AnasayfaBlogKurumsal Yönetim İlkeleri
İtibar Yönetimi

Kurumsal Yönetim İlkeleri

27 Aralık 2019
Kurumsal Yönetim İlkeleri

Son yıllarda uygulanan yasal yüklerin artması nedeniyle, şirketlerin denetleme ve yönetme maliyetleri de buna paralel olarak artmıştır. Birçok şirket küresel profile sahiptir. Bu nedenle şirketler dünyanın dört bir yanındaki yatırımcılar, tedarikçiler, müşteriler ve hükümetler ile etkileşime girmek durumda kalmaktadır. Bunu da anlık iletişimin norm olduğu bir dönemde yapmak zorundadırlar.

Yönetim özellikle kurumsal davranışı dikte etmek için uygulanan kurallar, kontroller, politikalar ve kararlar kümesini ifade eder. Vekil danışmanlar ve hissedarlar yönetimi dolaylı olarak etkileyen önemli paydaşlardır, ancak bunlar yönetimin kendisini oluşturmazlar. Yönetim kurulu, yönetim açısından önemlidir ve öz kaynak değerlemesi için en büyük etkiyi oluşturmaktadır.

Çoğu şirket yüksek düzeyde kurumsal yönetime sahip olmaya çalışır. Birçok hissedar için bir şirketin sadece karlı olması yeterli değildir; çevre bilinci, etik davranış ve sağlam kurumsal yönetim uygulamaları yoluyla iyi kurumsal vatandaşlığın temsili olması gerekmektedir.

Kurumsal Yönetim Nedir?

Kurumsal yönetim, şirketlerin yönlendirildiği ve kontrol edildiği bir sistemdir. Şirketlerin yönetiminden yönetim kurulu sorumludur. Hissedarların yönetimdeki rolü, yöneticileri ve denetçileri atamak ve kendileri için uygun bir yönetim yapısının oluşmasını sağlamaktadır. Yönetim kurulunun sorumlulukları arasında şirketin hedeflerinin belirlenmesi, bunların hayata geçirilmesi için liderlik sağlanması, işletmenin yönetiminin denetlenmesi ve hissedarlara yöneticilikleri hakkında rapor verilmesi yer almaktadır.

Kurumsal yönetim bu nedenle bir şirketin yönetim kurulunun ne yaptığı, şirketin değerlerini nasıl belirlediği ile ilgilidir ve şirketin tam zamanlı yöneticiler tarafından günlük operasyonel yönetiminden ayırt edilmelidir. Kurumsal yönetimin dört temel direği bulunmaktadır; adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik, güvenlik. Bu ilkeler bir şirketin performans değerlendirme şekli ve şirketin gelişmesi amacıyla birbiriyle ilişki halinde olan unsurlardır.

Adillik

Adillik, eşit muamele anlamına gelmektedir. Örneğin, bir şirketteki tüm hissedarlar sahip oldukları her hisse için eşit derecede hakka sahiptir ve her hisse sahibi eşit derecede dikkate alınmak zorundadır. Bunun yanı sıra, hissedarlar dışında çalışanlar, topluluklar ve kamu görevlileri de dahil olmak üzere tüm paydaşların adaleti sağlanmalıdır. İşletme paydaşlara ne kadar adil görünürse, ilgili tarafların baskısından kurtulabilmesi daha olasıdır.

Şeffaflık

En basit ifadeyle, şeffaflık, saklanacak hiçbir şeyin olmaması anlamına gelir. Bir şirket için bu, süreçlerinin ve işlemlerinin dışarıdan gözlemlenebildiği anlamına gelir. Ayrıca şirket gerekli açıklamaları yapar, etkilenen herkesi kararları hakkında bilgilendirir ve yasal gerekliliklere uyar. 2000'li yılların başındaki finansal skandallardan sonra, sahtekarlığın tekrarlanmasını önlemede şeffaflık daha büyük bir rol oynamaya başlamıştır. Hissedarlar bir şirkete güvenebileceklerini düşündüklerinde, daha fazla yatırım yapmaya istekli olurlar ve bu da sermaye maliyetinin düşürülmesine yardımcı olur. Bu nedenle, bir şirket yatırım getirisini şeffaflığı artırmak için harcadığı paradan alır.

Şeffaflık, kurumsal yönetimin kritik bir bileşenidir çünkü bir şirketin tüm eylemlerinin herhangi bir zamanda dışarıdan bir gözlemci tarafından kontrol edilebilmesini sağlar. Bu, süreçlerini ve işlemlerini doğrulanabilir kılar, bu nedenle bir adım hakkında bir soru ortaya çıkarsa, şirket açık bir cevap verebilir.

Şeffaflık, tüm şirket için bir zorunluluk olsa da, stratejilerin planlandığı ve kararların verildiği en üst pozisyonda şirketin varlığı daha da önem taşır. Hissedarlar, şirket yönetim kurulunun faaliyetlerinin açık olmasını beklemektedir, aksi takdirde güvensizlik oluşacaktır. Güven bozulduğunda, hissedarlar uzak durma ve başka bir yere yatırım yapma eğilimindedir. Çalışanlardan yatırımcılara kadar tüm paydaşlar, şirketin hangi yönde ilerlediğini bilme hakkına sahiptir.

Hesap Verebilirlik

Şirket olarak bütünlük oluşturmak şeffaflıktan daha fazlasını gerektirir. Hesap verebilirlik de bunlardan biridir. Hissedarlar, bir şirketin işlemlerinden birinde bir şeyler ters gittiğinde kimin suçlanacağına dair bir fikir yürütmek isterler. Her şey beklendiği gibi sorunsuz gittiğinde bile, birisinin bir duruma karşı sorumlu tutulacağını bilmek hissedarların güvenini arttırır ve bu da daha fazla yatırım yapma arzusunu artırır.

