Published on: 29 Kasım 2018 Konuk Yazar 0 Yorum
Okuma Sayısı : 1409

Mimar: mekanları tarih ve çevre ilişkileriyle birlikte; ekonomik, işlevsel, estetik bir şekilde tasarlayan, planlayan,uygulayan kişiye denir. Bir mekanın tasarımı ve uygulaması için diğer disiplinlerle (mekanik, elektrik, statik, harita, peyzaj, iç mimari vb.) koordineli çalışan ekip lideridir.

Mimarlık Nedir? (Steyn Studio - Bosjes Chapel)

(Steyn Studio - Bosjes Chapel)

“Mimarlık, bina yapma sanatıdır.” Le Corbusier

Mimarlık, canlıların ihtiyaç duyduğu mekanları, teknik gereklilikler ve kullanıcı ihtiyaçları göz önüne alınarak estetik değerler ile birleştiren sanat ve bilim dalıdır. İlaveten, bir yerde mimariden söz edebiliyorsak; O mimari eserin bize, o yerin tarihinden, toplum yapısından vs. bilgiler verdiğini görebiliriz.

Mimarlık Okumanın Zorluklarını Yalnızca Mimarlar mı Anlar?

Toplumumuzda yer alan “benim çizimim iyi değil ben mimar olamam” şeklindeki en yaygın yanlış düşünceye rağmen, bugün mimarlık okuyanların sayısı azımsanmayacak düzeydedir. 2017 yılında, ülkemizdeki tüm mimarlık bölümlerinin toplam kontenjanın 6956 olduğu belirtilmektedir (kaynak: arkitera)

Çizimi Çok İyi Öğrenmeden de Mimar Olunamaz mı? Öncelikle, mimar olabilmek için muhteşem çizim yeteneğine sahip olmak gerekmiyor. Artık teknoloji çağında yaşadığımız için işler ilgili çizim programları(Autocad, photoshop, archicad, 3dmax vs.) ile yürütülüyor. Gerekli olacak teknik ve detay çizim bilgisi, eğitimin daha ilk yılında verilmeye başlanıyor.

Mimarlık okumak için çizim bilgisinden daha fazla gerek olan bir şey varsa; o da sabır ve azimdir. Mimarlık okumak, diğer bölümlerde okumaya benzemez. Uykusuz ve stresli kafeinle geçen günler, haftalarca adeta kişi toplumdan bağımsız kendi yaşam döngüsünü yaşar. Diğer bölümlerde okuyan insanlar gibi vize haftası bitince rahatlamak diye bir şey yoktur; Proje dönem boyu devam eder, çalışmak daimdir. Bunlara ilaveten masraflı bir bölümdür; sürekli proje çıktıları almak, maket kartonları, renkli kalemler, eskiz kâğıtları hiç bitmez! Okulunuza yakın kırtasiyeler, ozalitçiler adeta sizin ikinci yuvanız olur.

Mimar ders çalışırken, mimarlık okumanın zorlukları, mimar çalışma

(YTÜ Mimarlık- Teslim Dönemi Öncesi Uykusuz Gecelerden Biri)

Tabi ki, mimarlık okumak eziyetten ibaret değil, çok güzel tarafları da var. Bir kere hayata artık daha farklı bakmaya başlıyoruz, yaşam alanlarını mekanları daha derin yaşıyoruz. Mimarlık okurken, sanata, tarihe, binalara, sosyal alanlara yönelik bir sürü şey öğreniyoruz. Örneğin, altın oranın ne kadar muhteşem olduğunu, Charlie Chaplin’in “Modern Zamanlar” filmi ile kitlesel üretim kavramını tartışıyoruz, piramitlerin gizemini konuşuyoruz, İran Yazd sokaklarını sunumlar ile adım adım keşfediyoruz. Diğer fakültelerdeki öğrenciler kürsülerde blok ders yapıp sıkılırken, biz İstanbul Modern’de yere yayılmış mekan incelemesi yapıyor ya da Kınalı Ada’da proje alanı için keşif yapıyor olabiliyoruz. Mimarlığın bize verdiği tatlı sürprizler bunlar! Ve eğer beğenilmekten hoşlanan biri varsa söylemem gerekir ki, evet mimarlık okuyanlar insanlara çok "cool" geliyor.

