AnasayfaBlogHafıza Teknikleri ve NLP
Kişisel Gelişim

Hafıza Teknikleri ve NLP

01 Ocak 2021
Hafıza Teknikleri ve NLP

Hafıza Teknikleri ve NLP üzerine konuşacağız. Aslıhan Şahan enstitüde NLP eğitmeni Hacer Doğaner Keklik ise Hafıza teknikleri eğitmeni. Aslında iki konunda birbirine benzer alanlar olduğunu düşündüğüm için birlikte yayına aldım. Hocaları da çok iyi olduğu için onlara da zor sorular hazırladım. Katılımcılardan da sorular geldi, onları da yönelteceğim. Öncelikle bu iki dersten bahsedelim; Hafıza Teknikleri ve NLP. Birbirine zıt gibi görünüyor. Biri ezberlemeye diğeri de unutmaya yönelik duruyor.

Hafıza teknikleri eğitiminden bahseder misiniz? 

Hacer Doğaner Keklik: Hafıza teknikleri eğitiminde aslında ezber bilgi sıralı bir şekilde hafızaya nasıl alınır ve unutulmayacak hale nasıl getirilir, bundan bahsediyoruz. Hafızanın yapısından teorik olarak başlayıp uygulama ile devam ettiriyoruz eğitimleri. 

NLP eğitiminden bahseder misiniz?

Aslıhan Şahan: NLP, beyni kontrol etme ve yönetme dili. Zihninizle dil arasındaki etkileşimi sağlamak için beyni doğru kullanma sanatı. Bunun için de beyni kontrol altına almak lazım. Hafıza teknikleri de bunlardan bir tanesi. Hayata daha pozitif nasıl bakarız, davranışlarımızı daha rahat sergileriz, kendimizi nasıl daha iyi ifade ederiz? Aslında kısacası kendimizi tanıma dediğimiz nokta NLP. Tam olarak hedef belirlemesinden tutun ki, iş hayatınızda, evlilik hayatınızda, özel hayatta, her alanda aslında NLP’nin bir fonksiyonu ve bir yeri var.

Bilal Şentürk: İlginçte bir eğitim açıkçası. Psikoterapi gibi değişik bir eğitim.

NLP Eğitimine Kimler Katılıyor?

Aslıhan Şahan: Kendini tanımak isteyen, kendini keşfetmek isteyen herkes katılabilir. Bu çünkü bazı insanlar kendini tanımıyor. Başkalarına bir anlam veremezken kendindeki açığı yakalıyor. Kendini değiştirmeye başlıyor. Aslında kontrol sizsiniz oluyor. Daha önce cesaret edemediği şeylere, kendinde bir travmatik durum sergilemesi gibi durumların önüne geçme sanatı. Nasıl mutlu oluruz, beklentileri nasıl karşılarız? NLP uçsuz bucaksız. Dipnot olarak söylemek istiyorum. Bizler doktor, psikiyatrist, psikolog değiliz. Sadece sosyal hayatta değil yazılı alanı da içine alan ezberden uzak nasıl yazılım yaparız. Burada bile NLP’nin fonksiyonu var. Hayatınızın her alanında NLP sizle beraber oluyor. Doğru insan aram yerine doğru insan olmak.

Bilal Şentürk: Aslıhan hoca NLP eğitiminde ders yapıyor da gitar çaldırıyor diyorlar. Siz ne diyorsunuz?

Aslıhan Şahan: Ders dışında ekstra özel bir konuk alıp saz getirmiştim. Ama dersimizin dışında olan bir durumdu. 20 saatlik ders bitmiştir. Öğrencilerinle bağı kopartmamak için, müzik şöleni yaptık.

Bilal Şentürk: Hacer hanım sizin dersinizde var mı ilginç şeyler?

Hacer Doğaner Keklik: Mücahit Aköz var. Türkiye Hafıza şampiyonu. Verilen mesaj şu biz hafızamızı kullanmayı bilirsek bun çok kısa sürede yapabiliriz. Hepimiz bu potansiyele sahibiz. Bunun için duvarlarımızı yıkıp sıra dışı düşünmeliyiz.

