Published on: 05 Temmuz 2019 Konuk Yazar 0 Yorum
Okuma Sayısı : 635

İş hayatı. Herkese hissettirdiği duygu tabi ki farklı. Kimine göre elinde kahvenle oturduğun bir ofis kimine göre sizden yardım bekleyen insanların olduğu hastane kimine göre ise sırtında yük taşıdığın yollar. Asıl mesele sahip olduğumuz işler. Çalışma ortamı değil. Oraya gelene kadar çektiğimiz sıkıntılar. Yani işsiz kaldığımız ya da iş aradığımız dönem.

İşsiz Kalmanın Zorluğu

Gittiğimiz her kapının yüzümüze kapandığı biz size geri dönüş yapacağız sözünü duyduğumuz o günler. Bende işsizlik süreci yaşadım dediğinizi duyuyorum. Çünkü ben de yaşadım işsizlik sürecini. Siz tam sözleşmenizi imzalayacakken kurumun işe alma prosedüründe yer almayan bir uygulamaya maruz bırakılıp 1 hafta sonra sadece bir maille reddedildiniz mi?

Ama kimisi de ilk başvuru yaptığı yere çokta iyi şartlarda kabul edilebiliyor. Ne diyelim? Kısmet. Her gencin yaşadığı bir sorundur aslında. Tanıdıklara cv yollarsınız, eşe dosta haber salarsınız, sürekli insan kaynakları sitelerinde gezersiniz veya şartlarını karşıladığınız ya da sizin öyle düşündüğünüz tüm ilanlara başvurursunuz. Bazen olumlu bazen de olumsuz dönüşler olur. Ya da hiç geri dönüş olmaz. Bekler durursunuz.

Alakasız İşlerde Çalışma Zorunluluğu

Bir zaman sonra problemin kendinizde olduğuna inanmaya başlarsınız. Bunlar gayet doğal süreçler. Korkmayın. Gençler okul hayatları bittikten sonra aldıkları eğitime göre çalışma hayatına atılmak ister. En doğal hakları değil mi? Ama kimi zamanda şartlar öle bir gelişir ki aldığı eğitimle alakalı olmayan bir sektörde iş hayatına atılır. Örneğin şu an on tane polise sorun mutlaka iki tanesi öğretmendir. Şartlar bunu gerektirmiştir.

İçimizi ürperten kelime işsizlik can sıkıcıdır. Hele birde etraftan sen daha çalışmıyor musun gibi sorular gelmeye başladığında daha da can sıkıcı hal almaya başlar. Derin nefes alın. Asla vazgeçmeyin. Alanınızda kendinizi en donanımlı hale getirmeye çalışın. Sizinle çalışmak isteyecek işverenler mutlaka olacaktır. Ancak özellikle yeni mezun arkadaşlar iş ararken deneyimsizliğinizi ve size kazandıracağı deneyimi göz önüne alarak beklentilerinizi biraz daha daraltın. 

Çalışmaktan Asla Kaçmayın 

İşten kaçan bir çalışana kimse maaş vermek istemez ki? Referans kısmını sakın unutmayın. Emin olun bir yıl bir yıl daha derken bir bakmışsınız özgeçmişiniz dolmuş. Gün geçtikçe devamlı deneyimler ekleniyor olacak. Bu deneyimler size hem işveren karşısında daha güçlü durmanızı sağlayacak hem de ilk başta daralttığınız beklentileriniz genişletme fırsatı verecek.

Zamanla o deneyimler hem iş alanında yaşadığınızın göstergesi hem de referansınız olacaktır. İşsizlik ve iş arama serüveni zorlu bir süreç. Herkes farklı yaşar bu durumu. Ancak önünüze çıkan her fırsatı küçük büyük demeden değerlendirdiğiniz de emin olun açılmayacak kapı yok. Yeter ki siz o anahtarları elde etmek isteyin. 

İşten Çıkarılma 

İşe girdiniz diyelim bir de bunun olumsuz yönü var. İşten çıkarılma durumu. Yeniden işsizlik başlıyor. Kimsenin istemediği o tatsız olay. Ne yapalım? İşten çıkarılma hayatın sonu mu? Hayata küsüp sağımızdaki solumuzdaki kişilerden mi çıkartmamız gerek kızgınlığımızı? Giderek umutların tükendiği bir ülke mi bırakacağız gelecek nesillere? İşsizlikten tüm umudunu ve yaşama arzunu yitirmiş bir kesim mi olacağız? Hayır tabi ki.

İşte bu durumda yani işsizlik konusu hakkında İstanbul İşletme Enstitüsü blog sayfalarında yer alan İşsizlik Sürecini Nasıl Verimli Kullanabiliriz? ve Aniden İşsiz Kalma İle Nasıl Başa Çıkılır? yazılarını okumak size fayda sağlayabilir.

Yazar: Seda Şenay

  • işsizlik ,
  • işten çıkarılma ,
  • işsiz kalma ,
  • iş hayatı ,
  • iş arama
Yazar
    Blog Yazarı
Özgeçmiş

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Devamı