AnasayfaBlogKişisel Gelişimimiz İçin Neler Yapmalıyız?
Kişisel Gelişim

Kişisel Gelişimimiz İçin Neler Yapmalıyız?

29 Nisan 2021
Kişisel Gelişimimiz İçin Neler Yapmalıyız?

Bir gün Michelangelo’ ya sormuşlar: Bu güzel heykelleri nasıl yapabiliyorsun? O da şu cevabı vermiş: o güzellikler zaten taşın içinde var. Ben sadece fazlalıklarını atıp içindeki güzelliği çıkarıyorum.

Michelangelo bu cümleleriyle bir yönüyle kişisel gelişimi tarif etmiş. Çünkü kişisel gelişim, kişinin büyürken içinde var olan potansiyelini keşfetmesidir. Michelangelo'nun dediği gibi yetenekler, güzellikler zaten içimizde saklı. Bize sadece onları keşfetmek, ortaya çıkarmak kalıyor. Gelişim kelimesi çok çeşitli manalarda kullanılıyor. Bunlar neşv ü nema (büyüme, serpilme), inkişaf (açılma, meydana çıkma, yetişme), terakki (yükselme), tekâmül (olgunlaşma). Bu kelimelerin hepsi bir olgu ya da varlığın pozitif manada gelişimini anlatıyor. Kişisel gelişim süreci ise bu keşif yolculuğunda insanın yeteneklerini meydana çıkarması için yapması gereken bazı fedakârlıklar ya da bırakması gereken bazı yanlış alışkanlıkları içerir. 

Daha önce yazdığımız "Kişisel gelişim ne işe yarar?başlıklı yazımızda kişisel gelişim nedir? kişisel gelişimin faydaları nelerdir? Kişisel gelişimin olumsuz yönleri var mı? sorularına cevap vermiştik. Bu yazımızda ise kişisel gelişimimiz için neler yapmalıyız sorusunun cevabını arayacağız. İster 15 yaşında bir liseli olun ister 25 yaşında iş arayan yeni üniversite mezunu, ister 35 yaşında bir ev hanımı isterse 65 yaşında bir emekli. Kim olursanız olun her yaşta kişisel gelişiminiz için yapılması gerekenler olduğunu unutmayın.

Kişisel Gelişimimiz İçin İlk 10 Adım

  • Niyet Etmeliyiz

Gerçekten kendimizi yetiştirmeyi, geliştirmeyi istiyor muyuz? Yoksa popüler söylemlerle ilgilenmeyi mi seviyoruz? Ya da kişisel gelişim eğitimlerini CV’mize yazmak için mi alıyoruz? Kişisel gelişimimiz için ilk adım niyet etmek. Kendimizi gerçekten geliştirmeye niyet etmek. Yani istemek. İnsan bilmediğini isteyemez. Biz ne istediğimizi biliyoruz: Kendimizi geliştirmek. İnsan istemediğini yapamaz. Demek ki önce gönülden istemek gerekiyor. Örneğin hasta bir insan çok güzel yemekler görür ama yiyemez. Çünkü isteği yoktur. İsteği olmadığı için de harekete geçmez.

Eğer gerçekten kendinizi geliştirmek gibi bir niyetiniz yoksa yazının devamı çok ilginizi çekmeyebilir. Niyetimiz sadece kendimizi geliştirmek, yetiştirmek olmalı. Başkalarını ölçü alıp onları geçmek, üstünlük kurmak değil. Çünkü bu tür bir hayat hem insanı yorar hem de hayatımızı başkalarının hayatına göre şekillendirmiş oluruz. Kendimizi bulamayız. Bu keşif yolculuğu da başlamadan biter.

  • Harekete Geçmeliyiz

Niyet ettik, istedik. 2. adım harekete geçmek. Gelişim için harekete geçmeliyiz. Hareket, isteğin hizmetçisidir. İstersek hareket ederiz. İstemezsek hiçbir güç bize konforumuzu terk ettiremez. İstemek için ise önce bilmek gerekir. İsteklerimiz, inançlarımıza ve bilgilerimize tabidir. Neye inanırsak, neyi bilirsek onu isteriz. Kendi dünyamızı o bilgiler çerçevesinde kurarız. O nedenle bizi harekete geçirecek bilgileri elde etmek için 3. adıma geçelim.

