AnasayfaBlogSibel Curciali Yeni Açılan Eğitimlerini Anlattı
Kariyer

Sibel Curciali Yeni Açılan Eğitimlerini Anlattı

05 Kasım 2020
Sibel Curciali Yeni Açılan Eğitimlerini Anlattı

Sibel (Curciali) Hanımla teknik, bilimsel şeyler konuşmayacağız. Bir Atölye Yaratmak Eğitmeni Sibel Curciali'yle yeni açılan eğitimlerini konuşuyor olacağız. Keyifli bir sohbet bizi bekliyor.

Soy isminizin anlamı nedir?

Büyük insan büyük kişilik gibi bir şeye tekabül ediyor. Ben Kosova daha doğru ifadeyle Yugoslavya göçmeniyim. Doğduğumda Yugoslavya idi, şimdi o topraklar Kosova Cumhuriyeti. 2002 yılında Türkiye’ye geldim. Lise ve üniversiteyi burada okudum. O yüzden soyadımız farklı.   Burada alışılageldik soy adlardan değil. Soyadımın en sevdiğim tarafı oyuncu olduğum için unutulmuyorum. Konservatuar sürecinde ismimi hiç kimseden duymadım. Herkes Curcuali diyordu. Unutulmuyor, bu açıdan iyi bir soyadı. 

Bilal Şentürk: Oyunculuk deneyiminiz var, bir filmde başrol oynamışsınız. Açmak olaydım o günden beri uyuyamadım. Gözaltı morluklarımın sebebi o filmdir. Neden 3 harfliler. Size baktığımda romantik bir film yakışır gibi. 

Sizi tanıyalım?

Mesleğimle ilgili her şeyi deneyimlemeyi seven bir insanım. Aşk filmi, komedi filmi var kısa filmler. Korku filmine gelince keyif almıştım sette. Ben de o tarz filmleri izleyemiyorum. Başta teklifi kabul edip etmemekte düşündüm. Ben de yapabilirim dedim. Korkum beni daha da teşvik etti. İlk gün çok zorluydu. İlk gün evin içindeyim dışarı çıkacağım, bütün set ekibi dışarda. O evde kalacağım birkaç saniyelik kısım benim için korkunçtu. Çünkü konsepti gerçek mekânlarda geçiyordu hikâyeler. Daha önce o bölgelerde böyle hikâyeler yaşanmış ve biz oralarda çektik.

İkinci gün daha enteresan bir şey geldi, sabah uyandım yüzümü yıkayacağım aynaya baktım dudağım şişmiş.  Setin 3. 4. günüde kaza geçirdim. Ama çok tatlı anlatıyorum. Konservatuarda “sakatlanmalar müfredata dâhil” derlerdi. Sonrasında anladım ki sakatlanmalar mesleğe dahilmiş. Şuan yaşanan her şeye mesleğin gereği diye bakıyorum. 

Bilal Şentürk: Peki orada şakalaşma yapıyorlar mı? 2 kişi izlesem şakasını yaparım, sizde de var mı? Böyle filmlerin izleyicisi de. Özellikle Azerbaycan’da çok var. Kısa bir dönem bulundum. Çok seviliyor bu filmler. Özellikle üniversite öğrencileri çok fazla izliyor.

Arz talep meselesi, böyle filmler de çekilmeye devam ediyor. Benim filmim de Azem serisinin 4. Filmi. Arkadaşlarım atlaya atlaya izlediğini söylüyorlar. Sazı elime alayım, az önce sizi tanıyalım demiştiniz. 

Bölümlerimiz atölyelerimiz var, bunlardan bahseder misiniz?

Profesyonel oyunculuk ve eğitmenlik yapıyorum. Tiyatro eğitimin yanında yapabilirliğim neyse, bütün yelpazede eğitimler vermeye gayret ediyorum. Pandemiyle birlikte hayat beni online eğitimle tanıştırdı. 67 ay öncesinde “online eğitim mi olur mu öyle şey” derdim. Hayat bana aynı uzamı paylaşmasak da birbirimize dokunamasak da birbirimizin kalbine dokunabileceğimiz gerçeğini gösterdi. Pandeminin yararları da varmış. İlk önce diksiyon derslerimi online adapte etmeye başladım.

