Published on: 09 Eylül 2018 Sevilay DURCAN 0 Yorum

İş hayatı ve aile hayatı dengesini nasıl kuruyoruz? Ailemize, çocuklarımıza yeterince vakit ayırabiliyor muyuz? Çocuklarımız onlara ayırdığımız süreden memnun mu? Bizi özlüyorlar mı? Peki ya iş? İş hayatını evimize taşıyor muyuz?

Pek çoğumuz iş ve aile hayatında denge kurmakta zorlanıyoruz. Hayat şartları çalışmadan tabii ki de  olmaz fakat ailemizle özellikle çocuklarımızla yeterince ilgilenmeli, boş vakitleri birlikte değerlendirmeliyiz. Sadece iş ve çalışmanın asıl gayesi olan para için aile içi iletişimsizliklerle karşılaşmamalı, bunların olmaması için önlem almalıyız.

İş Hayatı ve Ebeveynliği Dengede Tutmanın Yolları

Biz ebeveynler iş hayatı ve aile hayatı arasında sıkışmak yerine denge oluşturmalıyız. Kurulan denge sonucu hem iş hayatımızda hem aile hayatımızda mutlu olabiliriz. Biz mutlu olursak çevremizdekileri de mutlu ederiz. En önemlisi çocuklarımızı.. Çünkü çocuklar büyüme evresinde en çok ebeveynlerine ihtiyaç duyarlar. İş hayatımıza esir olup onlardan uzaklaşmamalıyız. İşten her zaman fırsat bulamasak da en azından ayda bir kere çocuğumuzu gidip okuldan alalım. Onun sizi gördüğündeki mutluluk için işten bir, iki saat erken çıkmamıza değecektir. Ve ya çocuğumuz okul çağında değilse bile eve erken gidip o bir, iki saati onunla oynayarak geçirdiğimizdeki mutluluğu paha biçilmez olacaktır.

1 - Karar Verelim

iş hayatı karar vermek

Hayatımızın en iyi ve en doğru kararlarını yine biz veririz. Birilerinin ne dediği, neyi nasıl yapmamız gerektiği hakkında fazla akıl verici olduğunu pek de önemsemememiz gerekiyor. Bu nokta da tabii ki düşüncelerine değer verdiğimiz kişileri yinede dinlemeliyiz.

Dikkat etmemiz gereken noktalar;

  • Günlük çalışma süremizin ebeveynliğimize engel oluyor mu? Denge kurmak için neler yapıyoruz?
  • İşi eve taşımamak: Ailemize ayırdığımız süre zarfında tekrar işe yöneliyor muyuz?
  • İş hayatımız da özel hayatımızın rolü ne kadar?

2 - Karşılaştırma yapmayalım

Herkesin hayatı kendine özgüdür. Hayatımızı cennete çevirmek de cehenneme çevirmek de kendi elimizdedir.

A kişisi ne yapmış pek de takılmamalıyız. Belki de yaşamına hayran olduğumuz kişi hayatında bir şeylerden vazgeçmiştir. İşte başarılıysa aile hayatından, aile hayatında başarılıysa iş hayatından vazgeçmiş olabilir. Bizim amacımız bir şeylerden vazgeçmeden denge kurmak olmalı.

Hayatımızı birinin davranışlarına, yaptıklarına, kazançlarına vb. göre değil kendimiz ve ailemiz için en iyisine karar vererek ona göre şekillendirmeliyiz.

