AnasayfaBlogZ Kuşağı Ne İstiyor? Oğuz Saygın Z Kuşağını Anlattı
Video

Z Kuşağı Ne İstiyor? Oğuz Saygın Z Kuşağını Anlattı

20 Mayıs 2021
Z Kuşağı Ne İstiyor? Oğuz Saygın Z Kuşağını Anlattı

Kişisel Gelişim ve NLP Uzmanı Oğuz Saygın ile Z kuşağını konuştuk. Pragmatik ve realist Z kuşağı kimdir, ne istiyor ve neler yapacak? Herkes onların peşinde. Peki, onlar ne yapıyor?

Oğuz Saygın Kimdir? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

İktisat mezunuyum ama hiç yapmadım. Çünkü okulu gittiğim ilk hafta benim okulum olmadığını anladım. Defterlerinin arasında olayı değir insanların arasında olmayı tercih ettim. Masa tenisi oynuyordum, 15 yıl profesyonel sporculuğum oldu. Eğitimciliğe orada başladım Milli takıma sporcular yetiştirdim. Hayatı orada öğrendim, masa tenisi bana çok şey kattı. Anne babalara çocuklarını spora teşvik etmelerini öneriyorum. 

Özgürlük en önemli değerlerimden olduğu için 10 yıl kadar matematik özel ders çalışmalarım oldu. Sonra kişisel gelişim ve NLP çıktı karşıma. Benim aradığım şey bu dedim. Bunu bir öğrenip deneyeyim, benim hayatımı değiştirirse ben de başkalarının hayatını değiştiririm dedim. Benim hayatımda büyük değişikliklere yol açtı. Sonra eğitimlerini vermeye başladım. Yaklaşık 25 yıldır.

Bir hobinizi meslek haline getirin ve sonra çalışmayın. Yaşam koçluğu, öğrenci koçluğu ve ilişki koçluğu gibi koçluk çalışmalarının tamamına bu eğitimleri verdim. Seminerlerime katılımlar 1 milyonu geçmiştir. 2 kitabım 100 baskıyı geçti. Negatif Limanlardan Pozitif Limanlara ve Renklerle İnsanları Tanıma Kılavuzu. İstanbul İşletme Enstitüsü’nü üniversite olarak görüyorum. 

Z kuşağı kimdir, ne yapıyor? Bize Z kuşağını anlatabilir misiniz?

Özellikle 2000’li yıllardan sonra doğanlar için kullanılan bir tabir. Bu çocuklar daha doğar doğmaz kısa bir sürede teknoloji ile tanışıyorlar. Z kuşağı çocuklara telefonun, teknolojinin emzirdiği çocuklar diyebilirim. Dezavantajları arasında avantajları da var. Bizim kuşaktan çok farklılar. Ben X kuşağıyım, sonra Y kuşağı ve sonra Z kuşağı.

Genellikle teknoloji ile çok içli dışlılar. Sanal dünyaları var. Fikir olarak çok üretkenler, problem çözücüler. Sanal dünyadaki problem çözmelere o kadar alışmışlar ki gerçek dünyada problem çözmek gerekirse orada sıkıntı yaşıyorlar. 

Z kuşağının hakim olduğu dünyaya gidiyoruz. Dünyanın gerçek anlamda sahipleri onlar. Onları tanımak anlamak lazım. Çok fazla ön yargılar var. Z kuşağı sorgulayan bir kuşak. X kuşağı sadakatli idi. Z kuşağı işe girip çıkıyor, vizyoner lider arıyorlar. İşteki patrona vizyoner mi diye bakıyor, öğretmeni vizyoner mi diye bakıyorlar. 

X kuşağına göre saygısızlar deniliyor. Z kuşağı saygısız değil, saygı anlayışları farklı. Biz işitiyoruz ki Z kuşağı bize uygun sağlasın. Bizim onlara uyum sağlamalıyız. 

Bu jenerasyon bir önceki jenerasyon yani bizler tarafından yanlış mı anlaşılıyor veya anlaşılamıyor mu?

Kolay anlaşılmaları kolay değil. Dünya ile ilgili her şeyi anında inceleyen ve onu bulan kuşak. Çok bilgililer. Devir o kadar değişti ki. X ve Y kuşağının 5 duyusu var. Z kuşağının 6 duyusu var. 6. duyu telefon. Bütün dünya ile bağlantı kuruyorlar. Daha zeki oluyorlar. Küçük yaşlardan itibaren bizim görmediğimiz bilgileri alıyorlar. Danışmanlık yaptığımız ailelerin en büyük hatası ceza olarak elinden telefonu alıyorlar. Aman yapmayın. Öyle olunca o çocuklar içe kapanıyorlar ve 18 yaşından sonra evden ayrılmanın hayalini kuruyorlar. 

Z kuşağı çocukları büyükleri de şöyle değerlendiriyor. Her şeyi biliyoruz, dünyadan haberimiz var. Hayata atıldıklarında ise ciddi problem yaşıyorlar. Okulda akıllı tahtalar geldi, öğretmen geliyor ders anlatacak ve bulamıyor düğmeyi. Ufaklıklardan biri alttaki düğmeye basacaksınız diyor. Doğal olarak bir kargaşa söz konusu. 