  • Okumalıyız

Bu başlıkta dikkatinizi çeken bir durum oldu mu? Kitap okumalıyız yazmadım. Çünkü sadece kitap değil okumamız gerekenler. Kendimizi ve çevremizi de okumalıyız. Ata Demirer, Hülya Koçyiğit’le yaptığı bir söyleşide ‘’Şişman bir çocuk olmak yalnız olmak. Yalnızlığın şöyle bir avantajı var: Karşıya geçip gözlemleyebiliyorsun. Kim ne yapıyor, ne ediyor? Davranış biçimi, ruh hali.’’ sözlerine yer vermiş. Yalnızlığı avantaja çeviren Demirer’in gözlemlemek dediği aslında bir nevi okumak. Çevresini, arkadaşlarını, kendini ve doğayı okumak. Ata Demirer o gözlemi, okumayı o kadar iyi yapmış ki izlenme rekorları kıran, hem güldüren hem ağlatan senaryoları kaleme almış.

Kitap okumaya gelince kitap okumak 7’den 77’ye hayatımızın her alanında olması gereken bir alışkanlıktır. Burada önemli olan ne okuyacağımızı bilmektir. Çünkü ekmek ve su gibi sürekli okunması gereken kitaplar var. İlaç gibi sadece ihtiyaç duyduğumuzda okumamız gerekenler var. Ya da çerez gibi okursak vitamin sağlayan okumazsak pek bir şey kaybettirmeyen kitaplar var. Bunları kendi hayatımıza göre iyi tespit etmek gerekir. Kişiliğimize, insanlığımıza katkı sağlayan kitaplar okumak önemlidir. Mesleki gelişimimize yön veren kitaplar okumak ise bir gerekliliktir. Kendimizi okumak ise bize 4. adımı attırır.

  • Kendimizi Tanımalıyız

"Kişi kim olduğunu tanımak isterse kimleri sevdiğine baksın.’’ demiş hz. Mevlana. Kendimizi tanımamızın yolu, sevdiğimiz ve sevmediğimiz şeyleri tespit etmekten geçer. Kendimizi tanımak güçlü ve zayıf yanlarımızı bulmaktır. Kişisel envanterimizi ortaya koymaktır. Kendimizi tanımaya somut ve soyut değerlerimizi ortaya koyarak başlayabiliriz. Elimize bir kâğıt ve kalem alalım. Sayfayı iki ’ye bölelim. Bir tarafa somut değerlerim diğer tarafa soyut değerlerim yazalım. Çizgi çekip somut değerler bölümünden başlayalım. Örneğin yaş, mezuniyet durumu, hobiler, fobiler, yabancı dil seviyesi, meslek, meslekte kaçıncı yıl vs.

Diğer taraftaki soyut değerler bölümünü doldururken NLP tekniklerinden faydalanabiliriz. NLP’ye göre 5 temel değer olan bilmek, olmak, yapmak, yakın olmak, sahip olmak diye adlandırılan bu değerlerin kendimize göre sıralamasını yapalım. Bu sıralama bize kendi yaşam biçimimiz hakkında oldukça sağlam bilgiler verecektir. Herkesin iç dünyası birbirinden farklıdır. Soyut değerler kısmına kendimizde takdir ettiğimiz iyi yönlerimizi ve kurtulmak istediğimiz yanlış alışkanlıklarımızı yazabiliriz. Kurtulmak istediğimiz diyorum çünkü kendini geliştirmek isteyen kişi yanlış alışkanlıklarından kurtulmak isteyecektir. Aynı Michelangelo’nun taşı fazlalıklarından kurtarıp ona en güzel şekli vermesi gibi.

Yanlış alışkanlıklar deyince aklımıza sadece klişe şeyler gelmesin. Tv, internet ve sigara bağımlılığı, tembellik gibi. Çünkü kimi insan bunlar bende yok, yanlış alışkanlığım yok deyip işin içinden sıyrılabilir. Bunlarla beraber her an kaygılı olmak yanlış bir alışkanlıktır mesela. İnsanlara hayır diyebilmeyi öğrenmemek ve her istediklerini yapmak da yanlıştır. Bir davranışımız için herkesten onay beklemek de yanlış bir alışkanlıktır. Evet, güçlü ve zayıf yanlarımızı tespit ettik. Somut ve soyut değerlerimizi ortaya döktük. Kişisel gelişim yolculuğunun zor kısmı tamamlandı. Artık eksikliklerimizi tamamlamak ve yeteneklerimizin üzerine yeni yetenekler eklemek kaldı.

