AnasayfaBlogTutkuya Evrilen Bilim: Nikola Tesla
Bilim

Tutkuya Evrilen Bilim: Nikola Tesla

22 Aralık 2020
Tutkuya Evrilen Bilim: Nikola Tesla

Anlaşılması güç iddiaları, büyük buluşlara gebe olan fikirleri, takıntıları, başarıları, başarısızlıkları ama en çok da baş karakterinin bizzat kendisi olduğu sayısız iddia ve komplo teorileriyle, insanların dikkatini cezbeden ve hayat hikayesine bir şekilde adım atmamızı sağlayan; mucit, elektrik mühendisi, makine mühendisi ve fütürist Nikola Tesla'yı biraz daha yakından tanıyalım. 

Tesla hakkında yazarken de okurken de tarafsız ve tamamen gerçeklere dayalı kalabilmek fazlasıyla güç. Yararlandığınız herhangi bir kaynak, sizi gözlerinin önünde çakan şimşekleri görebilmeye başlamış bir Tesla fanatiği yaparken, bir başka kaynak onun hakkında büyük hayal kırıklıklarına uğramanıza sebep olabilir.

Tesla'nın her zaman meraklısı olduğu uzayın boşluklarında savrulmuş dipsiz bilim serüveni; 10 Temmuz 1856 tarihinde, Hırvatistan'ın bir kasabasında, beş çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğu olarak dünyaya gelmesiyle başlıyor. Oğlunu, kendisi gibi bir din adamı olarak yetiştirmek isteyen babasına karşın; annesi Tesla'ya kendi mucit zekasını bahşetmiş ve onu fizik, matematik gibi alanlarda gelişme konusunda desteklemişti.

Tıpkı annesi gibi güçlü bir hafızaya sahip olmasının sağladığı avantajla, okuduğu ve gördüğü her şeyi sıra dışı zihin belleğine depolayabilmesi birçok insanın dilinde. Lisede iken parlak bir öğrenci olan Tesla'nın fizik ve matematiğe olan ilgisi gün geçtikçe daha da artmaya başlamıştı.

Eğitimini üç yılda tamamladı, ardından 1873 yılında yakalandığı kolera hastalığı ile hayatı bir süre sekteye uğradı. Çok geçmeden zorunlu askerlikten dolayı evden kaçtı ve kendini daha özgür ve huzurlu bir yaşama attı. Hayranlık duyduğu Mark Twain'in eserleri ile bu dönemde tanışmıştı. İlerleyen yaşlarında Mark Twain ile bizzat tanışma imkânı da bulacak hatta yakın bir dostluk kuracaktı. 

1875 yılında Graz'da Politeknik okuluna başladı. Önceki öğrencilik dönemlerinde olduğu gibi başarısını sürdürdü. Ancak ipin ucu biraz kaçmış gibiydi. Normal bir öğrenciden daha fazla çalışıyor, normal bir insanın ihtiyaç duyduğundan çok daha az uyuyordu. Öyle ki hayatı boyunca bunu sürdürdü, hem de çok az uyuduğu için nöbetler geçirmesine sebebiyet verecek kadar. Ancak okulunun ikinci yılında kaybettiği bursu ve bulaştığı kumar çukuru, Tesla'nın aydınlık öğrencilik hayatına gölge düşürdü.

Okulunu tamamlayamadı, ailesinin yanına da dönemedi. Böylece türlü takıntılarının ve psikolojik sorunlarının temelini oluşturan doğduğu ev ile ilişkisini, 1878 yılında tamamen sonlandırmıştı. 1880 yılında başladığı Prag Üniversitesi'ne de babasının ölümü ardından tutunamadı, öğrencilik hayatı sona ermişken artık yeni bir hayata adım atıyordu.

