AnasayfaBlogİnsanlık Tarihinin En Büyük İcadı: Para
Kişisel Gelişim

İnsanlık Tarihinin En Büyük İcadı: Para

28 Eylül 2021
İnsanlık Tarihinin En Büyük İcadı: Para

Size “İnsanlık tarihinin en büyük icadı nedir?” diye sorsam muhtemelen aklınıza ilk olarak ateşin bulunması gelirdi. Yüzyıllar önce insanlar ateşi icat etti, ısınma, korunma ve barınma ihtiyaçlarını hatta beslenme ihtiyaçlarını da bu şekilde karşıladılar. Belki de tekerlek diyebilirsiniz. İnovasyonun ilk görünüşü gibi gözüküyor.

İnsanoğlunun en önemli icatlarından biri de ticaret. Göçmen insanların farklı ihtiyaçlarıyla ellerindeki ihtiyaç dışı olan şeyleri değiştirmesi. Hatta bu icatlardan biri de seyahat diyebiliriz. Bir yerden başka yere gitmek. 

Her şeyi geçelim, şu anda insanın kaderini değiştiren şey ne derseniz kesinlikle para. Çok ilginç değil mi? Tekerlek, ateş, ticaret, seyahat gibi değil. Fikirden ibaret olan, değeri fazla gözüken ve bugün özgürlüğün kapılarını açabilmek için ihtiyacımız olan şey. Üstelik bunu kazanabilmek için çalışıyoruz. Ya da iş arıyoruz. Peki bu para fikri nereden çıktı?

Para Nasıl İcat Edildi?

Öncelikle parayı bulmadan önce bunun bir ihtiyaç olduğu gerçeğini inkar edemeyiz. Mal ve hizmetlerin karşılığında kolay, taşınabilir, taklidi olmayan bir şey olmalıydı.

İlk önceleri Barter sistemi olarak da bilinen değiş - tokuş sistemi vardı. Bu malların değerleri bu şeyi satan kişiye göre değişiklik gösterirdi. Bir nevi oyun gibi de diyebiliriz. Mesela ben bir eğitim almak isteseydim ve bunu senden satın alıyor olsaydım para olmasaydı muhtemelen sen de bende olan bir şeyi karşılık olarak isterdin. Değiş - tokuş yapardık. İşte tam olarak para ihtiyacı da burada ortaya çıktı. Standart bir şey yoktu. Yani belki benim ayakkabılarıma karşılık eğitimi bana satacaktın. Başka yere gidip altın bir kolyeyi benden aldığın ayakkabıların karşılığında alacaktın. Ya da şu da bir ihtimal, senin benden bir şey almaya ihtiyacın yoktu. O halde ben senin ihtiyacına karşılık o eğitimi nasıl alabilirim? 

İşte ihtiyaçların farklılaşması gibi konular bunun farklı bir şeyle değiştirilmesi veya değerli olan bir şey olarak karşılığının verilmesi ihtiyacını ortaya koydu. 

Mesela bugün paranın karşılığı olarak teminatlar verebiliyoruz veya senet düzenleyebiliyoruz. İşte borç - alacak gibi birçok konuyu da beraberinde getirdi. Bugün para olmasaydı finansal yönetim veya muhasebe olur muydu?

Para Yerine Neler Kullanılıyordu?

Paranın icadıyla birlikte işte tam olarak takas sistemi yavaş yavaş yaygınlığını bitirdi. Ama bir sorun vardı. Para yerine geçebilecek bir şeyin değerli olması ve az bulunan bir şey olması gerekiyordu. Bir şey ne kadar çok bulunursa o kadar az değerli olur, öyle değil mi? İşte herkesin ulaşabileceği bir kum, taş veya çakıl olması fikri çok da saçma olurdu. Çünkü herkes zengin olur ve sırf bunun için insanoğlu tüm taşları çakılları yağmalardı…

Sonuç olarak M.Ö. 700’lü yılların sonlarında ilk kez Çin’de metal paralar üretildi. Kolay olsun ve rahatlıkla taşınabilsin diye bunu yuvarlak yaptılar. Sonra metal yerine bronz yapmaya karar verdiler. Bronz çok az bulunan bir şeydi. 

Tabi o zamanlar 1 gramdan yapılmış bir madeni paranız olsaydı 1 gram altın değerindeydi. Kolayca ölçülebilir ve bir şeyin karşılığı olarak verilebilirdi. Ama tabi krallar ve hükümdarlar çok hızlıca bunun farkına vardı. Yani sahip olduklarının paradan daha fazlası olduğunu gördüler. İşte tam da bu noktada M.Ö 600’de Lidya kralı ilk resmi parayı nane yapmaya karar verdi. Gümüş ve altın karışımını kullanarak madeni paraları yarattı. 

Sonra dünyanın hükümdarları daha fazla para istediler. Ancak metaller çok pahalıydı. Sonra düşündüler ki ucuz olanlarla değerli olanları karıştıralım. Bu kıtlık dünyanın her yerinde böyle olduğu için madeni paralar artık içeriğine göre değerli sayılmadı. Bunun yerine para üzerinde işlenen değere göre bir şey ifade ediyordu.

