AnasayfaBlogAtatürk’ün Eğitim ile İlgili Sözleri
Eğitim

Atatürk’ün Eğitim ile İlgili Sözleri

09 Mart 2020
Atatürk’ün Eğitim ile İlgili Sözleri

Mustafa Kemal Atatürk, eğitimin bir bütünlük taşıdığını toplumların ve milletlerin kalkınmasının her alanda gerçekleştirilecek eğitimler sonunda yakalanacak bir değişim sürecine bağlı olduğunun bilincindeydi. Bundan dolayı nerede olursa olsun öğrenmekten, sorgulamaktan ve çözüm bulmaktan bir an olsun vazgeçmedi. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra eğitimin, ülkenin en ücra köşelerine kadar ulaşmasını sağlayarak yaygınlaşmasını teşvik etmiştir. Toplumsal yarar sağlamak adına bilimin ışığında daima bir adım önde olabilmek için herkesin kollektif katılımının sağlanması için kendisi bizzat bu konuda çalışmalar yapmıştır. Türk toplumunun yapısına uygun modelleri seçmiş ve başarıyla uygulamıştır.

Atatürk çocuk yaşlardan itibaren aldığı eğitim ve öğretim ilkeleri sayesinde gelecekteki liderlik becerilerini kazanmış çeşitli alanlarda kendisinin çok yönlü kişiliğinin oluşmasına zemin hazırlayacak kitaplar okuyarak aynı zamanda edindiği deneyim ve yetkinlikleri paylaşmak için çok sayıda eserler yazmış bir eğitim bilimcidir. Farklı çalışma yöntemlerine sahip olan ve savaş sırasında cephede bile okumaktan bir an olsun vazgeçmeyen bir yapıya sahiptir. Uygar toplum olma ölçütünün eğitim derecesiyle doğru orantılı olduğunu belirten Atatürk’ün eğitimle ilgili sözlerini ve eğitime olan bakış açısını inceleyeceğiz.

Atatürk ve Eğitim

Atatürk kötü şartların yaşandığı zamanlardan en iyi ve güçlü olduğu anlara kadar hayallerinden ve kendi doğrularından asla vazgeçmeyen bir askeri dehaydı. Fakat sahip olduğu özellikler sadece askeri alandaki bilgisi ve deneyimleriyle sınırlı değildi. Aynı zamanda eğitimin önemini anlayan ve anlatan eşsiz bir eğitimciydi. Akla ve bilime daima önem veren bir lider olarak “Bir gün benim söylediklerim bilimle ters düşerse bilimi tercih edin” diyen bir adamın fikirlerinden vizyonundan ve duygularından oluşan bir ülke bize emanet kaldı.

Atatürk daha iyi ve kaliteli bir yaşama kavuşacak refah bir toplum modelini oluştururken yenilikçi atılımları tamamlayıcı inkılapların neler olduğu konusunda   isabetli kararlar vermiştir. Gelişmeyi ve kalkınmayı ön planda tutarak modern Türk toplumuna ışık tuttu. Harf devrimi, eğitim ve öğretimin birleştirilmesi gibi topluma yönelik eğitim adımlarıyla toplumu adeta besledi. Atatürk’ün, “Uygarlık sorunu halledilmedikçe hiçbir konunun halledilemeyeceğinin farkında değil misiniz? ” sorusu aslında eğitime ne kadar önem verdiğini vurgulamaya çalıştığı bir noktadır. Yine bu konuyu vurgulamaya ilişkin “ Eğitimdir ki bir milleti ya hür bağımsız şanlı yüce bir toplum olarak yaşatır veya bir milleti esaret ve sefalete terk eder” demiştir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün en önemli özelliği, bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjiyle bulunduğu ortam farketmeksizin hiç durmadan çeşitli alanlarda çok sayıda kitap okumasıdır. Hayatının büyük bir bölümünün zorlu savaş koşulları ve imkansızlık ortamının hüküm sürdüğü yerlerde geçtiği göze alındığında bu hiçte kolay bir şey değildir. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında yoğun top gürültüsünün olduğu alanda Jean Jacques Rousseau'nun Toplum Sözleşmesi kitabını okuduğu ve son dönemlerinde gözlerinin okumaktan yaşarmasından dolayı şeritler halinde kesip ara ara gözlerini silmek için kullandığı bez parçalarını yanında tuttuğu rivayet edilir. Resmi kayıtlara göre toplam okuduğu kitap sayısı 3997’dir. Bu sayının sadece resmi kayıtlara dayalı rakam olduğunu vurgulamakta fayda var. Bu kitapların 1741tanesi Çankaya’da 102 tanesi İstanbul Üniversitesinde 2151 tanesi Anıtkabirde 3 tanesi de Samsun Gazi Halk Kütüphanesinde bulunmaktadır.

Atatürk'ün Eğitime Bakış Açısı ve Çalışma Metodolojisi

Atatürk’ün eğitime olan bakış açısı bir bilgiyi öğrenmekten daima çok daha fazlası olmuştur. Aynı zamanda eğitimi, bir strateji yaratma ve problem çözme aracı olarak görebilecek entelektüel bir kişiliğe sahiptir. Onun söylemiş olduğu “Gençlere tavsiyem okuyun, birbirinizi insan olarak sevin. Ülkenizi ve Dünyanızı doğru algılayın.” veya “Eğitilmekte olanlar biran önce eğitenlere katılsın” şeklindeki sözleri bize bu bakış açısıyla ilgili fikirler verir. Öğrendiklerini pekiştirmek ve uygulamak için masa başında kendine ait yoğun bir çalışma metodolojisi ve okuma programı vardı. Teoriyi pratiğe dökebilecek bilgileri analiz ederek yeni bir strateji oluşturmayı hedeflerdi.