  • Günlük, Haftalık, Yıllık Planlar Oluşturmalıyız

Günlük, haftalık, yıllık hedefler koyarak o hedeflere ulaşma çabamız kişisel gelişimimize büyük katkı sağlayacaktır. Günlük yapılacak tüm işleri en ince detaya kadar bir kâğıda yazıp odamıza ya da buzdolabının üzerine asalım. Günün sonunda her yaptığımız işin karşısına bir yıldız ya da tik koyalım. Koyduğumuz her yıldız bizi sevindirecek. Ertesi gün daha çok yıldız koymak için tüm işleri bitirme çabasına gireceğiz.

  • Erken Kalkmalıyız

’Erken kalkan yol alır.’ demiş atalarımız. Güne erken başlamak hayat kalitemizi arttırır. Uzmanlara göre erken kalkmanın zihnimiz ve beden sağlığımız açısından birçok faydası var.

  • Yeni Bir Dil Öğrenmeliyiz

Yabancı dil öğrenmek çok faydalıdır. Beynin dil merkezlerini geliştirir. Düşünme hızımızı arttırır. Yabancı dilde her yeni kelime öğrendiğimizde daha güçlü bir hafızaya sahip oluruz. Yeni bir dil öğrenmek deyince gözümüz korkmasın. İlla ki akıcı konuşmak zorunda değiliz. Hiçbir yabancı dile karşı ilgimiz yoksa ya da öğrenme gereksinimi duymuyorsak bile internette karşımıza çıkan İngilizce kelimeleri anlamak için haftada 10 kelime öğrenmek bizi yormaz. Bir bakmışız ki yılda 520 yabancı kelimeyi öğrenmişiz.

  • Yeni Bir Hobi Edinmeliyiz

Kendimizi tanırken yazdığımız hobiler bölümünden farklı olarak bu yaşımıza kadar yapmadığımız ilgimizin olduğu ya da olmadığı bir hobi edinebiliriz. İlgimizin olmaması onu başaramayacağımız anlamına gelmez. Bazen beyni şaşırtmak gerek. Çünkü beyni şaşırtmak beynimizi geliştirmekte kilit bir yöntem. Onu yeni şeyler denemeye ve öğrenmeye yönlendirip sınamış oluruz. Örneğin seramik atölyesi, fotoğrafçılık, toprakla uğraşma, savunma sporları, yemek ve pasta kursları, el işi kursları gibi.

  • İletişim Becerimizi Geliştirmeliyiz

Günlük hayatta en sık kullandığımız beceri, iletişim. Hangi meslekten olursak olalım, hangi ülkede yaşarsak yaşayalım çevremizle iletişim kurmak zorundayız. Ailemizle, akrabalarımızla, komşularımızla, iş yerindeki arkadaşlarımızla hep iletişim içerisindeyiz. Toplumda görülen problemlerin %80’ni iletişimsizlikten ya da kendini yanlış ifade etmekten geliyor. İnsanlar karşısındakine problemini söylemiyor, onun anlamasını bekliyor. Bu durum problemi çözmüyor. Çözülmeyen problem gitgide büyüyor ve insanlarda öfke patlamaları yaşanıyor. "Herkes kendi kapısının önünü süpürürse tüm dünya temiz olur." demiş Goethe. Bu tür iletişim kazalarını önlemek için önce kendimizden başlayalım. İyi bir iletişim için:

  • Önce gözlemleyelim. Kişilerin hareketlerini, iletişim şekillerini gözlemleyelim. Belki bizim sorun olarak gördüğümüz bir iletişim tarzı onlar için sorun değildir.

  • Soru soralım. Anlaşmak ve anlaşılmak için iyi bir yöntem.

  • Göz teması kurarak yapıcı tavırlar ve düşünceler ortaya koyalım.

  • Karşımızdakini sözünü kesmeden dinleyelim. Bu hem sabır gücümüzü arttırır hem de karşımızdaki kişiyi önemsediğimizi gösterir. Önemsendiğini gören kişinin bize olan saygı, sevgi ve güveni artar.

  • İletişim becerimizi geliştirmek için çeşitli eğitim seminerlerine katılabiliriz. Hem iş hem de aile yaşamında bize çok katkıları olur.

