AnasayfaBlogİhracata Dayalı Model İle Ülkemiz Ekonomik Büyümesi İlişkisi
Dış Ticaret

İhracata Dayalı Model İle Ülkemiz Ekonomik Büyümesi İlişkisi

05 Mayıs 2021
İhracata Dayalı Model İle Ülkemiz Ekonomik Büyümesi İlişkisi

Ülkelerin birbirlerine oranla sahip oldukları farklı kaynak donanımları, kimi ülkelerin bazı ürünlerin üretiminde uzmanlaşmış olması, çeşitli devlet teşviklerinden yararlanma imkanı, farklı pazarlarda müşteri segment çeşitliliği yaratması gibi nedenlerle dış ticarete ihtiyaç duyulmaktadır. Dış ticaretin birbirinden ayrılmaz iki dalı ithalat ve ihracat olduğunu hepimizi biliyoruz. Bu makalemizde amaç ihracata dayalı büyüme modeli ve ülkemiz ekonomik büyümesi arasındaki ilişkiyi incelemek bunu gelişen teknolojinin gereklerine göre tasarlanmış ihracat stratejisi aşamaları ile ilişiklendirmektir.

Ekonomik büyümeyi analiz ederken İktisat bilimi hepimizin bildiği gibi ekonomideki büyümenin düzenli ve sürekli hale getirilmesi konusunu irdelemektedir. Adam Smith, Ricardo, Michaley gibi klasik iktisatçılar dış ticaretin ekonomik büyümede başlangıç noktası olduğunu kanıtlamışlar. Dış ticaret bütünü olarak değerlendirdiğimizde düşünürler arasında ihracatın da ithalatın da büyümede etkili olduğunu söyleyenler olduğunu görüyoruz. İktisadi yönden bakıldığında ihracat yönlü büyüme hipotezi özellikle az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler bazında yoğun olarak incelenmiş bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Pandemi dönemiyle döviz kazandırıcı hizmetlerin ön plana çıkması ile beraber ihracata dayalı büyüme modeli kullanılmaya başlanmıştır.

İhracata Dayalı Büyüme Modelinin Faydaları

İhracat dayalı büyüme modeli faydalarına baktığımızda;

  • İhracat alanında büyüme sergileyen bir firma farklı pazarlarda eş zamanlı faaliyet gösterme imkanı ile finansal girdilerinde sürekliliği sağlama imkanı bulmaktadır.

  • Dış pazarlarda sınırların kalkmış olduğunu hesaba kattığımızda verimlilik, teknolojik gelişmelerin ilerlemesi, ürün maliyetlerinin azalması, firmalar arasında rekabetin artması ile toplam kalite gereksinimlerinin yükseltilmesi sağlanmaktadır.

  • Yurt içinde üretimin arttırılmasına imkan sağlanması ile dışarıya bağımlılıktan kurtulmak suretiyle sanayileşmeye katkı sağlanmaktadır. 

  • Döviz girdisinin artması ile beraber ülkemiz ihracatının ithalatı karşılama oranı yükselmekte ve bu da toplam olarak satınalım gücümüzün artmasına imkan sağlamaktadır. Dünya sıralamasında gayri safi milli hasıla verileri üzerinden üst sıralarda yer almak toplam refah seviyesinin arttırılmasını beraberinde getirmektedir.

İthalatın ve ihracatın beraber katkısını gözeterek ülke ve kurumların ekonomik büyüme üzerindeki faydaları kalkınma planı ve stratejisini oluşturma ve süreklilik kazandırmada etkin rol almıştır. Özellikle küresel rekabette söz sahibi olabilmek için tarafları iyi tanımamız gerektiğinden, finansal yapısını bilmediğimiz firmalar ile güvenli ticaret imkanı oluşturabilme ihtiyacımız olmasından ve dış ticarette istihbarat verilerinin bir doğal sonucu olarak kurumlar düzeyinde ele aldığımızda ihracat stratejisinin belirlenmesinde ihracatta şirket yönetimin bakış açısı, beklentileri, şirketin vizyon ve misyonu, mevcut durumun değerlendirilmesi, güncel teknoloji ile rekabet edilebilirlik imkanı yaratması, verimlilik oluşturması, süreklilik ile liderliği üst sıralara taşıyabilecek ve/veya koruyabilecek mahiyette hazırlanması gerekmektedir.