Yolumuz enstitü ekibiyle keşişti ve yaratıcı drama yapalım diye düşündük. Teorik ve uygulamalı yapmaya başlarız gibi sorular türemeye başladı. Sonra bir baktık “ooo biz neler neler yapabiliyormuşuz” online platform üzerinde yaratıcı drama adına. Bu çok enteresan bir şey haline geldi. Bulunduğum noktadan bir sürü insanın hayatına dokunabiliyorum. Yaratıcı drama da birbirimizin hayatına dokunduk baktık ki beraber gülüp eğleniyoruz. Yaratıcı dramayı da öğrencilerin talebi doğrultusunda uzun dönem eğitim olarak nasıl devam ettirebiliriz diye düşündük.

Bir atölye yaratmak adında 5 hafta süren ve katılımcılarına liderlik yapma, bir atölye tasarlamayı öğretme eğitimi yapalım. Aynı zamanda hem kendi atölyelerini yapsınlar hem de lideri olmayı deneyimlesinler. Bir atölye yaratmak üzere bir atölye çalışması tasarladık. Her derste 3-4 kişinin atölyesinden kesitler olsun. En başta drama planları olsun, bir kesitini de canlandırsın. 5 haftanın sonunda biz enstitü olarak bir tanıtım desteği vereceğiz, ilk katılımcıları ilk atölyesini meetiie üzerinden yapmış olacak.

Bilal Şentürk: Harika, güzel anlattınız ama biraz karışık anlattınız. Size hiç bilmeyen gibi sorularımı soracağım. Siz oyuncusunuz, oyunculuk eğitimiz var. En son açılan eğitiminiz oyunculuk eğitimi mi? Oyunculuk eğitimi var bir de masal anlatıcılığı eğitimi var. Masal anlatıcılığı uzun dönem bir eğitim ama. 

Yaratıcı drama nedir? Farklı meslekleri yapıyor olabilirim. Yaratıcı dramaya neden katılmalıyım? Bana ne öğreteceksiniz?

En kestirme söyleyebileceğim şey mutlu olabilmek eğlenmek için katılın. Mesleğiniz ne olduğu hangi ilde olduğu, eğitiminiz, statünüz, biz bunlarla ilgilenmiyoruz. Buraya katıldığınızda tabii ki teknik bazı şeyler de öğreniyorsunuz. Esas olan hayata dair kazanımlar elde etmeniz.  Ama en önemlisi hayatın sıkıntılarını kredi kartlarını, faturaları unuttuğumuz bir an oluyor. Bu sebeple sırf eğlenmek için bile katılabilirsiniz.

Daha teknik ele almak gerekirsem katılımcılarım daha çok öğretmenler. Çünkü atölye tadında gerçekleştirmek istiyorlar derslerini. Çaktırmadanlığı vermek istiyorlar. Biz bir şeyler olsun ama çaktırmadan olsun istiyoruz ya, uyurken kilo verelim, uyurken İngilizce öğrenelim, şekillerle matematiği çözelim. Çok fazla kasvetli havası olmadın, geleneksel öğrenme kalıplarından çıkalım istiyoruz. Tam da bu noktada 100 yıllık olan yaratıcı drama çıkıyor karşımıza yaratıcı drama aslında bir öğrenme biçimi. Siz istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz bir atölye formatıyla. Bir Türkçe matematik dersi de verebilirsiniz. Satış pazarlamayla ilgili bir şey de yapabilirsiniz. Bir atölyede kendi ürününüzü tanıtıp pazarlayabilirsiniz hatta satabilirsiniz. 

Bilal Şentürk: Şunu bir örnek verebilir miyiz? Bu vapurda çeşitli alet edevatlar satanlar var ya onları örnek gösterebilir miyiz?

Onlar oyunculuğa bile örnek gösterilebilir. Meddahlık geleneği gibi. Oraya çıkan inan bunu önden çalışmış oluyor provasını yapmış oluyor. Oyuncu gibi çalışıyor. Çünkü oyuncular bunları yapar. Şöyle devam edeyim katılımcıdan. Bizim eğitimizde atölyelerimizde öğrenciler yoktur katılımcılar vardır. Eğitimlerimizde öğretmende yoktur. Lider ya da eğitmen vardır. Bunun arasındaki fark ne? 
Şimdi katılımcının oradaki öğrenmenin sorumluluğunu almasını sağlamak. Siz eğer didaktik bir şekilde tahtaya yazarak ya da sadece anlatarak bir şeyin kavranmasını karşı taraftan beklerseniz baskı hissedebilir öğrenci ama katılımcı bunu seçer seçer seçtiği için ve bunu eğlenerek yaptığı için. İstemeden de olsa kazanım elde eder. Öğrenir demiyorum. Kazanım elde eder. Yaratıcı dramada bir öğrenim yoktur kazanım vardır. 