Bilal Şentürk: Özellikle sınava hazırlanan öğrenciler kapınızı çalıyordur. YKS gibi sınavlara girecek öğrenciler. İş hayatında olan kariyer yapmak isteyen kişiler için soruyorum. Yabancı dil öğrenmek isteyenler soruyor daha çok.

Kısa Sürede En Çok Kelimeyi Öğrenmenin En Etkili ve Kısa Yolu Nedir?

Hacer Doğaner Keklik: Hafıza tekniklerinde yabancı dil eğitimi akıl şeyleri dediğimiz, yüzlük çiviler de deniyor. Önce rakamların benzetildiği nesneleri hafızaya alıp o kelimeleri kodlarla birlikte ilişkilendiriyoruz. Belirli sayıda kelime, fiil hafızasına aldıktan sona cümle kurma aşamasına geçiriyoruz. Biraz emek istiyor. Bizden beklenti şu; usb’nin içerisindeki bilgileri takıp aktarmak gibi düşünüyorlar. Ama öyle değil, her şey emek istiyor. Emek ve çaba sarf edilmesi gerekiyor. Dil öğrenmek için en önemli faktörlerden bir tanesi dili kullanıyor olmak. Bunu yapacak fırsatımız yoksa kelimeleri hafızaya alıp cümle içinde kullanmak. Hafızaya alındıktan sonra anlamlarını çıkarmak. Bunula ilgili eğitim içerisinde tavsiye ettiğim kitaplar da oluyor. Derste bundan bahsetmiyorum ama örnek olarak veriyorum.

Bilal Şentürk: Hafıza tekniklerin katılan birinin yabancı dil öğrenme sürecine nasıl katkısı olur?

Hacer Doğaner Keklik: Bahsetmiş olduğum yüzlük çiviler. Hafıza teknikleri dediğimiz tamamen her şeyi zihnimizde görsel formata dönüştürebilme. Çünkü beyin görselleştirebildiği bilgiyi öğenmiş oluyor. Uzun süreli hafızaya atmış oluyor. Öğrenme süreci kısa süreli hafızada gerçekleşiyor. Kısa süreli hafızada ne kadar yoğurabiliyorsak, uzun süreli hafızaya atabiliyoruz. Bu süreci kısaltmak için yüzlük çiviler dediğimiz 100 tane rakam ve o rakamlarla çağrıştıracağımız görseller var. İngilizce kelimeyi de görsellere bağlıyoruz. Orada bir kurgu oluşturuyoruz. Her şey bir senaryo aslında. Yaratıcı yazarlık da giriyor işin içine.

Bilal Şentürk: Yaratıcı yazarlıkla nasıl bir ilişkisi var?

Hacer Doğaner Keklik: Her şeyi, kurgu üzerine ilerliyor. Tarih ve coğrafya üzerine ödev veriyorum. Öğrenilmesi gereken maddelerin hepsi kurgu içerisinde yer alıyor. Bir senaryo oluşturuyorlar ve o senaryoyu takip ederek zihne alıyorlar. Aslında yaptığımız şey bu. Bu şekilde ödevlerle birlikte yorum ve geri bildirim alıyorum. Zamanında bu tekniği bilseydik tıp ya da hukuk okuyabilirdik.

Bilal Şentürk: Gerçekten gerek var mı buna? Sağlıklı beslenmek, iyi uyumak hafıza için yeterli değil mi?

Hacer Doğaner Keklik: Bilgi çok önemli. Kendi öğrenim hayatımdan da örnekler veriyorum. Ben ezber yapamıyordum. Böyle bir kitle var. Ben hafıza tekniklerini öğrenene kadar, sorunun bende olduğunu düşünüyordum. Bir kalıp var ve herkes o kalıba girmek zorunda. Beynimizin götürdüğü yola gidemiyoruz. Herkese, mantıklı ol, iyi düşün önermeleri veriliyor. Yaratıcı yazarlık ve inavasyon bile içeriyor. 

Bilal Şentürk: Aslıhan Hanım, NLP Kötü şeyleri unutmak gibi bir yöntemmiş gibi düşünülüyor. Unutmak istediğimiz şeyleri unutmada beynimize gönderdiğimiz komut gibi. Alternatif tıp gibi de düşünülebilir. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? 