İhracat Stratejisi

Dış ticaret İstihbaratı ve Stratejisi birbirinden beslenmektedir. İhracata dayalı büyüme modelinde başarının anahtarı her ikisinin doğru harmanlanması ile elde edilir. Bu noktada stratejimiz nedir ya da ne olmalıdır ki bizler bu istihbarat verileri ile doğru bir senkronizasyon yakalayabilelim. Artık günümüz teknolojisinde iletişim hızı, bilgiye erişim hızı gibi konulara baktığımızda çok çok büyük ilerlemeler olduğunu görüyoruz. İhracat Stratejisine yönelik genel olarak derslerimde tavsiye ettiğim üç aşama bulunuyor. İlgili aşamalar;

  1. Mevcut Durumun Korunması Ve Geliştirilmesi

  2. Büyüme

  3. Geleceğin İşine Yönelme

Her bir firmanın mevcut durumunu bir SWOT ANALİZİ yaparak değerlendirmeye alması gerekmektedir. Güçlü, zayıf yönler, fırsatlar ve tehditler olarak baktığımızda şirketimizin mevcut Pazar ve müşterileri ile olan özellikle pandemic dönemi etkilerindeki mevcut durumun korunması ve iş birlikteliğimizi geliştirici faaliyetlerin planlanması aşaması ilk 6 aylık süreyi kapsamaktadır. Bu süreyi aynı zamanda kendimizi gelecek vaad eden pazarlar ile destekleyerek ihracat satış rakamlarımızı büyütme stratejisinde ilerleyebilmemiz ile 2 yıllık bir süreyi ihtiva etmektedir. Burada büyüme gerek ürün çeşitliliği gerekse mevcut ürünlerin kullanım alanı genişlemesi ile sağlanabileceği gibi üretimsel giderlerden tasarruf yöntemleri araştırması ile de destekleniyor olabilir.

Bu makalemizde ihracat satış rakamları olarak konuyu değerlendirmekteyiz. Geleceğin işine yönelirken bugünden bir elli sene bir yüz sene sonrasını öngördüğümüzde ürünlerimizin hangi sektörlerde çığır açacak yeniliklere imkan sağlayabileceğinin düşünülmesi bize değişen ve ilerleyen teknoloji içinde yerimizi ve pazarımızı korumamızda yardımcı olacaktır. Örnek olarak bugün ısıtma sektöründe faaliyet gösteren bir BOSCH, Almanya’da düzenlenen en önemli fuarlardan biri olan ISH da kendi üretimi olan otomobili bugünün kalite gereksinimlerinin ötesinde bir donanıma sahip olacak şekilde tasarlayarak sergilediğini belirtelim. Bu gibi örnekleri elbetteki çoğaltmamız mümkün. Önemli olan bizlerin firma olarak geleceğin neresinde olduğumuzu değerlendirmemizdir.

İhracata Dayalı Kalkınma Modeli

Türkiye, 1980'li yıllardaki atılımları ile ihracata dayalı kalkınma modelini benimsemiştir. Bu minvalde ekonomi politikalarında çeşitli değişiklikler gerçekleştirerek bugün tüm ürünler bazında elde edilen toplam ihracat rakamlarının temellerini atmıştır. O dönemlerde özellikle tarım sektörü ilk sırada yer alırken sanayi sektörü ikinci ve madencilik ise üçüncü sırada yer almaktaydı. 2010 yılına kadar geçen sürede uygulanan çeşitli sanayileşme stratejileri sayesinde üretimi gerçekleştirilmiş ürünlerin toplam ihracat içindeki payı sürekli artma eğilimi göstermiştir. Farklı sektörler için dönem dönem devreye alınan teşvik paketleri ile bu etkinin sürekli kılınması için önemli bir adım oluşturuyor. Günümüzde tekstilden gıdaya sağlıktan ağır sanayi ürünlerine kadar her nereye gözümüzü çevirsek büyük bir arz olduğu aşikar. Pandeminin etkilerinden sıyrılırken en önemli sektörler gıda ve sağlık olarak karşımıza çıkacak. Ülkeler genel olarak yatırım teşviklerindeki önceliklendirmelerini değiştirmiş olacak ve bu da toplam dış ticaretin şimdiye kadar alışagelmiş sınırlarının ötesine geçileceği şeklinde yorumlanabilir. 

