Close
Mobil Menu Bars

Küresel Isınma ve İklim Değişikliği

08 Şubat 2020, 1691 defa okundu.
Küresel Isınma ve İklim Değişikliği
küresel ısınma, iklim değişikliği, karbon salınımı, sera gazı, emisyon,

19. yüzyıl başlarından itibaren sanayileşmenin hızlı artışı paralelinde artan nüfus oranı tüketim, fosil yakıt enerji ve ısınma gibi yakmayla ilgili insan faaliyetlerinin etkinliğini de artırdı. Buna bağlı olarak Co2 ve metan gazı gibi sera gazı emisyonlarının artışıyla birlikte yeryüzü ısısının korunması sonucu dünya, küresel ısınma ve iklim değişikliği problemleriyle yüzleşmek mecburiyetinde kaldı.

Bilim adamları yapmış oldukları çalışmalarla küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda ortak bir noktada buluşup önlem alma çabasındalar. İklim değişikliği karmaşık ve çok boyutlu etkilere sahip olduğundan sadece bilim adamlarının çalışmalarıyla sınırlı bir etki yaratılabilir. Bunun için global çapta bütün dünya insanlarının bu konuda bilinçlenmesi ve kollektif bir çalışmayla oluşacak yeni uygulamalar, önlemler ile bütün ülkelerin sağlayacağı fonlar aracılığıyla oluşan finansal kaynaklara ihtiyaç duyulmaktadır.

Sera gazı emisyonlarının artışı bir anlamda uzun vadede yaşanacak hızlı bir iklim değişikliği olarak yorumlanıyor. Küresel ısınma ve iklim değişikliği hastalık ve doğal afetlerin artışını tetikleyecek bir problem olması nedeniyle ciddi bir şekilde dünya üzerindeki bütün canlıların yaşam alanlarını tehdit etmeye başlamıştır.

Küresel Isınma Nedir?

4,5 milyar yıllık dünya tarihinde doğal etkiler sonucu dünya üzerinde küçük çaplı iklim değişiklikleri oluşmuştur. Ancak Sanayi Devrimi sonrasında yaşanan hızlı gelişmeler ışığında fosil yakıt yakılması, bitki örtüsünün yok edilmesi gibi insan etkisiyle oluşan faaliyetler sonucunda karbon salınımı ve gaz emisyon oranları yükselmiştir. 

küresel ısınma, iklim değişikliği, karbon salınımı, sera gazı, emisyon,

Yükselme nedeniyle gezegen yüzey sıcaklığını korumuştur. Mevcut ısısını korumayla kalmayıp aynı zamanda da korumalı bir şekilde sıcaklık yükselişine neden olmuştur. Sera gazının yükselerek yoğunlaşması salınan uzun dalga ışını tutarak tekrar dünyaya geri yansıtır. Yeryüzü ve atmosferin alt kısmında oluşan bu sera etkisine küresel ısınma adı verilmektedir.

Birleşmiş Milletler İklim Paneli raporuna göre küresel ısınma önümüzdeki 20 sene içerisinde 1,5 °C derecelik bir artışa sabitlenmediği sürece iklim değişikliğine bağlı birçok sorunun önüne geçilemeyeceğinden kaygı duyuluyor. Örneğin Pasifik Adalarında yaşayan insanlar ilgili oran artışının 1,5 °C derecenin üstüne çıkması durumunda yaşam alanlarının yükselen sular altında kalacağından kaygılılar.

Kyoto İklim Değişikliği zirvesindeki raporda yer alan verilere göre Co2 emisyonun %20 oranında Amerika’dan, %15 oranında Avrupa Birliği ülkelerinden kaynaklandığı belirtiliyor. Kontrol altına alınmaması durumunda yaşam alanlarının yükselen sular altında kalması sonucunda suyun pislenmesiyle birlikte besin ve gıda kıtlıklarında artışlar yaşanacaktır. Buna bağlı kaynak savaşları ve yüksek çapta yaşanan kitlesel göç dalgaları ekonomik, siyasi ve toplumsal dengeleri altüst edecektir.

1992 yılındaki Rio zirvesinde küresel ısınmanın 2 °C derecede tutulması hedeflenmişti. Günümüzdeki veriler bu oranın çok yüksek olduğunu ortaya çıkarmış ve bu oran 1,5 °C derece olarak belirlenmiştir. Bu iki oran arasındaki fark olan 0,5 °C derecelik bir artış dünyanın ekolojik dengesini ciddi anlamda bozup oluşan domino etkisi nedeniyle daha hızlı artarak gezegen üzerindeki bütün canlıların ya da insanların hayatını tehlikeye sokacaktır.