Bilal Şentürk: Harika anlattınız. Peki, o zaman bu bir atölye yaratmak eğitimi de bunu devamı niteliğinde mi? Ben orda kendi şovumu yapacağım diye anladım. Satış yaparken, çocuğuma ders anlatırken, ekibime bir şey öğretirken şov yapmak amacıyla onlara farklı yöntemlerle öğretebilmek adına yaratıcı drama eğitimi alabilirim.

Şov yapmak değil de onlara bir şeyi tanıtarak bir eylemin içinde olmalarını sağlayarak bir keşif yolculuğuna çıkarabiliriz. Bir kitap, masal, ürün tanıtım, sağlıklı beslenme, matematik, seramik, online eğitimde nasıl daha başarılı oluruz atölyesi olabilir. Sadece burada başka bir amaç gütmemiz gerekiyor. Neyi kazanım olarak elde etmesini amaçlıyoruz katılımcıların. Sonra da grubumuzu belirliyoruz. Okul öncesi mi, ergenler mi, yetişkinlerle mi çalışacağım? Hangi yetişkinlerle çalışacağım?  İnsan kaynakları yöneticileri mi? Sınan kaygısı yaşayan çocukların ebeveynleri mi olacak hedef kitlem? Bunun devamında süresi ne olacak atölyenin? Süresini belirliyoruz ve içeriğin belirliyoruz. Hangi çalışmalar olacak? Çalışmaları ölçüp tartıp deneyimleyip tartacağız ve sonunda bir atölye çıkacak aslında. 

İlk katılımcılar enstitü bünyesinde olacak duyuracağız. Şöyle düşünüyorum. Bir yerden mezun olduğunuzda 320 saatlik yaratıcı drama eğitim programı var. Onun sonunda siz zaten proje veriyorsunuz. Bir atölye tasarlıyorsunuz. Oradaki sizin gibi eğitim almış alanlarla çalışma yapıyorsunuz. Burada durum biraz daha ileri seviyede. Daha önce yaratıcı drama katılımcısı olmamış kişiler de katılabilecek burada. Ve siz ilk pilot çalışmanızı gerçekten isteyen birileriyle deneyimleyeceksiniz. 
Bilal Şentürk: Harika, eğlenceli bir ders olacak anladığım kadarıyla. 

Öyle düşünüyorum. Çok eğlenceli geçiyor sizi de bekleriz bir gün.
Bilal Şentürk: İstiyorum aslında, yaratıcı dramaya da bir başladım videolarda ama sonra devamı gelmedi. İkisini aslında bir düşünebiliriz. Bir de oyunculuk eğitiminiz var. 

Oyunculuk eğitiminde de oyunculuğun temel tekniklerini mi öğretiyorsunuz? Neler var ders içeriğinde?

Şöyle temel tiyatro bilgileri var. Temel tiyatro bilgisi işin biraz daha teorik kısmı. Tiyatro nasıl doğmuştur? Günümüzde hangi eserler var klasik dediğimiz? Hangi yazarlar var? Türkiye’de tiyatro nasıl ilerlemiştir? Osmanlı döneminde nasıldı günümüzde nasıl? Modern akımlar nelerdir? Aristoteles politikası var onu da elden geçireceğiz. Tiyatro ve anlatıyla ilgili temel bir kitaptır. Miniciktir ama anlaması kolay değildir. Onu didik didik edeceğiz. Mimik ve rol çalışmaları yapacağız. Finalinde bir tirat ezberlemelerini rica ediyorum. Ve o tiradı kayıt alarak göndermelerini rica ediyorum. Bir de yazılı bir sınavımız oluyor ki sertifika alabilsin öğrencilerimiz. Ve bu şekilde süreç tamamlanıyor. 

