AnasayfaBlogDiksiyon Geliştirme Teknikleri 
İletişim

Diksiyon Geliştirme Teknikleri 

17 Kasım 2020
Diksiyon Geliştirme Teknikleri 

Gonca Erkmen konuğum. Diksiyon Eğitimi, Doğru ve Etkili Konuşmanın Temelleri, Etkili İletişim Stratejileri ve Beden Dili ve Görgü Kuralları Eğitimi eğitmeni. Diksiyon geliştirmeyi konuşacağız. Önce görgü kurallarından bahsedelim. Galiba derse “Merhaba Görgüsüzüler” diye başlıyormuşsunuz.

Gonca Erkmen: Evet açılışı öyle yapmayı tercih ediyorum. Girişte kendinizi görgüsüz olarak kabul edin ve ondan sonra eksikleri tamamlayalım unuttuklarımızı hatırlayalım diyorum. Meşhur olmuş. Size kadar geldiyse bu.

Bilal Şentürk: Güzel bir başlangıç olmuş. Nasıl derler, hepimiz eğitimi alana kadar birer görgüsüz olabiliyoruz. Kimse anasından daha görgü kurallarıyla, saygıyla doğmuyor. Sonradan öğreniliyor bunlar.

Gonca Erkmen: Unuttuklarımız da var sonradan güncellenenler de var. E -postalaşma gibi, sosyal medya kullanımı gibi, bunları tekrar tekrar anlatıyoruz.

Bilal Şentürk: Genel hatlarıyla neler var dersinizde?

Gonca Erkmen: Selamlaşma, tanışma kuralları, kadın erkek ilişkileri, ast üst ilişkileri, sofra kuralları. Bunun dışında sosyal medya, hediyeleşe, haberleşme kuralları var. İş hayatındaki görgü kuralları merak ediliyor, iş görüşmeleri ve ast üst ilişkileri. Onlara ağırlık veriyoruz. Ve birazda soru cevapla ilerliyoruz.

Bilal Şentürk: İş görüşmesine gideceğim, bir saygısızlık yapmayayım diye endişeler vardır.

Gonca Erkmen: Renklerle ilgili de bilgi veriyoruz ki renklerin psikolojik etkilerine göre iş görüşmelerinde hangi renkleri kullanalım hangilerini kullanmayalım. 

Bilal Şentürk: Görgü kurallarına tekrardan döneceğim. Aklımdayken o şekilde başlamak istedim. Diksiyon geliştirmeyle ilgili konuşmak istiyorum. Evde kendi kendime diksiyonumu geliştirmek istiyorum. Eğitim alacak vaktim yok. Nasıl yapabilirim? Hangi başlıkları söyleyebilirsiniz?

Diksiyonumuzu Geliştirebileceğimiz Basit Teknikler Nelerdir?

Gonca Erkmen: Aslında çok da mümkün değil, evde kendi kendimize diksiyonumuzu geliştirmemiz. Çünkü doğru bir kulak olması gerekiyor. Uyarması için bizi. Basit bir örnek vereyim. İki e sesi var. Biri açık e. Söyleyen kişi hangisini söylüyor, bunu ayırt edebilme yetisi yoksa o zaman bir kulağa ihtiyacı var. Zaten biz de eğitimlerimizde katılımcı uygulamalı veriyoruz. İnternette her şey elimizin altında, yanlış olanlar da var ama birçok egzersiz çıkabilir karşımıza. Nefes egzersizlerine öncelik verilebilir. En basitinden evde kendi kendimize yapabileceğimiz egzersiz olarak. Harf çalışmaları yapılabilir. Çok basit kalemli egzersiz dediğimiz bizi geliştirecek konular var. İnternet ortamında bulabilecekleri egzersizler var fakat bunu birinin duyması gerekiyor. Bu da bize düşüyor.

Bilal Şentürk: Hocam hatırlar mısınız enstitüye ilk geldiğinizde bir görüşme yapmıştık. O zaman örgün eğitim veriyordunuz. İlk defa online eğitime başlamıştınız. Bu etiğim online olur mu örgün olmalı diye önyargılar var. Örgün eğitim de verdiniz online eğitim de. 

Diksiyon Eğitimi Online Olarak Yapılabiliyor Mu? Online Olarak Aynı Verim Sağlanabiliyor Mu?

