Published on: 08 Temmuz 2019 Konuk Yazar 0 Yorum
Okuma Sayısı : 530

Her rasyonelleşme beraberinde bir irrasyonellikle gelir. Truva atı misali hayatımıza dahil ettiğimiz her olumlu ilerleme içerisinde tahmin edilmeyen olumsuzlukları da barındırır. Eğitim ve teknoloji tüm muhteşemliğiyle bizi kuşattığı gibi aynı zamanda bilme ve merak algımızı sonsuza kadar değiştirmektedir.

Teknolojik İlerlemeler

Teknolojik ilerlemeler her zaman insanlık tarihinin düşünsel ilerleyişinin mihenk taşı olmuştur. Ateşin keşfi bizleri mağaralardan ve çiğ gıdalardan daha iyi beslenme ve barınma koşullarına taşımış, tarım tekniklerinin ve çeşitli araçların icadı bizleri daha kalabalık ve karmaşık toplumlar olmaya sürüklemiştir. Matbaa bir devrin dogmalarının yıkılmasına yardımcı olmuş sanayi devrimi ise modern toplumun tohumlarını atmıştır. 

Kısacası insanlık her zaman teknolojik ilerlemelerin ışığında ekonomik, toplumsal, dinsel, siyasi örgütlenişini şekillendirmiş ve değişmeye/dönüşmeye devam etmiştir. Çağımız ise dijitalin çağıdır. Dijital devrim diğer tüm devrimlerden daha karmaşık, daha değerli ve daha öngörülemez bir noktadadır. Tüm harikalığıyla ve bilinemezliğiyle bu yeni çağ insanlığı şimdiye kadarki tüm değişimlerden daha büyük ve kalıcı bir değişime doğru sürüklemektedir.

Değişen Teknoloji Ve Eğitim

Eğitim insanlık olarak ele aldığımız meseleler arasındaki belki de en önemlisi ve en çok hata yapılanı olarak zirvede bulunmakta. Değişen teknoloji ile birlikte eğitim anlayışlarımız ve eğitimde kullandığımız araçlar da değişmekte. Artık internetten okuduğumuz PDF özetler, akıllı tahtalar, projeksiyondan yansıtılan slaytlar, laptoplarımızda tuttuğumuz notlar, cep telefonlarımıza indirdiğimiz çeşitli eğitim uygulamaları, ücretli ve ücretsiz online eğitimler platformları ile kuşatıldık.

Bilgiye ulaşmak ve eğitilmek daha önce olmadığı kadar kolay. Hele de dünyanın anadili misali olan ingilizceye hakimseniz tüm dünyayı avucunuzun içinde varsayabilirsiniz. Bütün bunlar oldukça değerli ve yararlı gelişmeler. Her konuda basit blog yazılarından, bilimsel makalelere veya YouTube daki videolara kadar geniş bir yelpazedeki stok bilgi saniyeler içerisinde önümüze geliyor. Böylesine bir bilgi çağında cahil kalmak ancak bir tercih olabilir diye düşünüyor insan.

YouTube’dan bir yemek tarifine bakarak yemek yaptım. Sabah online bir platformdan satın aldığım İngilizce eğitiminin çalışmalarını tamamlıyordum. Şuan laptopumdan bir metin yazmakla meşgulüm ve ardından telefonuma arkadaşlarımın gönderdiği ders notlarını okuyarak sınavlarıma hazırlanacağım. Tamamıyla teknolojik bir kuşatma altındayım. Bu işimi inanılmaz kolaylaştırıyor. Şu ana kadar her şey harika. Ancak dediğim gibi büyük bir problem de tüm bu kolaylaşmanın beraberinde geliyor.

Bilgi Kirliliği Çağı

Teknoloji gerçekten hayatımızı kolaylaştırıyor mu? Çağımız belki de en yoğun bilgi kirliliğinin olduğu çağ. İnternette hiç bilmediğiniz bir konu hakkında yalan yanlış bir içerik oluşturabilir ve sizin o içeriğinizden kopyala yapıştır yüzlerce kişi farklı kanallardan bu yalan bilgileri yayabilir. Bilgiye ulaşmak kolay kolay olmasına ancak sadece yüzeysel bilgiler elde edebiliyor insan. Bir konuda derinlemesine araştırmak kitaplar eskitmek ve kütüphanelerde sabahlamak devri bitti. Herkes bilge bu çağda. 

Koskoca profesörler, doçentler internetten üstün körü bakarak hazırladıkları slaytlarla üst düzey akademik platformlarda eğitim veriyorlar. Tahtalar akıllı, telefonlar akıllı akıllı olmasına ama insanlar bir tuhaflaştı. Gerçekten merak duyan yok artık. Hazıra, kısaya, özete, somut görsel ve videolara alıştı insanlar. Düşlemek yok artık. Kafada canlandırmaya çalışmak, emek vermek, uzunca yazılarla boğuşmak ve keyif almak kalmadı. Bloggerlar kısa ve basit olma çabasında. YouTuberlar tıklanma ve benzer bir basitliğin peşinde. Öğrenciler kağıda kaleme düşman. 

Yarı Cahiliz

Zaten öyle bir çağdayız ki hiçbir şeye vaktimiz yok. Şöyle bir an duraksayıp hayatı tatmaya bile zamanımız yoksa ne için koşuşturuyoruz biz? Kim için? Öğrendiklerimiz gerçekten merak ettiğimizden mi? Yoksa para getireceği inancıyla mı giriştik her şeye? Bu çağ güzel ama bilgi çağı demek biraz fazla. Olsa olsa basitliğin, kolaylığın, özetlerin ve vakitsizliğin çağı olabilir. 

Eğitim ve teknoloji etkileşimi her geçen gün gözümüze çarpıyor. Birbirleri ile sıkı ilişkideler hatta bu ilişki her geçen gün büyüyecek. Fakat bilgiye bu denli rahat ulaşmak aynı zamanda yarı cahilliğin yaygınlaşmasına neden olacak. Her şeyden az, özet biçimde ve çoğunlukla yanlış kavranmış. Oradan oraya koşuşturan ve hiçbir konuyu derinlemesine bilmeyenlerin çağı. Eğitimde teknolojin nimetlerinden faydalanın elbet bende faydalanacağım ama durup düşünün de her zaman. 30 sayfa slaytlık bir dersle yüze yakın eserlik külliyatı olan bir konuda ne denli bilge oldum acaba diye.

Yazar: Doğucan Bayram
 

  • teknoloji ,
  • eğitim ,
  • dijital çağ ,
  • uygulamalar ,
  • internet ,
  • online eğitimler ,
  • bilgi
Yazar
    Blog Yazarı
Özgeçmiş

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Devamı