NLP nedir?

Aslıhan Şahan: Beyin bir çocuk gibi. Ona komut verip yönlendirecek olan bizleriz. 77 kuşak öteden genlerimizi taşıyarak geliyoruz. Yeni doğmuş bir bebek 3-4 yaşına geliyor. Annesiyle dışarda geziyor. “çocuğum gel, köpek seni ısırır, kedi tırmalar” denildiğinde çocuğun beyninde komut olarak, “kedi tırmalayan, köpek ısıran hayvan” olarak kalıyor bilinçaltında. Bu kod ilerliyor, büyüdükçe bilinçaltında o enerji dediğimiz frekans dalgaları var. Derseniz ki o frekans dalgalarını görüyor musunuz? Şöyle derim; radyodaki frekans dalgalarını nasıl göremiyorsanız, beyindeki, frekans dalgalarını da göremiyoruz. Ama neden korkarsak, korktuğumuz şeyin başımıza geldiğini de çok iyi biliyoruz. Araba beğeniyorsunuz kırmız bir model. Arkadaşınızla sohbet ediyorsunuz “aa benim sevdiğim araba geçiyor” gördün mü? 

7 yılı aştı. NLP’yi yeni öğreniyorum o zaman. Arkadaşım beyin tümörüne yakalandı. Metastazi durumunda. 10 mmlik bir tümörü vardı ve ilerliyordu. Doktorumuz bir süre hiç bir şey yapmayacaksınız, 4 ay sonra sizi renkli EMAR’a alacağız dedi. Ben her gün onunla iletişim alindeydim. Evcilik oyandık, şakalaştık. Bir baktık Paris’teyiz, dünyanın en ünlü adamıyla evlendik, tartışıyoruz. Ama ona NLP yaptığım söylemedim. Her gün saçmaladık. Beynimizi her gün bir şeylerle yıkadık. Dol dolu keyifli yarım saat bir antrenman yaptım. Renkli EMAR çekilirken doktorumuz bize kızdı. “Ben size herhangi bir alternatif uygulama, yapmayın demedim mi?” 10 mmlik tümörümüz yaklaşık 6 ay içerisinde 6mm indi. Ve bu tamamen bilinçaltında onu yokmuş gibi tanıdık. 

Saçma cümleler kullanıyoruz. Tansiyonum var. Nerden senin oluyor o tansiyon? Sana aitlik eki, tansiyonum. Senin mi o? Şekerim var. Kendinize aitlik ekini kullandıkça bilinçaltı da diyor ki ben çökmeliyim. Ben tansiyon hastasıyım, benim şekerim var. Çünkü ben hastasıymışım. En basit örneği 3 yaşındaki çocuk kendi kendine oynuyor. Pat diye düştü eyvah nasıl canı yanmış dedim. Refleks gereği o surat ifademi gördü ve ağlamam gerekiyor dedi ağlamaya başladı. Reflekslerimiz, algılarımız, düşüncelerimiz beyni kontrol ediyor. Beyin diyor ki ben çocuk gibiyim. Ne söylersen ona inanırım. Hani beni iyileştir diye bekliyoruz. Önce beynen ruhen, bedenen inandırma dediğimiz bir olay var.

Öğrencim benim bir sorunum var nasıl halledebilir hocam diyor. Çapa yapıyorum. Çapa dediğimiz şey, geçmişte kalan kırıntı olmuş dibe çökmüş kalkamayan, bilinçaltının köşesine yer edinmiş çıkamayan bir şey. O pasını bir arındırıyorum. Sorun neymiş ona yoğunlaşıyorum. Sonrasında onu nasıl yok edebiliriz. Onun yerine nasıl başka bir şey koyabiliriz. Elimizde bir pasta var. Pastanın yerine ona telefi edecek bir şey bulmalıyım ki, kişi pastayı aramasın. İnsanlarımızı mutsuz olmaktan keyif alıyor. Böyle insanlara şahit oldum.

Bilal Şentürk: Geçmişten gelen bir şey diyorsunuz. Ya o problemle devam etmemesi çözülmesi lazım. Asabiyim mesela. Asabi olmamın sebepleri de var. Bunlar devam ediyor. Ben asabilikten faydalanıyorum. İşime de yarıyor.

