasıdır.

Anlayarak Okuma Nasıl Gerçekleşir?

Nasıl ki bisiklete binmeyi unutmak, yüzmeyi unutmak, yürümeyi unutmak diye bir şey mümkün değilse okumayı unutmak diye de bir şey mümkün değildir. Bu becerilerimiz ve alışkanlıklarımız örtük bellekte depolanır. Örtük belleğin çalışma prensibinde işlemler onların nasıl yapılacağına dair bilinçli bir farkındalık olmadan da yapılabilir. Başlangıçta bilerek öğrenilen beceriler zaman içerisinde otomatikleşmeye başlar.

Beceri ediniminin üç aşaması vardır, bunlar; bilişsel aşama, asosyatif (ilişkisel) aşama ve otomatik aşamadır. Bilişsel aşamada kişiler görevlerin eylemlerini bilinçli ve kasıtlı olarak gerçekleştirirler. Beceri ediniminin ilk aşaması olarak da geçen bu aşamada her adımın nasıl yapılacağını öğrenmeye başlarsınız. Hiçbir adım kendiliğinden olmaz, yapılması gereken her şey için sizin bir efor sarf etmeniz gerekmektedir. Asosyatif aşamada ise bellek eylemi farklı beceriler ile ilişkilendirmeye başlar.

Bilişsel aşamaya nispeten becerilerin gerçekleştirilmesi sırasında kişi daha esnek davranabilir. Son aşama olan otomatik aşamada ise edinilen becerileri oldukça efektif bir şekilde yapmaya başlarsınız. Hatta daha da önemlisi artık bu becerileri otomatik olarak yapabilirsiniz. Bu sebeple bu aşamada eylemleri gerçekleştirirken nasıl yapmanız gerektiği üzerine düşünmenize bile gerek yoktur.

Okuma eylemi üzerinden konuşacak olursak; bilişsel aşamada tüm harflerin hangi seslere karşılık geldiğini öğreniriz ve uzun süre pratik yaparız. İlkokul zamanlarına geri dönüp bakacak olursanız bu aşamanın ne derece uzun sürdüğünü görüp bir farkındalık yaşayabilirsiniz. Asosiyatif aşama ise artık heceleri ve kelimeleri okumaya başlayabileceğiniz aşama olur.

Bu aşama bilişsel aşama kadar uzun ve acı verici olmaz, ilerleme daha hızlı bir şekilde sağlanır. Son aşama olan otomatik aşamada ise artık harflerin hangi sese karşılık geldiğini düşünmeden, hecelemeden, duraksamadan okumaya başlarız. Bu aşamaya gelmiş olan kişinin okumayı unutması, okuyamaması diye bir şey söz konusu değildir artık. 

Okumanın Fizyolojisi

Beynimizde nesne tanımak için uzmanlaşmış olan alanların zaman içerisinde yazı sistemlerinin ortaya çıkmasıyla birlikte çivi yazısı, hiyeroglif gibi sembolleri okumak için de uzmanlaşmaya başladığı söylenegelmektedir. Artık 900’e yakın hiyeroglif ve çivi yazısına kıyasla belirli alfabeler yardımı ile okuma eylemini gerçekleştiriyoruz. Bu sebeple eskisine nazaran okuma eylemi daha hızlı bir şekilde öğrenilebiliyor.

Farklı yazı sistemleri beyinde farklı örgütlenmeler sayesinde okunup anlaşılmaktadır. Örneğin alfabe sistemlerinde beynin sol yarı küresinin arka kısımlardaki görsel alanlardan daha fazla yararlanılırken Çince gibi logografik yazı sistemlerinde beynin her iki yarı küresindeki pek çok alanın aktivasyonuna ihtiyaç duyulur.  Buna rağmen otomatik aşamaya gelmiş beceri sonrasında tüm bunlar çok çok hızlı bir şekilde gerçekleşir.

Okuma eylemi sırasında beyinde yalnızca tek bir alan aktive olmaz. Beynin pek çok bölgesi okuma eylemi esnasında birlikte bağlantı kurarak çalışır. En genel şekilde kategorize edecek olursak bir şey okuyabilmek için beynin görüntü merkezi, görüntü tanıma, görüntü yorum alanı, okuma merkezi ve konuşma merkezi sırasıyla çalışmaktadır.