3 - Planlı Olalım

Neyi, ne zaman, nasıl yapacağımız konusunda planlı olmalıyız. Çalışma saatlerimiz, aile içi etkinlik saatlerimiz, sosyal aktivite saatlerimiz, kendimize ayırmamız gereken vakit.. Hepsi sıralı olmalı. Planlarımıza sadık kaldığımız sürece herhangi bir arada kalmışlık yaşamayız.

iş hayatı, planlı olmak, enstitü, iienstitu, online eğitim

“Her başarılı insanın bir planı, her başarısız insanın bir mazereti vardır.” Henry Clausen

4 - Suçluluk duygusuna kapılmayalım

Her şeyin bir sırası olmalı dedik. Bu sıralamadan şaşmadığımız sürece gönlümüz ferah olacaktır fakat biz ebeveynler bazı dönemlerde suçluluk hissedebiliriz. Bunların nedenleri;

iş hayatı, suçluluk duygusu, enstitü, iienstitu, online eğitim

  • Çocuklarımıza yeteri kadar vakit ayırmadığımızı düşünmek,
  • İş yerinde yapamadığımız fakat acil olan bir işi evde yapmak,
  • Bazı kişisel sebeplerden dolayı hem aile hem iş hayatına kısa süreli mesafeler koymaktır.

Hayat her zaman planladığımız gibi gitmeyebilir. Böyle bir durum bizi ne amaçlarımızdan ne de kararlarımızdan vazgeçirmemeli, hırslandırmalıdır. Her zaman düzenli bir aile hayatı çocuklarımızın ihtiyaçları için çalıştığımızı hatırlamalıyız. Ve bu düşünce bizi güçlendirmeli.

5 - Destek alalım

Çocuklarımızın okuldan, kreşten çıkış saatleriyle bizim işten çıkış saatimiz aynı olmayabilir. Bu aşamada çevremizdeki bize destek olabilecek kişilerden yardım almalıyız. Çevremizdeki güvenilir kişileri çocuğumuz hakkında bilgilendirmeli, gerekli gördüğü vakit bizi aramalarını isteyebiliriz. Böylelikle hem Çocuğumuz mağdur olmaz hem de biz gönül rahatlığıyla işimize bakabiliriz.

6 - Eşit ebeveynlik

Hepimiz iş hayatında başarılı birer birey olmak istiyoruz. Fakat bu uğurda çocuklarımızı göz ardı edemeyiz. Çocuklar konusunda annelere daha çok sorumluluk düşüyor olsa da babalarında annelere destek olması gerekiyor. Çocuklarımızla eşit şekilde ilgilenmeliyiz. Çünkü çocuklar anne-babalarını iş yerindeki statüsüne, aldığı maaşa değil onlarla ilgilendikleri zamana, verimli geçirilen vakitlere dikkat ederler. Önceden ‘anne çocuklara bakmak, baba işe gidip para kazanmakla yükümlüdür’ düşüncesi hakimdi ve bu durumu ‘ben bütün gün işte yoruldum, çocuklarla ilgilenemem o senin görevin’ şeklinde değerlendiren babalar mevcuttu. Artık devir değişti kadınlarda iş hayatında fazlasıyla yer almaya başladı. Kadınların çalışmaları anne olamayacakları ve ya çocuklarına layıkıyla bakamayacakları anlamına gelmiyor tabii ki. Kadınlar eşlerinin de desteğiyle çalışabilir, eşit ebeveynlik sayesinde çocuklarına gereken ilgiyi gösterebilirler. Maalesef hala eski tarzda düşünen erkekler mevcut. Kadın çalışsa da çocukların bütün sorumluluğunu anneye yıkıyorlar.  Ve maalesef ki böyleleri babalığı sadece çalışıp eve para getirmek olarak nitelendiriyor. Umarız bilinçli erkeklerin sayısı artar. Hem kadınlarımızın üzerindeki yük hafifler hem de çocuklarımız sadece anne ilgisi değil baba ilgisi de görür. Ebeveynlerin çocuklara eşit ilgi eşit sevgi gösterdiklerinde çocuklarımızın da psikolojileri olumlu yönde etkileyecektir.

Çocukların Gözünde Çalışan Ebeveyn

enstitü, iienstitu, online eğitim

Anne babanın çocuğa karşı tutumu, çocuğun ileride nasıl bir kişi olacağını belirliyor ve onun kişilik, zihinsel ve sosyal gelişimi üzerinde oldukça etkili oluyor.

