AnasayfaBlogHasta Hakları ve Gelişim Süreci
Nedir?

Hasta Hakları ve Gelişim Süreci

24 Şubat 2021
Hasta Hakları ve Gelişim Süreci

Ülkemizde hastaları tedavi etme süreci her ne kadar eskiye dayansa da aynı durumun hasta hakları içinde geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye’de hasta hakları 1980 yılından itibaren masaya yatırılmış ve tartışılmaya başlanmıştır. Burada ifade etmeye çalıştığımız konu hasta haklarının bir sağlık sistemi kapsamında söz edilmeye başlanan dönem olarak düşünülmesidir.

Cumhuriyet kurulduktan hemen sonra sağlık hizmetleriyle ilgili yasal düzenlemeler getirilmiş ve insan hakları kapsamında, hasta haklarını ifade edebilecek hükümlere de yer verilmiştir. Bu hükümler hasta haklarını doğrudan korumaya yönelik koyulmamış olsa da daha sonraları kapsamı itibariyle birtakım hakları verme çabasına gitmiştir. Bu açıdan bir takım yasal düzenlemeler olan “sağlık kuruluşunu seçme ve değiştirme hakkı”, “sağlık hizmetlerine ulaşım hakkı “ herkesin sağlık ve sağlık hizmetlerinden eşit şekilde yararlanma hakkı” “ hastayı bilgilendirdikten sonra tıbbi müdahaleyi ret veya kabul etme hakkı” gibi bazı hasta hakları düzenlemelerine yer verilmiştir.

Cumhuriyet kurulduktan sonraki yıllarda kurulan Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunu'nun ilgili 70. maddesinde diş hekimlerine ve hekimlere yapılması beklenen tıbbi müdahaleden önce hastanın onamını alma zorunluluğu getirmiştir. Günümüzde halen geçerliliğini koruyan bu madde kapsamında tıbbi müdahalenin zorunlu koşullarından biri olarak da hastanın onamının alınması şeklidir. Burada hastanın hakları düşünülerek yapılan bir çalışma yerine, doktorun bu konudaki sorumluluğu şeklinde ortaya çıkmıştır. Hastanın bilgilendirilmesi ve sonrasında tedavi sürecinin başlatılması adına hasta onamının alınması oldukça önemlidir. Hasta onamının kabul veya ret olarak alınması daha sonraları hasta hakları kapsamında da değerlendirilmiştir.

Sağlık hizmetlerinin devlete bir kamu görevi olarak sağlanması, cumhuriyet kurulduktan sonra çıkarılan Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’na dayanmaktadır. Bu kanun kapsamında herkese sağlık hizmetlerinden faydalanma ve sağlıklı yaşama hakkı verilmiştir. Çıkarılan yeni yasalar kapsamında sağlık hizmetlerinin ücretsiz sağlanması hakkında herkesin faydalandırılması hedeflenmiştir. Aynı yasa kapsamında yer alan hasta mahremiyetine saygı duyulması hükmüne de yer verilmiş, ihbarı gereken hastalıklar arasında gösterilen frengi çeşidi hastalıkların ihbarında mahremiyet kavramına özellikle değinilmiştir.

Bazı Hasta Hakları Yasaları Nelerdir?

Temel hasta haklarının sağlanması yönünde “Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nde” hükümlere yer verilmiştir. İlgili tüzük kapsamında ise hekimlerin en temel görevi insan kişiliğine ve yaşamına saygı duyma hakkı gösterilmiştir. Hasta haklarının temel ilkeleri arasında yer alan yaşama ve kişiliğine saygı hakkı tüzükte yer almış ve hekimlerin görevleri arasında gösterilmiştir. Ayrıca hastanın özel yaşamına saygı hakkı kapsamında yer alan hükümlere de yer verilmiştir.

Bununla beraber hastanın bilgilendirme hakkı, hekim seçme hakkı, serbestçe karar verebilen hekim tarafından muayene edilme ve araştırmaya kabul edilen hastaların hakları kapsamında yer alan tüzükler ve hükümler bulunmaktadır. Sağlık hizmetlerinin ücretsiz verilmesi hakkındaki kanun ise Sağlık Hizmetlerin Sosyalleşmesi Hakkında Kanunla sağlanmış olup bu kanun kapsamında her bireye sağlık hizmetlerinin götürülmesi ve sağlık hizmetlerinden eşit bir şekilde faydalanma çalışmaları gerçekleştirilmiştir.