Ama dış ticaret faaliyetleri olunca bu paralar çok ağır gelmeye başladı. Bunun yerine krallar tarafından onaylanmış mühürlü sertifika kağıtları kullanıldı. Artık insanların madeni paralara çok daha az ihtiyacı vardı. 

Sonun kağıt, değerli bir şey haline geldi. Kağıt olmasa da altın veya gümüş parçalarla değiştirildi.

Antik krallardan günümüz hükümetlerine kadar, merkez bankaları da dahil olmak üzere, paranın bir sihir olduğuna şahit olduklar. Değeri bilinen salt bir şeyi temsil ediyordu. Dolaşımdaki en değerli şey banknotlardı. Şu anda da öyle.

Kağıt Paranın Maliyeti Nedir?

Mesela bir para kağıdının maliyeti 5 TL ise, paranın üzerinde yazan değer 20 TL ise 15 TL senyoraj geliri oluyor. Devletin para basmaktan elde ettiği gelirdir.

Her neyse işte paranın bir şeyin karşılığını vermesi durumuna da fiyat denildi. İşte modern zamanın illüzyonu da bu. Laissez faire yani bırakınız yapsınlar. Liberal piyasa. Paranın değeri bugün de çok fazla. Yani herkes şu kağıt parçalarının peşinde. Sırf güç kazanmak için, eskiden de olduğu gibi…

Kağıttan paranız varsa gücünüz de var. Mesela ABD’den bir F-22 jeti almak isterseniz 340 milyon kağıt dolar vermelisiniz. Her şeyi yapabilmek için paraya ihtiyaç var. İstediğin kadar para basabilirsin. Ama şu sorunu da beraberinde getirir: Enflasyon.

Enflasyon Nedir?

Para bir değişim aracı. Başta da anlattığım gibi. Bir şeyin karşılığında olmalı. Nasıl her yerde bulunan bir şey olduğunda değeri kalmıyordu. İşte buna enflasyon deniyor. Dolaşımdaki paranın, malların çıktısını yansıtması gerekir. Olduğundan fazla para basılırsa, diğer tüm koşullar sabitken yani ceteris paribus bu bir iktisat terimi, paranın değeri inanılmaz derecede düşecektir. Çok fazla ekonomik krizle karşılaştık, hala da bir krizin içerisinde olduğumuz söylenebilir. Her şey çok pahalı ancak paramızın satın alma gücü maalesef yok. Paramız malların değerini karşılayacak kadar yeterli değil.

Özellikle küresel para birimi ABD doları. Altın bile dolar endeksli. Salgınla birlikte ekonomi çok daha kötü bir hale geldi. Pandemi ile birlikte birçok işletme kapandı. Dünya bir süreliğine durdu. Etrafta dolaşan para yoktu. Ve ABD para basmaya devam etti. İşte sürekli malların ve hizmetlerin değeri artmaya devam ediyor, bundan sonra da bundan kolay kolay kurtulabileceğe benzemiyoruz. 

Enflasyon yüzünden bugün geldiğimiz noktada çok kötü durumdayız. Daha iyi olabiliriz elbette karamsar olmaya gerek yok ancak bu bir süre daha devam edecek. Ekonomiyi büyütmek için dolaşımdaki para miktarının azaltılması gerekiyor. Yani paramızın olması gereken değer düzeyine gelmesi gerekiyor.

Paramızın değeri düşmesin diye daha değerli bir şeyleri satın alırız ama bu da bir çözüm değil. Servetimizi biriktirmek için kazanmıyoruz sadece toplam kaybımızın önüne geçiyoruz. 

Finansal başarımızı kazanmak için daha çok çalışmak ve bir şeyler üretmemiz gerekiyor. Ancak bu para illüzyonundan bu şekilde kurtulabiliriz.

Finansal yönetim para paranın icadı
Sezin Gök - Blogger
Sezin Gök
Blog Yazarı

Akdeniz Üniversitesi İşletme bölümü mezunudur. Üniversiteden fakülte derecesi ile mezun olmuştur. Gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projesi ile çevresine katkıda bulunmuştur. Gönüllü olarak sosyal sorumluluk projesini devam ettirmektedir. İşletme ve alanları ile ilgili yazılar yazmaktadır.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.
Dijital paralar resmi olarak hayatımıza 2010 yılında giriş yaptı. Tanıtıldığı yıllar kimsenin bilmediği hatta adını duymadığı paralar, günümüzde trend oldu.
Kişisel Gelişim

Para Kazanma Fikirleri ve Yolları

09 Aralık 2019
Bitcoin Ne Demek
Nedir?

Bitcoin (BTC) Nedir?

28 Ocak 2020
Evden Para Kazanma Yolları Nelerdir?
İş Hayatı

Evden Para Kazanma Yolları Nelerdir?

10 Aralık 2019