Kariyerine İlk Adım: Alternatif Akım

1881 yılında, henüz yapım aşamasında olan, Budapeşte Telefon Borsası adlı telgraf şirketinde çalışmak için Budapeşte'ye taşındığında kariyeri de başlamıştı. Elektrik mühendisi olarak başladığı şirkette, teknik ressam olarak da görev aldı ve şirketi işlevsel hale getirdi. Birçok gelişimde katkısının bulunduğu şirkette başarıları ile konumunu yükseltti.

Bunun akabinde, emrinde çalıştığı Tivadar Puskás tarafından yeni bir işe layık görüldü. Artık Paris'te bulunan, Continental Edison Company'de çalışıyordu. Burada elektrik mühendisliği alanında, gelişmeye ve tecrübe kazanmaya fırsat bulması, kendisindeki yeteneği fark etmesini sağladı.

Dinamo motorları tasarlamaya başladı ve ilk örneklerini inşa etti ancak kendisini finansal olarak destekleyecek biri yoktu. Bu durumla ilerleyen yaşamında tekrar tekrar karşılaşacağından habersiz, New York'tan aldığı iş teklifine yöneldi. 1884 yılında, Edison Machine Works şirketinde, Thomas Edison için çalışmaya başlamıştı. Meşhur Edison-Tesla çekişmelerinin ve 50.000 dolar vaadi olayının yaşandığı yer tam da burasıydı.

Bilgi birikimine ve çalışma disiplinine saygı duyduğu Edison ile çalıştığı dönem boyunca ikili arasında çıkan en büyük anlaşmazlık şüphesiz, alternatif akım ve doğru akım üzerine olmuştur. Edison, kendisinin de üzerinde çalışıyor olduğu ve evlere elektriği ulaştırmasını sağlayan doğru akımı savunurken; Tesla, doğru akımdan daha verimli işleyeceğine inandığı alternatif akımı savunuyordu.

İkilinin bu çatışması, Tesla'nın yolunu ayırması ile sona erdi. Daha sonrasında Tesla kendi fikirlerinin odağında, alternatif akım indüksiyon motorunu icat etti. Savlarını haklı çıkardığı bu buluşu ile elektrik enerjisini daha verimli elde edecekleri, daha az masrafla daha uzağa iletebilecekleri bir buluşa imza atmış oldu. Elbette bu Tesla'nın tek başarısı değildi. Zihni, çağ dışı fikirlerin dalgalandığı bir okyanus gibiydi.

Tesla Bobini ve Wardenclyffe Kulesi

Şehirlere kablosuz elektriği ulaştırmayı hedefleyen bu çalışması, Tesla'nın en bilinen çalışmasıdır. Bir başarı ve onu takip eden başarısızlığın hikayesine giriş yaptığımızda; 1891'de patentini aldığı Tesla Bobini, kısa mesafede elektriği iletiyordu. Elektriğin kablosuz iletilmesi heyecan verici bir icattı. Kablosuz iletilebilen enerjiyi artık takıntı haline getirmiş olan Tesla'nın ise sonraki adımda daha büyük planları olacaktı.

Wardenclyffe Kulesi, onun en büyük hayaliydi. Temelde Tesla Bobini'nin katbekat büyük modeli olan bu çalışması için metrelerce yükseklikte ve 15 metre çapta bobinler kullanılarak devasa bir kule inşa edildi. Her şey Tesla'nın kafasındaki planlara göre işleyecek olsaydı, bu kule hesaplanamaz miktardaki elektriği, kilometrelerce öteye taşıyabilecek ve nihayet insanlığı kablosuz elektriğe kavuşturacaktı.

İşte başarısızlıklar da tam bu noktada başlıyordu. Henüz kablolu elektriğin bile büyük bir nimet olarak görüldüğü dünyada, kablosuz elektriğin peşine düşmek, hem de bunu fazlasıyla zayıf dayanaklar ve sağlam olmayan temellerle gerçekleştirmeye çalışmak artık Tesla'nın bilim insanlığından tutkun bir hayalpereste evrilimini gözler önüne seriyordu. Bu çalışma daha başından hayal kırıklığı yaratmış ve cepleri yanan yatırımcıların geri çekilmesiyle tamamlanamamış çalışmalar listesinin baş köşesinde yer almıştı.