Mimarlar için bitmeyen dert! İç mi Dış mı?

Yıl 2018 de olsa, mimarlık insanlığın en eski mesleği de olsa hala tüm mimarlar iç mi dış mı sorusuna maruz kalmaktadır. Çünkü, her konuda bir fikri olan insanımızın iç mimara bakış açışı "he tamam siz böyle dekorasyon süsleme filan yapıyorsunuz" iken, mimar algısının da "siz de böyle binanın dışını yapıyorsunuz di mi?" şeklinde olduğunu görüyoruz. Eğer o topa girecekseniz, aradaki farkı anlatmak için sabır ve basit cümleler gerekiyor. Sahi gerçekten farkı nedir iç mimar ve dış(!) mimarın?

iç mimar mı, dış mimar mı? Yiğit Özgür

(Karikatür kaynak: Yiğit Özgür)

Mimar, bir yapıyı tasarlarken yapının çevresindeki tüm dinamikler ile konuyu ele alır. Mesela, binaya ulaşım için o bölgedeki araç veya yaya trafiğinin akışını, tasarım kriterleri için rüzgar yönünü ve güneşi nasıl aldığını, yapılacak yapı çevresindeki bina yapılaşmasını, kat yüksekliklerini, yönetmelik standartlarını vb. bir sürü diyagramlar çıkararak tasarımını yapar. Bu yaptığı tasarım üzerinden diğer disiplinler ile (elektrik, mekanik, statik, peyzaj, iç mimari vb.) koordineli olarak projeyi yürütür. 

İç mimar, yapının iç mekânlarının tasarımından ve uygulamasından sorumludur. Halk arasında belirtildiği gibi sadece dekorasyon ile ilgilenmez. İç mekânın en ideal şekilde kullanıcıya yönelik oluşturulması için teknik ve detay bilgisi ile estetik yaklaşımını harmanlar. 

Tüm bu söylediklerimden sonra ancak şunu belirtmem gerekir ki, her ne kadar mimar ve iç mimarın çalışma alanları ayrı gibi dursa da günümüzde çoğu mimar ofislerde iç mimari uygulama projeleri çizebildiğini, ya da iç mimarların şantiyelerde dizayn ofis departmanlarında mimarlar ile aynı şekilde çalışabildiğini gördüm. Unutulmaması gereken tek şey, mimarların imza yetkisi bulunmaktadır.

Mimarların Çalışma Alanları Nelerdir?

Sanılanın aksine bir mimarın çıkıp ‘buraya da şöyle bir üçgen konduralım’ demesiyle binanın yapılmadığını artık anladık sanırım. Bina yapım sürecinin hangi aşamasında çalışırsak çalışalım bunun bir ekip işi olduğunu, bizim de ekibin bir parçası olduğumuzu aklımızdan çıkarmamalıyız. Bugün mimarlar için çalışma yelpazesi oldukça geniş olmakla birlikte ülkemizdeki mimar fazlalığı ve ekonomik sebeplerle sektörün kötüye gitmesi iş bulmanın zorlaştığını gösteriyor. İlaveten çoğunlukla deneyimli mimar aranıyor, kimse yetiştirmek üzere almaya yanaşmıyor! Neyse, gerçekten mimarlar nerelerde çalışabilirler?

mimarlık, mimar olmak, şantiye

(Şantiyede dizayn ofis mimarı olarak çalıştığım yerlerden biri – Mart 2017 )