Masal anlatıcılığı eğitimi var? Ebeveynlere yönelik mi? Kimler için bu eğitim?

Anne babalar, psikologlar, sosyologlar, öğretmenler herkes katılabilir aslında. Masalı bir kenara bırakırsak anlatıyla ilgili bir şeye herkes katılmalı. Anlatıcılık günümüzde aradığımız bir şey, kendimizi daha iyi ifade edebilmek. Bu bizim en çok arzuladığımız şey değil mi? Keza hepimiz görünür olmaya çalışıyoruz herkes sosyal medyada çevresinde kendini daha göstermek daha nitelik olmak istiyor. Bunu için de anlatı temelli eğitim almak benim için faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Bu sebeple de herkes katılabilir diyorum. Tabii ki, anne babalar, çocuklarına daha nitelikli şekilde anlatabilmek için katılabilirler. Keza öğretmenler de hikâye anlatırken daha etkin olmak istiyorlarsa katılabilirler. Sırf böyle amaç güdenler değil kendilerini anlatıcılık yolculuğunda ileri taşımak isteyen herkes katılabilir.

Bilal Şentürk: Böyle öğrencimiz çok fazla var. Anketler yapıp geri bildirimler alıyoruz. Sürekli eğitimlere katılıyorum, bir şeyler öğreniyorum diye. Bence doğru yoldalar doğru bir düşünce. Dolayısıyla onlara buna da katılın demek çok gereksiz çünkü zaten yapıyorlar. Şöyle soracağım. Şimdi 4 tane eğitiminiz var. 

Benim gibi birine bir eğitmene bir öğreticiye hangisini önerirsiniz? Ve ben ondan ne kazanırım?

Yaratıcı dramaya katılın derim öncelikli olarak devamında da bir atölye yaratmak eğitimine de katılın derim. Masal anlatıcılığına bunların devamında katılın derim. Oyunculuk eğitimine de kendinizi daha görünür kılmak, ifadenizi yükseltebilmek, daha netleştirebilmek adına katılın derim aslında hepsine katılın diyorum. Öncelikle yaratıcı drama ile başlamak daha keyifli, yumuşak bir giriş olur. 

Bilal Şentürk: Aslında online eğitim veren eğitmenler için bunlar çok önemli değil mi? Sanallaştırılmış bir laboratuvara dönüştürüyoruz eğitimleri. Bu taraz anlatımlar daha keyifli olabilir diye düşünüyorum. 

Evet. Bir de orada şöyle bir şey var. Hepimizin eşit olduğu bir platform. Teknik olarak bakarsanız her insan oksijen soluyor. Herkes bu ülkenin vatandaşı herkes eşit. Benim dediğim eşitlik böyle bir eşitlik değil. Aramızda yaş cinsiyet yok her kes birbiriyle hitap ediyor. Oyunda herkes eşittir. Oyunda hiyerarşi yok. Oy yüzden “hadi Bilal katıl hadi Sibel sende gel oyun oynayacağız” diye başlıyorum. Bu kısım çok eğlenceli. Sanki kendimizi bir anda küçüklüğümüzde sokakta oyun oynuyormuş gibi hissediyoruz, o kadar yargısız oluyoruz.

Bilal Şentürk: Çok da ihtiyacımız var aslında şu dönemlerde. Bu oyunculuk eğitiminde sonuçta bir örgün eğitim değil bu. Nasıl olacak? İnternet üzerinde kameranın arkasında. Biz evimizde cep telefonuyla izliyoruz. Nasıl oyunculuğu öğreneceğim ki?

Sibel Curciali: Nasıl öğreneceksiniz? Şöyle; önce ilk gün şartnamem var. Diyorum ki

Bilal Şentürk: Eyvah neymiş acaba?

Bu tatlı yüzümün ardında disiplinli bir hoca var. Şöyle ilk önce katılım görüntülü katılım sağlayacak arkadaşlardan şöyle bir ricam var. Kamerayı bir noktaya konumlandırmaları. Eğer telefon olursa daha iyi telefon daha rahat. Bilgisayarda donmalar oluyor ama telefon daha iyi oluyor. Telefonu bir yere konumlandırmalarını istiyorum. Mümkünse siyah giyinsinler. Neden siyah? İfadenizi ve ellerimizin daha net görünebilmesi için.  Yani mimik ve jestler. Netlikten dolayı siyah giyinmelerini tavsiye ediyorum. Bulundukları uzamda bel plan şeklinde görebileyim. Birazcık uzaklaştıklarında boy şeklinde görebileyim ricam var. Bir de bulundukları yerde bir tabure sandalye gibi bir şey bulunursa tadından yenmez. Çok güzel bir ortam olur oyunculuk çalışılacak. 

