AnasayfaBlogSibernetik Nedir? Kullanım Alanları Nelerdir?
Siber Güvenlik

Sibernetik Nedir? Kullanım Alanları Nelerdir?

29 Eylül 2020
Sibernetik Nedir?

Sibernetik kelimesinin Türkçe karşılığı; güdüm bilimi olarak geçmektedir. Sibernetik hem canlı hem de cansız sistemlerin bir amacı olabileceğini kabul eder. Sibernetik bazı kaynaklarda, kısaca canlılardaki sinir sistemini bilgisayar sistemlerine uyarlamaya çalışan bilim dalı olarak açıklanır. Modern sibernetiğin kurucuları arasında gösterilen Amerikalı matematikçi ve felsefeci Norbert Wiener, sibernetiği insan ve hayvanlarda kontrol ve iletişimi konu alan çalışma alanı, olarak tanımlamıştır.

Tanımlamalardan bir sonuç çıkarmak gerekirse, sibernetiğin ana amacı için öz denetimli bilgisayarlar geliştirmek diyebiliriz. Bu amacı doğrultusunda bilgisayar sistemlerinin geliştirilebilmesinin önünü sibernetikle açılmıştır ve robotik kodlama alanının da oluşumuna ve gelişimine böylelikle katkı sağlanmıştır.

Sibernetik bilimi; sistemlerdeki haberleşme, denge kurma ve ayarlama üzerine yoğunlaşır ve canlı, cansız tüm karmaşık sistemlerin denetlenmesi ve yönetilmesini inceler. Aslında sistemler çok eski zamanlardan beri hayatımızdaydı ve tek fark; geri bildirime sahip olmamalarıydı. Sibernetik için bu soruna çözüm buldu diyebiliriz. Bu bilim dalı sayesinde insani müdahaleye gerek kalmadan kendisine verilen görevleri yerine getirip amacına göre hareket edebilen sistemlerin oluşması sağlandı. Böylece sistemler ilkel hallerinden giderek uzaklaştı ve bu sayede iletişim kuran kendini denetleyebilen bir konuma geçti. Bu konum değişikliği sibernetik biliminin dünya gelişim süreci içerisinde robotik, genetik ve yapay zeka gibi yeni birçok disipline temel olmasını sağladı.  

Sibernetik ve Tarihsel Gelişimi

Savaşlar birçok teknolojinin gelişmesinde olduğu gibi sibernetik sistemlerin gelişmesinde de büyük paya sahiptir. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sırasında radarlar, ağır silahlar gibi araçlarda oluşan oto-takip ihtiyacı; sibernetik biliminin yükselişinde çok etkili olduğu kabul edilmektedir. Peki, sibernetik bilimi ne kadar eskiye dayanıyor olabilir? Her ne kadar sibernetik temeli için çeşitli milletler kendi öncülerini savunsa da dünyanın ilk mühendisi kabul edilen Türk düşünür Ebu’l-İz El Cezeri’nin güdüm bilimi, sibernetik, öncüsü olduğu kabul edilmektedir. Çünkü bundan yaklaşık 8 asır önce Otomatik Kontrol Bilimini kurmuş ve sistemler arası denge sağlamayı başarmıştır.

1136 – 1206 yılları arasında yaşamış olan El Cezeri; matris ustası, fizikçi ve matematikçi olarak bilinir. Yazmış olduğu “Mekanik Hareketlerden Mühendislikte Faydalanmayı İçeren Kitap” adlı eseri bugünkü sibernetik ve robot bililerine temel olacak nitelikte kabul edilmektedir. Bu kitabında 50’nin üzerinde cihazın kullanım esaslarını çalışma prensiplerini ele aldığı bilinmektedir. Cezeri'nin yaptığı otomatik makineler günümüz mekanik ve sibernetik bilimlerinin temel taşlarını oluşturmaktadır. Bu bilimin temellerini El Cezeri atsa da sibernetik terimini ilk kez Andre Ampere adlı Fransız matematik ve fizikçi olan bilim adamı kullanmıştır.

