Close
Mobil Menu Bars

Otobiyografi Nedir?

13 Ocak 2020, 863 defa okundu.
Otobiyografi Nedir?
otobiyografi, biyografi, hikaye, yaşam öyküsü, deneyim, yazar, kitap,

Her türden kurgusal olmayan hikayeyi yazmak göz korkutucu bir görev olabilir. Yazar olarak, gerçek bir öykü anlatma, gerçekleri olabildiğince doğru bir şekilde paylaşma ve aynı zamanda deneyimi okuyucu için eğlenceli hale getirme sorumluluğuna sahip olursunuz. Bir otobiyografi, farklı yazı türlerine dayalı olarak birçok farklı şekil alabilir. Örneğin, tematik, dini veya yalnızca kişisel nedenlerle yazılabilir.

Otobiyografi Nedir Kısaca

Özyaşam öyküsü olarak Türkçeye çevrilen otobiyografi, yazarının yaşam öyküsünü anlatan bir biyografi türüdür. Yani yazarın yaşamının yazılı bir kaydıdır. Oto kelimesi öz anlamına gelir. Otobiyografi, bir başkası tarafından yazılmış olmak yerine, kişinin kendi kaleminden, kendi sözleri ile kendisini anlatmasıdır. Bazı otobiyografiler kurgusal bir hikaye şeklinde yazılır. Olaylar yazarın gerçek hayatını yansıtan romanlar veya hikayeler olarak sunulur.

Otobiyografi yazarları doğrudan okuyucuları ve hatta torunları ile konuşabilirler. Otobiyografinin işlevi okuyucular için bir miras bırakmaktır. Anlatıcı karakter taslağını, doğduğu ve büyüdüğü yeri, eğitimini, işini, yaşam deneyimlerini sunar. Bir otobiyografi yazarak birey zaferlerini ve yenilgilerini paylaşır. Öğrenilen dersler, okuyucuların ilham verici hikayelerle ilişki içerisinde olmasını ve yazarın motivasyonunu hissetmesini sağlar. Bu, çocukluğu, ergenliği ve yetişkinliği ile ilgili olayları ve hikayeleri içerebilir. Eski ve yeni nesiller arasında bağlantılar kurabilir.

otobiyografi, biyografi, hikaye, yaşam öyküsü, deneyim, yazar, kitap,

Otobiyografiler hikayeyi geliştirmek için mektuplar, fotoğraflar ve diğer kişisel hatıralar gibi birçok bilgi kaynağını kullanırlar. Ancak yazarın birincil kaynağı kendi belleğidir. Diğer tüm kaynaklar hikayeyi zenginleştirir ve doğru ve ilgi çekici deneyimler aktarılır. İyi bir otobiyografi, yalnızca yazarın bildiği ayrıntıların daha büyük olaylara bağlanması ile oluşturulur. Bu, okuyucunun yazarın deneyimiyle daha kişisel bir ilişki kurmasını sağlar.

Biyografi Ve Otobiyografi Arasındaki Fark           

Bir insanın karakter eskizini ve yaşam tarzını tanımlayan iki geleneksel edebiyat biçimi biyografi ve otobiyografidir. Biyografi, bir başkasının yazdığı bir bireyin yaşam öyküsüdür, oysa otobiyografi, bir kişinin hayatının kendiliğinden yazılmış bir ifadesidir. Her ikisi de yaşanmış geçmişte neler olduğunu okuyucuya sunar. Bu kronolojik sırayla yazılmış kurgusal olmayan kitaplar, belirli bir alanda önemli katkılarda bulunan kişiler hakkında hikayeler anlatır. Birçok insan bu iki yazı formunun da aynı şey olduğunu düşünür, ancak ikisi arasında farklar bulunmaktadır.

  • Biyografi, bir kişinin hayatının başkası tarafından yazılan ayrıntılı bir açıklamasıdır. Otobiyografide ise yazar öznenin kendisidir.
  • Biyografi, ilgili kişinin izni ile veya izinsiz olarak yazılabilir. Bu nedenle, bilgilerde olgusal hatalar olma olasılığı vardır. Öte yandan, otobiyografiler kişinin kendisi tarafından yazılır ve bu nedenle herhangi bir izin gerektirmez.
  • Biyografiler, belli bir süre boyunca farklı kaynaklardan toplanan bilgileri içerir ve bu nedenle okuyuculara farklı bir bakış açısı yansıtır. Öte yandan, otobiyografilerde yazar gerçekleri ve düşüncelerini kendi yolunda sunar, böylece okuyuculara genel olarak dar ve önyargılı bir bakış açısı sağlar.
  • Bir otobiyografide yazar genellikle ben, benim, biz gibi şahıs zamirleri kullanır. Bu yazar ve okuyucu arasında samimi bir bağlantı kurar. Buna karşın biyografi üçüncü bir kişinin görüşüne göre ve çok daha az samimidir.
  • Bir biyografi yazmanın amacı, okuyucuları belli bir kişinin hayatı ve düşünceleri hakkında bilgilendirmektir. Otobiyografi ise yaşam deneyimlerini ve başarılarını okuyuculara sunmak isteyen insanlar tarafından yazılır.