Hep bireysel mimik çalışmalarıyla oyunculuk eğitimi. Bu yüzden işim çok kolay. Eğer aynı uzamda birkaç kişiyi bir arada tutmam gerekseydi zorlanabilirdim. Ama tamamen role hazırlık çalışacağım için, kimisi sözlü, kimisi sözsüz, tamamen mimiğe duyguya odaklı şeyler. Bu sebeple sadece telefonlarını konumlandırarak benim için hazır duruma geliyorlar. Sonrasında dinlemeleri ve algılamaları da söz konusu olacak bun da yolculuk esnasında çözüp deneyimleyeceğiz.

Bilal Şentürk: Harika yani orada onlar beklerken şu hareketleri yap mı diyeceksiniz? Siz de orada izleyeceksiniz?

Sibel Curciali: Hocam şuan konumunuz çok müsait. 
Bilal Şentürk: Hayır, hayır, yeri de ve zamanı da değil. Olabilirdi fakat kötü örnek olur sonraki röportajlarda da isterler konuklarım. Bir “önceki röportajda oyun oynuyordun” diye tepkiler gelebilir.

Sibel Curciali: Peki hocam sıkıştırmayayım sizi. Tam olarak Bilal Hocanın bulunduğu gibi bir alandaysanız oyunculuk için şahane noktadasınız diyebilirim.

Bilal Şentürk: Kamera açısından mı?

Tabi kamera açısı da önemli ama alan da var. Bir örnekle bun anlatabilirim ancak “çok güzel harika bir gün geçiriyorsun, aşıksın, mutlusun, sınavdan çok yüksek bir not aldın ve eve gidiyorsun. Girdin ve en sevdiğin yemeği yapıyorsun sonra oturdun yemeği yiyeceksin. Ve o kadar lezzetli yiyorsun ki, senin parmaklarından bal damlıyor sen nasıl bir insansın. Hayatında her şey dört dörtlük. Sonra telefon çalıyor ve açıyorsun. Harika bir gün geçiriyorsun bunu anlatacaksın tam. Çok kötü bir haber alıyorsun. Yüzünden düşen bir parça ve sonra dönüyorsun oturuyorsun tekrar. Mutluluk saçan koltuğuna ve o yemeği yemeğe devam ediyorsun. Nasıl yersin o yemeği? O yemeği sonuna kadar bitireceksin ama sonuna kadar hıçkıra hıçkıra ağlar mısın? Sinirden kahkaha mı atarsın, duvarları mı yumruklarsın bilmiyorum. Mesela bu yapılan çalışmalardan biri olur.

Bilal Şentürk: Eğitimin parçası mıydı? Spoiler mi aldık? Gerçekten güzel ama ben şuan öğrendim bir şeyler. 
Sibel Curciali: Öğrendiniz mi? Derslere bekliyorum hocam. 
Bilal Şentürk: Zaten geliyorum ara ara derslere, bir çok derste de oluyorum aynı zamanda ama çok da fazla müsait olmayabiliyor. Tekrar özgeçmişinize döneceğim. Orada birçok reklam var. Falım Türk Telekom, Elidor, cafe crown var, yeşil çay reklamı var. Oyunculuk atölyesinde böyle tiyatro oyunculuğu gibi mi? Reklam oyunculuğu gibi mi? Yolsa youtuber sunuculuğu gibi mi bir şeyler anlatacaksınız? Katılımcıların hedefleri farklı olabilir. Herkes bir şeyler kapabilecek mi? Yoksa tek bir odak noktası mı var?