Sibernetiğe güncel anlamda manasına kavuşturan kişi ise modern sibernetiğin kurucularından olan Amerikalı felsefeci ve matematikçi Norbert Wiener olarak bilinmektedir. 1947'de Norbert Wiener'in elektrik mühendisliği, matematik, biyoloji, nörofizyoloji, antropoloji ve psikoloji gibi yerleşik disiplinlerden ayrı fakat bunlara değinen bir disiplini adlandırmak için isim aradı. Ve her tür sistemdeki hedeflerin, tahminlerin, eylemlerin, geri bildirimlerin ve tepkilerin zengin etkileşimini ifade etmek için "yönlendirme sanatı" anlamına gelen Yunanca bir kelimeyi kullandı; sibernetik. Ve böylece sibernetik kelimesi popülerlik kazanmaya başladı. 

Sibernetik Mantığı

Sibernetik mantığı için mekanizmaların dış dünyanın gereksinimlerine göre kendinin yenileyip düzenleyebilen öz denetimli sistemler oluşturmak üzerine oturtulmuştur, denebilir. Sibernetik mantığı, basit bir geri bildirim döngüsü sayesinde sistemlere öz denetim kazandırmaktadır. Sibernetik, eylemin çerçevesinde yol açtığı değişimlerin, sistem içinde geribildirim yolu ile yansıtıldığı, kapalı sinyal döngüsü şeklinde ifade edilen sistemlere uygulanan bir yaklaşımdır. Sibernetik sistemlerin geri bildirimler sayesinde değişime uğraması, “dairesel nedensellik” ilişkisi olarak tanımlanır. Sibernetik sistemler, yapay olabildikleri gibi biyolojik de olabilirler.

Biyolojik sibernetik sistemlerin mantığı için insan vücudu en iyi örnektir. Vücut içi sıcaklığımızı düzenleme yolu, şekerli yiyecekler yediğimizde insülin salgılanmasındaki artış gibi geri bildirimler biyolojik sibernetik sistemlerin mantığını açıklamaya yardımcı örneklerdendir. Kendi kendini yönetebilen yapay sistemler ise bu öz denetimi genellikle bilgisayar çipleriyle gerçekleştirir. Bu sistemler bir dizi elektronik alıcı vasıtasıyla dış dünya hakkında bilgi toplar. Otokontrol, oto-bakım ve bilgi aktarımı üzerine kurulu bu sistemlerin işleyişlerini, istenilen düzeyde ve değerlerde yürütebilmesi için bu şarttır. Dış dünya ile sistem arasındaki ilişkiye dair toplanan bilgiler, çipler tarafından işlenir. Ve bu sayede sistemler için gerekli öz düzenleyici sinyaller verilir. 

Teknoloji ile birlikte sibernetik bilimi, endüstriyel alanda bir yönetim sanatına dönüşmüştür. Çünkü günümüzde fabrikalar ve imalat işlemleri sibernetik araçlarla idare edilmektedir. Gelişen teknoloji ve paralelinde ilerleyen makineleşme nedeniyle gelecekte de sibernetik sistemlere duyulan ihtiyacın her geçen gün artması kaçınılmazdır.

Günümüzde ev, fabrika gibi alanlarda kullanılan ısıdenetirler bu sistemlere verilebilecek en temel örneklerden biridir. Bu aygıtın sistemi; bir yerin veya bir nesnenin ısısının önceden belirlenen düzeyde olmasını insani müdahaleye gerek kalmadan, negatif geri bildirim halkası içinde otomatik olarak ayarlar. Özetle sibernetik, bir hedefe sahip olmak ve bu hedefe ulaşmak için harekete geçmekle ilgilidir. Hedefinize ulaşıp ulaşmadığınızı veya en azından ona yaklaşıp yaklaşmadığınızı bilmek, sibernetik temelindeki kavram olan geri bildirim sayesindedir.