Hep biz ebeveynler; çocukları anlatıyoruz ve neler yapmaları gerektiğini söylüyoruz. Çocuklarımızı yani çocukların gözünden kendimizi dinliyor muyuz?

Sadece maddi ihtiyaçlarımızı karşılayarak, anne-babalık görevlerini yerine getirdiklerini düşünüyorlar.

“Anne gezindiğin bağ, baba yaslandığın dağdır. Ömrümün en güzel çağı annen ve babanla olandır.” Ataol Behramoğlu 

Düşüncesinde olan çocuklarımız var. Bunu düşünmelerini sağlayan yine bizleriz. İşe kendimizi kaptırıp onları boşlamamalıyız. Onlara verdiğimiz sözleri ertelememeliyiz ki doğru bireyler yetiştirebilelim. Biz, onlar için bir referans noktasıyız. Biz günlük hayatımızda onlara ve diğer insanlara nasıl davranıyorsak, onlar da bizi örnek alarak gelecekte benzer şekilde davranacaklardır. 
Çocuklarımızın sadece maddi ihtiyaçlarını karşılamak doğru ebeveynlik anlamına gelmiyor bunu kabul etmeliyiz.

Anane, babaanne de geçirdiğim süre anne-babamın işine göre değişiyor, ben evimi ailemi özlüyorum.

Düşüncesin de olan çocuklarda mevcut. Çocuklar haklı hayata hep kendi açımızdan bakıyoruz. Nasılsa güvenilir yerdeler diye onların beklentilerini, isteklerini görmezden geliyoruz. Belki de zamanın da aynı şeyleri biz de yaşadık ve bunlar bize doğru geliyor da olabilir. Fakat yaptığımız yanlış bizim yaşadığımız olumsuzlukları çocuğumuza yaşatmaya hakkımız yok. Böyle çocuklarımızı saatlerce kendi ebeveynlerimize bırakırsak bizim çocuğumuzla olan iletişimiz zayıflar. Çocuk bizden uzaklaşabilir. Çocukların alışkanlıkları değişebilir.

 ”Hiçbir insan, iyi eğitilmiş bir aile kadar önemli bir miras bırakamaz.” (Thomas Scott)

Özetle;

Çocuklarımız için çalışırken onları kendimizden uzaklaştırmayalım. Anne-babalar birbirimize destek olarak daha sağlıklı ilişkiler kurabilmeliyiz. Planlarımız doğrultusunda iş ve aile hayatı dengesini kurmak için adımlar atmalıyız. Çocukların, okulda geçirdikleri zamandan daha fazla bir zamanı okul dışında ve evde ailesiyle birlikte geçiriyor, bu nedenle anne ve babaların evde çocuğa verdiği eğitimin en az okulda verilen eğitim kadar önemlidir ve bu iki eğitimin birbirine paralel olması gerekiyor. Çocuklarımızla ilgilenmeli onları doğru birey olma yolunda eğitmeliyiz. Bir şeylerden vazgeçmeden hayatı dolu dolu, tadını çıkararak, ailemizle yeteri kadar vakit geçirerek yaşayalım. Mutlu olalım ki mutlu edelim.

Mutlu insanlar, hedeflerine daha hızlı uçarlar.” Steve Chandler
  • iş hayatı ,
  • iş hayatında karşılaşılan zorluklar ,
  • iş hayatı ve aile hayatı ,
  • iş hayatımızdan çocuklarımıza kalan süre ,
  • iş hayatı ve ebeveynlik dengesi ,
  • aile hayatı ,
Blog Yazarı
Özgeçmiş

İstanbul İşletme Enstitü blog bölümünde içerik üretmektedir. Başarısızlıkları aşma, iş hayatı, meslek seçimi, sosyal medya gibi konularda yazılar yazmaktadır.