Otobiyografi Nasıl Yazılır?

Otobiyografi yazmaya başlamadan önce ilk yapılması gereken şey geçmiş ile ilgili araştırma yapmaktır. Bir kişinin biyografisi gibi, otobiyografiniz de doğum zamanınızı ve doğum yerinizi, kişiliğinize genel bakışı, beğenilerinizi, hoşlanmadığınız şeyleri ve hayatınızı şekillendiren özel etkinlikleri içermelidir. Bir yazar olarak ilk adımınız arka plan detaylarını toplamak olmalıdır. Dikkate alınması gereken bazı noktalar; doğduğunuz bölge hakkında ilginç detaylar, ailenizin o bölgenin tarihi ile ilişkisi, ailenin o bölgede yaşama sebebidir.

otobiyografi, biyografi, hikaye, yaşam öyküsü, deneyim, yazar, kitap,

Hikayenize Sivas'da doğdum şeklinde başlamak cazip gelebilir, ancak hikayeniz tam olarak bu noktada başlamaz. Bir deneyim ile başlamak daha iyidir. Neden bulunduğunuz yerde doğduğunuz ve ailenizin deneyiminin doğumunuza nasıl yol açtığı gibi bir şeyle başlamak daha ilgi çekici olabilir. Anlatılarınız hayatınızda çok önemli bir an etrafında yoğunlaşıyorsa, okuyucuya o anı verin. En sevdiğiniz filmin veya romanın nasıl başladığını düşünün ve nasıl başlayacağınızı düşünürken diğer hikayelerden ilham alın.

Dünyanın en ilginç çocukluğuna sahip olmayabilirsiniz, ancak herkesin birkaç unutulmaz deneyimi vardır. Mümkün olduğunca en iyi parçaları vurgulayın. Örneğin, büyük bir şehirde yaşıyorsanız, ülkede büyüyen birçok insanın asla bir metroya binmediğini, okula gitmediğini veya birkaç blok ötedeki bir mağazaya yürümediğini fark etmelisiniz. Öte yandan, banliyölerde veya şehir içinde büyüyen birçok insanın asla doğrudan bahçelerinden topladıkları meyve ve sebzeleri yemediğini, arka bahçelerinde kamp yapmadıklarını, bir çiftlikte tavuk beslemediklerini, anne konservelerini yemediklerini veya bir küçük kasaba festivaline katılmadıklarını göz önünde bulundurarak tüm bunları otobiyografinize malzeme yapabilirsiniz.

Otobiyografinize kültürünüzü de eklemeyi unutmayın. Kültürünüz, ailenizin değerlerinden ve inançlarından gelen gelenekler de dahil olmak üzere genel yaşam biçiminizdir. Kültür tatilleriniz, gelenekleriniz, yediğiniz yiyecekler, giydiğiniz kıyafetler, oynadığınız oyunlar, kullandığınız özel ifadeler, konuştuğunuz dil ve uyguladığınız ritüelleri içerir. Otobiyografinizi yazarken, ailenizin belirli günleri, etkinlikleri ve ayları kutlama yollarını düşünün ve okurlarınıza bu özel anları anlatın. Örneğin, yılın belirli bir gününde yediğiniz belirli bir yiyecek ya da özel bir etkinlik sırasında giydiğiniz bir kıyafet okurlarınızın ilgisini çekecektir.

Deneyimlerinizi dürüstçe düşünün. Sadece anılarınızın en iyi kısımlarına odaklanmayın; o zamanlar içindeki detayları düşünün. Anneniz kahvaltı hazırlarken, babanız kahvesini döktüğünde, şehre gelen akrabalarından rahatsız olan biri ve bunun gibi diğer küçük ayrıntıları ekleyin. Pozitif ve negatiflerin tümü okuyucu için daha iyi bir resim çizmenize ve daha güçlü ve daha ilginç bir anlatıya yol açmanıza yardımcı olur. Hayat hikayenizin tüm ilginç öğelerini birbirine bağlamayı ve onları ilgi çekici bir deneme haline getirmeyi öğrenin.

Hayat hikayenizin tek bir etkinlik, tek bir karakter veya tek bir gün tarafından özetlendiğini düşünüyorsanız bu öğeyi tema olarak kullanabilirsiniz. Bu tema ile ilgili bir taslak oluşturun ve bunları hikayenizin alt konularına dönüştürün. Son olarak, tüm deneyimlerinizi hayatınızın baskın temasını anlatan ve açıklayan bir özetle birleştirin.