Sıcaklık artışı 1,5 °C dereceye sabitlenirse böcekler %6, bitkiler %8, omurgalı organizmalar %4 oranında yaşam alanlarının yarısını kaybedecekler. Eğer 2 °C dereceye yükselirse böcekler %100, bitkiler %200, omurgalı organizmalar %100 oranında etkilenecektir. Bu durum bahsedilen canlıların tamamen yok olması demektir.

Küresel Isınmanın Nedenleri

Küresel ısınmanın temel sebebi, sera gazlarının (özellikle bunların arasında en yoğun olarak bulunan karbon salınımı yoğunluğunun) uzun ömürlü ve kalıcı olarak atmosferde bulunması gereken orandan çok daha yüksek miktarda bulunmasıdır. Gelişmiş ülkelerdeki sera gazı emisyonlarının %80 ve tüm dünyada bulunan sera gazı emisyonlarının %60 civarındaki oranını karbon gazının oluşturduğu belirtilmektedir. 18.yüzyıl itibariyle günümüze kadar karbon gazı artışının yaklaşık %30 oranında olduğu söyleniyor.

Sera gazlarının atmosferdeki yoğunluk oranlarının belli bir düzeyde tutulamaması ya da belirlenen karbon salınımı oranının tutulması gereken orandan fazla olması küresel ısınmanın başka bir nedenidir. Hedefin arzulanan seviyede tutulması için sera gazı emisyonlarının dünya genelinde azaltılması gerekiyor. 

küresel ısınma, iklim değişikliği, karbon salınımı, sera gazı,

Değişik iklim zirvesi platformlarında ülkelerin yeterli ölçüde ortak bir akıl yürütme ve iş birliğiyle hareket etme kabiliyetlerinin olmayışı küresel ısınma sorunlarının çözümünde yetersiz kalınmasına neden olmaktadır. Ayrıca karbon salınımını azaltacak alternatif ve yenilenebilir enerji modellerine dayalı anlayışın bulunmaması ya da yeterince yaygınlaşmaması nedeniyle gelişmiş ülkelerin petrole dayalı enerjiden vazgeçmeksizin karbon salınımını artırmaya devam etmeleri küresel ısınmanın artmasına yol açan nedenlerdendir.

Küresel Isınma ve İklim Değişikliğinin Etkileri

Hükümetler arası iklim değişikliği raporuna göre küresel ısınma oranının 2100 yılına kadar 1,4°C – 5.8°C arasında artış göstereceği belirtiliyor. Buzul devri ile günümüz sıcaklık ortalamasının arasındaki farkın ortalama 5 °C derece olduğunu dikkate alırsak küçük ısı değişikliklerinin dünya üzerinde ne kadar büyük etkilere sahip olduğunu anlayabiliriz.

Küresel ısınma sorununa bağlı olarak görülen sıcaklık artışı orman yangınları, çoraklaşmaya bağlı bitki örtüsünün yok olması, canlıların ani ölümü ve tropikal hastalıkların artmasına neden olmaktadır. Kötü beslenme, açlık, susuzluk gibi durumların artmasına yol açan iklim değişikliği belli problemleri beraberinde getirmektedir. Fosil yakıt kullanımı ve hava kirliliği ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır.

Küresel ısınma ve iklim değişikliği sonucunda deniz seviyesinin ortalama 9 cm- 88 cm arasında yükseleceği tahmin ediliyor. Küresel ısınma sonucu oluşan iklim değişikliği kutup bölgelerindeki buzulların erimesine neden olarak deniz seviyesinin yükselmesini tetiklemektedir.

Hızlı kentleşme ve yoğun nüfus artışının daha çok kıyı şeritlerinde yoğunlaştığını düşünürsek deniz seviyesinin yükselmesi birçok yerleşim alanının sular altında kalmasına neden olarak yaşam alanlarını ciddi seviyede tehdit etmektedir. Dünyadaki su kaynaklarının oranı artan sıcaklıklar nedeniyle gittikçe azalmaktadır. İlerleyen zamanlarda yağışların sık görüldüğü bölgelerde kuraklıklar yaşanabilecek başta tarım olmak üzere sanayi ve enerji üretimi gibi alanlarda kullanılan suyun azalmasına bağlı olarak ilgili sektörlerde ciddi sıkıntılar yaşanabilecektir.

