AnasayfaBlogİş Güvenliği Nedir? Neden Önemlidir?
İş Güvenliği

İş Güvenliği Nedir? Neden Önemlidir?

30 Mayıs 2019
İş Güvenliği Nedir?

İş güvenliği yapılan işten kaynaklanabilecek her çeşit sağlık sorununu önlemeyi hedefleyen çalışmaların tümüne verilen isimdir. Ülkemizde bu kavram, yalnızca ücret karşılığı çalışılan yerlerde öne çıkmasına rağmen dünya genelinde yaşamın her anında önemle vurgulanmaktadır.

Bir faaliyetin ‘iş’ olarak tanımlanabilmesi için yalnızca çalışma hayatının dâhilinde olması gerekmiyor, günlük hayatta yaptığımız her türlü etkinlik de ‘iş’ olarak adlandırılabileceğinden, iş güvenliği yani aslında daha doğru tabiriyle yaşam güvenliği ile birebir yakından ilişki içerisindedir.

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Nedir?

İş Sağlığı ve Güvenliği nedir? İşi yapan ya da yapacak olan personelin bedensel ve ruhsal açıdan tam ve eksiksiz iyilik halinde olması için yapılan çalışmalar bütünüdür. Tüm bu faaliyetlerin yasal çerçevesi İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nda açıklanmıştır. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, ülkemizde 2012 yılında yayımlanmıştır. Çalışma bakanlığınca yetkilendirilmiş iş güvenliği uzmanı işyeri hekimi bu kanunun uygulatıcı danışmanlarıdır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çalışma alanında sağlık ve güvenlik şartlarının sağlanmasını, mevcut olanın iyileştirilmesi için tüm çalışan ve işverenlerin görevlerini, haklarını, yükümlülüklerini ve sorumluluklarını düzenlemektedir. İş güvenliğinin sağlanmasından devlet, işveren ve çalışan sorumludur. Devlet yasaları çıkartır ve denetleme mekanizmasıdır. 

İşveren, yasada belirtilen yükümlülüklerini yerine getirerek teknik ve güvenlik konularında iyileştirmeler yapar. En önemli unsur olan çalışanlar ise tüm bu kural ve talimatları yerine getirir, çalışma düzenini korur. Ancak yukarıdaki bu üç kolda en az birinde bile aksama olursa iş sağlığı ve güvenliği bilinci tam anlamıyla oluşturulmamış sayılır. 

İş Güvenliğinin İşleyişi 

Yasa çıkartıcı kol, bakanlıkça görevlendirilen müfettişlerle kanunun gereklerinin yerini getirilip getirilmediğini denetler. İşverenlere ne zaman denetim olacağı önceden haber verilmez. İşveren böylelikle iş sağlığı ve güvenliği kurallarını, üzerine düşen sorumluluklarını her zaman yerine getirmek zorundadır. 

Bu kapsamda işverenler, personelini yapacağı iş konusunda önceden bilgilendirmek, iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin isg profesyonellerince (iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi) tamamlanmasını sağlamak, işe başlamadan önce gerekli sağlık kontrolünden geçirtmek, yaptığı işe uygun kişisel koruyucu temin etmek, görevi dışında başka bir işte çalıştırmamak ve işin en güvenli şekilde yürümesini sağlayacak tüm araç gereç ve ekipmanı eksiksiz temin etmek durumundadır. İşverenin herhangi bir sorumluluğunu yerine getirmemesi ve bunun müfettişlerce tespit edilmesi halinde, yarattığı tehlikenin derecesine göre iş durdurularak işyeri kapatılabilmektedir. 

İş Güvenliği Neden Gereklidir?

İş güvenliği yapılan işler ya da çalışma ortamı nedeniyle iş kazası yaşanma ihtimalini minimum seviyeye indirmeyi ve meslek hastalığının meydana gelmesini önlemeyi amaçlar. Bu nedenle, iş güvenliği olmaması durumunda ortaya çıkabilecek telafisi mümkün olmayan problemlerin önüne geçmek, zorun da ötesinde imkânsızdır.