Hayatla alakalı sıkıntıları var. Köyde büyüyen bir çocuk ağaca çıkıyor. Bu çocuklar ağaca çıkmıyor, eylem yok. Köydeki çocuğa 100 koyun emanet ediliyor ve engebeli dağları aşıyor. Şimdi çocuklar AVM’lerde düz zeminde yürüyor. Eylem olacak duruma geçtiğinde sıkıntı yaşıyorlar. Çok güzel şeyler üretiyorlar sanal dünyada. Bunlar hayatta değer bulamıyor. Zorlukla karşılaştıklarında da pes ediyorlar.

Eğitimcilere büyük görev düşüyor; anlamak. Hedef koymada zorluk çekiyorlar. İşyerinde çok sorgulayıcılar. Emir almaktan ve eleştirilmekten hoşlanmıyorlar. Liderin vizyonuna bakıp sorguluyor. Sonuç üretme konusunda başarılılar, sonuca gitme konusunda değil. İletişim konusunda, sosyallik konusunda, hedefe gitme konusunda ve takım oyununda sıkıntı yaşıyorlar. O yüzden basketbol, futbol gibi takım oyunları onları hayata hazırlıyor. 

İdeolojilerden de etkilenmiyorlar. Davranışın sonuna kadar adalete bakıyorlar. A politik değiller ama politikadan uzak duruyorlar, armutun sapı, üzümün çöpü. Hayvanlara karşı, doğaya karşı duyarlılar. İnsan haklarına karşı duyarlılar. Beraber iş yapabilme konusunda sıkıntı yaşıyorlar. 

2023 yılındaki seçimlerde 7 milyon Z kuşağından genç oy kullanacak. Bu nedenle siyasetçiler dahi onların peşinde. Ancak onlar belli bir kategoriye girmek istemiyorlar. Bu nedenle Z kuşağı pragmatik ve rasyonel olduğu söylendiği için onların işine yarayacak ne gibi yenilikler yapılmalıdır ki ikna olabilsinler?

Hiçbir propaganda aracı onları kendine çekmez. Çok somut şeyler arıyorlar. Adalet, insan hakları gibi konularda kriterleri var. Ailelerinin götürdüğü yöne de gitmiyorlar. Aileyi de sorguluyorlar. Onları etkileyen bütün dünya. Oradan buradan her yerden bakarak birçok veri alıyorlar. O verileri kafalarında birleştirerek kendi kararları kendileri veriyorlar. Gelecekte dünyanın renkli olacağına inanıyorum. O kadar farklı düşünceleri var ki. Dünyayı renklendirmek sadece yeterli mi? Bir takım güzel hasletlerden vazgeçmemek lazım. Başarılı insan olmak yerine iyi insan olmak. Bu çocuklara değerlerimizi aksettirmek lazım. Birlikte yaşamayı, ailenin güzelliklerini anlatmak lazım. Birtakım zorluklar karşısında vazgeçmemeyi anlatmak lazım. 

Sıkılgan, zora gelemeyen veya dijital sosyal çocuklar diye olumsuz anılıyor. Z kuşağı gençlerin hiç mi olumlu yanları yok?

Eleştiriden hoşlanmıyor. Nasihatle bir şeyler verilemiyor. Nasihat yerine örnek olmak gerekiyor. Empati yapmak gerekiyor. Onları anlamaya çalışırsak onlar da size karşı davranışlarını değiştiriyorlar. 

Yaşam koçluğu eğitiminiz de ve Renklerle İnsanları Tanıma Kılavuzu kitabınızda karakteristik özelliklerden bahsediyorsunuz. Bugün bize bu renkleri ve Z kuşağını meç ederek anlatabilir misiniz?

Kırmızılar kafama koyduğumu yaparım. MFÖ şarkısında olduğu gibi; Sen neymişsin be abi modeli. 
Yeşiller barışçıl, sevecen ve mülayim. Üçüncü grup; tertip düzen, plan program diyen grup. Dördüncü grup ise eğlenceli sarılar. 
Kırmızların enerjilerinden onları yönlendirmeniz lazım. O enerjiyi kullanmaları lazım. Zor işlerden bahsedeceksiniz. Onların motivasyonları zor işler. 
Aynı enerjiyi yeşillerde göremezsiniz. Daha sakin, onları basamak basamak çıkarmanız lazım.
Maviler düzen tertip diyen grup. Belli bir düzen içinde olmak isteyen grup.
Sarılar ise eğlenceli gruptur. Hep hareketli yerlerde olmak isterler, sürekli eylem içerisindedirler.

Böyle bir grupla çalıştığında liderlik becerileri, piknik üzerinden örnek verelim. Otobüse bindirme kısmını maviye verişeniz başarılı olur. Ancak piknik organizasyonunun verdiğinizde insanlar dönerken intihar etmek isteyebilirler. Burada oynamayın, siz burada oturun derler. Bunları iyi anladığınızda iletişiminiz o kadar iyi olur. 

Muhasebe, bilgi işlem mavi grup içindir. Sarılar eğlenceli işler. Kırmızılar enerji isteyen işler, yeşiller ise sabırla yapılacak her türlü işe mükemmel yapacak kişiler. Genç kuşaktaki arkadaşlar kendilerini tanısınlar ve hangi mesleğin onlara uygun olduğunu belirlesinler. 

z kuşağı
Konuk Yazar
Konuk Yazar
Blog Yazarı

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.