AnasayfaBlogTükenmişlik Sendromu ve Sağlık Çalışanları
Tükenmişlik Sendromu

Tükenmişlik Sendromu ve Sağlık Çalışanları

15 Kasım 2020
Tükenmişlik Sendromu ve Sağlık Çalışanları

Bu yazıda tükenmişlik sendromuna ilişkin genel bir çerçeve çizilmiştir. Konu ile ilgili tanımlar, kavramın tarihsel geçmişi, tükenmişlik sendromunun baş rolünde olan sağlık çalışanlarına değinilmiştir. Gerek sağlık çalışanları, gerekse diğer meslek gruplarının bu sendromla baş edebilmeleri için ilk koşulun Tükenmişlik Sendromu eğitimi almak olduğundan bahsedilmiştir.

Tükenmişlik sendromu kavramının geçmişine baktığımızda, kavramı ilk olarak ele alan kişi 1974 yılında Herbert Freudenberger olmuştur. Daha sonrasında ise, Maslach 1981 yılında kavramı ele almıştır. Literatürde en çok kabul gören tanım, Maslach’ın yapmış olduğu tanımdır. Kavramın İngilizcesi “Burn Out Syndrome” olarak bilinmektedir. Tükenmişlik sendromu, birden ortaya çıkan bir durum değildir, yavaş yavaş gelişen ve ortaya çıkan bir süreçtir. Kişinin kendisini yorgun hissetmesi, illa tükendiği anlamına gelmez. Yani, tükenmişlik sendromu, basit bir yorgunluk hali değildir.

Tükenmişlik Sendromu Nedir?

Tükenmişlik sendromu, tıp biliminde bir ruh hastalığı olarak kabul edilmiyor. Tükenmişlik sendromu, adından da anlaşılacağı üzere bir sendromdur. Sendrom, dilimizde belirge, sıkıntı anlamına geliyor (TDK Sözlük).

Kavramı ilk ortaya atan kişi Freudenberger’e göre tükenmişlik, aşırı iş yükü sebebiyle, bireylern işlerinin gerekliliklerini yerine getirememeleri, duygusal olarak tükenmeleridir. Maslach ve Jackson (1981) ise tükenmişlik sürecini, kişilerin duygusal olarak yorulmaları, bıkkınlık hali olarak açıklamaktadır.

Maslach sendromu, duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarıda düşme hissi boyutları olarak üç boyutta ele almaktadır. İlk boyut olan duygusal tükenme boyutunda, kişiler kendilerini kronik olarak yorgun hissederler ve enerji eksilmesi yaşarlar. Kişilerde duygusal olarak yıpranmışlık hissi oluşuyor.

Duyarsızlaşma boyutunda kişiler, katı, duygusuz tutumlar içerisine girerler. Kayıtsız tutum ve davranışlar sergilerler. Maslach bu boyutta aynı zamanda, kişilerin meslektaşlarına karşı küçümseyici, alaycı tavır ve tutumlarından da bahsetmektedir. Kişisel kanaatim, sağlık çalışanlarının mesleklerinin kutsallığı gereği bu boyutta tükenmeyle karşı karşıya geleceklerini çok fazla düşünmüyorum. Son olarak kişisel başarıda düşme hissi boyutunda ise, kişiler moral ve motivasyon kaybı yaşarlar. İşindeki çabalarının boşa gittiği hissine kapılırlar, işlerinde ilerleme kaydedemediklerini düşünürler. Aynı zamanda kendilerini yetersiz olarak görürler.

Tükenmişlik sendromunun kronik yorgunluk, bitkinlik hissi, bağışıklık sisteminde düşme, konsantrasyon eksikliği, psikolojik ruh halinin yansımasıyla birlikte pek çok fiziksel rahatsızlık, enerji ve güç kaybı yaşanması, olumlu duygularda azalma meydana gelmesi, sabır eşiğinde düşme, çaresiz ve umutsuzluk hissine kapılma, huzursuzluk, yalnızlık, tedirginlik hissi gibi sıkça görülen belirtileri vardır.

Tükenmişlik Sendromunun Sağlık Çalışanlarına Etkileri Nelerdir?