Şöyle anlatayım. İşin teorik kısmı tabii ki biraz daha tiyatro temelli olması gerekiyor. Bu iş nerden çıktı. Antik yunana gidip oradan başlayacağız. Sorunuz çok güzel bir soru mesela oyuncu olduğumu söylediğimde bana da şöyle sorarlar. Tiyatro mu? Reklam mı? Dizi mi? Oyunculuk oyunculuktur. Oyunculuğun tabii ki hangi mercekte ele aldığınızla iligli oynanışında farklılıklar vardır.  Bir insan gerçekten ağlıyorsa gerçekten ağlıyordur. Kahkaha atıyorsa gerçekten kahkaha atıyordur. İster 1000 kişilik bir salonda atıyor olsun, ister reklamda, ister dizide, isterse de filmde, ya da youtube da kahkaha atıyor olsun. Aradığımız duygunun sahiciliğidir. Bu sebeple oyunculuk eşittir oyunculuk. Çok bilinen ünlü oyunculara dönüp bakın reklamda da dizide de oynar. Hepsi için ayrı ayrı eğitimler mi aldı? Hayır. 

Katılımcı sorumuz var. Oyunculuk eğitimine bilgimiz ya da yeteneğimiz olmadan da katılabilir miyiz?

Katılabilirler. Bu 5 gün sürecek bir eğitim. Bir temel atacağız biz. Sadece bir adım atacağız diye düşünelim. Ben sizi oyuncu yapıyorum gibi bir şey demiyorum. Öyle bir şey dersem sektör beni aforoz eder. “5 günde oyuncu yapıyormuşsun insanları” gibi bir şeyle karşı karşıya kalmak istemem. Çok ciddi egzersizler yapacağız. Bir oyuncu role nasıl hazırlık yapıyorsa biz bunu öğreneceğiz. Devamı da öğrencinin kendine kalmış. İsterse başka başka kurumlardan örgün eğitim alır. İsterse konservatuara hazırlanır. Temel tiyatro bilgili edinmiş insanlar olacaksanız 5 günlük eğitimle. Herkes gibi olmayacaksınız. Bir oyuna gittiğiniz de ben bunu biliyorum Shakespeare’in bir oyunu diyeceksiniz. 

Eğitim günde kaç saat?

Günde 1,5 saat yapılacak eğitim. Eğitim uzuyor arkadaşlar genelde. 3 saat süren yaratıcı drama eğitimlerimiz oldu. En sonunda e gidin artık diyorum. 

İleri seviyesi olacak mı?

Olabilir tabi talebe ve katılıma kalmış bir durum. Talebi görmek lazım öncesinde.

Şuan dizi film çekimleriniz var mı?

Şuan bir işim yok daha çok eğitimler devam ediyor. Çocuklarla yetişkinlerle devam ettiğim eğitimler var. Enstitüdeki eğitimlerim var. Özel derslerim var. Çok yoğun gidiyor şuan en son 1 ay önce açık havada bir oyunum sahnelendi. Bu sezonum daha çok eğitimlerle geçecek gibi görünüyor. 

Bilal Şentürk: Masal anlatıcılığı açık olduğu için çok fazla soru sormadım. Masal ortamının hazırlanması, masalların eğitimsel işlevleri. Sizin bu eğitimleriniz de diksiyon ve beden diliyle ilgili şeyler de var. Diksiyon eğitimine ve beden dili eğitimine katıldım ama bir türlü başarmadım diyenler de bu eğitimlere katılabilirler. Doğru mu?

Doğru. Bunula ilgili özel bir çalışmamı var. Masal anlatıcılığı eğitiminde toplamda 10 dersimiz var. Haftanın 2 günü 5 hafta boyunca buluşuyoruz. Eğitimin süremiz 1-1,5 saat gibi. Kesinlikle sadece teorik kısmıyla anlatıp bitirmek istemediğim ders. Muhakkak uygulamalı ilerliyoruz. Bu eğitim sonunda da herkes bir masalı etkin anlatabilir duruma geliyor. Ve biz de masal günleri düzenliyoruz enstitüde. 

Bilal Şentürk: O ne demek masal günleri?

Sibel Curciali: Masal günleri herkesin bir masal anlattığı etkinlik diye hayal ettim. Yeni mi haberiniz oluyor hocam.
Bilal Şentürk: Güzelmiş biz buna destek oluruz. İnsanlara yayma açısından destek oluruz. Güzel masallar seçerlerse destekçisi oluruz.