Kimi kaynaklar tüm sorumluluğu, gerekli yatırımı yapmayıp imkân sağlamayan yatırımcılara yüklerken, kimi kaynaklar dünyanın bu tarz çağ dışı bir icada hazır olmadığını ve kapitalizmin gölgesinde kaldığını iddia eder. Ancak bugün gerçekçi bir bakış açısıyla incelenen çalışmalar gösteriyor ki; Wardenclyffe Kulesi, yalnızca başarısız bir çalışmadır.

Tesla'nın Diğer İcatları ve Çalışmaları

Daha önce de belirtildiği gibi Tesla'nın zihni, uçsuz bucaksız bir okyanustu ve bu okyanusun derinliklerinde; büyük fikirler, çalışmalar ve tutkular yatıyordu. Bunlardan birkaçı şöyledir:

Tesla Türbini: O dönemlerden günümüze kadar kullanılan pistonlu motorlara nazaran Tesla Türbini daha verimli yakıt tüketimini sağlamıştı. Ancak kapitalist bir iş adamı olmadığını unutan Tesla, bu çalışmasının kabul edilmeyeceğini sonradan öğrendi. 

Uzaktan Kumanda: 1898'de Tesla, insanlara şaşırtıcı ve oldukça ilgi uyandırıcı bir gösteri sundu. Madison Square Garden'da, bir süs havuzunda duran, bir metrelik gemiyi uzaktan kumanda ile kontrol etti. Bu icada Teleotomaton adını verdi.

Shadowgraph: Wilhelm Conrad Röntgen'in, X-ışını çalışmalarından ilham alarak kendi röntgen makinası Shadowgraph'ı icat etti ve ilk olarak ayağının röntgenini çekerek başarısını kanıtladı.

Radyo: Asıl mucidinin kim olduğu hala tartışılan radyonun patenti bugün Tesla'ya aittir. Radyonun icadında kullanılan önemli temellerin patenti ise yine Tesla'ya ait olduğundan, radyonun mucidi olarak Tesla'yı göstermek pek yanlış görünmüyor.

Alışılmışın dışındaki idealizmi, birçok mucidin sahip olduğu iş adamı portresine tamamen aykırı duruşu, heyecan uyandıran çağ dışı fikirleri ile Tesla hiç kuşkusuz hep merak edilen ve saygı duyulan bir bilim insanı oldu. Bugün ona sadece büyük başarılarıyla değil, garip takıntıları ve akla yatmayan iddialarıyla da sahip çıkan destekçileri, ne yazık ki kendisi hayattayken böylesine güçlü hislerle yanında değillerdi.

7 Ocak 1943 tarihinde, New Yorker Otel'deki odasında, kalp yetmezliğinden öldüğünde yalnızdı. Ancak yalnızlığından pek de şikayetçi sayılmazdı. Onun için önemli olan çok çalışmaktı, yeni fikirlerdi. Çalışmalarını baltalayacak en ufak bir pürüze hayatında yer vermeyen Tesla’yı şu sözleriyle de anlamak mümkün: ‘’Yalnız olun. Keşfetmenin sırrı yalnız olmaktadır. Ancak yalnız kaldığınızda yeni fikirler bulabilirsiniz.’’

Şimdi ise onu anlamaya çalışanların ve destekleyenlerin sayısı oldukça fazla. Bugünlerde belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey Tesla etiği; bireysel kazançtan önce gelen toplumsal kazanç çabası. İnsanların içinden taşan Tesla sevdası da kuvvetle muhtemel ki kaynağını bu bireysellikten sıyrılmış karakterden sağlıyor.

Bilim Başarı Başarısızlık İcat Mucit Nikola Tesla Tutkuya Evrilen Bilim: Nikola Tesla
Konuk Yazar
Konuk Yazar
Blog Yazarı

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.
Elon Musk Biyografisi
Başarılı İnsanlar

Elon Musk Biyografisi

20 Kasım 2019