İçeriğe Atla
  1. Ana Sayfa
  2. Blog
  3. Almanca İlk Yardım: Acil Durum Terimleri ve Sağlık Cümleleri

Almanca İlk Yardım: Acil Durum Terimleri ve Sağlık Cümleleri

Lena BaumgartnerLena Baumgartner
26 Temmuz 2024
Güncellendi: 4 Kasım 2025
8 dk okuma
Almanca İlk Yardım: Acil Durum Terimleri ve Sağlık Cümleleri

Bir yabancı ülkenin topraklarında bulunmak, dilini konuşmamak ve acil bir duruma düşmek... İnsanın başına gelebilecek en zor anlardan biri olabilir. Almanca bilmeyenler için bu durum daha da zorlayıcı olabilir; çünkü Almanya'da ve Almanca konuşulan diğer ülkelerde, ilk yardım durumlarında doğru iletişim hayati önem taşır.

Bu makalede, acil durumlarda kullanabileceğiniz temel sağlık cümleleri ve Almanca ilk yardım terimlerine odaklanacağız. Böylece, sıkıntılı anlarınızda bile nasıl tepki vereceğinizi bilerek, kendinize ve etrafınızdakilere yardımcı olacak temel bilgileri edineceksiniz.

Acil Durumlar için Almanca Temel Bilgiler

Acil bir sağlık durumunda ilk yapmanız gereken, Almanya'da acil servis numarası olan 112'yi aramaktır. Ancak, yardım ekipleri gelene kadar etrafınızdaki insanlara durumu anlatmanız gerekebilir. Aşağıda, Almanca ilk yardım ve sağlık durumları ile ilgili faydalı olabilecek bazı temel cümle ve kelimeleri bulacaksınız.


  • İtalyanca'da Ev İşleriyle İlgili Günlük Rutin İfadeleri Öğrenme

  • İş Dünyası İçin Almanca Öğrenmenin Faydaları

  • How To Capture Audience Attention İn English


Temel İlk Yardım Terimleri

  • Notruf: Acil çağrı

  • Unfall: Kaza

  • Krankenwagen: Ambulans

  • Erste Hilfe: İlk yardım

  • Verletzung: Yaralanma

  • Schmerz: Ağrı

  • Notarzt: Acil doktor

Bu terimler, karşılaşabileceğiniz durumları ifade etmek ve yardım çağırırken kullanılabilecek en temel terimlerdir.

Hayatı Kurtaran Sağlık Cümleleri

  • Ich brauche Hilfe! (Yardıma ihtiyacım var!)

  • Können Sie mir helfen? (Bana yardım edebilir misiniz?)

  • Es gibt einen Unfall. (Bir kaza var.)

  • Rufen Sie einen Krankenwagen! (Bir ambulans çağırın!)

  • Ich habe Schmerzen. (Ağrım var.)

  • Wo ist das nächste Krankenhaus? (En yakın hastane nerede?)

  • Ich habe meine Medikamente vergessen. (İlaçlarımı unuttum.)

Bu cümle ve sorular, başınıza gelebilecek bir acil durumda yardım istemeniz gerektiğinde kullanabileceğiniz, yaşam kurtarıcı ifadelerdir.

Sağlık Sorunlarında İletişim

Kazalar, yaralanmalar ya da ani gelişen sağlık problemleri; insanı hazırlıksız yakalayabilir. Böyle durumlarda, karşı tarafın anlayacağı şekilde durumu açıklamak önemlidir. Sizin ya da başkasının sağlık sorunlarını ifade etmek için aşağıdaki ifadeler işinize yarayabilir.


  • Yabancı Dil Öğrenmenin Kişisel Gelişime Katkıları

  • Almanca İşe Adaptasyon Kelime Rehberi

  • Günlük Kelime Dağarcığı Geliştirme Yöntemleri


Sağlık Sorunlarını Açıklarken Kullanılabilecek İfadeler

  • Ich bin allergisch gegen... (Bir şeye alerjim var...)

  • Ich habe Diabetes. (Diyabetim var.)

  • Ich glaube, ich habe Fieber. (Sanırım ateşim var.)

  • Es ist dringend! (Acil bir durum!)

Bu cümleler, başkalarına sağlık durumunuz hakkında bilgi vermenizi ve ihtiyacınız olan yardımı daha çabuk almanızı sağlar.

İlk Yardım Durumunda Kullanabileceğiniz Diğer İfadeler

Yaralanmalar veya acil sağlık sorunları karşısında, belirli sağlık koşullarını ifade etmek için de Almanca bazı cümleler bilmekte fayda var. Örneğin, bir yaralanma karşısında Ich habe mir das Bein gebrochen Bacağımı kırdım) veya bir kalp rahatsızlığı sırasında Ich glaube, ich bekomme einen Herzinfarkt Sanırım bir kalp krizi geçiriyorum) gibi cümlelerle, probleminizi ifade edebilirsiniz.

Diğer taraftan, eğer başkalarına yön tarifi yapmanız gerekiyorsa, bu durumda da Gehen Sie geradeaus und dann links/rechts Düz gidin ve sonra sola/sağa dönün) şeklindeki cümlelerle anlaşılır tarifler verebilirsiniz.