Aslıhan Şahan: Sizi asabi yapan sebep ne. “Babam çok bağırırdı. Bir şey olduğunda höt derdi asker gibi sıraya geçerdik.” Herkes farklı yetişiyor. Herkesin travması kendine. Çok asi olanların içinde art niyet yok. Anlık bir şeydir. Sonra hemen telefi eder. Açığını kapatmaya bakar.

Biz nasıl mutlu oluruz hemen ilk soruları bu. Ben mutlu olmak için ne yapıyorum sorusu soran yok. Spor yaptım. O mutlu olmak değil. Kendine değer verdin mi? Ben ne kadar tatlı bir insanım, gel senden bir makas alayım diyor muyuz? Epifiz bezi dediğimiz tavan yapıp mutlu olacağı en özel anlardan bir tanesi. Gün içinde kendimize değer veriyoruz. Ben çok kıymetliyim demiyoruz. Hep açık arıyoruz. İşten ayrıldım, keyfim de yok. Aman niye yaşıyorsam. Bu duygulara sahip olduğumuz için beyin de diyor ki sen hazırsın biraz da ben seni mutsuz edeyim.

Bu polyanacılık değil aslında. Kendine değer verme sanatı. Kişiye şunu soruyorum. Bugün kendini mutlu etmek için ne yaptın? Hiçbir şey. Mutluluk kendine değer vermekle başlıyor. Önce kendini tanı. Mutlu olacağın bir şeyler yap. Eşim beni hep üzüyor. Oyu oynuyor. Ee sende oyna diyorum. Onun oynadığı oyunu oynayamam diyor.

Eleştirmek yerine acaba nasıl düzeltirim demeliyiz. Toplumca şikâyet etmeyi çok seviyoruz. Kendimizi eleştirirken ne kadar eleştirebiliyoruz. Ben asabiyim bu kadar. Niye asabiyim. Bunu sebebi ne? Bu noktaya getiren sebepler ne? Küçükken ne problem yaşadım? Öğrencilere belli başta ana sorular soruyorum. Başından 10 güzel olayla 10 kötü olay yazar mısınız diyorum.

Bilal Şentürk: Bir anlamda psikoterapi gibi bir şey?

Aslıhan Şahan: Beyne komut verip yönlendiriyorsunuz. Geçmişi bir kenara bırakıp geleceğe yönelik planlar yapmaya başlıyorsunuz? Ve ben %90 sonuç aldım. Bağ kopartmamak adına o saz çalan ekibi çağırdım.

Toplumun iki tane tanrısı var. Biri Allah biri de el âlem. O el âlemden bir kurtulamadık gitti. Aman el âlem ne der. Niye el âlem için yaşıyoruz da kendimiz için yaşamıyoruz? Bu sorunun cevabını verirsek biz mutlu olacağız. 

Bilal Şentürk: Katılıyor musunuz?

Hacer Doğaner Keklik: NLP eğitimiyle ilgili almış biri olarak çok net söyleyebilirim. Hayatımın dönüm noktalarından biriydi. Biz hem kendimizi anlamlandırmak ve çevremizi anlamakla başlıyoruz. Algı dediğimiz olay, her şeye bakış açımızı değiştiren güzel bir anahtar diyebilirim NLP için. Kendimi çevremi tanımamı, olayları algılama biçimimi değiştirdi. Her şeye pozitif anlam yükleme diyebiliriz. Çok derin çok fazla başlığı var. Çok uzun soluklu bir eğitim NLP eğitimi. Aslıhan hoca ile ilgili çok güzel yorumlar geliyor.

Bilal Şentürk: Hafıza tekniklerine döneceğim. Bir metot var. Loci metodu. Hafıza sarayı diye bildiğimiz popüler metot. Sherlock Holmes sonra popüler oldu.

Hafıza Sarayı Metodu Nedir? Mümkün Mü?