Türkiye’de İş Güvenliğinin Tarihsel Gelişimi

Cumhuriyet öncesi dönemde usta - çırak ilişkisi söz konusu olduğundan ustanın çırağa işini doğru öğretmesinin, işten doğabilecek uygunsuzlukların önüne geçebilmek için yeterli olduğu inancı hâkimdi. Dolayısıyla, iş güvenliğine dair bir uygulama yoktu. Yapılan ilk düzenleme olan 1865 tarihli Dilaver Paşa Nizamnamesi, Ereğli Kömür Havzası’nda uygulanmıştır.

100’e yakın madde içeren nizamname, günlük 10 saat çalışma gerekliliğini öne sürmüş, işçilere dinlenme süreleri verilmesi, yatacak yer sağlanması, ücretlerinin ödenmesinin önemi gibi başlıklara yer vermiştir. 1869 tarihli Maadin Nizamnamesi’nde iş güvenliğine dair hususlara daha fazla yer verilmiştir.

1876 yılında yürürlüğe giren Mecelle’de iş güvenliği ile ilgili olarak işçinin işverenin kusuru sonucu zarara uğraması durumunda, işverene bu zararın tazmin zorunluluğu doğmuştur. 1921 tarihli Ereğli Havza-i Fahmiyesi Maden Amalesinin Hukukuna Müteallik Kanun, 1923 tarihli İzmir İktisat Kongresi’nde alınan kararlar, 1924 tarihli Hafta Tatili Kanunu, 1925 tarihli Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun, 1926 tarihli Borçlar Kanunu, 1930 tarihli Umumi Hıfzısıhha Kanunu ve 1936 tarihli İş Kanunu ile iş güvenliği alanında büyük adımlar atılmıştır. 

Son olarak; 20.06.2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile iş güvenliği yasal bağlamda son şeklini almıştır.

Türkiye’de İş Güvenliği Uygulamaları

Sektör irdelendiğinde iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının kendilerine geniş bir iş alanı edindikleri alenen görülmektedir. Ancak önemli olan husus ‘uzman’ sıfatını kazanabilmiş olmak değil yapılan işin hakkını tam anlamıyla verebilmektir. Bir uzmanın görev tanımı, yetkilendirildiği firmanın üst yönetimine sorumlulukları hakkında bilgi vermekle sınırlı kalmaz.

Sıkı bir uygulama takibi ve gerekirse uygunsuzluk durumunda yasal yaptırım yoluna gitmeye dayanır. Aynı şekilde iş yeri hekimlerinin salt görevi, işe alımda personele ait sağlık kayıtlarını incelemek olmamakla birlikte, çalışma ortamının çalışan sağlığı açısından risk teşkil edip etmediğini belirlemek ve gerekli uygulamaların gerçekleştirilmesini sağlamaktır.

Hiçbir yasal zorunluluk, sırf yasal olduğu için yerine getirilmemeli, zaten gerekli olduğu için yasal zorunluluğa dönüştürüldüğü unutulmamalıdır. Hiçbir bilimsel veri teoriden ibaret olarak kalmamalı, işaret edilen gereklilikler uygulamaya geçirilmelidir. Ne yazık ki ülkemizde iş güvenliği bilinci tüm firmaları dâhil etmemekle birlikte - tam olarak yerleşmemiştir. Önemli olan, iş kazası geçirildiğinde bunun büyük bir probleme yol açmadan örtbas edilmesi ya da ortadan kaldırılması değil, iş kazası yaşanmaması için çaba gösterilmesidir.

Dünyanın her yerinde böyledir ki; kendisine değer verildiğini hisseden her personel, işine daha sıkı sarılacak ve hem işveren hem de işçi açısından maddi ve manevi çok daha kazançlı bir çalışma ortamı sağlanacaktır.

İş Kazası Nedir?