Gonca Erkmen: Çok da güzel oluyor hocam. Şöyle ki örgün eğitimde tabii daha fazla egzersiz imkanımız var. Ancak 100 kişiye aynı anda eğitim veremiyorum. En fazla 10-15 kişilik sınıflarda eğitim verebiliyoruz. Burada öğrettiklerimizin aynısını orada veriyoruz. Örgün eğitimde sadece daha fazla egzersiz imkanı var. Bunun dışında online eğitimde katılan arkadaşlar da tereddütte düşüyor. Uyarıyorum. Örgün eğitime de gitseniz ders konularınız bunlar. Geresi hep egzersiz. Temeli alıyorsunuz. Konservatuvara da gitseniz, iletişim fakültesine de gitseniz alacağınız eğitimi burada alıyorsunuz. 5 günlük eğitimin 3 günüde konuları tamamlayıp sonra da egzersiz yapıyoruz. Çok büyük avantajlar sağlıyor. Evlerdeyiz. Yollarda vakit kaybı olmuyor. Ben hayatımı online eğitimle devam etmeyi düşünüyorum açıkçası.

Bilal Şentürk: Derste sesli olarak öğrenciler katılıyor ve bu şekilde egzersizleri yapabiliyorsunuz.

Gonca Erkmen: Tabi. Özellikle seçtiğimiz içeresinde birçok sorunlu sözcüğün bulunduğu, harfin bulunduğu seçme okuma egzersizlerimiz var. Onlardan parçalar okutarak arkadaşlarımızın problemlerini çözüyoruz ve yönlendiriyoruz onları. 

Bilal Şentürk: Bir mühendis, yeni mezun ya da deneyimli bir iş adamı. Katılımcılar nasıl? Çok karma bir yapı mı var? 

Gonca Erkmen: Özellikle pandemi döneminde çok karma bir yapımız vardı. Yoğun karantina dönemlerinde çok geniş bir karma yapıdaydık. Şimdi biraz daha yeni mezun genç arkadaşlarımız. İş görüşmelerine gidecekler, diksiyonu düzgün vardır ya onu tamamlamak istiyorlar. Derslerimizin hepsi çok keyifli geçiyor ve kara yapı da bizi zenginleştiriyor. Özellikle son dönemde bir 55 yaş üzeri katılımcım var. İnanılmaz keyif alıyoruz. Gruplarımızın bilgesi oluyorlar ve bize çok güzel bilgiler veriyorlar.

Bilal Şentürk: Belli bir yaştan sonra öğrenme zorluğu oluyor mu? yoksa her yaşta öğrenilebiliyor mu?

Gonca Erkmen: İşin teknik kısmında öğrenme sürecinde herkesin kişisel yeteneği önemli. Pratiğe dökmede yaşla da ilgili. Genç yaşlarda çok çabuk çözebiliyoruz diksiyon problemlerini. Ama yaş ilerledikçe biraz daha zor oluyor. Bu yaşı 30’dan sonra diyebilirim. Dolayısıyla yaş ilerledikçe biraz daha biz eskiden böyle konuşuyorduk zaten diyen güruhumuz da var. Gençlerden ümitliyim. Gümbür gümbür geliyor Z kuşağı ve çok da iyi öğreniyorlar. 

Bilal Şentürk: Aslında, diksiyon eğitimini çok fazla geciktirmeden almak gerekiyor.

Gonca Erkmen: Düşünün, doğduğunuz, büyüdüğünüz yerde ağız özellikleri var. Çevreniz bu şekilde, onlarla birlikte ne kadar çok vakit geçirirseniz o kadar yerleşir bu konuşma biçimi. Bizim öncelikli hedefimiz Türkiye Türkçesi ve İstanbul ağzı dediğimiz ağız özellikleri. Bir an önce ona geçmek tabii ki avantaj sağlayacaktır.

Bilal Şentürk: Diksiyon eğitimiyle ilgili elimde bir istatistik var.. Katılanların %35 eğitime tekrar kalıyormuş. Geri bildirim alınmış. Diyorlar ki, “biz hocayı çok sevdik ve tekrar tekrar katılmak işitiyorum.” Acaba şöyle bir şey diye mi düşündüm. Çünkü aralarında biraz zaman var. Ben 25 yaşında eğitimi aldım, bir daha hayatım boyunca bu eğitimi almama gerek var mı?

Diksiyon Geliştirme Teknikleri Eğitimi Sürekli Tekrar Edilmeli Mi?

Gonca Erkmen: Şöyle, unutmadıysanız ve günlük hayata yansıtabildiyseniz, kullanabiliyorsanız tabii ki gerek yok. “Aldım ama bu eğitimi bir şey hatırlamıyorum” diyorsa tabii ki normal. Beni sevdikleri için gelenleri de yadsımamak lazım hocam. Unutulabilen bir şey değil, hayatınıza kattıysanız. Ben bugün evimde, arkadaşlarımla da diksiyon kurallarına uygun konuşuyorum. Bisiklet sürmek gibi. Unutulacak bir eğitim değil, hayatınıza kattıysanız.