Hacer Doğaner Keklik: Mümkün ve gerçek. Sarayın çökmesi sonrası olmuş. Saraydaki eşyaları zihninde canlandırıp yerlerini bulmaya dayanıyor tekniğin kökeni. Böyle bir teknik var. Sherlock Holmes izleyen eğitme geliyor. Loci tekniğini anlatmıyorum. 4 tane teknik gösteriyorum eğitimin içerisinde. 5 günlük bir eğitim zaten. Bu tekniğe de değiniyoruz. Loci, çok hâkim olduğumuz mekandaki eşyaları kod olarak alıyoruz. Hafızamıza almamız gereken bilgiler ne ise, o eşyalarla ilişkilendiriyoruz. Yapılan şey bu. Alışveriş listesi, domates, soğan patlıcan, peynir alacağım. Bulunduğum ortamda girişte sandalye varsa domatesle sandalyeyi ilişkilendiriyorum. Bunu sıra dışı yapmalıyız. Deneyelim hocam sizinle. Domates ve sandalye ile ilgili sıra dışı bir kurgu.

Bilal Şentürk: Hocam yayınlarda beni karıştırmayın. Ben size örnek vereyim. Üniversitede bir hocam vardı. Sınıfa girerdi bana battal demişti. Biri var adı Ahmet ona diyordu Süleyman. Sonra herkesin adını tek tek söylerdi. Herhalde bu da kodlamış. Süleyman diye bir tanıdığı var onunla ilişkileniyor.

Hacer Doğaner Keklik: Kodlamış. İsimler hafızaya alınırken isimle ilgili tanıdığı biri varsa ya onunla ya da ismin anlamıyla ya da kelime olarak neye benzetiliyorsa onunla ilişkilendiriyoruz. Sıfat takma gibi bir durum olmayacak. Tamamen zihinde görselle ilişkilendirme. Mücahit hocamla bir seminere katılmıştık. 250 öğretmenin ismini hafızasına aldı. Çıkışta her öğretmen “Hocam benim ismim neydi?” diye sordu. Ve hepsini cevapladı. Çok etkilenmiştim. Sonra ben de bir kurumda eğitim verirken öğrenciler “ismimizi hafızanıza alır mısınız? dedi. Alırım dedim. Hafıza teknikleri de anlayarak hızlı okuma da görsel algıya dayalı bir eğitim. 

Bilal Şentürk: Mümkün mü? Herkes yapabilir mi?

Hacer Doğaner Keklik: Herkes yapabilir. Sadece beynimizi nasıl kullanmamız gerektiğini bilmiyoruz.

Bilal Şentürk: Yayından önce bir doküman hazırladım. 500 kelime var. Q dakikanız var. Hem hızlı okuyacaksınız hem de hafızanıza alıp tekrardan bize geri söyleyeceksiniz. Keşke yapsaydım şuan aklıma geldi. Hafıza teknikleri eğitmenini bu tekniği kullanabiliyor olması lazım.

Hacer Doğaner Keklik: 250 kişiyi hafızama almadım. Hafıza tekniği dediğimiz şey de temelde aynı şey yapılıyor. Sadece varacağımız yol değişiyor. Akıl çivileriyle hafızayla alınan loci tekniğiyle de yapılır. Loca tekniği diye de hafıza sarayı diye de geçiyor. Herkes yapabilir. Okul öncesi çocuklarla da çalışıyoruz. Dizilim sporu dediğimiz bir spor var. 5 dakika içerisinde hafızaya alıyor. Dizilim sporu yaparken hem kelimeleri söylüyor hem de bardakları diziyor. Çocuklar yapabilirse herkes yapabilir. Eğitimde 2. Gün 10 kelime 3.gün 10 atasözü gösteriyorum. Cuma günü de şöyle yapıyorum. 1’deki kelime nedir dediğimde söylüyorlar. 2’teki atasözü soruyorum onu da söylüyoruz. Zihnimiz her potansiyele sahip. Bizim sadece sınırlarımız var. 

Sıra dışı düşünmek demek aslında gelecekle ilgili olabilecek şeyler. O icatlar, teknoloji, hep sıra dışı düşüncenin ürünü. Biz bunları da besliyoruz. O yüzden çocuklarla bu eğitimi yapmayı çok seviyorum. Doğan Cüceloğlu hocanın bir canlı yayınını izlemiştim. “Evladiyelik olmasını istiyorsanız bilginin kurgulayarak ve hikayeleştirerek oluşturursanız, torunlarınıza bile anlatısınız.” demişti.