1961 Anayasası olarak bilinen Türkiye Cumhuriyeti’nin 2. Anayasasının 49. maddesinde sağlık hakkının herkese sağlanması gerektiğini vurgulamış sosyal devlet ilkesi olma özelliğini göstermiştir.

Kanunda organ ve doku alınması, saklanması, aşılanması ve nakli hakkında önemle üzerinde durulmuş, onamın alınması anında bilgilendirilmesi gerektiği belirtilmiş ve Organı verecek kişinin ise yazılı ve imzalı belge ile beraber iki şahidin olma şartını getirmiştir.

Ülkemizin 1982 yılı Anayasası olarak da bilinen 3. Anayasasında 17. maddenin 2. fıkrası yaşama hakkı için şöyle demektedir: “Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz” şeklinde bireyin vücut bütünlüğü konusuna güvence altına almış, onamı alınması halinde ise tıbbi deneylere tabi tutulabileceğini belirtmiştir.

Nüfus Planlaması Hakkında Kanun’da ise gebeliği önleyici ilaç ve araçların sağlanması, gebeliğin sonlandırılması ve sterilizasyon müdahaleleriyle ilgili konularda düzenlemelere gidilmiştir. İlgili yasal düzenlemede, tıbbi müdahalenin ancak hastanın onamının alınmasıyla sağlanabileceği üzerinde ayrıca durulmuştur.

Diğer bir önemli düzenleme ise Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Teşkilatı ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmündeki Kararname’dir. İlgili kanunun hastalara sağlık hizmetlerine kolayca ulaşabilmesi açısından dikkat edici bir düzenlemedir.

Hasta Hakları Yönetmeliği Nasıl Çıkmıştır?

Hasta hakları uluslararası konferanslarda ve platformlarda konuşmaya başlanması Dünya Tıp Birliği’nin 1981 yılında yapılan Lizbon Bildirgesine kadar dayanmaktadır. Daha sonraları Dünya Sağlık Örgütü’nün Avrupa Birliği Birimi’nin 1994 yılında Amsterdam Bildirgesini yayınlaması, Avrupa Konseyi tarafından 1997 yılında İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesinin, Dünya Tıp Birliği’nin Lizbon Bildirgesini revize ederek yayınlanmasının akabinde, Türkiye bu gibi bildirileri ve sözleşmeleri örnek alarak Ağustos 1998 yılında Hasta Hakları Yönetmeliğini yayınlamıştır. Yapılan bu düzenleme sayesinde değişik yaslarda ve tüzüklerde yer alan, dağınık bir görüntü oluşturan hasta hakları tek bir düzenleme altına alınmıştır.

1998 yılında yayınlanan Hasta Hakları Yönetmeliğinin içeriğinde; bilgi isteme hakkı, sağlık kuruluşunu seçme ve değiştirme, adalete uygun olarak faydalanma, personeli tanıma, seçme ve değiştirme, tedaviyi reddetme ve durdurma, mahremiyete saygı gösterilmesi hakkı gibi başlıklara yer verilmiştir. Fakat açıkça belirtmek gerekir ki bu konuların tamamı hak ve özgürlükler açısından önem arz etmesi nedeniyle yasal bir düzenleme kapsamında değerlendirilmesi ve hayata geçirilmesi oldukça önemlidir.

Fakat hasta haklarının tanımını bir araya getiren bir düzenlemenin varlığı, ilgili düzenlemede yer verilecek uluslararası sözleşmelerde belirtilen hükümlere yer verilmesi açısından Yönetmeliğin hasta hakları kapsamında önemli bir basmak olduğunu söylemek gerekir.

Hasta hakları yönetmeliğinin toplamdan dokuz bölümden meydana gelmektedir.