Bizim masalarımız genelde iyimser masallar olacak. Ötekileştirmeyen masallar. Öteki masalları da tartışıp konuşacağız farkına varacağız. Sonrasında da keyif veren masalları seçip anlatacağız. Masal dinlediğimizde ne yaparız. Hemen hayal kurmaya başlarız, olayın içine gireriz. Oka dar hipnotize oluruz ki uykumuz gelir. O yüzden uyku öncesinde masal anlatıldığında daha kolay uyuruz.

Diksiyon tarafına da döneceğim işin. Masal anlatıcısıyım ben diyecek kişinin diksiyonunun iyi olması gerekiyor. Profesyonel olarak benim mesleğim masal anlatıcılığı diyorsak o zaman da etkin bir anlatı yapabiliyor olmamız gerekli.

Bilal Şentürk: Bu seslendirme yapanlar var. Seslendirmeden para kazananlar var? Bu alanda para kazanmak için de bu eğitim faydalı olacaktır.

Sibel Curciali: Ben masal anlatıcısı olacağım diyen varsa buyursun kapımız açık. Haftanın 5 günü 2 gün ders yapıyor olmak iyi bir süreç. 

Bilal Şentürk: Özellikle seslendirme yapanlar için, engelli projelerinde. Bu eğitim onlar için çok faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Hatta çizgi filmlerde seslendirme yapanlar da buradan bir şeyler öğrenecektir. Güzel başlıklar var eğitimde. Şöyle bir soru sorayım

Ben bu eğitime katıldığımda kaçıncı günden itibaren güzel masal anlatmaya başlayacağım? Beni artık ne zaman ekrana koyabilirsiniz?

Sibel Curciali: Beşinci haftanın sonunda. 

Bilal Şentürk: Ben eğitimin ortalarında diye düşünmüştüm. 

Sibel Curciali: Eğitimin ortalarında biz zaten denemelere başlıyoruz. Ama ben oyuncuyum provasız sahneye çıkmam öğrencimi de çıkarmam. O yüzden eğitimin tamamlanması benim için esas. Finalinde mezuniyet temsili gibi bir şey olacak masal günlerimiz. 

Bilal Şentürk: Tamam o zaman şöyle yapalım. 5 hafta sonra tekrar bir yayın yapalım ve bir öğrencinizi de alalım. Masal anlatıcılığından, oyunculuk eğitiminden sizin seçtiğiniz bir öğrencinizi davet edelim. Ve aynı zamanda bir atölye yaratmak eğitiminden bir öğrencinizi davet edelim. Bu yayını planlayalım. Öncesinde de bu yayının videosunu da veririz. Sonrasında da öğrencilere ne kazandırdığınızı gelişen yeteneklerini burada görmüş oluruz. Ne dersiniz?

Sibel Curcuali: Çok memnun olurum hocam.  Öğrenciler için de çok katkı sağlayan bir şey olur. 

Bilal Şentürk: Önce siz bir kesit gösteresiniz bize bir oyunculuk yaparsınız. Tek şartım var. Bir sonraki yayından benden istemeyeceksiniz. Ben yapmayacağım, öğrencileriniz yapacak. Güzel bir yayın olur hakikaten. Satış temsilciliği eğitimin müfredatı vardır. Dersiniz ki dikkatli olursam eğitmenin anlattıklarını öğrenebilirim. Ama sizin anlattıklarınız biraz daha yeteneğe dayalı olduğu için yeteneği olmasa da öğrenecek öğrenciler. Bunu ispatı niteliğinde olacak yayın. 

Sibel Curciali: Bizim yaratıcı dramada yaptığımız çalışmalarda yapamam edemem diyen insanlarda ne cevherler çıktığını gördüm. Mesele sadece izin vermek. Yetenek yaş kaç olursa olsun, geliştirilebilir. 

sibel curciali oyunculuk
Konuk Yazar
Konuk Yazar
Blog Yazarı

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.
Oyunculuk Eğitimi
4.9
(12)

Oyunculuk Eğitimi

12 Konu5 Saat
Sibel CurcialiSibel Curciali
21089
Yaratıcı Drama Eğitimi
5
(27)

Yaratıcı Drama Eğitimi

9 Konu5 Saat
Sibel CurcialiSibel Curciali
17069
Diksiyon Eğitimi
4.7
(247)

Diksiyon Eğitimi

7 Konu5 Saat
Sibel CurcialiSibel Curciali
13065