 Hızlı Okuma İçin Çok Çalışmak 

Yalnızca kitap okuma eylemi için değil hayatımızda iyi seviyeye getirmek istediğimiz tüm eylemler için çok pratik yapmak oldukça önemlidir. Bu noktada bir becerinin geliştirilmesi için düzenli ve efektif çalışmak oldukça önem arz etmektedir. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki belirli aralıklarla düzenli bir şekilde çalışan insanlar tek seferde tüm konuyu çalışan insanlara göre daha fazla başarılı olmaktadır.

Hızlı okumak isteyen bir kişi öncelikle çalışma düzenini buna göre kurmalıdır. Yapması gereken hızlı okuma egzersizleri tek seferde ve uzun bir çalışma seansı şeklinde yapmak yerine belirli periyotlara bölünmüş halde düzenli bir şekilde çalışmalıdır. Düzenli ve efektif bir şekilde çalışma sonucunda edinilen becerilerde zaman içerisinde oldukça uzmanlaşırız. Kişi eğer ki çok hızlı bir şekilde okumak istiyorsa kendisini çok fazla şey okumaya maruz bırakmalıdır. Sürekli ve ısrarlı bir şekilde okumalı ve okuma egzersizleri yapmalıdır.

Hızlı kitap okumak isteyen kişi yaptığı pratikler ve egzersizler sayesinde göz kaslarını geliştirebilir ve böylece görme alanını geliştirmek için kendisini eğitebilir. Hızlı kitap okuma teknikleri konusunda kendisini geliştirmek isteyen kişi aynı zamanda çevresini de buna göre düzenlemelidir. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki okumayı öğrenmek için ilkokulda harflerin ve seslerin öğrenilmesinin beklenmesi oldukça geç bir süredir. Tüm bunlardan önce çocuk bir hikaye kitabını dinlemeli, bunun üzerine düşünmeye sevk edilmelidir. Hızlı kitap okumak isteyen kişi de tüm bunları göz önünde bulundurarak göz kaslarını ve bellek performansını güçlendirecek egzersizler, pratikler yapmalıdır.

Hızlı kitap okuma teknikleri işe yarar mı?

Eğer Woody Allen gibi binlerce sayfalık kitabı yirmi dakikada okumaya çalışmazsanız ve gerçekten hızlı okumanın ne demek olduğunu gerçekten anlarsanız bu teknikler sizlerde de işe yarar. 

Hızlı ve anlayarak kitap okumak için yapılması gereken en önemli şey nedir?

Bir beceride uzman hale gelmek istiyorsanız bu eylemin üzerinde oldukça düzenli ve efektif çalışmalar gerçekleştirmelisiniz. Hızlı okuma teknikleri konusunda uzmanlaşmak için de aynı şekilde düzenli ve efektif çalışmalar yapmanız sizleri başarıya ulaştıracaktır.

Hızlı okuma kurslarına nasıl ulaşabilirim?

Hızlı okuma kurslarına hızlı bir şekilde Enstitü sayfasındaki kişisel gelişim eğitimleri kategorisinden online bir şekilde ulaşabilirsiniz.

Bu yazıyı beğendiysen
şimdi paylaş!
Blogger
Özgeçmiş

Ege Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden 2019 yılında mezun oldum. Lisans hayatım boyunca psikanaliz, felsefe ve sinirbilim ile ilgilendim. Şu anda bağımlılık ve toplumsal cinsiyet ile ilgili birimlerde aktif olarak görev almaktayım. Okumayı ve öğrenmeyi sevdiğim kadar yazmayı da çok seviyorum. İstanbul İşletme Enstitüsü'nde kişisel gelişim ile ilgili yazılar yazmaya devam ediyorum.
 

Devamı
Yorumlar(0)
Ortalama Değerlendirme 5

Yorum yapabilmek için Oturum Aç'manız gerekmektedir.

Yorum yapılmamış, yapan ilk sen ol!