Edebiyatta Otobiyografi Örnekleri

biyografi, hikaye, yaşam öyküsü, deneyim, yazar, kitap,

M.Ö. 400 civarında, Katolik Aziz Augustinus Confessiones (İtiraflar) olarak adlandırdığı en eski otobiyografilerden biri olarak kabul edilen eseri yazdı. İçinde, görünen ahlaki yoksulluktan Hıristiyanlığa ve onun ruhsal kökenlerine dönüşüne kadar geçen süreçteki kendi yolculuğunu anlatmaktadır. Yüzyıllar boyunca ve bugün hala, batı kilisesi için oldukça etkili bir yayın olduğu görülmektedir. Goethe tarafından yazılan Dichtung und Wahrheit (Şiir ve Hakikat) ise Alman edebiyatına damga vurmuş en önemli otobiyografi örneklerinden biridir.

Dünya klasikleri arasında önemli eserlere sahip olan Rus yazar Maksim Gorki’nin Çocukluğum adlı eseri yazarın acı dolu çocukluk çağını okuyuculara aktarmaktadır. Aynı şekilde Pultizer ve Los Angeles Times kitap ödüllerine layık görülen Angela’nın Külleri İrlanda asıllı Frank McCourt’un zor hayatını anlatır. 1996 yılında piyasaya çıkan bu kitap, 1999 yılında aynı isim ile sinemaya da uyarlanmıştır.

Türk edebiyatında da otobiyografi türü birçok eserlere rastlayabilirsiniz. Aziz Nesin’in 1969 yılında piyasaya çıkan Böyle Gelmiş Böyle Gitmez adlı eseri sosyo-tarihsel ve politik bir belge niteliği taşıma özelliğinden dolayı Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Bunun yanı sıra 1998 yılında yayınlanan Bir Dinozorun Anıları Mina Urgan’ın otobiyografik eseridir. Piyasaya çıktığı dönemde en çok okunanlar listesinde yerini alan bu eser Mina Urgan’ın 80 yılı aşkın süren yaşantısını anlatır.

Otobiyografi nedir?

Özyaşam öyküsü olarak Türkçeye çevrilen otobiyografi, yazarının yaşam öyküsünü anlatan bir biyografi türüdür. Yani yazarın yaşamının yazılı bir kaydıdır. Otobiyografi, bir başkası tarafından yazılmış olmak yerine, kişinin kendi kaleminden, kendi sözleri ile kendisini anlatmasıdır.

Biyografi ve otobiyografi arasındaki fark nedir?

Biyografi, bir başkasının yazdığı bir bireyin yaşam öyküsüdür, oysa otobiyografi, bir kişinin hayatının kendiliğinden yazılmış bir ifadesidir. Her ikisi de yaşanmış geçmişte neler olduğunu okuyucuya sunar. Bu kronolojik sırayla yazılmış kurgusal olmayan kitaplar, belirli bir alanda önemli katkılarda bulunan kişiler hakkında hikayeler anlatır.

Edebiyatta önemli otobiyografi örnekleri nelerdir?

İlk otobiyografi örneği Katolik Aziz Augustinus’un Confessiones (İtiraflar) olarak adlandırdığı eseridir. Dünya edebiyatında Goethe’nin Şiir ve Hakikat adlı eseri, Maksim Gorki’nin Çocukluğum adlı eseri ve Frank McCourt’un Angela’nın Külleri adlı eseri otobiyografik eserlere örneklerdir. Türkiye’de ise Aziz Nesin’in Böyle Gelmiş Böyle Gitmez adlı eseri ve Mina Urgan’ın Bir Dinozorun Anıları adlı eseri önemli otobiyografik eserler arasındadır.

Bu yazıyı beğendiysen
şimdi paylaş!
Blogger
Özgeçmiş

Adım İrem Elitez. 1984 doğumluyum. İstanbul Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği lisans bölümü mezunuyum. Yaklaşık 6 sene İstanbul Teknik Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak çalıştım. Bu süre zarfında çeşitli projelerde yer aldım. Uluslararası dergilerde bilimsel makalelerim yayınlandı. Geçtiğimiz Haziran ayında da doktora derecemi aldım. Okumayı ve yeni yerler keşfetmeyi seven bir insanım. Bunun yanı sıra kendimi farklı yönlerden geliştirme çabasında olmuşumdur hep. Üretkenliğimi yansıtabileceğim bir iş olduğunu düşündüğüm blog yazarlığına merak saldım. İstanbul İşletme Enstitüsü'nde online ücretsiz eğitimlere katıldım. Bu alanda gelişmek arzusundayım.

Devamı
Yorumlar(0)
Ortalama Değerlendirme 5

Yorum yapabilmek için Oturum Aç'manız gerekmektedir.

Yorum yapılmamış, yapan ilk sen ol!