Published on: 28 Mayıs 2019 Konuk Yazar 0 Yorum
Okuma Sayısı : 813

İnsanlar olarak ilk zamanlardan beri bir iletişim çabasındayız. Ateş yakıp dumanla haberleşmekle başlayan serüvenimizin geldiği nokta ise epey etkileyici. 1793 senesine kadar süren haberleşme yöntemleri (duman, mektup, posta güvercini) ele alındığında bugünün etkisiyle onları oldukça ilkel yöntemler olarak değerlendirebiliriz.

1793 yılında ise Claude Chappe tarafından icat edilen telgrafın bizi iletişim konusunda bu noktalara taşıyacağını tahmin edemezdik. O zamanlarda bizleri ilkellikten kurtaran bu icat gelişen teknolojiyle birlikte günümüzde ilkel olarak görülmekte. 

Bunca Seçenek Arasında Neden İletişimsizliği Seçiyoruz?

İletişim nedir? İletişim fikir, bilgi ve düşüncelerin sağlanabilecek her şekilde başkalarına aktarılmasıdır. Bu aktarım; telefon, radyo, televizyon gibi teknik araçlarla yapılabileceği gibi, araçsız saf bir şekilde de yapılabilir.

Peki bunca imkanın içinde, gerçekten iletişim kurabiliyor muyuz? Bu sorunun tek bir cevabı yok. Genel hatlarıyla baktığımızda, elimizde bir sürü olanak var ve dünyanın öteki ucuyla bile haberleşebiliyoruz. Hatta eskiden uzaktaki sevdiklerimizin sesini zor duyabiliyorken, 1964 yılında yapılan ilk görüntülü konuşmanın hayatımıza girmesiyle, artık onlarla yüz yüze iletişim kurabiliyoruz.

Çocuklar ve İletişim

Teknolojik gelişmelerin bu alanda bize sağladığı faydaların yanı sıra, maalesef olumsuz etkileri de var. Genç nesil teknolojinin göbeğine doğdu. Çocukların ellerindeki oyuncakların yerini, telefonlar ve tabletler aldı. Özellikle eski kuşak olarak adlandırdığımız büyüklerimizden bu durum hakkında oldukça sitem duyuyoruz.

Çocukların ve gençlerin yararına olabilecek gelişmeler ne yazık ki onları dünyadan koparmaya başladı. Sosyal platformlar dahilinde kendilerine bir yer bulurken yüz yüze geldiklerinde işin rengi değişiyor. İletişim kurarken kendilerini doğru ifade edemedikleri için çocuklarda öz güven gelişimi yavaşlıyor ve sosyal platformlarda kendilerine bambaşka bir dünya yaratıyorlar. Bu da onların gerçeklikten kopmalarına neden oluyor.

İmkanları doğru değerlendirip, bize sunulan fırsatları amaca uygun şekilde kullanmalıyız. İletişim kurduğumuzu düşünürken iletişimsizlik batağına düşmekten kaçınmalıyız. Bunun için, genç neslin ve ebeveynlerin bu konuda bilinçli hale gelmesi ve durumun ciddiyetinin farkına varıp harekete geçmesi gerekiyor.

Nasıl İletişim Kurmalıyız?

Zihnimize ektiğimiz her düşünce tohumunun filizlenip hayatımızı şekillendirmesi gibi ağzımızdan çıkan her sözcük de bizi oluşturuyor. ‘‘Anlamıyorsun!’’ demek yerine ‘‘Anlamadığın kısmı söylersen daha açıklayıcı anlatabilirim.’’ demeyi tercih ettiğimizde konuşmanın daha sağlıklı ilerlediğini fark edebiliriz. 

Hayatımızı tek taraflı konuşarak sürdürmemiz mümkün değildir. Farklı insanlar, farklı düşünceler demektir. Sağlıklı bir konuşma gerçekleştirmek için birbirimizle aynı fikirlere sahip olmamız gerekmez. Farklı düşünce kalıplarına ve belki de bize hiç yakın olmayan görüşlere saygı duymalıyız. Burada anlamamız gereken şey herkesin doğrusunun bir olmadığı ve böyle olmasının ise en doğrusu olduğudur.

Konuşurken söylediğimiz her sözün, karşı tarafı nasıl etkilediğine dikkat etmeliyiz. Buradaki önemli ayrıntılardan biri empati yapmaktır. ‘‘Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma.’’ sözünü hepimiz en az bir kere duymuşuzdur. Aslında insanlarla iletişim kurarken de bu anlayışı sergilemeliyiz.

Örneğin; emir kipleriyle konuşulmasından hoşlanmıyorsak bir başkasıyla bu şekilde konuşmamalıyız. Bir diğer önemli ayrıntı ise kendimizi doğru ifade etmektir. Ne istediğimizi, nasıl istediğimizi ve bunun gibi pek çok şeyi en yalın haliyle ifade etmeliyiz. Örneğin; biri sizinle, şaka maksadıyla da olsa argo kelimelerle konuşuyorsa ve siz bundan rahatsız oluyorsanız karşınızdaki kişiye size karşı argo kelimelerle konuşmasından rahatsız olduğunuzu söyleyip bir daha böyle konuşmamasını rica edin. 

İletişim kurarken yaşadığımız en büyük sıkıntılar, kendimizi doğru ifade edememekten ve karşı tarafı doğru anlayamamaktan gelmektedir. Kendi hayatlarımıza dönüp, insanlarla olan diyaloglarımızı incelediğimizde bunu çok daha net anlayabiliriz. Bu tarz sorunlarla karşılaşmamak adına etkili iletişim stratejileri ve beden dili kullanımına özen göstermeliyiz. Unutmayın, sonrasını düşünmeden söyleyeceğiniz her sözün sonu, iletişimsizlik olacaktır.

Yazar: Beste Barak

  • iletişim ,
  • iletişimsizlik ,
  • iletişim sorunu ,
  • etkili iletişim ,
  • çocuklar ve iletişim ,
  • öz güven gelişimi ,
  • beden dili
Yazar
    Blog Yazarı
Özgeçmiş

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Devamı