AnasayfaBlogFransız Yeni Dalga Akımı
Nedir?

Fransız Yeni Dalga Akımı

27 Mart 2021
Fransız Yeni Dalga Akımı

Fransız Sineması; dünya sineması içinde önemli bir yere sahiptir. Fransız Sineması’nın dünya sinemasında önemli bir yere sahip olmasında ve hep bir ekol olarak görülmesinde hiç kuşkusuz 1950’li yılların sonuna doğru Fransa’da ortaya çıkan, "La Nouvelle Vague", Yeni Dalga sinema akımının önemi büyüktür. Sadece ortaya çıktığı Fransız Sineması’nda değil tüm dünya sinemasında önemli bir yapıya dönüşen Yeni Dalga akımı; sinemaya teorik, estetik ve teknik anlamda birçok yenilik kazandırmıştır.

Godard, Truffaut, Rohmer, Resnais gibi pek çok yetenek ile parlak bir dönem yaşayan Fransız Sineması, birçok ülkedeki sinema sektörüne yön veren bir akım haline gelmiştir. Bu süreçte yönetmenlerin bakış açıları ile şekillenen filmlerle Fransız Sineması’nın politik yüzünün de ortaya çıktığı görülür. Politik yüzünün de açığa çıktığı bu oluşumun içinde farklı, isyankar, yaratıcı, zorlayıcı, devrimci tarzı ve tavrı ile ortaya çıkan bir isim olan Jean Luc Godard akımın en önemli isimlerinden biri olmuştur.

Fransız Yeni Dalga Akımı, 1950’li yılların sonuna doğru ortaya çıkan ve 1958-1962 yılları arasında en verimli ve etkin olduğu dönemi yaşayan; sinemanın klasik/geleneksel anlatı yapısına karşı tepkili olan bir grup sinemacının belirlediği birtakım unsurların şekillendirdiği manifesto ile film üretmeye başlayan yönetmenlerin ağırlıklarını koydukları ayrıca Modern Fransız Sineması’nın başlangıcı olarak kabul edilen yeni bir sinema akımıdır.

Fransız Yeni Dalga Akımının Özellikleri

  1. Ekonomik anlamda bakıldığında mikro ölçekte bir yapılanmaya vurgu yapılır. Düşük bütçe, yıldız sistemine karşı amatör oyuncular ile küçük ve ergonomik kameralarla pahalı dekorlar ya da süslü kostümlerden ziyade doğal ışık olan yerlerde çekimler tercih edilmeye başlanmıştır. İtalyan Yeni Gerçekçilik akımında olduğu gibi filmlerde doğal ışık kullanılmıştır ve filmler çoğunlukla Paris sokaklarında çekilmiştir.

  2. Akımın en önemli özelliklerinden biri, filmin en önemli unsuru olarak yaptığı yönetmen vurgusudur. Bu vurgu Auteur Yönetmen anlayışını da gündeme taşımıştır.

  3. Filmlerde tercih edilen anlatı yapısı; öykü bütünlüğüne önem vermeyen ve doğrusal zamanı kullanmayan bir tarzdadır. Böylelikle izleyenler daha aktif konumda kurgulanmıştır.

  4. Yeni Dalga akımı bünyesinde çekilen filmlere bakıldığında, karakterler ile yaşadıkları toplum arasında çok az bir etkileşim ve iletişimin olduğu görülür. Oyuncuların bir çoğu bu noktada bir yabancılaşma içerisindedirler. Çünkü dahil oldukları toplum her türlü toplumsal adalet ve düzenden yoksundur. Bu sebepten dolayı da, ana karakterler genellikle marjinal/asi/politik/bohem özelliklere sahiptir.

  5. Anlatı içindeki dramatik yapı, yeni bir estetik bakış ile şekillendirilmiştir. Devamlılığın önemsenmemesi, sıçramalı kurgu, tripotsuz çekimler ve görüntüdeki deformasyonlar olduğu gibi kayda alınmıştır. Klasik yapıda yanlış/hatalı olarak görülen bu bakış açısı Yeni Dalga akımında normal olarak görülmüştür.

  6. Yeni Dalga akımı içinde film üreten yönetmenler gerçekliğe müdahale ederek kendi gerçekliklerini anlattıkları senaryo ile filmi farklı bir gerçeklik inşasında etkili olarak konumlarlar.

  7. Sosyolojik ve toplumsal yapılanmada burjuvazinin sevgi yönünden yetersiz olması ile kişilerin sevgiye olan mutlak ve sonsuz gereksinimi filmlerin öne çıkan konularını oluşturur.

  8. Yeni Dalga akımının yönetmenleri film eleştirisinden geldikleri için, her filme yeni bir roman gözüyle bakarak yorumlayarak kayda alırlar.

