Close
Mobil Menu Bars

Kişisel Gelişim ve Çocukluk Arasındaki İlişki

21 Ağustos 2018, 993 defa okundu.
Kişisel Gelişim ve Çocukluk Arasındaki İlişki
kişisel gelişim ve çocukluk

Kişisel gelişimin önemini göz ardı edemeyeceğimiz bir dönemdeyiz. Peki hiç düşündük mü? Neden bazı kişiler bu eğitimlere daha çok önem verirken diğerleri kendilerini bu eğitimlerden geri çekmektedir. Sizlere katıldığım bir eğitimde bu soruyu cevaplayan sözü söylemek istiyorum. Bu sözü içinizden birkaç kez tekrarlayın. Daha sonra bu söz üzerinden bakalım hangi noktalara değineceğiz.

“Kuşlar uçar, balıklar yüzer, çocuklar oyun oynar.” (Garry L. Landreth)

Çocukluk döneminde yaşanılan çevre ve ebeveynler tarafından sergilenen tutum çocuğun gelecekteki hayatını şekillendirmektedir. Bunu daha iyi anlayabilmek için  birlikte Erikson’un 8 aşamalı Psikososyal Gelişim Kuramı’nı inceleyelim.

kişisel gelişim, başarı, gelişim, çocuk

1. Aşama: Temel Güvene Karşı Güvensizlik

0-3 yaş arasına denk gelen bu dönem aslında bebek ve bebeğe bakım veren kişinin arasındaki bağ ile alakalıdır. Bu bağın kuvvetli olması demek ileriki yaşamda kişinin güvenli bir bağlanma gerçekleşebileceği anlamına gelir. Eğer güvenli bağlanma gerçekleşmezse  bu kişinin karşıdaki insanlara güvenmeme, kendini geri çekme durumlarıyla karşılaşma ihtimali yüksektir.

2. Aşama: Özerkliğe Karşı Kuşku ve Utanç

1-3 yaş arasında ki bu dönem çocuğun bir birey olduğunu göstermeye çalıştığı  ve çevre tarafından onay ihtiyacı beklediği dönemdir. Bu dönemde sergilenen tutumla çocuğun ihtiyaçları karşılanmazsa çocuk ‘ben bunu yapamam’ şeklinde kuşku duyar ve kendinden şüphe etmeye başlar.

3. Aşama: Girişimciliğe Karşı Suçluluk

3-6 yaş arasında kalan bu dönem çocuğun kendini en çok ifade edilmesine izin verilen dönem olmalıdır. Çünkü çocuk için merak duygusunun ve çevresinde gerçekleşen olayları anlamlandırmasının önemi  büyüktür. Eğer buna izin verilmez ve sürekli olarak reddedilirse çocukta suçluluk duygusu ortaya çıkmaktadır. Bu dönemde çocuğun oyun yoluyla kendini ifade etmesine ve merak duygusunun giderilmesine izin verilmelidir.

4. Aşama: Başarıya Karşı Aşağılık Duygusu

7-11 yaş arasında ki bu dönem çocuğun başarıyı tatması gereken bir dönemdir. Sadece akademik başarı olmayıp çocuğa verilen görevleri yerine getirme de başarıya dahil edilebilir. Bu süreçte çocuğun  başarısının taktir edilmesi, başarısızlığın ise tatmin edici sözlerle desteklenmesi gerekir.

5.Aşama: Kimlik Kazanımına Karşı Rol Karmaşası

11-17 yaş  arasındaki bu dönemde çocuk  ‘Ben kimim’ sorusuna cevap aramaktadır. Hem fiziksel hem zihinsel olarak değişim sağladığı bu dönemde ebeveynlerle çatışma durumu en çok yaşanmaktadır. Kabul edici bir tutum sergileyip çocuğa destek olunduğunda başarılı kimlik kazanması söz konusudur. Aksi taktirde çocuk düşüncelerini aktarma konusunda güçlük çeker ve kendi kararlarını vermekte zorlanır.

6.Aşama: Yakınlığa Karşı Yalıtılmışlık

17-30 yaş arasına gelen bu dönemde artık genç erişkin kendi yaşamı için fedakarlıklar vermekte ve kişisel gelişimi için adımlar atmaktadır. Aslında değinmek istediğimiz nokta  önceki psikososyal dönemleri sağlıklı bir şekilde geçirdiği zaman bu dönemde kendisi için önemli adımlar atmak için çabalar.

7. Aşama: Üretkenliğe Karşı Durgunluk

30-60 yaş arasındaki bu dönemde birey önceki dönemlerde gerçekleştirdiği hedefler üzerinde çalışmalarına devam eder. Eğer ki bu gerçekleşmezse birey durgunluk sürecine girerek geleceği için herhangi bir aktivitede bulunmaz.

8.Aşama: Benlik Bütünlüğüne Karşı Umutsuzluk

Yaşamın son dönemine denk gelen bu süreçte birey genel bir değerlendirme yapar.Yaşamın ona kattıklarıyla veya yaşamın ondan aldıklarıyla ilgili düşünmeye başlar. Eğer ki kendi olarak yaşamını devam ettirmiş kendi hayatı için çabalayıp geliştirmişse hayata hala umutlu bakar.Bunu gerçekleştirememiş ise de kendini huzursuzluk içinde hisseder.

Erikson'un yaşam boyu felsefesinde görüldüğü gibi insanın atlatması gereken sekiz önemli dönem vardır.En önemli dönemler ise çocukluk evresinde geçirilen dört dönem olup bunlar kişinin gelecekteki yaşamını şekillendirir.Eğer bir çocuğun güveni yoksa, yaptıklarından şüphe duyuyor, kendi yaptıklarını sürekli eleştirip kendinden kuşku duyuyorsa bu çocuk genç yetişkinlik döneminde bireysel kişisel gelişim için adım atmaktan kaçınır.Şimdi kendimize soralım.Bahsettiğimiz bu dönemleri sağlıklı bir şekilde atlatamazsak kişisel gelişimimiz için adımlar atar mıyız?

Yazar: Psikolojik Danışman Betül Köse

Bu yazıyı beğendiysen
şimdi paylaş!
Blogger
Özgeçmiş

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Devamı
Yorumlar(1)
Ortalama Değerlendirme 5,0

Yorum yapabilmek için Oturum Aç'manız gerekmektedir.

Sevgi Ceylan
29 Ağustos 2018
5.0

“Kuşlar uçar, balıklar yüzer, çocuklar oyun oynar.” (Garry L. Landreth)