İş kazası, işverenin talimatıyla işyeri sınırlarında ya da işyeri dışında yaptığı bir iş sırasında çalışanları hemen veya sonradan fiziksel ya da psikolojik olarak hasara uğratan durumdur. Örneğin, işveren ihmali yüzünden bir iş kazası yaşandı. İş kazasında çalışanlardan biri uzvunu kaybetti. Hemen hastaneye kaldırıldı, ilk müdahalesi yapıldı, 15 gün müşahede altında tutuldu ve %40 engelli raporu verildi. Bu arada kazalının ailesi ihmal var diye hem  işverene hem de bakanlığa karşı maddi manevi tazminat davası açtı.

Tazminatı kim ödeyecek? Böyle bir durum olması halinde birçok etken ve delil göz önünde bulundurulur, bilirkişiler devreye girer. Hiç de zevkli olmayan bir hikaye başlar. Ancak yüzeysel olarak iş sağlığı ve güvenliği konusunda işveren, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin de içinde bulunabileceği bir ihmal silsilesinin sonuçlarını sıralamaya çalışalım:

  1. Devlet yasayı çıkartır ve denetler.

  2. İşveren yasada belirtilen sorumluluklarını yerine getirmesi için çalışmalar yapar.

  3. İşyeri tehlikeli veya çok tehlikeli sınıftaysa ya da az tehlikeli olup 50 ve üstü çalışan varsa işveren iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi ile çalışır.

  4. İş güvenliği uzmanı tespit ettiği tehlikeli durumları, noter onaylı iş sağlığı ve güvenliği tespit ve öneri defterine yazar. Bu deftere yazılan her şeyi işveren imzalasın ya da imzalamasın okudu kabul edilir.

  5. Tehlikeden haberdar olan işveren isg profesyonelleriyle iş birliği içinde ya düzeltici önleyici faaliyette bulunur ya da ilgilenmez ve düzeltmeye gitmez.

  6. Bunu gören iş güvenliği uzmanı gelecek ay aynı tehlikeyi deftere tekrar yazar ve düzeltilmesi için önerilerde bulunur.

  7. İşveren yine ilgilenmez.

  8. Uzman aynı tehlikeyi üçüncü ve son kez deftere yazar.

  9. İşveren tekrar aynı tutumda olup ilgilenmezse iş güvenliği uzmanı bakanlığı şikayet dilekçesi göndermekle yükümlüdür. Göndermez ve bu tespit edilirse 3 ila 6 ay belgesi askıya alınır.

Diyelim ki yedinci maddeden sonra işyerinde ciddi, uzuv kayıplı veya ölümlü bir iş kazası yaşandı. Yukarıda belirtildiği gibi kazalının ailesi de tazminat davası açtı. Bu durumda aşağıdaki sırayla olayların olması beklenir:

  1. Bakanlık hiçbir zaman tazminat ödemek istemez. Tazminat ödememek ya da daha az ödemek için işvereni denetlemeye gider.

  2. Kazalının isg eğitim sertifikasını, işe giriş sağlık raporunu, üzerine zimmetlediği kişisel koruyucular gibi birçok yazılı ve imzalı evrak ister.

  3. İşveren bunlardan herhangi birini gösteremezse kazalının engeli oranında tazminatını ödemekle cezalandırılır. Ayrıca ödeyeceği ceza tutarı da hariç. Yani bakanlık tutarın belli bir oranını işveren rücu eder.

  4. İş güvenliği uzmanı tarafından yapılan bir ihmal tespit edilirse işveren de hata oranındaki tutarı uzmana rücu edebilir.

Görülüyor ki iş kazalarını önlemek, sorumlulukları yerine getirmek hem daha insancıl hem daha az maliyetli.  

İş Kazası Neden Olur?

İş kazası çalışılan yerde veya işin yürütümü gereği farklı bir ortamda öngörülemeyen istemsiz bir olaydır. Çoğu kez kişisel yaralanmalara, makine ve ekipmanların zarara uğramasına, üretimin bir süre aksamasına neden olduğu için iş güvenliği açısından oldukça önemlidir. Çalışanın mutluluğunun esas alındığı gelişmiş birçok ülkede iş kazası sayısının azlığı bu gerçeği ortaya koyar.