Doğrudan insana hizmet eden, birebir insanla iletişim halinde olması zorunlu olan mesleklerde daha çok görülmektedir. Literatür incelendiğinde, en çok görülen sektörlerden biri sağlık sektörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun yanı sıra, hizmet sektörü, öğretmenler, polisler, akademiyenler, yöneticiler, hayati karar almak zorunda olan kişilerde de çokça tükenmişlik sendromu görülmektedir.

Gelelim normal döneme göre, pandemi döneminde çok daha fazla stres yüklenen ve tükenen sağlık çalışanlarına… Bizlerin televizyondan gördüğümüz ve evimizden stres yüklendiğimiz şeylere bizzat iş ortamında şahit olan, zorlu çalışma temposu içerisinde olan sağlık çalışanları fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak tükenmenin odağında yer alıyor.

Dünyamızı saran ve hızla yayılmakta olan, öncesinde kimsenin öngöremediği bir virüsle karşı karşıyayız. Hiç kuşkusuz, birebir bununla karşı karşıya gelen, her gün canlı canlı tanık olan sağlık çalışanları arasında da ilk sırada hekimler karşımıza çıkıyor.

Salgının başından beri başta hekimler olmak üzere tüm sağlık çalışanları endişe, kaygı ve belirsizlik içerisindeler. Hele de sürecin başındaki dönemde virüse dair bilimsel bilginin yetersizliği, virüsün tedavisinin bulunamamış olması, her gün enfekte olma riskiyle burun buruna yaşama, hastalığı taşıma dolayısıyla ailesini, yakınlarını, sevdiklerini görmemek, uzak kalmak, bunun yanı sıra hastalarının ölümlerine tanık olmaları aşırı dozda strese maruz kalmalarına sebep olmuştur. Böyle bir dönemde tükenmeleri de normal, beklenen bir durumdur. 

Sağlık alanındaki mesleklerin doğası başlı başına emek yoğun, yoğun iş temposu, iş yükü ve zaman baskısı içeren, zorlu bir meslek grubu. Aşırı çalışma, fazla iş yükü, yoğun iş temposu, zaman baskısı, mesleğin doğasının getirdiği gereklilikler ve sorumluluklar, çalışma alanının olumsuz fiziksel koşulları, maskeyle iş yapmanın getirdiği rahatsızlıklar, ödüllendirme kriterlerinin yetersizliği, Kovid-19’un meslek hastalığı olarak kabul edilmemesi sağlık çalışanlarının başlıca tükenme nedenleri olmaktadır. Pek çok sağlık çalışanı uzun saatler boyunca maske kullanımı kaynaklı hipoksi yaşamış, saatlerce maskeyle iş yapmakta zorlanmışlardır.

Pandeminin başlarında virüsün başlangıçta herkes için yeni bir hastalık olması, henüz tedavisinin olmaması, yakınlarını koruma amaçlı aileleri ve sevdiklerinden uzakta kalmaları, hızla artan aşırı iş yükü, hali hazırdaki nöbetlere bir de kovid nöbetlerinin eklenmesi yeterince stres faktörü sebebidir.

Yorgunluk, yoğunluk ve yönetilmeyecek seviyeye ulaşan stres, anksiyete, depresyon, duygudurum bozuklukları, erken emeklilikler, beklenmedik istifalar gibi pek çok durum tükenmişlik sendromuna bağlı olarak yaşandı ve yaşanmaya da devam ediyor.

Tükenmişlik Sendromuyla Baş Etmenin Yolları

Yukarıda da bahsettiğim sendromun belirtilerini düşündüğümüzde, pek çok kariyer yolunun başında olan genç hekimin mesleğini bırakmayı düşündüğü ve buna yönelik faaliyetlerde bulunduğunu da gördük. Aşırı iş yükü, artan çalışma saatleri, yoğun kovid nöbetleri, iş-yaşam ve iş-aile dengesini sağlamada güçlük çekme, yeme-uyku bozuklukları gibi pek çok bireysel faktör tükenmişlik sendromunu tetiklemektedir. Yoğun iş yükleri, stresli çalışma ortamı tabii ki psikolojik sorunları beraberinde getiriyor.