İklim değişikliği ve buna bağlı nedenlerden kaynaklanan fırtına, kasırga, sel, anlık oluşan sıcak hava dalgaları birçok konut araç, şirket ve tarım ürünlerinin hasar almasına neden olur. Toplumsal ya da ekonomik anlamda zararların ve çeşitli risklerin oluşmasına yol açarak maliyet artışlarının orantısız seviyelerde artışına neden olacaktır.

iklim değişikliği, karbon salınımı, sera gazı, emisyon,

Küresel Isınmanın Önlenmesi

Küresel ısınma ve iklim değişikliği karbon salınımı ve sera gazı yoğunluğunun artmasını da beraberinde getirmektedir. Yaşamsal her alanı desteklemek ve ekolojik etkileri dengede tutmak için yenilenebilir alternatif enerji kaynaklarının kullanımı yaygınlaşmalıdır. Devletin bu yeni enerji modellerini teşvik etme amaçlı finansal kaynak ayırması gerekir.

Enerji şirketlerinin yenilenebilir enerjiyi kullanımını teşvik edecek fon kaynaklarının devlet tarafından sübvanse edilmesi, bu alana geçiş basamaklarını kolaylaştıracaktır. Enerjinin çeşitli kaynaklardan sağlanması temin edilerek karbon emisyonunu azaltmaya yönelik çalışmalar hızla artırılmalıdır.

Fosil yakıt tüketiminin azaltarak sera gazı yoğunluğunun ve hava kirliliğinin azaltılması için toplu ulaşımda bisiklet ve raylı sistemlerin tercih edilmesine yönelik bilgilendirmeler yapılması ve belediyelerin buna uygun ulaşım alanlarını artırması için gereken yatırımlar yapılmalıdır. İklim değişikliği ve küresel ısınma konusunda mücadele etmeyi hedefleyen Kyoto Protokolü 160 ülke tarafından imzalandı. Sera gazı ve karbon salınımının etkisini azaltmaya yönelik mevzuatlar kişisel, toplumsal, ekonomik ve politik anlamlarda ele alınmıştır.

Küresel Isınma Nedir?

Sera gazı emisyonlarının artışı korumalı bir şekilde sıcaklık yükselişine neden olmuştur. Sera gazının yükselerek yoğunlaşması salınan uzun dalga ışını tutarak tekrar dünyaya geri yansıtır. Yeryüzü ve atmosferin alt kısmında oluşan bu sera etkisine küresel ısınma adı verilmektedir.

Küresel Isınmanın Artması Gelecekte Çevreyi Nasıl Etkileyebilir?

Küresel ısınma ve iklim değişikliği sonucunda deniz seviyesinin ortalama 9 cm- 88 cm arasında yükseleceği tahmin ediliyor. Hükümetler arası iklim değişikliği raporuna göre küresel ısınma oranının 2100 yılına kadar 1,4°C – 5,8°C arasında artış göstereceği belirtiliyor. İklim değişikliği nedeniyle oluşan sıcaklık artışına bağlı olarak deniz seviyesinin yükselmesi birçok yerleşim alanının sular altında kalmasına neden olarak yaşam alanlarını ciddi seviyede tehdit etmektedir.

Küresel Isınmanın Nedenleri Nelerdir?

Karbon salınımı yoğunluğunun uzun ömürlü ve kalıcı olarak atmosferde bulunması gereken orandan çok daha yüksek miktarda bulunması küresel ısınma oranını artırır. Sera gazlarının atmosferdeki yoğunluk oranlarının belli bir düzeyde tutulamaması ya da belirlenen karbon salınımı oranının tutulması gereken orandan fazla olması küresel ısınmanın başka bir nedenidir. Hedefin arzulanan seviyede tutulması için sera gazı emisyonlarının dünya genelinde azaltılması gerekiyor. 

Bu yazıyı beğendiysen
şimdi paylaş!
Blogger
Özgeçmiş

Finans Uzmanı olan Gürcan Puy 1984 yılında İstanbul'da doğdu. Lisans eğitimini Dumlupınar Üniversitesi İşletme bölümünde, Yüksek lisansını ise Marmara Üniversitesi MBA , Yönetim ve Organizasyon dalında tamamladı. Eğitimi sırasında Örgütsel Davranış ve Yönetim Kuramlarına  ilişkin projeler ve anket çalışmaları yapmıştır.

Devamı
Yorumlar(0)
Ortalama Değerlendirme 5

Yorum yapabilmek için Oturum Aç'manız gerekmektedir.

Yorum yapılmamış, yapan ilk sen ol!