  • Amaç, kapsamı, dayanağı, tanımları ve ilkeleri

  • Sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı

  • Hasta haklarının korunması

  • Genel olarak bilgi edinmek hakkı

  • Tıbbi araştırmalar

  • Tıbbi müdahalede hastanın onamının alınması

  • Sorumluluk ve hukuki korunma yolları hakkı

  • Diğer haklar ve son hükümler şeklindedir.

İlgili yönetmelik kapsamında sağlık personeli kavramı oldukça geniş tutulmuştur. Özel ve resmi hizmet sunan sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan personeller arasında herhangi bir ayırım yapılmamıştır. Bir diğer ayırım yapılmayan önemli husus ise sağlık meslek mensubu olmadığı halde sağlık hizmetlerinde çalışan ve sorumluluk alan kişilerin ise sağlık personeli olarak dikkate alınabileceği belirtilmiştir.

Resmi ve özel hizmet sağlayan kurum ve kuruluşlar arasında bir ayırıma gidilmemiştir. Fakat Milli Savunma Bakanlığına bağlı kurum ve kuruluşları, yönetmeliğin dışında tutulmuştur. Yönetmeliğin 5. maddesinde yer alan hükümde uluslararası belgelerde yer aldığı gibi hasta hakları öncelikli sağlık hizmetlerinden faydalanmanın temel ilkeleri belirtilmiştir.

Hangi Anayasa Hasta Haklarına Uyarlanmıştır?

Yukarıda ifade edilen ilkeler kapsamında 1982 Anayasasında yer alan temel haklar çerçevesinde bir uyarlanmaya gidilmiştir. Anayasa da yer alan hükme göre; kişinin bedenen ruhen tam bir iyilik halinde yaşama hakkına saygı, kişinin herhangi bir onamı olmaması halinde vücut bütünlüğüne dokunulamayacağı, herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına saygı, herhangi bir ayırım (dil, din, ırk, ekonomik ve sosyal açıdan) yapılmaksızın herkesin eşit haklara sahip olabileceği, özel ve aile hayatına müdahale edilemeyeceği sağlık hizmetleri 1998 Hasta Hakları Yönetmeliğine uyarlanmıştır.

Hasta Hakları Yönetmeliği Kaç Bölümdür?

Toplamda dokuz bölümden meydana gelene 1998 Hasta Hakları Yönetmeliği toplamda 9 bölümden meydan gelmektedir. Bunlar: Amaç, kapsamı, dayanağı, tanımları ve ilkeleri, sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı, hasta haklarının korunması, genel olarak bilgi edinmek hakkı, tıbbi araştırmalar, tıbbi müdahalede hastanın onamının alınması, sorumluluk ve hukuki korunma yolları hakkı, diğer haklar ve son hükümler şeklindedir.

Hasta Hakları Yasal Düzenlemeleri Nelerdir?

Hasta haklarıyla ilgili düzenlemeler şunlardır: 1961 Anayasası, 1982 yılı Anayasası, Nüfus Planlaması Hakkında Kanun ve Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Teşkilatı ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmündeki Kararnameler şeklinde çıkarılan başlıca düzenlemeler olmuştur.

Türkiye'de Hasta Hakları Ne Zaman Düzenlenmiştir?

Türkiye’de hasta hakları 1980 yılından itibaren masaya yatırılmış ve tartışılmaya başlanmıştır. Burada ifade etmeye çalıştığımız konu hasta haklarının bir sağlık sistemi kapsamında söz edilmeye başlanan dönem olarak düşünülmesidir. Cumhuriyet kurulduktan hemen sonra sağlık hizmetleriyle ilgili yasal düzenlemeler getirilmiş ve insan hakları kapsamında, hasta haklarını ifade edebilecek hükümlere de yer verilmiştir.

hasta hakları hasta hakları nelerdir hasta hakları gelişim süreci hasta hakları yasal düzenlemeleri hasta hakları yönetmeliği
Nevzat Yüksel
Nevzat Yüksel
Blog Yazarı

Sağlık Yönetimi bölümünde öğretim görevlisi. Sağlık hukuku, Türk sağlık sistemi ve sağlık kuruluşlarında teknoloji yönetimi alanında dersler vermektedir. Birçok uluslararası dergi, kitap ve bildirilerde yazı ve bölümleri vardır.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.