Close
Mobil Menu Bars

Yaratıcı Düşünme Teknikleri Nelerdir?

16 Ocak 2020, 5162 defa okundu.
Yaratıcı Düşünme Teknikleri Nelerdir?
yaratıcı düşünme, yaratıcı düşünme teknikleri, beyin fırtınası, sağ beyin, yaratıcılık,

Bazı insanlar her zaman yeni fikirler üretebiliyorken ve yaratıcı düşünebiliyorken diğerleri neden bunu yapmak için mücadele ediyor? Aslında bu durumun sırrı yaratıcı düşünme tekniklerinde yatıyor. Yaratıcı düşünme becerileri kesinlikle sadece sanatçılar ve müzisyenler gibi yaratıcılık gereksinimi olan meslekler yönünden düşünülmemelidir.

Herkes zaman zaman yaratıcı düşünceden yararlanabilir. Kendinizi yaratıcı bir insan olarak görmeseniz de doğru beyni kullanmanızı ve yenilik, problem çözme ve değişimi yönetmeye yeni bir bakış açısı getirmenizi sağlayacak bazı yararlı beceri ve teknikler öğrenebilirsiniz.

Yaratıcı Düşünme

Yaratıcı düşünme olaylara farklı şekilde bakma ve problemleri çözmenin yeni yollarını bulma yeteneğidir. Sorunlara veya durumlara alışılmışın dışında çözümler öneren yeni bir bakış açısıyla bakmanın bir yoludur. Yaratıcı düşünme hem beyin fırtınası gibi yapılandırılmamış bir süreçle hem de sanal düşünme gibi yapılandırılmış bir süreçle geliştirilebilir.

Yaratıcılık yeni bir şey yapma yeteneğidir. Bu bir resim veya bir müzik parçası olabilirken yeni bir fikir de olabilir. Dolayısıyla yaratıcı düşünme farklı düşünme yeteneğidir. Bir problemi veya meseleyi yeni bir açıdan veya perspektiften görmenizi sağlar. Bu genellikle yeni bir çözüm bulmanıza ve hatta sorunun bir çözüme ihtiyaç duymadığını görmenize izin verir.

yaratıcı düşünme, yaratıcı düşünme teknikleri, beyin fırtınası, sağ beyin, yaratıcılık,

Yaratıcı düşünme ihtiyacı günlük yaşantımız içinde ortaya çıkabilir, çünkü beyinlerimiz doğal olarak bazı kısa yolları seçme eğilimindedir. Bir şey hakkında bir parça bilgiye sahip olduğumuzda beynimiz bunu kaydeder ve bu bilgiyi tekrar kullanma eğilimine girer. İşte öğrenmek dediğimiz kavram budur. Örneğin, her yemek yediğimizde bıçak ve çatal kullanmayı öğrenmemiz gerekmez. Buradan yola çıkarak yaratıcı düşünme de bu sayede işlevsel hale gelir.

Daha fazla insanı tanımak ve kendimizi yeni deneyimlere maruz bırakmak gibi hepimizin daha yaratıcı düşünürler olabilmemizin birçok yolu bulunur. Bununla birlikte, yaratıcı düşünmeye teşvik etmek için kullanılabilecek bazı araçlar ve teknikler de vardır. Genellikle işyerinde problem çözmeye yardımcı olmak için resmi olarak kullanılırlar. Ayrıca, sorunların ele alınmasına yardımcı olmak için bu tekniklerin iş dışında da bir yeri vardır.

Beyin Fırtınası 

Yaratıcı düşünme tekniklerinden beyin fırtınası bir grup insanı bir araya getirme ve fikir üretme konusunda uygulanan bir tekniktir. Beyin fırtınasının ardındaki ilke, çift Nobel ödülü sahibi, kimyager, biyokimyacı ve barış kampanyacısı Linus Pauling'in öne attığı çoğu fikrin çok iyi olmadığı noktasıdır. Bu nedenle, iyi bir fikre sahip olmanın en iyi yolu, birçok fikir üretmek, ardından da pratik olmayan ve uygunsuz fikirleri atmaktır. Sorun şu ki, iyi bir tane bulmak için üretmeniz gereken fikir sayısının bilimsel bir formülü yoktur, hatta iyi bir tane bulabileceğinizin garantisi de yoktur.

