AnasayfaBlogMilli Mücadelenin Başladığı Gün: 19 Mayıs 1919 
Tarihte Bugün

Milli Mücadelenin Başladığı Gün: 19 Mayıs 1919 

19 Mayıs 2021
Milli Mücadelenin Başladığı Gün: 19 Mayıs 1919 

Gençler! Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler! Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk

19 Mayıs 1919… Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tarihinde en önemli günlerden biri. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı gün. 16 Mayıs’ta Bandırma Vapuru ile başlayan yolculuğun nihayete erdiği ve Türk milletinin Milli Mücadelesini; Kurtuluş Savaşı’nı başlattığı gün. 

19 Mayıs işgal altındaki ulusu aydınlığa çıkaracak günlerin ilk meşalesi idi. Atatürk’ün Samsun’a çıkarak yaktığı o meşale memleketin dört bir tarafındaki bağımsızlık mücadelecine umut oldu. Kuvayı Milliye kuvvetlerinin tek bir amaç için mücadele etmesinin önünü açtı.

19 Mayıs 1919: Atatürk Samsun’a Çıktı

“Türk milletinin kalbinden, vicdanından doğan ve ilham alan en esaslı, en belirli arzu ve iman belli olmuştu: Kurtuluş!...” Atatürk

Gazi Mustafa Kemal Atatürk Nutuk’a da 19 Mayıs ile başlamıştı. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığı gün ülkenin genel durumunu şu ifadelerle özetlemişti: "Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu topluluk, savaşta yenilmiş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, koşulları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış. Uzun savaş yılları sebebiyle ulus yorgun durumda. Ordunun elinden silâhları ve cephanesi alınmış ve alınmakta. İtilâf Devletleri ateşkes anlaşması hükümlerine uymayı gerekli görmüyorlar.” İtilâf Devletleri’nin uydurma nedenlerle Adana, Urfa, Maraş, Antep, Antalya, Konya ve İzmir’i işgal ettiğini anlatmıştı. Kurtuluş için kurulan cemiyetlere ve amaçlarına da değinmişti.

Mustafa Kemal Atatürk, Padişah Vahdettin’in görevlendirmesiyle 16 Mayıs 1919 Cuma günü Bandırma Vapuru ile yolculuğa başladı. Vapurda Atatürk’e eşlik eden heyette 18 kişi bulunuyordu. Bu 18 kişi Kurtuluş Savaşı’nda da Atatürk ile birlikte mücadele eden öncü isimlerdi. O gün yolculuğa başlarken de Mustafa Kemal Atatürk’ün tek düşüncesi vardı: Tam bağımsızlık. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Nutuk’ta bağımsız devlet kurmakla ilgili düşüncelerini şöyle dile getirmişti: “… Millî egemenliğe dayanan tam bağımsız, yeni bir Türk devleti kurmak…Ne denli zengin ve gönenmiş olursa olsun bağımsızlıktan yoksun bir millet, uygar toplumlar karşısında uşak durumunda kalmaktan öteye gidemez…Aşağılık durumuna düşmemiş olanların isteyerek başlarına bir emir veren getirmeleri hiç düşünülemez.... Türk’ün onuru, kendine güveni ve yetenekleri, çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet tutsak yaşamaktansa yok olsun daha iyidir.” 

İstanbul’dan Padişah Vahdettin’in görevlendirdiği bir asker olarak yola çıkan Atatürk, Samsun’a ayak bastıktan günler sonra istifa etti. Milli mücadele ve tam bağımsızlık için sivil olarak hareket etti. Amasya Genelgesi, Erzurum Kongresi, Sivas Kongresi ile bağımsızlık mücadelesinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılışının yolları döşendi. 19 Mayıs’ın üzerinden bir yıl geçmemişken 23 Nisan 1929’de Ankara’da TBMM açıldı. Türkiye büyük Millet Meclisi’nin açılması ise millet hakimiyetinin ve cumhuriyet ilanının ilk adımıydı.

“Anadolu’yu baştan başa yakan ateşin, üzerine oturduğu felsefî temel; yalnız yedi devlete karşı değil; yere göğe, talihe, kadere karşı bile isyan etmek, namussuz ve zilletle yaşamaktansa namuslu ölmek idi.” ifadeleriyle Atatürk milli mücadeleyi özetlemişti. Milli mücadele sadece işgal kuvvetlerine karşı yapılmadı, manda himaye isteyen işbirlikçileriyle de mücadele edildi.