Hesap verebilirlik sözü bir olumsuzluğu çağrıştırıyor olabilir, çünkü birçok insan bu kavramı suçla ilişkilendirir. Sorumluluk kavramının cevaplamaya çalıştığı birçok sorudan sadece biri, bir şeyler ters gittiğinde kim sorumlu? Ancak hesap verebilirlik bundan daha fazlasıdır. Dolayısıyla, hesap verebilirlik sadece başarısızlıkları değil, başarıları da kapsar. Hesap verebilirlik fikrine bu olumlu bakış açısıyla yaklaşıldığında, insanlar performanslarını iyileştirmenin bir yolu olarak buna daha açık olacaklardır. Bu, çalışanlardan şirket yönetim kuruluna kadar geçerlidir.

Hesap verebilirlik performansı nasıl artırılabilir? Görevleri üzerinde sahiplik duygusu olmayan insanlar kendilerinden beklenenden fazlasını yapma motivasyonunu hissetmezler. Çok çalışmak ve bir şeyler başarmak için bir teşvik yoktur. Ancak sorumluluklarının ağırlığını anladıklarında, görevlerini doğru bir şekilde yerine getirdiklerinden emin olma eğilimindedirler. Bu konuda başarılı olduklarında, bir başarı duygusu hissedeceklerdir ve bu da daha iyisini yapma arzusunu daha da artıracaktır.

Güvenlik

Bir şirketin kurumsal verilerini yetkisiz erişimden korurken süreçlerini şeffaf hale getirmesi ve çalışanlarına hesap vermesi bekleniyor. Bundan ödün vermek yok. Müşterilerinin kişisel bilgilerinin açığa çıkmasını içeren güvenlik ihlalleri yaşayan şirketler güvenilirliklerini hızla kaybederler. Bu durumda yapılması gereken halkın güvenini geri kazanmak için kapsamlı hasar kontrol sistemi kurmaktır.

Hesap verebilirlik ve şeffaflık ilkelerine sahip bir şirket bile yetersiz güvenlik önlemleri olmazsa hissedarları cezbetmekte zorlanacaktır. Sonuçta, herhangi bir skandal, hatta üçüncü taraf bilgisayar korsanlarının neden olduğu bir ihlal bile, bir şirketin performansı üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olabilir.

Son yıllarda artan siber tehdit, birçok şirket için güvenliği yüksek bir öncelik haline getirmektedir. Güvenlik standartlarına uymak yeterli değildir. Bir şirket ticari sırların, kurumsal verilerin ve müşteri bilgilerinin içeriden ve dışarıdan yetkisiz erişime karşı korunmasını sağlamak için bir güvenlik kültürü oluşturması gerekir. Günümüzde, bir şirkette çalışan herkesin katı güvenlik standartlarına uyma sorumluluğu vardır.

Mevcut personelin e-posta hesaplarını güvenli tutabilecek derecede eğitilmiş olması gerekir. Şirket yönetim kurulunda yöneticilerin elinde ne kadar gizli veri olduğunu düşünürseniz siber saldırılar sonucunda ortaya çıkabilecek risklerin büyüklüğünü anlayabilirsiniz. Bu nedenle, yöneticiler hem siber suçun hem de sonuçlarının ciddiyeti konusunda bilgilendirilmelidir. Güvenlik ihlali, özellikle müşteri bilgilerini içeriyorsa, şirketin halkın güvenini kaybetme olasılığı çok yüksektir. Güven, bir şirkete yatırım yapmadan önce hissedarların düşünmesi gereken büyük bir faktördür.

Kurumsal Yönetim İlkelerinin Yararları

Kurumsal yönetim, etkili strateji kararları almanın yollarını belirlemekle ilgilidir. Günümüzün pazar odaklı ekonomisinde kurumsal iletişim ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Verimlilik sağlama ve küreselleşme, kurumsal yönetimi gerektiren önemli faktörlerdir. Kurumsal yönetim, güçlü ve dengeli ekonomik kalkınma sağlayan şeffaflığın elde edilmesine olanak tanır. Bu aynı zamanda tüm paydaşların çıkarlarının korunmasını sağlar.

İyi kurumsal yönetim, kurumsal başarı ve ekonomik büyüme sağlar. Güçlü kurumsal yönetim yatırımcıların güvenini korur ve bunun sonucunda şirket sermayeyi verimli ve etkin bir şekilde artırabilir. Kurumsal yönetimin ilkelerinin benimsendiği bir işletmede sermaye maliyetleri düşer. Hisse fiyatı üzerinde olumlu bir etkisi vardır.

Yönetim ve organizasyon şekli herkesin çıkarlarına en uygun şekilde olması gerekir.Kurumsal yönetim ilkeleri ile hissedarların ve kuruluşun çıkarlarına yönelik hedeflere ulaşmak için hem sahiplere hem de yöneticilere uygun bir teşvik sağlanır. İyi kurumsal yönetim aynı zamanda israfları, yolsuzluğu, riskleri ve kötü yönetimi azaltır. Marka oluşumuna ve gelişimine yardımcı olur.

kurumsal yönetim kurumsal yönetim ilkeleri adillik şeffaflık hesap verebilirlik güvenlik
İrem Elitez
İrem Elitez
Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.
İyi ve Kötü Yönetim Arasındaki Fark
Kalite Yönetim Sistemleri

İyi ve Kötü Yönetim Arasındaki Fark

19 Kasım 2015
İtibar Yönetimi Neden Önemli?
Marka Yönetimi

İtibar Yönetimi Neden Önemli?

21 Ocak 2021