Çocukların öğrenme sürecinde KPSS’ye kadar sınavda sıkıntı yaşayan katılımcılar daha fazla. Bütün çalışma sistemini hafıza teknikleri oluştursa çok başarılı eğitimler geçirirler. Her şey uzun soluklu. Bir anda beynimize hiçbir şeyi kabul ettiremeyiz.

Bilal Şentürk: NLP’ye tekrar dönelim. NLP sigara bırakmada ve kilo vermede kullanılıyormuş.

Kilo Vermede ve Sigara Bırakmada NLP İşe Yarıyor Mu?

Aslıhan Şahan: Bazen hayatımız bitti deriz, yeni hayat başlıyor. Bu da bir dönüm noktası. Bitti değiniz yerde hayatın başlaması kullandığımız cümlelere bağlı. Kullandığınız kelimeler sizin kaderinizdir. Ben sağlıklı olmak istiyorum, sağlıklı olacağıma inanıyorum. Sigara içme. NLP de altın bir kelime var. “-me, -ma” kelimesi.” Yapma, etme, kırma” 3 yaşındaki bir çocuğa “Oğlum sütü dökeceksin gitme oraya” derseniz o çocuk o sütü döker anında. Çünkü beyin “me ma” kelimesini olumlu olarak algılıyor. Adı neden “okuma yazma” kursu olmuş. Olumsuz kelimelerden olumlu anlam yaratmışlar.

Bilimsel gerçek açıklaması var. Bir şey çocuğunda “yapma kızım oğlum yapma oğlum” dediğinizde inadına yapıyorlar. Bilinç altı yapmaya sürülüyor. Sigara içmemelisin kelimesi yerine sağlığına dikkat etmelisin kelimesini kullanıyor. “İçme denilince inadına içesim geliyor” diyor karşıdaki kişi. Sağlığına dikkat emelisin deyince bilinçaltı hemen organize oluyor.

“Kilolarım var. Veremiyorum.” Bilinçaltı diyor ki zaten veremiyorsun beni niye zorluyorsun diyor. Beyin çocuk olduğu için senin kontrolünü ağzından çıkan kelimelerle idrak ediyor. Sağlığıma dikkat etmeliyim, daha düzenli beslenmeliyim.

Konferansta öğrencinin biri dedi ki tıp çok farkındayım. Kazanamayacağım ama çok istiyorum.” dedi. Zaten kazanamayacaksınız dedim bozuldu. Kendin söyledin ben söylemedin dedim. Bilinçaltı “Kazanamayacak alıcıları açmamıza gerek yok” diyor. “Ben kazandıktan sonra hangi branşı seçeceğime karar veremedim” dese direk yollar kanallar açılıyor.

Kötü şeyi çağrışımda bulunuyorsanız kötü şey size yapışıyor. Einstein örneği var. Annesine mektup yazıyor öğretmenleri. Olumsuz bir mektup. Annesine soruyor mektubu. Annesi diyor ki, “hocaların senin yaptığın başarılardan dolayı, üstün başarılı olduğun için bizim okulun bu konuda yetersiz olduğunu, çocuğunun ilerde dahi olacağına inanıyoruz” çocuğa dahi olacağı komutunu veriyor. 

Bir çocuğa nasıl yönlendirme yaparsan çocuk onu kazanır. Bilinçaltında annesinin sen yükseleceksin çok iyi noktaya geleceksin demesiyle çocuğun hayatının birden değişmesi gibi. O yüzden bizlere çok rol düşüyor. Kullandığımız kelimeler önemli. “Yapamazsın, edemezsin, tansiyonum, şekerim”

Deste en çok sorulan sorulardan bir tanesi, “sınavı kazanamazsak bir daha girme hakkımız var mı?” Niye bana bu soruyu sormak yerine, bundan sonra hangi eğitimi almalıyım demek daha mantıklı değil mi? Sınavı kazanamazsam diyorsan zaten kazanamazsın. 

