AnasayfaBlogSosyal Medyanın Yarattığı Değişimler
Sosyal Medya

Sosyal Medyanın Yarattığı Değişimler

29 Eylül 2021
Sosyal Medyanın Yarattığı Değişimler

Sosyal medya tanımına bakıldığında, kabaca, karşılıklı paylaşımların yapıldığı iletişim mecraları gibi görünüyor. Fakat, bundan çok daha fazlası! Özellikle son yıllarda bu platformların kullanımı yadsınamayacak kadar arttı ve hala giderek daha da büyüyor. Artık hayatın içinden bir şeye dönüştü. İlk zamanlarda isteyen kişilerin hesap oluşturduğu bu platformlarda hesabı olmayan kişiler artık neredeyse dışlanıyor. 

Sosyal medya ile hayatımızda birçok şey değişti. Bu mecralar ile haberciliğin evrilmesi, tüketim alışkanlıklarımızdaki değişim, hayatımıza giren influencer kavramı gibi birçok konuda değişiklikler yaşanıyor.

Sosyal Medya Değişiminde Habercilik

Bu mecralar ile değişimden en çok nasibini alanlardan biri habercilik oldu. Geleneksel medyadan dijitale geçiş ile habercilik alanında birçok değişimi beraberinde getiriyor. Haberciliğin de dijitalde işlenmesi ile hayatımıza yeni kavramlar giriyor. Gezi Parkı Olayları sürecinde hayatımıza giren ‘Yurttaş Gazeteciliği’ gibi kavramlar ortaya çıkıyor. Artık sadece haber alanında çalışan insanlar değil halktan kişiler de haber üretiyor. Bunun bu kadar yankı uyandırmasındaki en büyük nedenlerden biri geleneksel medyanın yetersiz ve yanıltıcı olduğunun farkına varılmasıydı. Olay sırasında CNN’de penguen belgeseli gösterilirken, Taksim’de yaşananlardan halk bi haber. Bu esnada özellikle Twitter aracılığıyla insanlar iletişim kurmaya, olanları filtresiz şekilde paylaşıyordu. Bu güvenin sağlanması ile karşılıklı bilgi akışında ve habercilikte Twitter insanların en büyük yol göstericisi haline gelir. Haberciliğin medyada herkes tarafından yapılan bir hal alması beraberinde yalan haber kavramını da getirir. Başlarda ayırt edilmeden, sorgulanmadan okunan haberler büyük sorunlara yol açar. Sonralarda ise insanlar teyit siteleri ile tanışır ve bu durum minimuma indirilerek daha bilinçli okuyucular haline gelir. Yani, medyanın gelişimi ile birlikte insanlar gördüklerini kabullenmeyi değil, farklı seçeneklerinin olduğunun da bilincinde olup süreçte aktif rol oynamayı seçiyor. Bu da bir grup insanın, Habermas’ın bu bağlamda söylediği ‘ One-Dimensional Man’ kavramından sıyrılıp pasif tutumdan ayrılmasını sağlıyor.

İnsanlar artık bu sosyal medyanın kullanımı ile tek seçeneklerinin muhalif düşünceden arındırılmış, yanlı medya olmadığını fark eder. Oluşturulan hegomonyanın farkına varır ve reddeder. Haber almak için kendi hesaplarına yönelirler. Benimsedikleri düşüncelere yakın kişileri, kurumları, sayfaları takip eder ve bu durum artık haber okumak açısından daha zevkli bir hal alır. Fakat bu olay beraberinde Echo Chambers yankı odası kavramını da getirir. Bu durum bizler için olumlu gibi gözükse de, hep aynı düşüncelerin savunulduğu yarattığımız bu ortamda farkında olmadan kendimizi çerçeveliyoruz. Karşı tarafın düşüncelerinden uzak, bir yandan da objektifliğin sıkıntıya düştüğü bu suni odalarımıza kendimizi hapsediyoruz. Bu durum bilinçli olarak yapılmamakla birlikte, bizleri daha sığ düşünceye iten ve bizim gibileri görüp birbirimizi meşrulaştırdığımız bir döngüye itiyor. Bu durumdan kaçmak ve entelektüel gelişimi sağlamak, benimsemesek de başka seslere de kulak vermek ile olur.

