Published on: 13 Mayıs 2019 Konuk Yazar 0 Yorum
Okuma Sayısı : 729

Gökyüzünü düşleyen insanlar, göklere uzanan esrarengiz bir yolculuk, evrenin saklı gizemleri... Hepsi tek bir gerçeğe işaret ediyor, gökyüzü ve onun güzel sanatlarına. Siz onu astronomi ve uzay bilimleri olarak çağırabilirsiniz. Ben neden mi ona böyle diyorum? Çünkü 200 milyardan fazla galaksiye ev sahipliği yapan yaşadığımız evrenin inanılmaz işleyişine şahit olmanın her insanı bir şaheser izliyormuş gibi etkilediğini düşündüğüm için.

Çoğu insan gökyüzünün bu mistik görünüşüne kapılarak yıldızları ve ötesinde var olan dünyayı merak etmeden duramıyor. Şimdi bu gizemli yolculuğun nasıl başladığına, insanların yüzyıllardır süregelen gökyüzü merakına ve bu durumun neleri beraberinde getirdiğine bir göz atalım isterseniz.

Eski Zamanlarda Neler Oluyordu?

Hadi bundan 5.000 yıl öncesi erken dönem gökyüzü izleyicilerinin zamanı ölçebilmek için çoktan gökyüzünü kullanmaya başladıkları yıllara dönelim. O zamanlar toplumların din adamları ve seçkin insanlarından oluşan ve astronomik çalışmalarla ilgilenen bir kesimi vardı. Ayinler düzenlemek, kutlamalar yapmak ve ekin dönümlerinin zamanını belirlemek gibi belirli aralıklarla meydana gelen toplumsal faaliyetlerin sürelerini tayin etmek için gök cisimlerinin hareketlerini inceliyorlardı.

Toplumun geri kalanına göre çözülmesi zor gibi görünen bu bilgiler, sahip olana toplumun geri kalanına göre karşı gelinemez bir üstünlük kazandırıyordu. Onlara göre eğer bir kişi gökyüzünün sırlarını biliyorsa bu kişi önemli bir şahsiyet olmalıydı. Hatta bu inanış bazı kültürlerde yer alan gökyüzü cisimlerinin din hayatında önemli bir yer edinip ilahlaştırılmasına kadar gitmişti.

Gökyüzünde gerçekleşen olayların, ilahi işaretler olarak değerlendirilmesi astronomi ve uzay bilimleri açısından çıkılmaz bir döngü oluşması demekti.

Sirius Yıldızı

Sirius Yıldızı eski Mısır’da çok ilginç bir geçmişe sahipti. M.Ö. 3000’li yıllarda bilinen en eski takvimi oluştururken eski Mısırlılar Nil Nehri’nin taşma zamanının başlaması (yani temmuz ayının ilk günleri) ile Sirius yıldızının 70 günlük kaybolmasının ardından ilk kez görülmesinin aynı zamana denk gelmesi arasında bir ilişki kurup her ayın 30’ar gün çektiği 12 aylık ve artı 5 gün olmak üzere bir takvim sistemi oluşturdular. Halbuki yıldızın her yıl aynı döngüyü yaşaması astronomik olarak dünyanın güneş etrafında dönmesiyle ilgili bir durumdu.

Dünyanın güneş etrafında döngüsü Sirius Takvimi’ne göre 6 saat daha fazla sürdüğü için 4 yılda bir oluşan artık gün, her 4 yılda bir Sirius yıldızının aynı gün ortaya çıkma döngüsünü 1 gün değiştirmekteydi. İşte bu gibi değişik olayların olmasına rağmen Sirius Takvimi astronomik olaylara dayalı hesapların yapıldığı Kopernik (Copernicus) zamanına kadar kullanılmaya devam etmiştir.

Bilimsel Gelişmeler Neler?

Astronomi ve uzay bilimleri konusunda gözlemlere dayalı olduğu kadar bilimsel yollarla da gelişme yaşanmıştır. Aynı dönem(M.Ö. 3000- M.Ö. 200) eski Çin kraliyet ailesine tahsis edilmiş olan astronomların yaptığı araştırmalarda bir yıl 365,25 gün olarak hesaplanmış, hatta bununla da yetinmeyip M.S. 3. ve 6. yüzyıllarda güçlü bir matematik oluşmuş ve doğru ölçüm aletleriyle dikkate değer gelişmeler yaşanmıştır.

Önemli bir bilge olan Zu Chongzhi (429-500) modern zamana çok yakın değerler elde ederek bir yılı 365.24281481 gün, yani şimdiki verilerden yalnızca 1 dakika eksik, olarak hesaplamıştır.

Günümüzde ise teknolojinin gelişmesi ile bu ölçümler çok daha kolay ve detaylı bir şekilde yapılabilmektedir. Astronomi ve uzay bilimleri oldukça ileri hesap ölçüm aletleriyle fizik, kimya ve matematiğin ışığında varlığını sürdürmektedir ve her yıl nefes kesici gelişmelerle bizleri şaşırtmaya devam edeceği de ortadadır.

Yazar: Beyza Behçet

  • astronomi ve uzay bilimleri ,
  • gökyüzü ,
  • astronomi ,
  • takvim ,
  • sirius yıldızı ,
  • uzay
Yazar
    Blog Yazarı
Özgeçmiş

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Devamı