Genel olarak, en azından ilk aşamalarda beyin fırtınası kurallarının şunları içerdiği kabul edilir:

  • Herkesin söz sahibi olması
  • Tüm fikirlerin eşit değerde olması
  • Diğer insanların fikirlerini eleştirmeye izin verilmemesi

Beyin fırtınası oturumlarının yürütülebilmesi için en az birkaç farklı yol vardır. Herkes yeni bir fikir üretmek için son noktaya ulaşana kadar besleyerek ilk fikri takip eder. Bu noktada bu fikir yeni bir fikre dönüşür ve aynısı tekrarlanır. Grup içindeki insanlar bağlantısız fikirlerin daha fazla serbest akışlı üretilmelerini sağlamaya çalışırlar. Beyin fırtınası için bolca zaman ayırmak ve iyi bir fikir bulunduğu düşünülse bile keşfetmeye devam etmek önemlidir. İlk fikir nadiren en iyisidir.

yaratıcı düşünme teknikleri, beyin fırtınası, sağ beyin, yaratıcılık,

Sağ Beyniniz İle Etkileşim

Yıllar boyunca beynin iki tarafının farklı çalışma şekli üzerinde çok araştırma yapılmıştır. Beynin sol tarafı mantık ve düzene odaklanmıştır. Beynin sağ tarafı ise daha dağınık, yaratıcı ve yenilikçi yönlere odaklanır. Bu oldukça popüler bir görüştür ve beyninizin yaratıcı alanlarıyla ilgilenen fiziksel aktiviteler yapmanın farklı düşünmenize yardımcı olabileceğine dair kanıtlar da bulunmaktadır.

Bunu yapmanın oldukça basit bir yolu, belki de önemsiz modeller, balonlar gibi üç boyutlu bir şeyler çizmek olabilir. Bu, kendinizin yaratıcı düşünme sürecine veya herkesin düşünme süreçlerine yardımcı olmak için bireysel veya grup etkinliği şeklinde olabilir. Bunu yapmak için çeşitli yaratıcı düşünme çizim tekniklerinden yararlanabilirsiniz.

Zihin haritası, Tony Buzan tarafından yaratılmış ve o zamandan beri birçok kişi tarafından uyarlanmış bir tekniktir. Zihin haritalaması oklarla veya çizgilerle bağlantılı kelimeleri kullanır. Çok sayıda birbirine bağlanan bilgiyi oldukça kompakt bir şekilde temsil etmenin iyi bir yoludur ve birçok kişi bunu sunumları planlamak veya toplantılarda not almak için de kullanır. Zihin haritaları genellikle merkezde tek bir sözcükle başlar ve dallardan yayılan fikir ve kavramları gösterir.

Zengin resimler, zihin haritalamanın oldukça görsel bir versiyonudur. Yine, bir durumun resmini oluşturursunuz, ancak bu sefer kelimeleri mümkün olduğunca tutumlu bir şekilde kullanmalısınız. Tam anlamıyla bir kelime yasağı yoktur, ancak resimlere odaklanırsanız düşünceleriniz daha yaratıcı olacaktır. Zengin resimler renk ve sembollerin kullanımını teşvik eder.

Geleceği öngörmek, özellikle değişim zamanlarında bir grupla yapılacak ilginç bir yaratıcı düşünme tekniğidir. Büyük kağıt parçalarıyla mümkün olduğunca bir duvarı örtün. Gruptan bir kenardan başlamasını isteyin ve durumu şu anda olduğu gibi çizin. Bu teknikte hiçbir kelimeye izin verilmez. Her şey resim olmalı, ancak çizdikleri hakkında konuşabilirler. Daha sonra gruptaki insanlara bir kenara gitmelerini ve gelecekteki ideal durumu çizmelerini isteyin. Yine hiçbir kelime yazılmayacak.

Ardından, mevcut durum ve gelecekteki olası durum arasında büyük bir yarı dairesel köprü çizin ve gruptan bir taraftan diğer tarafa geçmesi için ne olması gerektiğini çizmesini isteyin. Bu kısım, grubun ne yapması gerektiğini gördüğü kısım olmalıdır. Bu tekniğin arkasındaki fikir, resimler yardımıyla mevcut durum ve gelecekte istenen durum arasındaki boşluğu köprü yardımı ile bağlamaktır. Yaratıcı düşünmeyi geliştirmek için diğer bir teknik balonlardan veya büyük ve küçük eski karton kutulardan, hatta legolardan bir şeyler yapmaktır. Birçok insanda yapboz çözmek de yaratıcı düşünme sürecine katkıda bulunmaktadır.

yaratıcı düşünme, yaratıcı düşünme teknikleri, beyin fırtınası, sağ beyin,

Rol Yapma Tekniği

Rol yapma, sadece müşterin olduğumu düşün gibi rol yapma oyunlarını içermez. Rol yapma terimi iş takımyıldızlarını da kapsar. İş konstellasyonları ya da iş takımyıldızları, aile terapisinden türeyen bir tekniktir. Bir gruptaki bireylerin kendileri dışında grupta bulunan bireylerin yerine geçerek kendisini iş ve durum ile ilişkilendirmesi ile gerçekleştirilir.

