Published on: 26 Ekim 2018 Aslı Aydın Öztaş 1 Yorum
Okuma Sayısı : 515

Kurumsallaşma sürecinde organizasyonlar kişilere bağımlılıktan kurtulurken onların işletmenin değerli birer parçası olduğunu unutmamalı ve bunu diğer çalışanlara/yöneticilere fark ettirmelidir. Aksi bir fikir yaratmak veya olumlu-olumsuz herhangi bir aksiyon almayarak değerli çalışanların işten ayrılmalarına ya da farklı sebeplerle kaybına neden olunabilir. İnsan Kaynakları yönetimi departmanına bu aşamada büyük rol düştüğünü söylemek doğru olacaktır. Hem organizasyonun değişim sürecini destekleyerek bu değişimi kolaylaştırmak hem de çalışanların bu değişim sürecinde aynı yolda olmalarını ve değişip dönüşmelerini sağlamak gibi iki misyonu vardır.

Değişim ve Kurumsallaşma

Değişim, insan, karakter

İşletmelerde kurumsallaşma süreçlerinin birçok faydası vardır. Bunlarda ilki kurumsallaşma süreciyle ilgili stratejik planların paylaşılmasıdır. Burada özellikle üst ve orta seviye yöneticiler ile paylaşılması onların sürece dahil edilerek değişimin parçası ve paydaşı haline getirilmeleri organizasyon ile bağlarının sağlamlaşması için büyük fayda sağlayacaktır. İşletmede paydaş olan herkes değişimin temsilcisi olarak organizasyonun tümüne bunu yayma konusunda hevesle çalışacaktır. Sonuç olarak baktığımızda değişime olan direnç dalgaları çalışanlar arasında kırılarak yönetime en az etki ile yansıyacak belki de hiç yansımayacaktır.

İşletmeleri temelden değiştirecek birçok hareketlerin olduğunu biliyoruz. Bu hareketler çoğu zaman dirençle karşılaşır. Kurumsallaşma gibi organizasyonları temelden değiştirecek etkideki hareketler ne kadar açıklıkla yapılırsa o kadar az direnç yaratacaktır. Günümüzde değişime direnç sıkça karşılaştığımız bir durum. Bunu iş hayatında kurumsallaşma sürecini yöneten birçok kişi mutlaka görmüştür. Değişime karşı direnç ile karşılaşılması çok yüksek olasılıktır. Bunun yüzde yüz olacağı ve olumsuz bir durum olduğunu özellikle vurguladığımı fark etmişsinizdir. Bunun nedeni değişime olan direncin toplumun %55'inden fazlasını oluşturmasıdır. Bu birçok sektörde karşılaşılan bir sorun. Sadece iş hayatı demekle yetinemeyiz. Bununla birlikte eğitim, sağlık ve diğer alanlarda değişime olan direnci sürekli olarak görebiliyoruz. Ayrıca kurum kültürünün bireysel fikirleri domine ettiği biliniyor. Ayrıca bireysel fikirler ne kadar değişime açık olursa olsun, değişim karşısında ne kadar çabuk adapte olursa olsun genelin potasında eriyecekleri sosyolojik olarak bilinmektedir.

Kurumsallaşma ve Yönetimin Görevi

şirket, kurumsal, insan, iletişim

Son olarak özetleyecek olursak tüm bu veriler ışığında yönetimin görevi kurumsallaşma ve değişimi kademe kademe tüm departmanlarda ve süreci kademelendirerek yaymaktır. Değişmek ve dönüşmek tüm yaşayanlar için olduğu gibi organizasyonlar için de hayatta kalmalarını sağlayacak hareketi verecektir. Unutulmaması gereken şey işletmelerde kurumsallaşmanın ve yazılı süreçlerin işletmenin ve personelin ihtiyacına göre sürekli olarak yenilenmesi gerekliliğidir. Değişim yalnızca insandan değil kurumlardan da beklenmelidir. Çünkü organizasyonu oluşturan bireyler ve organizasyonun içinde bulunduğu sosyo-ekonomik koşullar asla sabit kalmayacaktır.

  • kurumsallaşma ,
  • değişim ,
  • kurum kültürü ,
  • organizasyon ,
  • değişim temsilcisi ,
  • paylaşma ,
  • şirket kültürü ,
  • değişmek ve dönüşmek
Yorumlar(1)
Yorumlar
5,0
Ortalama Değerlendirme
%100
%0
%0
%0
%0
Değerlendirmeler
E. K.
29.Kasım.2018

insan cesaretini toplayıp değişiklik yapabilmeli bazne

Yazar
    Blog Yazarı
Özgeçmiş

İstanbul Ünivertesi'nde Sosyoloji bölümünden mezun olmuştur. Birçok alanda sertifika sahibidir. İstanbul İşletme Enstitü blog bölümünde içerik üretmektedir.

Devamı