Mustafa Kemal Atatürk algılama ve düşünme gücüyle birleştirmek amacıyla okuduğu kitaplarda önemli olduğunu düşündüğü cümlelerin altını çizerdi veya yanında bulundurduğu küçük not defterine ufak notlar alırdı. Kitap üzerinde düşündüğü duruma göre rengi değişen kalemler kullanır ve özel işaretlemeler yapardı. Eğer kitaptaki cümlenin altını çizerken kırmızı kalem kullandıysa cümlede yer alan fikri güçlü bulduğu ve o fikre katıldığını, mavi kalem kullandıysa aynı fikirde olmadığını belirtirdi. Bu kitapların üzerindeki cümlelerin yanına koyduğu işaretlerin ne anlama geldiğini şu şekilde açıklayabiliriz:

  • "xx": Önemli.

  • "xxx": Çok önemli.

  • "müh.": Mühim.

  • "ç. müh.": Çok mühim.

  • "D.": Dikkat. "?": Aynı fikirde değil veya bilginin doğruluğu konusunda şüpheleri var.

Atatürk için okumak sürekli bir gereksinim ve çalışma hayatının vazgeçilmez bir parçasıdır. İngilizce, Fransızca, Almanca ve Arapça dillerine hakim olmakla birlikte bu dillere ait eserleri okumayı severdi. Tarihi kitapları, haritayı kullanarak bununla birlikte okurdu. Savaşlar için ayrıca çeşitli krokiler çizdiği söylenir. Her alanda kitap okumakla birlikte özellikle Ekonomi, Sosyoloji, Tarih, Coğrafya, Dil Bilimi ve Hukuk alanlarına ilişkin konuları daha fazla incelemiştir. Bundan dolayı eğitime yönelik kültürel bir çok çalışmaya ağırlık vermiş ve bu konuya olan ilgisini “Eğer Cumhurbaşkanı olmasaydım Milli Eğitim Bakanı olmak isterdim” diyerek belirtmiştir.

Atatürk'ün Eğitimle İlgili Konuşmaları

Atatürk, vizyonuna ilişkin fikirlerin gerçekleşmesinin, milletin eğitim ve kültür alanında ilerlemesine bağlı olduğunun farkındaydı. 1937 yılında bu konuyu Meclisin açılış konuşmasında şöyle ifade ediyor: "Büyük davamız, en medeni ve en müreffeh millet olarak varlığımızı yükseltmektir. Bu, yalnız kurumlarında değil, düşüncelerinde de temelli bir inkılap yapmış olan büyük Türk milletinin dinamik idealidir. Bu ideali en kısa bir zamanda başarmak bir fikir ve hareketi beraber yürütmek mecburiyetindeyiz. Bu teşebbüste başarı, ancak adaletli bir planla ve en rasyonel tarzda çalışmakla mümkün olabilir. Bu sebeple, okuyup yazma bilmeyen tek vatandaş bırakmamak, memleketin büyük kalkınma savaşının ve yeni çatısının istediği teknik elemanları yetiştirmek, memleket davalarının ideolojisini anlayacak, anlatacak, nesilden nesle yaşatacak, fert ve kurumları yaratmak ve buna yönelik ilkeleri en kısa zamanda temin etmek, Kültür Vekaleti'nin üzerine aldığı büyük ve ağır mecburiyetlerdir. İşaret ettiğim ilkeleri Türk gençliğinin dimağında ve Türk milletinin şuurunda daima canlı bir halde tutmak, üniversitelerimize ve yüksek okullarımıza düşen başlıca vazifedir. "

Mustafa Kemal Atatürk 27 Ekim 1922 tarihinde Bursa’da öğretmenler ile yaptığı toplantıda, “Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için yalnız zemin hazırladı. Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam edeceksiniz ve mutlaka başarılı olacaksınız. Ben ve sarsılmaz inançla bütün arkadaşlarım, sizi takip edeceğiz ve sizin rastlayacağınız engelleri kıracağız.” sözleriyle medeni bir toplum yapısının bu yöndeki değişiminin eğitime duyulan önemle mümkün olduğunu bize göstermektedir.

Atatürk, bir insanın hayatına sığdıramayacağı birçok alan ve konu üzerinde durmuş çok yönlü okuma aşığı bir kişiliktir. Hayatında toplumlara ve bireylere rol model olmuş bu askeri deha aynı zamanda verimli bir eğitim ve öğretim yönteminin nasıl oluşacağını öğretmekle kalmayıp halkına bunun önemini yaptıklarıyla daima akılda kalacak şekilde hissettirmiştir.

atatürk eğitim okuma sözler kültür değişim
Gürcan Puy
Gürcan Puy
Blog Yazarı

Finans Uzmanı olan Gürcan Puy 1984 yılında İstanbul'da doğdu. Lisans eğitimini Dumlupınar Üniversitesi İşletme bölümünde, Yüksek lisansını ise Marmara Üniversitesi MBA , Yönetim ve Organizasyon dalında tamamladı. Eğitimi sırasında Örgütsel Davranış ve Yönetim Kuramlarına  ilişkin projeler ve anket çalışmaları yapmıştır.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.