Influencer Kavramı

Sosyal medya, artık gündelik hayatımıza dahil olmuş bir kavram. Birçok davranışımızı etkilediği gibi, tüketim alışkanlıklarımız da değiştiriyor. Artık sadece ihtiyacımız olduğunda alışveriş yapmıyoruz, bir şeyin aklımıza girmesi için birinden görmemiz yeterli. Eskiden, arkadaşımızın üstünde gördüğümüz veya onun tavsiye ettiği şeyleri almaya meyilliyken artık onlar gibi olmak istediğimiz veya o övdü diye almak için can attığımız ‘influencerlar’ var. Instagram ve Youtube özellikle bu konuda en aktif rol oynayan platformlardan. Buralarda, sevdiğimiz bir kişi X marka bir şeyi önerdiğinde o ürünü alma potansiyelimiz daha da artıyor. Bu durum, online sitelerin kullanımının artışı, hiç farkında olmadan bastığımız ‘swipe up’lar ile ihtiyaç dışı tüketim ile aslında israfa da neden olmakta. Bu durum tabii ki de mağazalar, şirketler ve influencerları işine geliyor. Sonuçta o platformlarda markaların reklamını yapanlar da yüklü bir kazanç sağlamakta. Yani bu platformlar bu kitle için iş imkânı da sağlıyor. Fakat bunun bu kadar yaygınlaştırılması, kaliteli olmayan ürünlerin de tanıtımı ile bu kesime olan güven gittikçe azalıyor. Bu güvenin tazelenmesi veya yeni yolların arayışı ile bu bağlamda sorunlar ileride çözülebilir.

Sosyal Medya Değişiminde Veri Kavramı

Veri kavramı da özellikle sosyal medyanın varlığı ile daha çok duymaya başladığımız, her şeyin temeli olan ve günümüzde de çok değerli olan bilginin en ham hali oluyor. Bizler sosyal medyayı ücretsiz bir şekilde kullandığımızı düşünsek de aslında çok fazla yanılıyoruz. Bu uygulamaların kullanımı aslında bizlere çok pahalıya patlıyor. Bizler para vermeden yararlandığımızı düşünsek de, o sitelere aslında çok daha değerli olan dijital parmak izlerimiz olan verilerimizi bırakıyoruz. Bizim satın alma alışkanlıklarımız inceleniyor ve belirli algoritmalar kurularak tekrardan alabilme ihtimalimiz olan ürünler önümüze çıkartılıyor. Reklamcılar ise bu sitelere para vererek en üstte çıkmak için veya o sitede pop up olarak gözükmek için yarışıyorlar. İlk zamanlarda farkında olamadan kabul ettiğimiz cookieslerin aslında ne anlama geldiğinin veya bir çanta aldığımızda önümüze yine bir çanta reklamının çıkmasındaki mantığı artık daha fazla algılayabiliyoruz. Dijital anlamda attığımız her adım ile verilerimizi verdiğimizin artık farkındayız. Gün geçtikçe veri kapsamında şaşırarak öğrendiğimiz bu bilgiler, birçok uygulamanın aslında verilerimiz üzerinden iş yapması gibi düşünceler maalesef sıkıntıyı ortadan kaldırmıyor. Atığımız her adımda kodlarımız işleniyor ve bizim hakkımızda daha da bilgi sahibi oluyorlar. İşin özü; gittikçe özellikleri daha spesifik olarak bilinen hedef haline geliyoruz. 
Güzellik standartları da sosyal medyanın bizlere uyguladığı psikolojik baskılardan biri. Bunu açık açık yapmasa da güzel olanın bize empoze edildiği çok baskın bir alan. Şüphesiz, bunun en fazla hissedildiği yer, fotoğraf paylaşımlarının en çok yapıldığı Instagram. Özellikle çoğu influencerın zayıf ve güzel olduğu, sıklıkla mankenleri, oyuncuları gördüğümüz bu mecra kimi zaman bizleri depresyona itecek kadar tetikleyebiliyor. Zaten toplumda belli standartlara sokulmuş güzellik algısı bu kadar sorunluyken, her gün kullandığımız bu uygulamalar ile daha da kaçınılmaz bir hal alabiliyor. Bu durum kimi zaman bizler tarafından fark edilmese de bilinçaltında yetersizlik, güzel olmama gibi olumsuz duyguları açığa çıkarıyor. Aynı zamanda her şeyi toz pembe gördüğümüz bu platformlardaki sorunsuz hayatlar, zenginlik ve her şeyin ‘en iyisine’ sahip gibi lanse edilenler de bu işin cabası. Bunlar sonucunda oluşan bir ‘herkes mutlu/zengin/güzel; ben değilim’ düşüncesi ile kendimizi toplumdan dışlayarak, iç karartıcı yansımaları hayatımızda gözlemleyebiliyoruz. Bu durum tabii ki de herkes tarafından bu kadar yaşanmasa da illa birini tatmış birçok genç var. Özellikle ergenlik döneminde – ki sosyal medyanın en sık kullanıldığı aralıklardan biri, bu durum oldukça etkileyici.