Bu nedenle iş ve çalışma hayatında iş güvenliği gün geçtikçe önem arz etmektedir. Ülkemizde yapılan istatistiklere göre artan nüfusla birlikte her yıl iş kazası sayısı daha da artıyor. SGK verilerine göre 1.750.120 iş yerinde toplam 20.220.815 çalışan istihdam edilmekte olup söz konusu çalışanlarda 359.712 iş kazası olayı saptanmıştır. Bunun 65 bine yakını iş göremez hale geldiği ve 1357 kişinin ölümüyle sonuçlandığı düşünülürse durum son derece vahimdir. 

Peki hangi nedenlerden dolayı iş kazası oluyor da iş güvenliği tehlikeye düşüyor? Uzmanlar üç ana neden sayarlar. İlki kişiden kaynaklanan olumsuzluklar. Yani güvensiz davranışlar. Kişide görev hissi ve sorumluluk olmalı. Karakteriyle ve iş disipliniyle çalışmalı. Kuralları önemsemeli.

Zeka ve anlayışı yetersiz kalıp gereksiz duygusal olursa, aşırı güven ve korkusuz olarak uyarılara uymazsa her an bir yerde bir kazaya neden olacaktır. Tecrübesizlik, işini sevmeme, işin monoton ve sıkıcı olması hatta beslenme yetersizliği, tehlikeyi önemsememe, kişisel uyumsuzluk, kişisel koruyucu kullanmama ve yanlış alet kullanma gibi birçok olumsuzluğu sayabiliriz.

İkincisi çevreye ait olumsuzluklar yani güvensiz koşullar. İş yerinde kullanılacak makine ve ekipmanların yanlış planlanması, yetersiz aydınlatma, havalandırma, ısıtma, koruyucusuz makine veya ortam, kişisel koruyucuların uygun olmaması, kaygan veya pürüzlü zemin, düzensiz ve bakımsız çalışma ortamı, uygun olmayan makine koruyucularını örnek gösterebiliriz.

Üçüncüsü de elde olmayan kaçınılmaz sebepler. Kısaca iş kazası nedenleri %88 kişiye, %10 çevreye, %2 kaçınılmaza dayanıyor dersek bu tablodan şu sonuç çıkmaz mı: Kazaların %98’i engellenebilir ve dolayısıyla iş güvenliği korunmakla başlar.

İş Kazasından Korunma

Korunmak riskli görünen her tehlikeye karşı tedbir almakla başlamalı. Korunmanın da üç ana başlıkta toplanabilen yolları vardır. Çalışanda, kaynakta ve ortamda. Temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimi işte burada başlıyor. Çalışana yönelik uygulamalarda işe uygun personel seçimi, eğitimi ve denetimi, işe giriş muayeneleri, periyodik devamı, kişisel koruyucu donanımların kullanılması gibi maddeler önemli oluyor.

Önlem Almak

İş kazası kaynakta tehlike oluşmadan bertaraf edilmelidir. Ortama yönelik korunma uygulamaları çoğunlukla mühendislik önlemlerle başlar. İşverence iş yeri risk etmenlerinin ölçülmesi ve kontrol altına alınması gerekir. Ayrıca bunların organize edilmesi çok önemlidir.

Her tedbire rağmen oluşan iş kazası yine işverence ilgili sosyal kuruma üç iş gününde yasa gereği bildirilmelidir. İşveren, bütün iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutmalı, gerekli incelemeleri yaparak bunlar ile ilgili raporları düzenlemelidir. İş yerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme neden olmadığı halde iş yeri ya da iş ekipmanlarının zarara uğramasına yol açan veya potansiyeli olan olayları da inceleyerek ilgili raporları düzenlemelidir.

İş yerlerinde eğitimiyle ve uygulamalarıyla önemi dikkate alınarak yapılan her iş güvenliği çalışması meyvesini mutlaka verecektir.

iş güvenliği iş sağlığı ve güvenliği iş sağlığı iş güvenliği bilinci iş sağlığı ve güvenliği kanunu iş kazası iş güvenliği kanunu işçi hakları iş kazası önlem
Konuk Yazar
Konuk Yazar
Blog Yazarı

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.