AnasayfaBlogİş Hayatında Kadınların Mücadelesi
İş Hayatında Kadınlar

İş Hayatında Kadınların Mücadelesi

01 Temmuz 2018
İş Hayatında Kadınların Mücadelesi

Öncelikle cinsiyet ayrımcılığının belirli bir kültüre ait olmasından ziyade dünya çapında bir sorun olduğunun vurgulanması şarttır. Dünyanın neresinde olursanız olun, kadın olmak birçok konuda var olma savaşı vermek anlamına gelmektedir. Özelikle iş hayatındaki bu ayrımcılık gelişen ve büyüyen dünyada azalması umulurken daha da artmaya devam etmektedir. 

Bizim ülkemizde 1934 yılında Mustafa Kemal Atatürk ile kadınlar seçme ve seçilme hakkına kavuşarak cinsiyet ayrımının ortadan kalkmasında bir başlangıç yapıldı. Fakat günümüzde iş hayatında kadınların mücadeleleri ve uğradıkları eşitsizlikler ile ne kadar gelişme kat edildiği şaibeli bir durum olmaktan öteye gidemedi.

İş Hayatında Kadın Olmak

İş hayatında kadınların rolü kilit bir noktadadır ve toplumun merkezinde bulunur. Kadınlara bu dünyada var olabilmeyi ve finansal bağımsızlığı sağlar. Sadece hizmet sektörü değil, sanayi, kamu, perakende, yönetici sektörleri ve hatta hükumetlerde kadınların oranlarına bakıldığında rakamlar tüm eşitsizliği ortaya koymaktadır. Kadınlar toplumda ne sıklıkla bağımsız, karar verici ve yönetici pozisyonlarında olabiliyor? Bu sorunun cevabı tüm dünyadaki sonuçlara bakınca olumsuz olsa da eğitimli ve kendini geliştiren kadın sayısında olumlu bir şekilde artış olmaktadır.

Kadınların Karşılaştıkları Zorluklar

Kadınlar çalıştıkları kurumlarda eşitsiz, görünmez ve sömürülüyor. Birçok alanda çalışmalarına engel olmak için merdiven altı dediğimiz işletmelerde çok düşük ücretlerle çalıştırılıyorlar. Erkeklere oranla dörtte bir daha az güvencesiz istihdamla savaşıyorlar. İstihdam sayısındaki oran eşitsizliği gözler önüne seriyor. 

Hatta çoğuna mobbing uygulanarak istifa etmeye zorlanıyorlar. Meslek gruplarında ayrımcılık yapılarak birçok iş pozisyonunda yetersiz olarak etiketlendiriliyorlar. Birçok kadın mesleği devalüasyona uğratılarak iş yapmalarına engel olunuyor. Hatta kadının medeni durumu, anne olması, dini inanç ve giyim tarzı iş hayatında yer almasına engel konular olarak belirtiliyor.

Kariyer Yapmak ve Anne Olmak

Kadının kariyer yaparken anne olması da çok zorlayıcı bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Kadınlar doğumdan sonra çocuklarına bakmak için iş bırakmak zorunda kalıyor. Devletin verdiği izinlerden olan doğum süresi de yetersiz kalıyor. Örneğin ülkemizde doğumdan önce 8 hafta ve sonrasında 8 haftalık süreç bir annenin bebeğine bakması için yeterli süreyi sağlayamıyor. 

İş hayatında kadınlar nelerle mücadele ediyor?

İş hayatında kadınların mücadele ettikleri problemler arasında süt izninin yetersizliği, esnek ve yarı zamanla çalışma olanaklarındaki ortaya çıkarılan problemler, süt sağma odalarının eksikliği, bakıcı bulma sorunlarını da sayabiliriz. Çalışmak için başvuru yapan bir anne için de çocuğunun olması sıklıkla olumsuz değerlendirilip yetenekleri görmezden geliniyor.

Kadınların Mücadelesi İçin Devletlerin Çalışmaları

Dünyanın neredeyse çoğu ülkesi bu sorunlara kalıcı çözümler bulamıyorlar. Çünkü toplumların genel yapısını cinsiyetçi ve ataerkil egemenlikler oluşturuyor ve çok az sayıda ülke yönetimini kadınlar yapıyor. Birleşmiş Milletlerin belirttiği 193 ülke de sadece 19 kadın devlet başkanı var. Bu sayıya bakınca kadınlara tüm dünyada yapılan eşitsizliği görmek hiç zor olmuyor. 

Devletler kadınlar için girişimler yaparak eşitsizliklerin ele alınması, kadınların yeterliliklerin arttırılması ve sektörlerde yeni iş olanakları sağlamak için eğitimler düzenliyor. Özellikle kadınların katılımın arttırmak için Kanada, Avustralya ve İsrail gibi ülkeler birçok yatırım yapıyor. 

Ülkemizde iş kadınları için neler yapılıyor?

Ülkemizdeki çalışmalara bakacak olursak prim teşvikleri, eğitim gibi çalışmalardan ileriye gidilemiyor. Yapılan çalışmalar da kamu görevinde olanlar ile sınırlı kalıyor. Özel kurumlar bu konularda denetlenemeyerek yapılan çalışmalar etkisiz kalıyor. İş hayatında kadınların mücadelesi her geçen gün azalmaktan ziyade artıyor ve kadın olup var olabilmek özellikle Türkiye’de çok zor bir durum halini alıyor.

Bu konuda kadınların etkinliğinin arttırılmasını ve önlerinin açılması için daha çok çalışılıp emek verilmesi tüm yöneticilerin üzerine düşen önemli bir görevdir. Umuyoruz ki tüm dünyaya Atatürk gibi kadın haklarına değer veren liderler gelir ve gelişmeler sağlanır.

Yazar: Seray Tuğcu

iş hayatı iş hayatında kadınlar iş kadını kadınlar kadın olmak
Konuk Yazar
Konuk Yazar
Blog Yazarı

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.