AnasayfaBlogEğitim ve Yapay Zeka Kullanımı
Eğitim

Eğitim ve Yapay Zeka Kullanımı

10 Mayıs 2019
Eğitim artık yapay zeka kullanımıyla yapılabilir mi? Sanırım pek uzak bir ihtimalden bahsetmiyoruz. Birçok insan, yapay zeka eğitimde fark yaratacak, diyor.

Eğitim artık yapay zeka kullanımıyla yapılabilir mi? Sanırım pek uzak bir ihtimalden bahsetmiyoruz. Hele ki, son zamanlarda meydana gelen yapay zeka furyasından sonra bu olasılığın bir şekilde insan eğitim sistemine gireceğini tahmin etmek pek zor olmasa gerek. Geçenlerde yayımlanan bir habere göre Babylon Health şirketi İngiltere’de doktorların girmek zorunda olduğu sınavdan ortalamanın üzerinde bir puan aldı. Bu şirketin önemi ise kullandıkları sistemin yapay zeka üzerine kurulu olması.

Yapay zeka giderek daha gelişmiş hale geldikçe, onu eğitim sistemine entegre etmeye artan bir ilgi var. Eğitimde yapay zekanın savunucuları, öğrencilerin daha etkili ve verimli bir şekilde öğrenmelerine yardımcı olabileceğine inanıyor. Ek olarak, AI, öğrenme deneyimlerini kişiselleştirmek ve öğretim içeriğini her bir öğrenciye uyarlamak için kullanılabilir. Eğitimde AI karşıtları, insan etkileşiminde bir azalmaya ve ayrıca artan kopya çekme ve intihallere yol açabileceğinden endişe ediyor. Ancak birçok uzman, yapay zekanın eğitimdeki potansiyel faydalarının risklerinden çok daha fazla olduğuna inanıyor. Doğru uygulama ile AI, öğrenme şeklimizde devrim yaratabilir ve her yaştan öğrenci için yeni olanaklar açabilir.

Peki, teknolojinin yeni devrimi sayılan yapay zekayı eğitim sistemine entegre edilirse nasıl bir değişim ve gelişimle karşılaşırdık? Farklı düşünenler olsa da birçok insan, yapay zeka eğitimde fark yaratacak, diyor.

Yapay Zeka

Bilgisayarın icadına ışık tutan Alan Turing'in tanımına göre, “Eğer bir insan, bir makine ile bir insandan gelen tepkileri ayırt edemiyorsa, o makine 'akıllı' kabul edilebilir”. Bu tablo çerçevesinde 1943 yılında “yapay nöron” ile ilk yapay zeka araştırmaları kayıt altına alındı. Amaç, insanlar gibi karar verebilen bir makine yaratmaktı. Ancak sayıları toplama ve çıkarma gibi basit görevleri yapabilen makineler geliştirmek ancak yıllar süren araştırmalardan sonra mümkün oldu. 1957'de Frank Rosenblatt, Perceptron adlı ilk sinir ağını tasarladı. Ancak bu basit makine bile kendi kendine öğrenemezdi; İnsanlar tarafından programlanması gerekiyordu. O zamandan beri, birçok farklı türde yapay zeka geliştirildi ve kendi kendine öğrenebilen ve düşünebilen makineler yaratma yeteneğimizde önemli ilerlemeler kaydedildi. Bununla birlikte, Alan Turing'in öngördüğü gibi gerçek yapay zekaya ulaşmanın biraz uzağındayız.

Peki, geçen bu süreç boyunca gelişimler neden yeni fark ediliyor? Çünkü insanlığın bir tekilleşmeye ve teknolojik olarak gelişmeye ihtiyacı vardı. Kullanılan kaynaklar kısıtlıydı artık bulunduğumuz seviye bu işlemler üzerinde çalışabilme olanağı veriyor.

Teknoloji dünyasındaki değişim hızıyla birlikte, yeni ve yenilikçi araçların sınıflara girmeye başlaması şaşırtıcı değil. Akıllı tahtalardan artırılmış gerçekliğe kadar, eğitimciler öğrenme deneyimini geliştirmek için giderek daha fazla teknolojiye bakıyorlar. Yeni teknolojileri eğitime dahil etmenin birçok faydası olsa da, dikkate alınması gereken bazı zorluklar da vardır.

En büyük zorluklardan biri, tüm öğrencilerin teknolojiye erişiminin sağlanmasıdır. Tüm ailelerin çocukları için en yeni aygıtları satın almaya gücü yetmez ve tüm okulların her öğrenci için yeterli aygıt satın alacak bütçesi yoktur. Sonuç olarak, sınıf arkadaşlarıyla aynı kaynaklara erişimleri olmayan bazı öğrenciler kendilerini geride kalmış hissedebilir.