Sibernetik ve Kullanım Alanları

Doğada, işleyen bir süreç olarak sibernetik, aslında uzun süredir varlığını sürdürmektedir. Sibernetik bir bilim dalı olmaktan fazlasıdır. İnsan hayatında gerçekleşen birçok olay ve durum hakkında geri bildirim sağladığından sibernetik aynı zamanda bir bakış açısı kabul edilir.  Sibernetik birçok bilim ile entegre olabildiği için günümüzde en önemli bilimler arasında yerini almaktadır. Sorunlara disiplinler arası bir çözüm sağlayabilmesi onun gelecekte de önemini kaybetmeyeceğinin göstergesidir.

Sibernetik biliminin; verimlilik, kavramlar arası öğrenme, tesir ve sosyal kontrol gibi konuları ele alması birçok sektörde önemli bir yer kazanmasını sağlamıştır. Sibernetik nerelerde kullanılır, derseniz; son yıllarda artan teknolojik gelişmelerle bu bilim hayatın birçok noktasında karşımıza çıkmaya başlamıştır.

Özellikle savunma sanayi, fabrika otomasyonları, imalat işlemlerinde verimlilik, endüstri robotlarında ve uzay araçlarının rota işlemleri gibi sektörlerde yerini almış ve vazgeçilmez olmaya başlamıştır. Ayrıca oyun teorisi, sistem teorisi, algısal kontrol, felsefe, mimarlık vb. birçok çalışma alanları sibernetikten doğrudan ya da dolaylı yoldan etkilenmiştir. Sibernetik için diğer bilim dallarının arasında bir köprü vazifesi gördüğü söylenebilir.

Sibernetik ve Yapay Zeka 

Çoğu zaman yapay zeka ve sibernetik aynı şey olarak yaygın şekilde yanlış anlaşılmaktadır. Aslında bu iki alan arasında temel felsefi farklılar bulunmaktadır. "Sibernetik" teriminin kimliğini ve sınırını kavramak zor olduğundan tam kavranamadığı da söylenebilir. Sibernetik biliminin, yapay zekadan çok önce başladığı kabul edilmektedir. Ayrıca bir diğer ayırıcı nokta ise bu bilimlerin doğmasına neden olan amaçların farklılığıdır. Örneğin; yapay zeka; ister insanlar gibi akıllı bilgisayarlar yapma arzusundan doğmuştur. Sibernetik ise karmaşık insan hedefleri veya sadece değişen koşullar altında bir odanın sıcaklığını korumak gibi hedeflere ulaşabilecek sistemleri anlama ve inşa etme arzusundan doğmuştur.

Yapay zeka, bilginin bir makinenin içinde depolanabilen bir meta olduğu ve bu depolanmış bilginin gerçek dünyaya uygulanmasının zekayı oluşturduğunu kabul eder. Sibernetik ise tam tersine, nesnelliğin anlam hakkındaki ortak anlaşmadan kaynaklandığını ve bilginin depolanan bir meta olmaktan ziyade bir etkileşimin niteliği olduğu savunur. 

sibernetik bilimi sibernetik el cezeri yapay zeka mobil uygulamalar bulanık mantık geri bildirim güdüm bilimi
Tuba Uyar
Tuba Uyar
Blog Yazarı

1989 Aralık doğumdur. İskenderun/ Hataylıdır. Konya Necmettin Erbakan üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Öğretmenliği (BÖTE) bölümünden mezun olmuştur. 2019 yılında Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne başlamıştır, halen devam etmektedir. Yüz yüze İş güvenliği, online olarak içerik editörlüğü eğitimleri almıştır. Dijital İllüstratör çizimleri yapmakta ve yazar olarak çalışmaktadır.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.
Robotik Kodlama Eğitimi
5
(4)

Robotik Kodlama Eğitimi

5 Konu30 Saat
Ders EğitmeniDers Eğitmeni
500160
Arduino Eğitimi
5
(4)

Arduino Eğitimi

19 Konu5 Saat
Erkan VarolErkan Varol
15969
Scratch Eğitimi
5
(3)

Scratch Eğitimi

28 Konu5 Saat
Erkan VarolErkan Varol
14089