Published on: 01 Temmuz 2019 Konuk Yazar 0 Yorum
Okuma Sayısı : 368

Çok değil bundan 6-7 yıl öncesine kadar ismini duyduğum ancak içeriği hakkında muhakeme yeteneği olan herkes kadar bilgiye sahip olduğum insan kaynakları alanının aslında geleceğim olduğunu bende bilmiyordum.

Bana Göre İnsan Kaynakları

Elimize bir mikrofon alıp IK yani insan kaynakları ne iş yapar diye halka sorsak tahminen çoğundan “insanı konu alır, işyeri çevresinde toplanır” gibi enteresan cevaplar gelir sanırım. Şöyle bir düşünüyorum da on yıl önce bana sorsalar ne cevap verirdim insan kaynakları tanımı ile ilgili? Kibirli insanların oluşturduğu bir ümit ile kendilerine gelen insanların hayallerine ulaşmalarında en büyük engel derdim herhalde. Ya da insan kaynakları çalışanları duvarın arkasındaki gizli bahçeyle aramızdaki siyah giyen adamlardı benim için. Gelecekte bu kadar eleştirdiğim alanda akademik kariyer yapacağımı bilmeden. O kadar fazla iş görüşmesi yapmıştım ki şu kısacık iş hayatı yolculuğumda onları benden iyi kimse tanıyamazdı.

Hayallerim Ve Ben

Küçük bir Anadolu kasabasında doğmuş orada yetişmiş birisiyim. Anadolu motiflerini karakterinde taşıyan inatçı, başarma yönünde motive olmuş, aklına koyduğunu yapan, asla vazgeçmeyen, doğru sözlü, beni ben yapan değerlere düşkün birisiyim.  Ataerkil bir ailenin ve çevrenin bireyi olarak aslında benden beklenen şimdiye kadar çoktan evlenip çocuk sahibi olmak, yuvamı koruyan ve gözeten bir kadın olmaktı.

Ancak hiç kimse ben hariç hayallerimi gerçekleştirebileceğimi düşünmüyordu. Üniversite sınavı aslında hayallerim için bir hüsrandı benim için ancak bir diploma almalıydım. Anadolu Üniversitesi İşletme bölümünü okurken aslında bu bölümün geleceğimi, hayallerimi veya beni nasıl etkileyeceği hakkında çok da düşündüğümü söyleyemem. Hangimiz okuduğumuz bölümün bize uygun olduğunu düşünerek okuyor ki. 

Başarı Hikayesi

Çocukken aile ve çevresi tarafından doktor, asker, öğretmen veya avukat olarak yakıştırılan birer kimliğe sahip değil miyiz çoğumuz. Çünkü insan kaynakları gibi bir sahadan habersizdi çoğu aile. Diplomamı aldıktan sonra ne yapacağıma karar vermem gerekiyordu. Ben zor olanı tercih ederek tüm itirazlara rağmen ailemin yanından İstanbul’a gelmeyi seçtim.  Kendime güveniyordum.

Başarı hikayeleri içinde adı bulunan kişilerden benim ne farkım vardı ki. Onlar başardıysa bende başarabilirdim. İşte beyaz yakalılar arasında siyah giyenlerle yani insan kaynakları personelleriyle ve onların işleriyle ilk tanışmamda o zamanlar oldu. İlk başlarda tavır ve davranışlarındaki sahteliğin farkına varamadım elbette. Kimi çok samimi, kimi mesafeli, kimi üstünlük taslayan veya kimi arkadaş gibi görünen ama hiç birisi aslında oldukları gibi değildi.

İş Görüşmeleri

Yıllar sonra başka bir perspektiften baktığımda onları anlasam da o dönem bana pek iyi gelmedi. Yüz yüze yaklaşık 600 iş görüşmesi yaptım. Bu görüşmeler benliğimi bulmam konusunda çok yardımcı oldu ama ben bunu sonradan fark ettim. İstanbul’u da iş görüşmeleriyle öğrendim. İnsan Kaynakları personeli olarak epey bir tanıdığım oldu.  Hem de onları yargılayacak kadar. Bu arada bir yandan da çalışıyordum. Hem çalış hem hayalindeki işi ara. Bu nasıl bir tatminsizlik anlatmak zor. Kesinlikle hayat ben daha çok ileriye gideyim diye bunları bana yapıyormuş. Yaşarken fark edemedim. 

IK Eğitimleri Ve Mutlu Son

Her yeni iş görüşmesi bana kazanmam gereken yeni bir nitelik olduğu yönünde katkıda bulunuyordu. Ortaya çıkan eksik nitelik için hemen bir eğitim buluyor onu tamamlıyordum. Bu sayede o kadar çok sertifikam oldu ki ben bile allak bullak oldum. Eğitimlerden birinde eğitimi veren çok değerli hocam insan kaynakları üzerine biraz sert ve acımasız eleştirilerim ve iş görüşmesi deneyimlerimden bahsetmem üzerine bana “madem öyle sen insan kaynakları üzerine uzmanlaşmalısın.” dedi. 

Ne yani bende siyah giyen adam mı olacaktım. Hem de uzmanlaşmış olarak. İlk başta itici geldi bu fikir bana ama biraz detaylı düşününce olur dedim kendi kendime. Uzun ve yorucu bir eğitimin sonunda artık insan kaynakları alanında akademik kariyer sahibi oldum. Peki bundan sonra ne olacak? Demek ki insan kaynaklarını fazla eleştirmemek gerek. Bir bakıyorsun işin içindesin. Hayat böyle bir şey işte!

Eğitim almadan insan kaynakları bölümünde çalışmak zor. İnsan kaynakları stratejilerinin geliştirilerek uygulanmasını sağlayan İstanbul İşletme Enstitüsü ücretsiz online eğitimler veriyor. Alacağınız İnsan Kaynakları Eğitimleri ile sizler de kariyeriniz için önemli bir adım atabilirsiniz.

Yazar: Elif Gül
 

  • insan kaynakları ,
  • başarı hikayeleri ,
  • iş hayatı ,
  • online eğitimler ,
  • insan kaynakları eğitimi
Yazar
    Blog Yazarı
Özgeçmiş

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Devamı