Yüz Yüze ve Uzaktan Eğitim Seminerlerine Katılabiliriz

İster mesleğimizle ilgili isterse merak ettiğimiz farklı bir alanla ilgili eğitim seminerlerine, ücretli, ücretsiz eğitimlere katılabiliriz. Seminerlerin bir takım teknik özellikleri bize kolaylık ve yarar sağlar. Örneğin seminerler kısa bilgiler içerir. Bu durum insanı yormaz. Seminerler okul eğitimi gibi uzun zaman almaz. Kısa vadede bir konu hakkında zevkle bilgi sahibi oluruz. Seminerler çağın son gelişmelerine göre hazırlanır. Böylece yeniliklerle tanışırız. Teknolojik, yazınsal, ekonomik vs çeşitli alanlardaki son gelişmelerden haberimiz olur. Ayrıca seminer ve kurslarda yeni çevre, yeni arkadaşlar ediniriz. Eğitim seminerleri bilgi edinmemizi eğlenceli hale getirir. Böylece kişisel gelişimimiz ve kariyer hayatımız kısa bir eğitim aktivitesiyle çok önemli bir ilerleme kaydeder.
Evet, bu saydığımız 10 madde kişisel gelişim adına en temel maddelerdir. Her insan kendi hayatına göre bu gelişim maddelerini çoğaltabilir. Biz burada kişisel gelişim yolculuğuna en başından nasıl başlanması gerektiğinden bahsettik. Maddeleri sıralarken bir çaba göstermedik. Yani 1. maddedeki "niyet etmeliyiz." maddesiyle başladığımızda 2.3.4.5. vs diğer maddeler otomatik olarak sıralandı. Çünkü yazının başında da söylediğimiz gibi gerçekten kendimizi yetiştirmek ve geliştirmek gibi bir hedefimiz yoksa yabancı dil öğrenmek de zor, sabah erken kalkmak da zor, insanlarla iyi iletişim kurmak da zor olur. O nedenle yetişmeyi, büyümeyi, gelişmeyi gerçekten gönülden istemeliyiz.

İstemenin gücüne de inanmalıyız. Bu isteme gücü bize kalpten inanmayı ardından hayal kurmayı getirecektir. Hayal kurmak ümidimizi arttırır. Ümidimizin artması pozitif bakış açımızı geliştirir. Yapabileceğimize dair inancımız ve güvencimiz artar. Ümit kelimesi Arapçada Reca kökünden gelir. Reca, sürekli yalvarmak demektir. Yani ümit etmek hal diliyle sürekli yalvarma, isteme halidir. Kim bilir belki bu ümitli bekleyiş karşımıza çeşitli fırsatlar çıkarır. Aman dikkat edelim de fırsatlar kaçmasın.

Kişisel Gelişim Sürecinde Karşımıza Çıkan Engeller

İnsan bir yolculuğa çıktığında o yol dümdüz, engelsiz olamaz. İnsanın karşısına sarp kayalıklar, yokuşlar, tehlikeli köprüler çıkabilir. Vahşi hayvanlarla mücadele etmesi gerekebilir. Aynen bunun gibi kişisel gelişim yolculuğunda da elbette ki karşımıza engeller çıkacak. Enerjimiz azalacak. Pes etme noktasına bile gelebiliriz. O nedenle bu yola çıkmadan önce yola dair bir harita çıkarmak gerekli. Biz bu yola dair haritanın duraklarını kişisel gelişimin ilk 10 adımı olarak yazdık. Bir de karşımıza çıkabilecek engellere dair haritada bazı belirlemeler yapmalı, haritaya dikkat levhaları koymalıyız. 

Uzman psikolog Beyhan Budak yaptığı bir TEdX konuşmasında kişisel değişimi engelleyen unsurları 3 başlık altında özetlemiş:

  • Duygusal Yükler: Çocukluğumuzda kafamıza kazınan sabit, olumsuz düşünceler. Örneğin işinin en iyisi olsan da annen ya da baban sende eksik buluyorsa sen kendini bir türlü tamamlanmış hissedemezsin. Bu tür duygular çocukluğumuzdan getirdiğimiz olumsuz yüklerdir. Bu duyguların farkında olursak daha kolay başa çıkabiliriz.

  • Büyük Resmi Görmemek: Gösterdiğimiz çabanın farkında olmak gerek. Yani bu yolculukta küçük bir mola verip sonra arkamıza bakarak baştan beri ne kadar mesafe aldığımızı gözden geçirmeliyiz. Kendimizi tanırken ortaya koyduğumuz güçlü ve zayıf yönlerimizi bir kez daha kontrol edip kurtulduğumuz yanlış alışkanlıklarımızın farkına varmalıyız. Bu çaba ve ilerleme için kendimizi ölçülü biçimde takdir etmeliyiz. Bu takdir iç motivasyonumuzu arttırır. Sonra tekrar yola devam.