19 Mayıs Ne Zaman Bayram Oldu?

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs gösterilerini son kez Ankara’da izledi. 19 Mayıs’ı ayrı önemsiyordu. Doğum gününü soranlara “19 Mayıs neden olmasın” diyordu. Gönlünden geçen bugünün Türk gençliğine armağan edilesiydi. 2739 Sayılı Kanun’a bir fıkra eklenmesi gerekiyordu. İçişleri Bakanlığı gerekli yasa tasarısını hazırladı. Tasarı TBMM’de farklı oturumlarda görüşüldü. 13 Haziran’da ve 20 Haziran’daki görüşmelerin ardından yasa kabul edildi. 19 Mayıs 1919’dan 19 yıl sonra 20 Haziran 1938’de 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı olarak kabul edildi.

19 Mayıs’ın bayram olarak kutlanması 19 yıl sonra gerçekleşmiş olsa da daha öncesinde Samsun’da “Gazi Günü” olarak kutlanıyordu. Samsun’da başlayan kutlamalar ülkenin farklı şehirlerine yayıldı ve bir nevi 19 Mayıs’ın bayram olarak ilan edilmesinin de temelini oluşturdu. Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ismini ise 1981 yılında çıkarılan 2429 sayılı kanun ile aldı. Toplumların geleceği olan gençlere bayram armağan edilmesi de Atatürk’ün gençliğe verdiği değerin göstergesiydi. 

Atatürk’ün Gençlere Işık Olacak Sözleri

Gazi Mustafa Kemal Atatürk; Türk gençliğine bayram hediye etti. Nutuk konuşmasının sonunda da gençleri unutmadı. “Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.” ifadeleriyle başlayan Gençliğe Hitabesini; “Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asîl kanda, mevcuttur!” cümleleriyle tamamladı. 

Atatürk’ün bütün umudu gençlikteydi. Gençliğe Hitabe o umudun göstergesiydi. Gençlikle ilgili sözleri sadece hitabe ile sınırlı değildi. Hemen her fırsatta, her toplantı da gençliğe olan umudunu dile getiriyordu. 
Atatürk’ün gençliğe ışık olacak sözlerinden bazıları: 

“Ey yükselen yeni nesil istikbâl sizindir. Cumhuriyeti biz tesis ettik, onu i'lâ ve idame ettirecek sizsiniz.”

“İşaret ettiğim prensipleri, Türk gençliğinin kafasında ve Türk milletinin şuurunda daima canlı bir halde tutmak, üniversitelerimize ve yüksek okullarımıza düşen başlıca vazifedir.”

“Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel ve her şeyden evvel Türkiye'nin istiklâline, kendi benliğine milli geleneklerine düşman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir. Beynelmilel vaziyete göre, böyle bir savaşın gerektirdiği ruhî unsurlarla mücehhez olmayan fertlere ve bu fertlerden mürekkep cemiyetlere hayat ve istiklâl yoktur.”

“Sizler, yeni Türkiye’nin geç evlatları, yorulsanız da beni izleyeceksiniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği amaca, bizim yüksek ülkümüze durmadan, yorulmadan yürüyecektir.”

“Gençliği yetiştiriniz. Onlara bilim ve kültürün olumlu fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Özgür fikirler uygulamaya geçtiği zaman, Türk milleti yükselecektir."

"Rica ile, merhamet dilenmekle bir millet ve devletin şeref ve istiklali kurtarılmaz. Türk milleti, gelecek nesiller için bunu unutmamalıdır. 19 Mayıs güven, sevinç, hareket günüdür."

“Biz her şeyi gençliğe bırakacağız... Geleceğin ümidi, ışıklı çiçekleri onlardır. Bütün ümidim gençliktedir.”

"Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunu düşünerek, ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz." 

Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun!

Saygıyla, minnetle ve rahmetle....

19 Mayıs 1919 Neden Önemlidir?

19 Mayıs 1919; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı gün. 16 Mayıs’ta Bandırma Vapuru ile başlayan yolculuğun nihayete erdiği ve Türk milletinin Milli Mücadeleyi; Kurtuluş Savaşı’nı başlattığı gün. 

19 Mayıs Ne Zaman Bayram Oldu?

19 Mayıs 1919’dan 19 yıl sonra 20 Haziran 1938’de 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı olarak kabul edildi. Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ismini ise 1981 yılında çıkarılan 2429 sayılı kanun ile aldı. 

Atatürk Gençliğe Hitabeyi Ne Zaman Söyledi?

Gazi Mustafa Kemal Atatürk 20 Ekim 1927’de yaptığı büyük Nutuk konuşmasının sonunda Türk gençliğine seslendi. “ Ey Türk gençliği!” diye başladığı bölüm Gençliğe Hitabe olarak tarihteki yerini aldı. Türk gençliğine ışık oldu. 

Milli Mücadelenin Başladığı Gün: 19 Mayıs 1919  19 Mayıs 1919 Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun Milli Mücadele
Neşe Polat
Neşe Polat
Blog Yazarı

Bayburt'ta doğdu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon ve Sinema bölümünden mezun oldu. Medya sektöründe çalıştı. Yayınevlerinde editörlük yaptı.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.