Sosyal Medyanın Etkileri

Ayrıca, sosyal medya bir yere gideceğimiz, bir şey alacağımız zamanlarda da bizlere kılavuz oluyor. Şehir dışı bir yere seyahat etmekten tut, akşam yemeğine nereye gideceğimize kadar efektif. Bu kimi zaman bizim merak ettiğimiz yerleri aratıp mekân için şikâyet var mı da oluyor, o ülkenin neyi meşhur diye bakmak da. Bir yere gidip onu deneyimlememize gerek kalmadan iyi veya kötü olduğu bilgisi bizlerle kolayca paylaşılıyor. Aynı zamanda bunu bizler de fikirlerimizi belirtmek için yapabiliyoruz. Bir sorun olduğunda yetkili kişiye ulaşmak artık daha kolay. Bu kapsamlarda kullanıldığında bu platformların oldukça kullanışlı ve zaman kazandırıcı bir özelliği bulunuyor.

Sosyal medyanın sağladığı sosyalleşme ve iletişim olanağı bütün bu işlevlerinin belki de en temelinde bulunuyor. Instagram, Twitter, WhatsApp, Facebook ve daha birçok uygulamanın ön planda olduğu birbirinden farklı kullanım alanları olsa da iletişim kurmak hepsinin ana prensibi. Bu uygulamalar sayesinde çok uzaktaki bir akrabamızla da, uzun zamandır göremediğimiz arkadaşlarımızla da hem görüntülü hem sesli olarak anında iletişim kurabiliyoruz. 

Sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle birlikte yeni kavramlar ile tanıştık ve olanlar tekrardan şekillendi. Her gün saatlerimizi geçirdiğimiz bu platformlar ile habercilik, iletişim kurma, güzellik algısının dayatılması, gündelik hayat ve tüketim alışkanlıkları gibi olumlu olumsuz çok fazla konuyu deneyimliyoruz. Teknolojinin daha da gelişmesi ile gelecek yıllarda da muhtemelen birçok değişiklik bizleri bekliyor. Bize sunulan bu olanakları en verimli şekilde kullanmak ve belirli oranlarda bunları hayatımıza entegre edebilmemiz gelecekte de bizler için güzel imkanlar sunacaktır.

sosyal medya uzmanlığı sosyal medya ve değişim sosyal medyanın etkileri
Konuk Yazar
Konuk Yazar
Blog Yazarı

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.
Sosyal medya becerilerinizi geliştirmek mi istiyorsunuz? Sosyal Medya Uzmanlığı Eğitimimize göz atın. Bu kapsamlı eğitim, kitlenizin ilgisini çeken içerikler oluşturmaktan stratejinizi yönlendirmek için verileri Insights'ta kullanmaya kadar sosyal medyada ustalaşmak için bilmeniz gereken her şeyi öğretecek. Bu eğitimin sonunda bir sosyal medya uzmanı olacaksınız!
EğitmenSedat Ateş
18059
Dijital Pazarlama Eğitimi
4.9
(331)

Dijital Pazarlama Eğitimi

15 Konu5 Saat
EğitmenSedat Ateş
20069