Published on: 04 Ekim 2018 Dr. Serdar Samur 0 Yorum
Okuma Sayısı : 390

Küreselleşme olgusu içinde, Bilgi çağı örgütlerinin yoğun rekabet ortamında, hızla değişen çevresel koşullara kolaylıkla uyum sağlayabilmeleri için değişime hazır ve esnek bir yapıda olmalarına ihtiyaçları vardır. Örgütler varlığını tehdit eden sayısız tehlikelerle dolu iktisadi bir çevre oluşturan piyasa ortamında faaliyet gösterirken, bu çevrenin her zaman büyük değişimler gösteren piyasa koşullarına uyum sağlayarak yaşamını sürdürmesi ve büyüyüp gelişmesi gereklidir. (Mucuk, 1993) Kurumsallaşma düzeyi yüksek şirketlerde bu uyum çok daha kolay olmaktadır.

Kurumsal yönetim, şirketin pay sahipleri, yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri ve çalışanları ile iş ilişkilerinde bulunduğu diğer kurum ve kuruluşlarla arasındaki ilişkilerin belirli ilke ve kurallara bağlanması olarak düşünülebilir.

Kurumsal Yönetim İlkeleri

Kurumsal Yönetimin 4 temel ilkesi olduğu ifade edilir. Bunlar ; şeffaflık, hesap verebilirlik, sorumluluk ve adalet ilkeleridir. (Uyar, 2004) Bu ilkelerden:

Şeffaflık ilkesi

Örgütün finansal performansı, yönetimi ve hissedarlı yapısı hakkında yeterli, doğru ve kıyaslanabilir bilginin zamanında açıklanmasıdır.

Hesap verebilirlik ilkesi

Örgüt yönetimine ilişkin kural ve sorumlulukların açık bir şekilde tanımlanması, yönetim ile hissedar menfaatleri arasındaki paralelliğin yönetim kurulu tarafından gözetilmesidir.

Sorumluluk İlkesi

Örgüt faaliyetlerinin ilgili mevzuata, toplumsal ve etik değerlere uygunluğunu sağlanmasıdır.

Adalet ilkesi ise, azınlık ve yabancı hissedarlar dahil olmak üzere hissedar haklarının korunması ve tedarikçilerle yapılan sözleşmelerin uygulanabilirliğinin sağlanması olarak açıklanabilir.

Kurumsallaşma nedir?

Kurumsallaşma, bir şirketin, kişilerden bağımsız olarak kurallara, standartlar, prosedürlere sahip olması; değişen çevre koşullarını takip eden sistemleri kurması ve gelişmelere uygun olarak örgütsel yapısını oluşturması; kendine özgü iş yapma usul ve yöntemlerini kültürü haline getirmesi ve bu sayede diğer şirketlerden farklı ve ayırt edici bir kimliğe bürünmesi sürecidir. (Karpuzoğlu, 2003)

Dinamik bir süreç olan kurumsallaşmanın, örgütler için belli yaşam formuna dönüşmesi kurumdaki işlerin belli bir sıklıkta yürütülmesine bağlıdır. Örgütün ayırt edici bir kimliğe bürünmesi için, kurumsal kimlik ön planda tutulur ve çalışanların örgüt ile bütünleşmelerini sağlanır.

Kurumsallaşma yönetilmesi gereken bir değişim süreci olup, bu sürecin kurumsal kültür, stratejiler ve etkileşimler ile birlikte düşünülmesi gerekmekte ve odak noktasında insan yer almaktadır. (Toprak,2003)

Kurumsallaşma yönetim kalitesini geliştirmenin ve bu gelişimi sürekli kılmanın temelidir. Kurumsallaşan yapılarda, yönetimin profesyonelleşmesi, kimin, neyi, ne maksatla, ne zaman, nasıl ve kimlerle yapılacağı konusunda bir anlaşma vardır. Örgütsel performansın devamlılığı için dikey ve yatay eksende bilgi akışı kesintisizdir. Belirlenen vizyon, misyon, amaç ve stratejilerde görüş birliği ile karar noktalarına çabuk ulaşılır, iş görenlerin örgüte bağımlılığı ölçüsünde başarı kriterleri doğru bir şekilde olgunlaştırılır.

Kurumsallaşmış yapılarda özgür bir ortam vardır. İnsanlar kendilerini daha iyi ifade ederken, objektif verilerden istifade ederler. Şeffaflık sayesinde farklı fikirler kolaylıkla savunulabilir. Yönetim insan merkezlidir. İnsanın gelişimini esas alır. İnsanların gelişimi kurumun gelişimi olarak algılanır ve insana yatırım yapılır. Motivasyon yüksek düzeyde tutulur, ödüllendirme mekanizmaları devamlı çalışır. Yönetim bütüncüldür ve kurumun kültürü ile beslenir. Herkes sorumluluğunun farkındadır ve hesap vermeye açıktır. Görev alanlarında çatışma yok denecek kadar azdır. Kurumsal yönetişim ilkeleri, böyle bir yapıda daha özgün hale gelir.

Kurumun sürdürebilirliğini sağlamak için risk yönetiminde sağduyulu, adil ve değer yaratıcı anlayış vardır. Stratejik seçimlerde farklı bakış açılarından mutlaka yararlanılır. İlk defada sıfır hata prensibi, konunun bütün parametrelerinin doğru analiz ve doğru bir muhakeme ile karar verilmesine hizmet eder. Denetim mekanizmaları kurumun geleceği için tavizsiz çalışır.

Avrupa’nın en başarılı şirketleri gibi spor kulüplerinin benimsediği yönetim ilkesi genel olarak, sporunun problem sahaları içinde yer alan konuların, kurumsal bir bakış açısı ve kurumsal bir yapıda çözülebileceği yönündedir.

Sonuç olarak; kurumsallaşmayı kuralların çok sıkı uygulanmasını ortaya koyan bürokrasinin yoğun olarak uygulandığı bir yönetim anlayışından ziyade, daha esnek-şeffaf, adil-katılımcı ve kurum kültürü içinde sürekli gelişmeyi, tutarlığı sağlayabilen ve bütün birimlerin etkileşim içinde olduğu bir yapı olarak ele almak gerekir.

Kaynakça

  • Mucuk, İ.,1993, ‘’Modern İşletmecilik, Der Yayınları, İstanbul
  • Uyar, S.,2004, ‘’Kurumsal Şeffaflığın Sağlanmasında Kurumsal Yönetim (Corporate Governance ) anlayışının önemi ‘’ Mali Çözüm dergisi,
  • Karpuzoğlu, E.,2003,’’Büyüyen aile şirketlerinde Kurumsallaşma’’Hayat Yayınları, 2 nci baskı, İstanbul,
  • Toprak, M.A.,2003,’’ Kurumsallaşma Sürecinde Strateji-Kültür Etkileşimi, Anahtar
  • Dergisi, Milli Prodüktivite Merkezi Aylık Yayın Organı,
  • kurumsal yönetim ,
  • kurumsallaşma ,
  • yeni çağ
Yazar
    Blog Yazarı
Özgeçmiş

Eğitim hayatında birçok yerde eğitim almıştır. Yurtdışında kazandığı deneyimlerle sürekli kendini geliştirerek ilerlemeye devam etmiştir.

Devamı