  • Mimari ofislerde, avan (konsept) proje ve/veya ruhsat projesi çizebilirler.
  • Mimari ofislerde, mimari uygulama projeleri çizebilirler.
  • Mimari ofislerde, iç mimari uygulama projeleri çizebilirler.
  • Kamu personeli olarak çeşitli kamu kurumlarında mimar olarak çalışabilirler.
  • Şantiyelerde, yüklenici veya taşeron firmada dizayn ofis departmanında çalışabilirler. Mimari gruptan gelen çizimlerin, sahada uygulanacak şekilde detaylandırılmasından sorumludur. Mimari grup ile saha arasındaki koordinasyonu sağlarlar.
  • Şantiyelerde, sahada ‘saha mimarı’ olarak uygulamanın başında durabilirler.
  • Şantiyelerde, kalite departmanlarında çalışarak, işin standartlara uygun yapılıp yapılmadığını kontrol edebilirler.
  • Şantiyelerde, teknik ofis departmanında metraj ve hakediş yapabilirler.
  • Kurumsal firmaların merkez ofislerinde, tasarım mimarı olabilirler.
  • İşveren firmada, çalışarak işin doğruluğunu kontrol etmekle yükümlü olarak çalışabilirler.
  • Yapı denetim firmalarında çalışabilirler.
  • Gayrimenkul Pazarlama firmalarında çalışabilirler.
  • Okulda yüksek lisans yapabilir, araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlayabilirler.
  • Mobilya firmalarında, satış mimarı veya tasarım mimarı olarak çalışabilirler.
  • İkea, Koçtaş vb. firmaların bünyesinde, müşterilerin ihtiyaçları doğrultusunda tasarım ve uygulama yapabilecek mimarlar olarak çalışabilirler.
  • Mimarlık ofislerinde, üç boyutlu tasarımlar yapabilirsiniz.
  • Bankaların mimarlık departmanlarında, çalışabilirsiniz.
  • Kendi ofisinizi ve ekibinizi kurabilirsiniz.
  • Freelance olarak dışardan iş alarak çalışabilirsiniz.
  • Uzmanlık gerektiren çeşitli yapı firmalarında çalışabilirsiniz (Cephe firmaları, Duvar tavan sistemleri, aydınlatma sistemler vs. gbi)

mimarlık, mimar, architect, mimar nedir

Kendi çalışma deneyimlerimden örnekler vererek bunu anlatmak isterim. Ben ilk mezun olduğumda avan proje ve ruhsat projesi çizen bir ofiste işe başladım. Onca projenin ünlü mimarının ofisi bir sitenin giriş katında 80’lerden kalma bir ofis havasında kasvetli bir ortamdı. Kimsenin birbiriyle mesai saatinde sohbet edilmesine izin verilmezdi, bilgisayarlardan internete girmek yasaklanmış, usb belleklerin takılmasına karşı bilgisayar kilitlenmişti. Sürekli sirkülasyonun olduğu bu işyerinde çok cüzi maaşlar ile çalışır, ofise giriş çıkış dakikalarımızı yazardık. (18:02, 08:03 gibi) öğle aralarında haftada bir gün herkese denk gelecek şekilde, gelen öğle yemeklerini mikro dalgada ısıtır sofrayı hazırlardık. Bu korkunç gelebilecek yerde, İstanbul’un en önemli avm, konut, otel projeleri çiziliyordu. 

Oradan çıktıktan sonra, girdiğim mimari ofiste bu kez iç mimari uygulama projeleri çiziyorduk. 5 yıldızlı, çok iyi bildiğimiz birkaç otel zincirinin projelerini hazırlayıp şantiyeye iletiyorduk. Bir odadaki elektrik planından, sehpa detayına, duvar kaplamasından, vitrifiye seçimlerine kadar çiziyorduk. Firmalardan ürünler için fiyat teklifleri alıyor, spesifikasyon hazırlıyor projeler ile teslimler yapıyorduk.

mimarlık, mimar çizim, mimar nedir

Daha sonra Türkiye’nin en büyük kompleks projelerinden birinin (avm, otel, konut, ofis) şantiyesinde yüklenici firmada dizayn ofis mimarı olarak çalışmaya başladım. İmalatın yoğun olduğu bir yer olduğu için, kalabalık bir ekip ile oldukça yoğun geçen bol mesaili, resmi tatillerde dahi çalışmalı bir iş tempomuz vardı. İlk kez böyle çok katlı ve kompleks bir projede çalışyor ve işin mutfağında bulunuyordum. İşverenden gelen talimatları elektrik, statik, mekanik vb disiplinler ile koordine ederek projeye işleyip sahaya iletiyor, taşeronları organize ediyor, teknik ofise hakediş için ilgili çizim ve kaynakları iletiyor, bir problem olduğunda sahada yerinde bakıp çözüm üretmeye çalışıyorduk. Çalıştığım en yoğun, en stres yönetimi yapılması gereken ama en sosyal en keyifli yerdi.