Bir kişi, problemi nasıl gördüklerini göstermek için diğerlerini odaya yerleştirerek başlar. Buna karşılık, gruptaki her kişi daha sonra en uygun olduğunu gördükleri yere taşınır. Ve elbette, her kişi hareket ettikçe, gruptaki diğerlerini etkiler, daha sonra tekrar hareket etmek ister. Son noktaya, herkes grup içindeki konumu konusunda rahat olduğunda ulaşılır ve bu grubun şeklini ve içindeki dinamikleri temsil eder. Yaratıcı düşünme tekniklerinden rol yapma tekniği duyguların yükselmesine neden olabilecek çok güçlü bir tekniktir. Başkası gibi davranmak başkalarının duygularını şaşırtıcı derecede özgürleştiren ve son derece yaratıcı düşünmeye yol açabilen bir durumdur.

Yaratıcı düşünme teknikleri ile uğraşırken hatırlamanız gereken iki anahtar şey vardır. Birincisi iyi bir noktaya geldiğinizi düşünseniz bile her zaman biraz daha ilerlemeniz gerekir. Ulaştığınız ilk çözümden memnun kalmayın. Bunun yerine, zamanınız olduğu sürece, diğer fikirleri keşfetmeyi deneyin, hatta sahip olduğunuz fikri biraz daha itin. Onu saçmalık noktasına götürün ve bu durumun sizi nereye götürdüğüne bakın. Oscar Levant'ın dediği gibi, dahilik ile delilik arasında ince bir çizgi vardır. Onu geçmeye çalışın, kendinize tekrar dahi noktasına geri dönme seçeneği verin.

İkinci nokta kendinizi akıntıya bırakın. Bazen herhangi bir yaratıcı düşünme alıştırmasının en yararlı sonuçları beklenmedik olaylardır, bu yüzden fikirleri hemen uymadıkları için ezmeyin. Bir süre kaçmasına izin verin ve neler olduğunu görün. Açık fikirli düşünce, yaratıcı düşünme için en önemli ön koşuldur. Enstitü tarafından sunulan online eğitimler arasında bulunan yaratıcı düşünme teknikleri ve inovasyon eğitimi ile yaratıcılık becerilerinizi geliştirerek farklı bakış açıları kazanabilir, iş hayatınızda yaratıcı düşünme yeteneğiniz ile rakiplerinizin önüne geçebilirsiniz.

Yaratıcı düşünme nedir?

Yaratıcı düşünme olaylara farklı şekilde bakma ve problemleri çözmenin yeni yollarını bulma yeteneğidir. Sorunlara veya durumlara alışılmışın dışında özümler öneren yeni bir bakış açısıyla bakmanın bir yoludur. Yaratıcı düşünme hem beyin fırtınası gibi yapılandırılmamış bir süreçle hem de yanal düşünme gibi yapılandırılmış bir süreçle teşvik edilebilir.

Yaratıcı düşünme teknikleri nelerdir?

Bazı insanlar her zaman yeni fikirler üretebiliyorken ve yaratıcı düşünebiliyorken diğerleri bunu yapmakta zorlanabilir. Bu durumda yaratıcı düşünme tekniklerinden yararlanabilirler. Beyin fırtınası, zihin haritası, zengin resimler, geleceği öngörmek, rol yapma gibi teknikler bunlarda bazılarıdır.

Beyin fırtınası nedir?

Bir grup insanı bir araya getirme ve fikir üretme konusunda uygulanan bir tekniktir. İyi bir fikre sahip olmanın en iyi yolu, birçok fikir üretmek, ardından da pratik olmayan ve uygunsuz fikirleri atmaktır. Kuralları herkesin söz sahibi olması, tüm fikirlerin eşit değerde olması ve diğer insanların fikirlerini eleştirmeye izin verilmemesidir.

Bu yazıyı beğendiysen
şimdi paylaş!
Blogger
Özgeçmiş

Adım İrem Elitez. 1984 doğumluyum. İstanbul Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği lisans bölümü mezunuyum. Yaklaşık 6 sene İstanbul Teknik Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak çalıştım. Bu süre zarfında çeşitli projelerde yer aldım. Uluslararası dergilerde bilimsel makalelerim yayınlandı. Geçtiğimiz Haziran ayında da doktora derecemi aldım. Okumayı ve yeni yerler keşfetmeyi seven bir insanım. Bunun yanı sıra kendimi farklı yönlerden geliştirme çabasında olmuşumdur hep. Üretkenliğimi yansıtabileceğim bir iş olduğunu düşündüğüm blog yazarlığına merak saldım. İstanbul İşletme Enstitüsü'nde online ücretsiz eğitimlere katıldım. Bu alanda gelişmek arzusundayım.

Devamı
Yorumlar(0)
Ortalama Değerlendirme 5

Yorum yapabilmek için Oturum Aç'manız gerekmektedir.

Yorum yapılmamış, yapan ilk sen ol!