Bilal Şentürk: Bir kere öğrendiğimiz zaman sürekli pratiğini yapıyoruz. 

Gonca Erkmen: Tabii pratiğini yaparak zinde tutabilirsiniz kuralları.

Diksiyon Dersinin İçeriğinde Neler Var?

Gonca Erkmen: Dolu dolu bir ders. 5 günde eğitimi vermeye çalıştığımız için. Önce harflerle ilgili çalışmalar yapıyoruz. 2 harfimiz var sorunlu onlarla başlıyoruz. Sonrasında temel diksiyon kurallarımız var ki bu teknik kısmı işin. Onları tek tek işliyoruz. Sonra bu kuralların harmanlanmış hallerini işliyoruz. Nefes ses oluşumu, nefes egzersizleri, diyafram nefesi. Bunları anlatıyoruz. Bazı dikkat etmemiz gereken okuma, konuşma kurallarına değiniyoruz. Son 2 günde de pratiklerle dolu dolu bir ders geçiriyoruz.

Bilal Şentürk: Dört tane dersiniz var. Diksiyon Eğitimi, Doğru ve Etkili Konuşmanın Temelleri, Etkili İletişim Stratejileri ve Beden Dili ve Görgü Kuralları Eğitimi. Ben en son görgü kulları eğitimini alam gerekiyor diye düşünüyorum. Sizin Sıralamanız nasıl?

Eğitimlerinizin Hepsini Almak İstesem Nereden Başlamalıyım?

Gonca Erkmen: Bunlar hep birbirleriyle bağlantılı, zincirleme konular. Hepsine ihtiyacımız var. Beden dilini doğru kullanmıyorsa etkili bir konuşma yapamaz. Diksiyonunu düzgün kullanıyorsa bile, beden dili yoksa bir işe yaramaz gibi bağlantılı konular. Hepsi iletişim konusunun içinde. Ben hafiften başlarım. Görgü kuralları, doğru ve etkili konuşma, beden dili ve en sona da diksiyonu getirdim. Finali diksiyonla yapmak icap eder. 

Bilal Şentürk: Beden dilinde güvenilir dürüst görüşmek mümkün mü?

Gonca Erkmen: Tabii beden dilimizle verdiğimiz mesajlarla karşı tarafı belli bir algıya sürüklüyoruz. Öncelikle hangi davranışın olumlu hangisinin olumsuz mesaj verdiğini öğrenmemiz gerekiyor. Bunu biz sırasıyla işliyoruz. Bunları öğrendikten sonra renkleri de katıyoruz. Doğru renk seçimleri. Hangi rengi giyersem ne mesaj veriyorum? Bunu da katıyoruz. Görgü kurallarının unutulmuş kısımları. Selamlaşmalar, tanışmalar, kendimizi ifade etme. Bunlar hep paket halinde satılıyor. Birçok parametre var dikkat edilmesi gerekir. İletişimin temelidir göz teması.

Bilal Şentürk: Görgü kurallarında nasıl bir yeri var göz temasının?

Gonca Erkmen: Görgü kurallarında tokalaşma, selamlaşma kısmında mutlaka göz kontağı kurmalıyız. 2-3 saniye bile olsa. Çok ilginç şeyler geliyor, “göz teması kuramıyorum, iki kaşının arasına bakıyorum” gibi. Göz temasından toplum olarak kaçıyoruz. Bunu anladım.
Bilal Şentürk: Evet neden öyle? Var mı bir çıkarımınız?

Gonca Erkmen: Toplumsal yapımızdan kaynaklı. Yetiştirme tarzının getirdiği bir çekingenlik. Ayıp olur, kısıtlamalar, baskılar, tabular… Bunlar ama iş hayatında, özellikle kurumsal yerlerde büyük puan kaybettiriyor arkadaşlarımıza. Özgüven temsilidir aynı zamanda göz teması.

Bilal Şentürk: Bizim ülkemizde niye dik dik baktın kavgaları var.

Gonca Erkmen: O konuda öğrencileri uyarıyoruz tabii. Dik dik bakmıyoruz. 2-3 saniye. Benim çok güzel bir tabirim var. Salatanın üzerinde zeytinyağı gezidir gibi bakın insanlara, dolaştırın bakışları. Dik dik bakmayın.

diksiyon
Konuk Yazar
Konuk Yazar
Blog Yazarı

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.