Mutsuz olmak için ve el alem için canla başla yarışıyoruz. Ufak şeylerden mutlu olmasın bilmiyoruz. Hayatımızın er alanında NLP ile çok değiştiğime inanıyorum. Benim annem farkında olmadan bana NLP tekniği uygulamış. Bana bozuk radyoyu vermiş, o onu tamir edecek bırak yapsın diyor. O an sen yaparsın tamir ette biran önce çalışsın dedi. Şevkimi kırmadı. Ki mühendis olduk. Anne babanın da çok büyük bir fonksiyonu var. Herkes yanlış yapabilir. Buradaki sitem o yanlışı nasıl düzeltiriz. Onun korkusunu nasıl sıfır noktasına getiriyoruz onu düşünüyoruz.

Bilal Şentürk: İlla ki terapi almamıza ihtiyaç var mı? Kendi kendimize yapmamız mümkün mü?

Aslıhan Şahan: Çok sinirliyim dişlerimi sıkıyorum ne yapmalıyım. Bir sürü teknik sunuyoruz. Krizi fırsata çeviriyoruz. “Öğrencilerimden biri boşanma arifesindeyiz, bizi barıştır. Yamadın demek ki NLP işe yaramadı. Beğenmedim eğitimi.” dedi. Krizi fırsata çevirdim. Üzülmüyorum yazdıklarına, “hepiniz olumlu yazsanız, eğimler gerçek mi? Herkesi topluyorlar yazıyorlar diyecekler.” dedim.

Bilal Şentürk: Sizin yorumlara çok takıntılı olduğunu biliyoruz. Excel dersi var 200-300 yorumdan biri olumsuz. Destek ekibini arıyor beni arıyor. “Bir konuşsaydım numarasını verseniz.”

Aslıhan Şahan: Mükemmeliyetçilik var hocam. İlk zamanlar tabii takıyorsunuz. Aşırı emek sabrediyorsunuz. Excel eğitimi verirken ilkokul çocuğuna anlatır gibi anlatıyorum. Ders bittikten sonra 350 tane soru Instagram'dan geliyor. Bir emek sarf ediyorsam dersi ciddiyete alıp bir şeyler öğrensin. Çünkü işsizlik had safhada.

Bilal Şentürk: Diğer derslerinizde de NLP tekniğini kullanıyor musunuz?

Aslıhan Şahan: Tabii ki kullanıyorum. 2 yıl önceki öğrencim “sizin verdiğiniz tekniklerle mülakatı geçtim işe alındım.” dedi. Çok mutlu oldum.

Bilal Şentürk: Hem NLP hem hafıza teknikleri eğitmenler ve öğretmenler için işe yarar metotlar bunlar. Doğru mu?

Hacer Doğaner Keklik: Kesinlikle. Hafıza tekniklerinde öğretmen katılımcılardan gelen geri bildirimler var. Olumlu geri bildirimler aldım.

Bilal Şentürk: Einstein telefon numaralarını sürekli unutuyormuş. Bir gün sizin gibi zeki adam telefon numaralarını nasıl unutur” demişler. O da, “bakabileceğin bir şeyi hiçbir zaman ezberleme” cevabını vermiş. Günümüzde her şeyi internet üzerinden bulabiliyoruz. Bilgi erişimi çok kolay.

Hafıza tekniğine ihtiyacı olmayan insan çok fazla. Ne dersiniz? 

Hacer Doğaner Keklik: Evet bakabileceğiniz kaynak var. Sınavda bakamıyorsunuz. Bilginin hafızada olma ihtiyacı var. İki çok yakın şıkta hafıza tekniği giriyor devreye. Kronolojik bir sıraya ihtiyaç varsa bilgi olarak, ezberlediğimde bilginin gitme ihtimali çok yüksek. Bu durumda hafıza tekniklerine ihtiyaç var. Aslında daha çok öğrenciler ve öğretmenler için bir eğitim diyebiliriz. Yoksa sosyal hayatımızda hafıza tekniklerine ihtiyacımız olmayacak.

Bilal Şentürk: Öğrencim mesleğinde kullandı başarı elde etti gibi bir örnek var mı?