Projenin hayata geçmesi ile Tükiye’nin önemli süt ürünleri firmalarından birinin ofis, ticaret ve dağıtım merkezinin şantiyesinde, dizayn ofis mimarı olarak çalışmaya devam ettim. Her yapının ihtiyaçlarının farklı olduğunu deneyimlediğim bu sektörde, sahaya doğru bilgi aktarımı, malzeme onaylarının alınması, taşeronlara doğru çizimlerin dağıtılması, gerekli koordinasyonun yapılmasından sorumlu olarak çalıştım.

mimarlık, proje, şantiye, ofis, mimarlık nedir

Bu projenin de bitimi ve benim taşınarak şehir değiştirmem ile birlikte en son Bodrum’da Türkiye’nin en büyük otellerinden birinin otel ve villalarının yapılacağı şantiyede, işveren ve uygulamacı firmanın aynı olduğu şirkette dizayn ofis mimarı olarak işe başladım. İlk kez bir projeye daha kazı aşamasında dahil oldum. Projenin farklı süreçlerinde işe girmenin farklı güzellikleri ve sakıncaları olduğunu, her yeni projede bir kez daha gördüm. Bu projede, bizim önümüzdeki en önemli sorun; az katlı binalar olmasına rağmen eğim ile her binanın araziye farklı oturmasının gerektirdiği yeni çözümlerdi. Sahaya doğru bilgi aktarımı, vaziyet planının oturtulması, buna göre kazı kotlarının belirlenmesi, istinat duvarlarının çıkarılması, altyapı tesisatları ile koordineli olarak projenin hazırlanması, konsept projenin uygulanabilirliğinin kontrolünün sağlanması temel görevlerimizdendi. Birkaç ay öncesine kadar çalıştığım bu yerden, çalışanlara uygulanan yoğun baskı ve sözlü saldırılar, iş disiplinin olmaması, hakkedilen maaşların verilmemesi, bitmeyen mesailer sebebiyle bugüne kadar çalıştığım en kötü yerden ayrıldım. Büyük firmaların, o muhteşem yapıların arka planında neler yaşandığını bilemezsiniz. İnşaat sektörü ancak içinde bulunanların anlayabileceği bir alan, bir kadın olarak bu alanda çalışmak ise çok daha fazla stresli bir durum. Şu anda, rotamı yeniden belirlemekle ilgili dinlendiğim, kendimi dinlediğim bir dönemdeyim. Benim için bu süreçlerden sonra, en keyifli en kendim için bir şeyler yapabildiğim bir dönem. Önümde daha güzel fırsatların karşıma çıkacağı, daha kendimden emin yol olacağım zamanlar var olduğunu umuyorum.

Mimarlık nedir, mimar proje, mimar nasıl olur

Mimar Olmak Gerçekten Göründüğü Kadar Havalı mı?

“Ya bir dahi ya bir deli keşfettim” Hocası tarafından Antoni Gaudi’ye söylenmiştir. Antoni Gaudi, bugün Barcelona’nın simgesi haline gelen Sagrada Familia kilisesinin, Park Guell vb. bir sürü mimari eserin tasarımcısıdır. Evet, mimarlık biraz "üşütüktürlür" gerçekten. Toplum tarafından "ooo mimarsın" cümlesi ile ya da okulda hocalarınız mimarlığın ne kadar kutsal bir şey olduğunu, mimarların dünyayı daha iyi ve güzel hale getirebilecek yegane insanlar olduğunu anlatmaları sırasında biraz havalı geliyor ama mezun olup iş hayatına atılınca gerçekler bir bir tokat gibi çarpıyor!

mimarlık behiç ak karikatürü, mimar olmak, havalı

(Behiç Ak karikatürü)