Diğer bir zorluk, sürekli değişen teknoloji ortamına ayak uydurmaktır. Bugünün modası yarın eski haber olabilir ve eğitimcilerin hangi teknolojilerin öğrencilerinin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayacağını belirleyebilmeleri gerekir. Bu kadar çok seçenek mevcutken, doğru seçimleri yapmak zor olabilir.

Bu zorluklara rağmen, yeni teknolojileri eğitime dahil etmenin faydalı olmasının birçok nedeni vardır. Teknoloji daha ilgi çekici ve etkileşimli öğrenme deneyimleri yaratabilir ve öğrencilerin problem çözme gibi kritik 21. yüzyıl becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabilir.

Eğitimde Yapay Zeka Kullanımı

İlk işin EBA benzeri bir site kurulması olduğunu düşünüyorum. Sitede hem üyelik sistemi, hem derslere yönelik uygulamalar, videolar, testler, kişisel gelişim uygulamaları ve birçok eğitim destekleyici unsurun olması gerekli. Köy okullarını da düşünerek, bir gereksinim olduğu kanaatine vardığım, bir şey daha var. Okullarda öğrenciler için kütüphane benzeri herkesin yararlanacağı ortamlar kurulmalı. Burası tam bir sosyal alan olmalı, aynı zamanda çalışma alanları da barındırmalı. 

Öğrenciler sistem üzerinde çözdükleri testlere, izledikleri videolara, ilgi ve eksikliklerine göre yapılandırılmış bir haritaya sahip olacaklar. Bu harita kapsamında başarılı olabilecekleri alanlarda eğitim almaya yönlendirilme, uzun vadeli planlama, uygun veya gerekli yetenekler ya da tecrübelerin artırılması olacak. 

Geri bildirimlerle öğretmenler öğrencinin nerelerde sıkıntı çektiğinin farkında olacak. Aslında bu sistem eski bir sistem değil. Hali hazırda Coursera gibi büyük bir açık kaynak eğitim platformu ödev eksikliklerinde ya da yanlışlarında öğretmeni uyarıyor. Anında geri bildirim olması öğrenmeyi hızlandıracaktır. 

Şu anki sistem öğretmen yeteneğinden ibaret. Kurulan bu sistem tekilleşme sayesinde farklı kaynaklardan yararlanmayı ve öğrenmenin tüm yollarının öğrenciye verilmesini sağlayacaktır. Öğrencinin deneme-yanılma sırasında küçük düşme hissine kapılmasını engelleyecek bir sistem. Zaman yönetimi ve performans verimliliği sağlayacak ve elde edilen uygun istatistikler sayesinde bir okuldaki, bölgede ki öğrencilerin ne tarz konuları öğrenmede sıkıntı çektiği de görülecektir. Aslında bir kendi kendini kontrol mekanizması da oluşturacaktır.

Öğrenciler Nasıl Sosyalleşecek?

Aklımıza öğrencilerin sosyalleşmede eksiklikleri olabileceği sorunu gelmiş olabilir. Okullarda kurulmasını tavsiye ettiğim sosyallik alanları bu durumu bertaraf etmek için kullanılacaktır. Teknoloji bağımlılığı oluşturmaması için öğrencilerin alt ve üst zaman limiti olarak kısıtlanmasını tavsiye edebilirim. Böyle bir sistemde okullar takviye edici ağırlığı olan yerler olacak dolayısıyla öğrencilerin ‘okula gitme’ isteği de artacaktır.

Büyük filozof Aristoteles bir keresinde, "Bilim, iyi zamanlarda zenginlik, kötü zamanlarda bir sığınak ve iyi bir rehberdir" demişti. Sözleri bugünü daha iyi anlatamazdı. Sürekli değişen bir dünyada, en son bilimsel keşiflere ayak uydurmak her zamankinden daha önemli. Ancak, her çocuğun özel olduğunu ve eğitimin onların bireysel ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi gerektiğini de unutmamalıyız. Doğru destekle her çocuk hayallerini gerçekleştirme potansiyeline sahiptir. Gelecek nesillerimize yatırım yaparak, onların sürekli değişen bir dünyada gelişmek için ihtiyaç duydukları araçlara sahip olmalarını sağlayabiliriz.

Her çocuğun yapabileceği şeyler bizlerin hayallerinin ötesinde… unutmayın ki onların hayallerini küçülten değil, onlarla birlikte hayallerini yaşatabilecek yetişkinlere ihtiyaçları var. Her çocuk özeldir ve eğitim de özel olmalıdır.

eğitim yapay zeka teknoloji teknoloji ve eğitim zaman ve performans verimliliği
Konuk Yazar
Konuk Yazar
Blog Yazarı

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.
Dikkat! Yapay Zeka Geliyor
Teknoloji

Dikkat! Yapay Zeka Geliyor

26 Mart 2019
Bulanık Mantık Nedir?
Video

Bulanık Mantık Nedir?

02 Temmuz 2021
Mobil Uygulama Nedir?
Teknoloji

Mobil Uygulama Nedir?

17 Ocak 2020