2023 Türkiye İhracat Stratejisi ve Eylem Planına baktığımızda ise Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında Türkiye’nin ihracatını 500 milyar dolara çıkarmayı hedeflediği görünmektedir. Son 10 yılda Türkiye’nin yakaladığı ihracat ivmesinin devamını sağlayarak sürdürülebilir bir ekonomi için ihracat atılımının gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır ve Ekonomi Bakanlığımız 2023 İhracat Stratejisini yayınlamıştır. Derslerimizde katılımcılarımıza örnek teşkil etmesi açısından bir örneğini iletiyoruz. Muhakkak edinilmesi ve okunmasında fayda görerek tavsiye ediyorum. Bizler özellikle çalışma hayatını ihracat alanına vermiş, vermekte olan emektarlar olarak ülkemiz vizyonundan bir feyz almamız gerektiği aşikardır.

Dünyada hemen hemen tüm kategorilerdeki ürünlerde yaklaşık senede 20 trilyon dolar ihracat yapıldığı bir dönemde ülkeler arasındaki sıralamanın Çin, ABD, Almanya, Japonya, Hollanda, G.Kore, Fransa, İtalya, İngiltere, Belçika şeklinde olduğu görünmektedir. Ülkemiz, ihracata dayalı büyüme modeli ve 2023 İhracat Stratejik Hedefleri ile ekonomik büyüme modelini destekleyerek en çok ihracat yapan ülkeler arasında ilk onda yerini almayı hedeflemektedir. Bu amaçla faaliyetlerini sürdüren firmalarımız ülkemiz ekonomisinin kalkınmasında büyük katkı sağlayacak ve refah düzeyinde kalkınmanın anahtarı olmaya devam edeceklerdir. Tabii bu hedefe doğru yürürken bir diğer makalemizde değinmekte olduğumuz İhracatta İstihbarat Uygulamalarının zamanında ve doğru şekilde işlenmesi önem arz etmektedir.

Gözde Engin
İstanbul 25.02.2021

İhracata Dayalı Büyüme Modeli İle Ülkemiz Ekonomik Büyümesi Arasındaki İlişki İhracata Dayalı Büyüme Modeli İhracata Dayalı Büyüme İhracata Dayalı Büyüme Modelinin Faydaları İhracat Stratejisi İhracata Dayalı Kalkınma Modeli
Gözde Engin
Gözde Engin
Blog Yazarı

1981 Düzce doğumlu, evli ve bir kız çocuk annesidir. Lisans eğitimini Marmara Üniversitesinde Yüksek Lisans Eğitimini Gebze Yüksek Teknoloji Üniversitesinde tamamlamıştır. Yüksek Fizik ve Çevre Mühendisidir. 

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.
İhracat Şekilleri Nelerdir?
Dış Ticaret

İhracat Şekilleri Nelerdir?

11 Nisan 2021
İhracat ve İthalat Nedir?
Dış Ticaret

İhracat ve İthalat Nedir?

17 Mayıs 2021
İhracat Geliştirme Kursu
Gözde EnginGözde Engin
11059
Dış Ticaret Eğitimi
4.7
(82)

Dış Ticaret Eğitimi

11 Konu5 Saat
Ders EğitmeniDers Eğitmeni
35063
E-Ticaret Eğitimi
5
(29)

E-Ticaret Eğitimi

25 Konu15 Saat
EğitmenSedat Ateş
590205