İç mimar ve mimarın çalışma alanları iç içe geçmişken, bugün çoğu ilanda ‘tekniker veya mimar’ ifadesinin kullanıldığını görüyoruz. Bu da demek oluyor ki; mimar kimliğine yeterince önem verilmiyor. Çoğu büyük ve tanınır mimarlık ofisleri dahil, mimarlara maaşları ile orantılı sigorta yatırmıyor, asgari ücret üzerinden sigorta yatırıp maaşları elden verebiliyor. Özel sektörde çoğu işyerinde cumartesi günleri de çalışılıyor, mesailer de cabası. 2017 yılında mimarlık odası, kaydı olan mimar sayısının 50.990 civarı olduğunu gururla belirtiyor. Ancak oda bugün artık siyasi bir mecra haline gelmiş durumda, mimarların haklarının gözetilmediği ortada. Ülkemizde herkesin inşaattan anladığını düşündüğü için müteahhitlik yaptığı, imara aykırı binaların arttığı bu dönemde, tahmin edersiniz ki dürüst kalmak işini doğru yapmak oldukça zor. Üstelik hepsinin yanında şantiye gibi yerlerde diğer disiplinler ile birlikte çalışırken mühendislerin (özellikle inşaat mühendisleri) kendisini sizden üstün görmek gibi alışkanlıkları var. Her zaman sağlam, kararlı, disiplinli olmak durumundayız.

Bunca yoğun, stresli, mücadeleli geçen yılların ardından, kaç yıldır mezun olursanız olun, her iş görüşmesinde İnsan Kaynakları "Neden mimarlığı seçtiniz" diye başlaması bile meslekten soğuma sebebi bence. Sonra mimarlar egolu oluyor, sinirli oluyor, kaprisli oluyor... Bu zamanda işverene kaygılarını anlatabilmek, uygulamacıya derdini anlatabilmek kolay mı....

mimarlık, ev sahibi olmak, karikatür, mimar

Yine bunca olumsuz görünen konudan bahsettikten sonra, güzel şeylerden bahsetme zamanı. Tüm bu zorlu süreçlerin yanında fikirlerinizin, çizimlerinizin, belki yönlendirmelerinizin bir şekilde çorbadaki tuzunuzla gerçeğe dönüştüğünü görüyorsunuz. Bir temelin ilmek ilmek nasıl yükseldiğini bir yaşam alanına dönüştüğünü, kullanıcıların buna tepkisini görebiliyorsunuz. İnsanların hayatlarına dokunuş yapmış oluyorsunuz. Çalışmanız somut bir nesneye dönüşebiliyor. Bu da çok farklı bir haz kesinlikle bir çok sektörde çalışanlara göre. Üstelik biz diğer insanlara göre daha yeni arayışlara meraklı, gezmeyi, yeni mekanlar keşfetmeyi, herşeyin güzelini seviyor ve detaylarla mest olabiliyoruz.

Mezun Olacak Mimar Adayları İçin Tavsiyeler Neler?

  • Mimarlığı gerçekten sevmeliyiz.
  • Okulu bitirmek için üniversite hayatını zehir etmemeli, okurken bol bol keşfetmeli, gezilmeli, öğrencilik yaşanmalı. Okul sonrası çok özleniyor o günler.
  • Bu yola adım attığımız andan itibaren meraklı, araştırmacı olmalıyız. Çok gezmeli, çok okumalı, çok araştırmalı, çok deneyimlemeliyiz.
  • Ne istediğimizi bilmek lazım, mimarlık çok geniş bir alan, neye yönelmek istediğimize göre eğitimimizi yoğunlaştırmalı ve yeteneklerimizi geliştirmeliyiz.
  • Stajları iyi değerlendirmeliyiz.
  • İyi ilişkiler kurarak her sektörden çevremizi genişletmeliyiz.
  • Bilgisayar programlarında autocad ve photoshop’tan fazlasını bilmeliyiz. (Revit, 3dmax vb gibi)
  • Mümkün ise Erasmus ile yurtdışı öğrenci değişimi ile yabancı okullardaki eğitimi deneyimlemeliyiz.
  • İngilizceyi çok iyi öğrenmeliyiz.
  • Yen projeleri, malzemeleri, güncel yapım tekniklerini öğrenmeye istekli olmalıyız.
  • Mimarlık sitelerini, blogları, sosyal medya sayfalarını takipte olmalıyız.
  • Asla yılmamalıyız, sabırlı ve azimli olmalıyız.
  • Dünyayı her zaman her anlamda daha fazla güzelleştirmeye, konforlu ve yaşanabilir hale getirmeye katkıda bulunmayı amaç edinmeliyiz.

Yazar: Burcu Ekin

  • mimarlık nedir ,
  • mimarların çalışma alanları nelerdir ,
  • mimarlık ,
  • mimar nedir
Yazar
    Blog Yazarı
Özgeçmiş

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Devamı