  9. Yeni Dalga akımına dahil olan filmlerdeki kamera kullanımı ve çekim teknikleri tamamen yönetmenin bireysel ve deneysel tercihleriyle şekillenmiştir. Godard, kamerayı çok daha hızlı ve aktüel kullanırken, Truffaut ve Varda ise daha minimal kamera kullanımlarını tercih etmiştir. Genel olarak bakıldığında ise, anaakım Hollywood filmleri ile kıyaslandığında, yeni dalga filmlerindeki özgün kamera kullanımı Avrupa sanat sinemasının bugünkü teknik ve anlatı tercihlerine etki etmiştir.

  10. Yani Dalga akımına dahil olan filmler; politik tavırlarıyla bezeli anlatı yapısı ile de dikkat çekmektedir. Özellikle Godard, ulusal ve uluslararası sorunları anlatısı içinde kullanmıştır. Akım içinde yer alan yönetmenler, politik ve siyasi göndermelerle anlatılarını farklı bir şekilde kurgulamışlardır.

  11. Yeni Dalga akımında yer alan yönetmenler, karşı çıktıkları edebi uyarlamalara da yer vermişlerdir ama edebi eseri filme aktarırken bunu geleneksel anlatı yoluyla değil; doğrusal olmayan bir anlatı metodunu kullanarak, doğaçlamalara sıkça yer vererek ve kendilerine has kurgu teknikleriyle birlikte yapmışlardır.

Fransız Yeni Dalga Akımının Öncü Yönetmenleri

François Truffaut, Jean-Luc Godard, Éric Rohmer, Claude Chabrol, Alain Resnais ve Jacques Rivette gibi isimler ilk olarak Fransa'nın ünlü sinema dergisi Cahiers du cinéma'ya film eleştirileri yazarak sinemaya başlamışlardır. Eleştiri yazılarında başvurdukları temel referans kaynağı Andre Bazin’dir. 

Alain Resnais / Hiroshima Mon Amour (1959)

Film her ne kadar isminden dolayı bir aşk filmi olarak görülse de, toplumsal sorunlara değinmesi ve savaş sonrasını resmetmesi açısından politik bir film olarak kabul edilebilir.

François Truffaut / 400 Darbe (1959)

Baskıcı ve kuralcı eğitim sistemine kafa tutan bir öğrencinin bakış açısıyla eğitim sistemini sorgulayan filmde yönetmen, izleyenlerin isyankar öğrenci ile bütünleşmesini sağlamak için gerekli teknik ve anlatı kodlarını ustalıkla kullanıyor.

Jean-Luc Godard / Serseri Aşıklar (1959)

Sinemada yerleşik kuralları kabul etmeyen ve Yeni Dalga akımının öncü filmlerinden biridir. Film, polisler tarafından aranan bir suçlu ile gazetede çalışan bir genç kızın giderek yakınlaşmasını anlatır. Akımının ilk örneklerinden biri olan filmde aşk, suç, tutku, kaçış suç, kaçış konuları doğal ışık kullanılarak çoğunlukla da Paris sokaklarında anlatılmıştır.

Eric Rohmer / Claire’nin Dizi (1970)

Eric Rohmer’in ‘Altı Ahlak Hikayesi’ serisinin beşinci filmi olan ‘Claire’nin Dizi’, cinsellik vurgusu taşıyan bir filmdir. Orta yaşlı bir diplomatın fetiş tutkusunu felsefi söylemler eşliğinde sunan Rohmer; filmin fonunda yine çoğunlukla dış mekanı tercih etmiştir.

Agnes Varda / Cleo 5 a 7 (1962)

Yeni Dalga akımının tek kadın temsilcisi olan Varda, bu filmde Cezayir Savaşı’na göndermede bulunmuştur. Yeni Dalga filmlerinin anlatısında bulunan politik tavrın öne çıktığı filmlerden birisidir.

Claude Chabrol / Les Bonnes Femmes (1960)

Chabrol’un kadın cinselliği ve tutkusunu merkeze alan film, 4 kadının aşka ve cinselliğe farklı bakışları resmedilir. Tutkuların gizemli hali bir nevi sınır tanımayan tarzda anlatılmıştır.

Dr. Özgür Yılmazkol

Fransız yeni dalga akımı Fransız sineması Alain Resnais François Truffaut Jean-Luc Godard Eric Rohmer Agnes Varda Claude Chabrol
Dr. Özgür Yılmazkol
Dr. Özgür Yılmazkol
Blog Yazarı

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-tv ve Sinema bölümü mezunu. Aynı üniversitede doktora eğitimini tamamladı. Editörlüğünü yaptığı medya/sinema kitapları ve senaryosunu yazdığı belgesel, kısa film ve dizi senaryoları bulunmaktadır.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.
Fransızca Öğretmeni
Meslekler

Fransızca Öğretmenliği Nedir?

10 Temmuz 2021
Fransızca Öğrenmek Zor Mu?
Yabancı Dil Eğitimi

Fransızca Öğrenmek Zor Mu?

15 Eylül 2021