Diğer herkes için geçerli olduğu gibi, sağlık çalışanlarının da psikolojilerinin korunması önemlidir. Söz konusu sağlıkçılar olunca şunu yapın, bunu yapın demek de zorlaşıyor. Ancak tükenmişlik sendromuyla baş etmeye yönelik birkaç öneride bulunmak isterim. Bunlar;

  • İş harici zamanlarda molalar vermek, dinlenmek ve kendinize zaman ayırmak,

  • Spor ve egzersiz yapmak,

  • Beslenme ve uyku düzenine dikkat etmek,

  • Pozitif olmak,

  • Sağladığınız faydayı ve pek çok kişinin hayatına dokunduğunuzu sık sık kendinize hatırlatmak,

  • Kitap okumak,

  • Sevdiğiniz konularda dizi ve filmler izlemek,

  • Müzik dinlemek,

  • Hobiler, yeni ilgi alanları edinmek,

  • Meditasyon ve olumlamalar yapmak,

  • Bol bol çevrim içi ortamda sohbetler yapmak, dijital ortamda da olsa sevdiklerinizle iletişimde kalmak,

  • Geçmişteki stresli dönemlerinizin üstesinden nasıl geldiğinizi ve yine bu dönemin üstesinden geleceğinizi düşünmek,

  •  Hiçbir şeyin kalıcı olmadığını, bunun da biteceğini sık sık kendinize hatırlatmak.

Virüs dönemi öncesinde de tükenmişlik sendromuyla ilgili literatür çalışmalarına baktığımızda, sağlık sektörü en çokça görülen sektörlerden biri olarak karşımıza çıkıyordu. Ancak bu dönemde kuşkusuz tükenmişlik sendromunun merkezinde yer aldılar. Gerek pandemi döneminde gerekse pandemi sonrası dönemde tükenmişlik sendromuna ilişkin sağlık sektörü ile ilgili çalışmaların çoğalması olasıdır.

Bu yazıda sağlık çalışanları özelinde konuyu ele almış olsam da, her sektörden her bireyin tükenmişlik sendromuyla karşılaşabildiğini vurgulamak isterim.

Son olarak, bu süreç, daha da uzayacağa benziyor. Her ne kadar tedavi ve aşı bulunsa da bu çok yakın gelecek gibi durmuyor. Bir süre daha aynı koşullarda çalışmak zorunda olan sağlık çalışanlarımıza hepimiz minnettarız. Onlara ne kadar teşekkür etsek az…

Tükenmişlik Sendromu Eğitimin Amacı

Tükenmişlik sendromu eğitiminin amacı, tükenmişlik kavramını ele almanın ve tükenmişlik sendromuna dair farkındalık yaratmanın yanı sıra, kişilerin içinde bulunduğu durumun gerçekten tükenmişlik sendromu mu, yoksa basit bir yorgunluk hali mi olduğunun ayırdına varmasını sağlamaktır. Eğitim kapsamında sendromla bireysel ve kurumsal yöntemlerle baş edebilmek konuları da ele alınacaktır. Benim de eğitmeni olduğum tükenmişlik sendromu eğitimine herkesi bekleriz. Eğitim sonrasında sınavda başarılı olduğunuz takdirde sertifika almaya da hak kazanacaksınız.

tükenmişlik sendromu sağlık çalışanları covid19 pandemi
Dr. Burcu Yiğit
Dr. Burcu Yiğit
Eğitmen - Yazar

Yıldız Teknik Üniversitesi'nde İşletme Yönetimi doktora eğitimini tamamladı. İşletme, insan kaynakları ve kişisel gelişim üzerine yazıyor.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.
Tükenmişlik Sendromu Nedir?
Tükenmişlik Sendromu

Tükenmişlik Sendromu Nedir?

18 Şubat 2019
Tükenmişlik Sendromu İle Başa Çıkmak
Tükenmişlik Sendromu

Tükenmişlik Sendromu İle Başa Çıkmak

19 Haziran 2019
İş Stresi Sizi Tüketmesin
Tükenmişlik Sendromu

İş Stresi Sizi Tüketmesin

21 Ocak 2018
Bütünsel Gelişim Eğitimi
Faruk ÖkenliFaruk Ökenli
15049
NLP eğitimi ve sertifikası
5
(40)

NLP Eğitimi

26 Konu10 Saat
Buket GüngenBuket Güngen
230105