Hacer Doğaner Keklik: Mühendisler için olabilir. Meslek içerisinde yapılanlar hafıza tekniklerinin çok fazla alanı değil. Hafıza teknikleri burada sıra dışı düşünmeyi destekliyor. Bir aracı farklı amaçlar için kullanabilmek demek. Daha çok öğrencilere öğretmenlere hitap ediyor. Anlayarak hızlı okuma her yere hitap ediyor. Avukatlar, tıp öğrencileri çok tercih ediyor. İlkokuldan başlıyor, üst yaş sınırı yok. İsteyen herkes alıyor.

Bilal Şentürk: NLP eğitimi aldı, mesleğinde başarılı oldu. Örneğiniz var mı?

Aslıhan Şahan: İkna kabiliyeti de giriyor. NLP ikna kabiliyetinin de içine giriyor. Kendinizi keşfettiğiniz için karşıdakinin keşfetmesine e müsaade ediyorsunuz. Karşıdaki art niyet olmadığını anlıyor. Öğrencilerimle de bir sevgi diyaloğu kuruyorum. 3 yıl önce bir öğrencim toplum içinde konuşamıyorum dedi. Sebebini öğrendim. İlkokulda altını ıslatmış ve toplum içinde herkes onu dışlamış. Bir travmatik durum oluşturmuş. Bir çapa tekniği uyguladık. Kötü anı yerine güzel anı bıraktık. O olayı dalga geçerek etrafa anlatmaya başladık. Sonra kendini tanıdı. Şuanda öğrencim öğretim görevlisi olarak göreve başlamış. Sizin sayenizde dedi. Böyle anılara şahitlik edebiliyoruz. Çok dışlandığım, iki cümleyi bir araya getiremediğim anlar oldu. Artık kurabiliyorum diyorlar. 

Sevgi bağdır. Dünya çok kısa, ömür kısa. Biz kendimize dert aramak için çırpınıyoruz. Bugün acaba neye üzülsem? Bugün sıradandı, bir şeye üzülemedik. Çok önemli. En başarılı insanlardan bahsediyorum. Hepsi en sefalet hayatından başlamış. İnişlerinizin çıkışlarınızı olduğu, pes etmeyip daima yukarda kaldığımız bir nokta.

Hep zirvede kalınacak bir dünya yok. İnişli çıkışlı olacak ki hayatın tadı olsun. Hayat inişlerle çıkışlarla tatlıdır. Hayatımızda yaşanan olumsuz vakayı kaybedilmişlik olarak değil, kazanılması gereken bir ders olarak almamız gerekiyor. Eğer bunu idrak edersek başarı yavaş yavaş bizi bekliyor. Tadacağız, şükredeceğiz, bekleyeceğiz, sonunda ulaşacağız. Olumsuzlukları da kabullenmemiz gerekiyor. Eğer ders olarak görürsek hedefimize o zaman ulaşırız.

Bilal Şentürk: Sorumu unuttum, çok güzel anlatıyorsunuz. Bu da bir NLP tekniği değil mi?

Aslıhan Şahan: Evet tabii. Nasıl sunum yaparıma örnek. NLP dersine kendini tanımak isteyen herkesi bekliyorum. 

hafıza nlp excel ileri excel temel programlama
Konuk Yazar
Konuk Yazar
Blog Yazarı

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.
Fotografik Hafıza Teknikleri Nelerdir?
Kişisel Gelişim

Fotografik Hafıza Teknikleri Nelerdir?

13 Aralık 2019
1 Haftada Hafıza Güçlendirme
Kişisel Gelişim

1 Haftada Hafıza Güçlendirme

10 Nisan 2020
10 Günde NLP Öğrenmek Mümkün Mü?
Kişisel Gelişim

10 Günde NLP Öğrenmek Mümkün Mü?

13 Aralık 2021
En Çok Satan Kişisel Gelişim Kitapları
Kişisel Gelişim

En Çok Satan Kişisel Gelişim Kitapları

05 Aralık 2019
NLP eğitimi ve sertifikası
5
(40)

NLP Eğitimi

26 Konu10 Saat
Buket GüngenBuket Güngen
230105
Zihin Haritaları Eğitimi
Salim AkkökSalim Akkök
16059