  • Yüzleşme Korkusu: Hiç kimse zayıf yanlarını kabullenmek istemiyor. Önce insan olarak zayıf olduğumuzu ve bizim de kendimize göre zayıflıklarımız olduğunu kabullenmemiz gerekiyor. Bir ağacın köklerinin toprakta yıllar geçtikçe sağlamlaşması gibi insanın zayıf yönleri de yaş aldıkça karakterinde kökleşiyor. Bahçenizde yanlış yere diktiğiniz ufak bir ağacı sökmek istiyorsunuz. Ama ertelediniz. Seneye sökerim dediniz. Bir sene daha geçti. Yine canınız istemedi. Bu erteleyiş ağacın köklerinin sağlamlaşmasına sizin ise yaş aldıkça fiziken daha güçsüz hale gelmenize neden olacak. Ve o ağacı sökemeyeceksiniz. İnsanın zayıf yanlarını ya da yanlış alışkanlıklarını içinden söküp atması da aynen bunun gibi. Kendi durumumuzun farkına vardığımız anda yani yüzleşme gerçekleşince bunu bir an önce kabul edip o zayıflıkları içimizden söküp atmaya bakmalıyız. Yoksa yıllar geçtikçe işimiz zorlaşacak. İnsan durduğu yerde olgunlaşamaz hatta çürür. O nedenle en kısa zamanda harekete geçmek gereklidir. 

Engelleri kısaca bu şekilde sıraladık. Kişisel gelişimi kısa bir yolculuk olarak düşünmeyelim. Hatta bir maraton olarak görelim. Gelişim hemen olmaz. Zaman alır. Küçük adımlarla yavaş yavaş gerçekleşir. Küçücük bir tohumun serpilip büyümesi gibi. Her gün aynıymış, büyümüyormuş gibi gelir. Ama bir bakmışız ki çiçek açmış. Yolda karşımıza daha birçok engeller çıkabilir. Mükemmeliyetçilik, başaramama, eksiklikler vs gibi. Hiç önemli değil. İki adım ileri bir adım geri gideriz yolu yine de bitiririz. Tabii ki niyetimiz varsa.

Kişisel Gelişim Nedir? 

Gelişim kelimesi çok çeşitli manalarda kullanılıyor. Bunlar neşv ü nema( büyüme, serpilme), inkişaf ( açılma, meydana çıkma, yetişme), terakki( yükselme), tekâmül( olgunlaşma). Bu kelimelerin hepsi bir olgu ya da varlığın pozitif manada gelişimini anlatıyor. Kişisel gelişim süreci ise bu keşif yolculuğunda insanın yeteneklerini meydana çıkarması için yapması gereken bazı fedakârlıklar ya da bırakması gereken bazı yanlış alışkanlıkları içerir.

Kişisel Gelişimimiz İçin İlk 10 Adım Nedir?

Niyet Etmeliyiz. Harekete Geçmeliyiz. Okumalıyız. Kendimizi Tanımalıyız. Günlük, Haftalık, Yıllık Planlar Oluşturmalıyız. Erken Kalkmalıyız. Yeni Bir Dil Öğrenmeliyiz. Yeni Bir Hobi Edinmeliyiz. İletişim Becerimizi Geliştirmeliyiz. Yüz yüze Ve Uzaktan Eğitim Seminerlerine Katılabiliriz.

Kişisel Gelişim Sürecinde Karşımıza Çıkan Engeller Nelerdir?

Duygusal yükler, çocukluğumuzda kafamıza kazınan sabit, olumsuz düşüncelerdir. Büyük resmi görmemek, gösterdiğimiz çabanın farkına varamamak. Yüzleşme korkusu, insan olarak zayıf olduğumuzu ve bizim de kendimize göre zayıflıklarımız olduğunu kabullenmemiz gerekiyor.

Kişisel Gelişimimiz İçin Neler Yapmalıyız Kişisel Gelişimimiz İçin İlk 10 Adım kişisel gelişim kişisel gelişim önündeki engeller Kişisel gelişim süreci
Nurcan Büyükelyas
Nurcan Büyükelyas
Blog Yazarı

Süleyman Demirel Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü, Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni bitirdi. Amerika’da bulunduğu dönemde ‘’Tesol’’ ve ‘’Child Psychology’’ sertifikalarını aldı. Anaokullarında çalıştı. Türkiye’de ise çeşitli kurslarda Arapça öğreticiliği yaptı. Orta derecede İngilizce ve Arapça bilmektedir.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.