Seyahatlerinizde başınıza gelmesini istemediğimiz acil durumlar için bu bilgilerin sizlere bir nebze de olsa huzur ve güvence vereceğini umuyoruz. Zor anlarda soğukkanlılığınızı koruyarak kullanacağınız bu Almanca cümle ve terimler, sizin veya başkalarının hayatını kurtarabilir. Unutmayın, ilk yardım bilgisi ve doğru iletişim, tüm dünyada evrensel bir yardım elidir.

Daha fazla bilgi edinmek için kurslarımıza katılın.

Reklam

Sıkça Sorulan Sorular

Almanca'da hangi acil durum terimlerinin bilinmesi hayati önem taşır?

Acil durumlar aniden ortaya çıkar ve hazırlıklı olmak hayati önem taşır. Almanca konuşulan ülkelerde acil durum deneyimi yaşayanlar için, belirli terimlerin bilinmesi gerekmektedir. Bu terimler, tehlikeli anlarda etkili iletişim için elzemdir.

Acil Yardım Terimleri

Acil bir durumda ilk olarak Notruf yani acil yardım numarasını aramak gerekebilir. Almanya'da genel acil yardım numarası 112 olarak belirlenmiştir. Ayrıca Polizei (polis), Feuerwehr (itfaiye) veya Krankenwagen (ambulans) çağırmak gerekebilir.

Sağlıkla İlgili Durumlar

Sağlık sorunları söz konusu olduğunda, Erste Hilfe yani ilk yardım temel bir kavramdır. Unfall (kaza) veya Verletzung (yaralanma) durumlarında hemen Arzt (doktor) çağrılmalıdır. Blutung (kanama) ciddi olabilir ve hızlı müdahale gerektirir.

Yangın ve Doğal Afetler

Feuer (ateş) veya Brand (yangın) gördüğünüzde, derhal Feuerwehrı bilgilendirin. Evakuierung (tahliye) gerektiğinde sakin kalmak önemlidir. Doğal afetlerde Notunterkunft (geçici barınak) terimi faydalıdır.

Suç ve Güvenlik

Eğer bir Diebstahl (hırsızlık) veya Überfall (soygun) durumu varsa, Polizeiye haber verilmelidir. Kendinizi güvende hissetmiyorsanız Hilfe (yardım) diye bağırın.

Kaza ve Trafik

Trafikte bir Stau (trafik sıkışıklığı) ile karşılaştığınızda bilgi almak için Rundfunk (radyo) dinleyin. Bir Autounfall (araba kazası) gördüyseniz, Polizei ve Krankenwagenı arayın.

İletişim kurarken, Ich spreche kein Deutsch (Almanca konuşmuyorum) veya Können Sie Englisch sprechen? (İngilizce konuşabilir misiniz?) gibi ifadeler yardımcı olabilir. Bu sayede muhatap kişiyle daha kolay anlaşabilirsiniz.

Almanca acil durum terimlerini bilmek, olası riskleri azaltır ve hızlı müdahaleyi kolaylaştırır. Alma

Bir sağlık sorunu yaşadığımızda Almanca yardım isteme cümleleri nasıl kurulur?

Almanya'da herhangi bir sağlık sorunu yaşandığında yardım istemek, temel dil bilgisiyle kolayca gerçekleştirilebilir. İlk olarak, kritik bir durumda hemen "Hilfe!" (Yardım!) diye bağırabilirsiniz. Bu, hemen dikkat çekecektir.

Temel Yardım İsteme İfadeleri

Acil bir durumda en etkili cümleler şunlardır:

  • "Ich brauche Hilfe!" (Yardıma ihtiyacım var!)

  • "Können Sie mir helfen?" (Bana yardım edebilir misiniz?)

Bunlar, çevredeki kişilere acil destek ihtiyacınız olduğunu iletir.

Yaralanmalar ve Hastalıklar

Yaralandığınızda kullanabileceğiniz ifadeler:

  • "Ich bin verletzt." (Yaralandım.)

  • "Ich habe mich geschnitten." (Kesildim.)

  • "Mein Fuß tut weh." (Ayağım acıyor.)

Hastalık durumlarında:

  • "Mir ist übel." (Midem bulanıyor.)

  • "Ich habe Fieber." (Ateşim var.)

  • "Ich fühle mich nicht gut." (Kendimi iyi hissetmiyorum.)

Eczanede İlaç İsteme

Eczanede ilaç veya tıbbi ürün talep etmek için:

  • "Ich brauche Medikamente." (İlaçlara ihtiyacım var.)

  • "Haben Sie etwas gegen Kopfschmerzen?" (Baş ağrısı için bir şeyiniz var mı?)

  • "Ich suche etwas zum Desinfizieren." (Dezenfekte etmek için bir şey arıyorum.)

Acil Servis ve Hastane

Ağır bir sağlık problemi yaşadığınızda:

  • "Ich muss zum Arzt." (Doktora gitmem lazım.)

  • "Ich brauche einen Krankenwagen." (Ambulansa ihtiyacım var.)

  • "Bitte rufen Sie einen Krankenwagen." (Lütfen bir ambulans çağırın.)

Hastane ortamında ise:

  • "Wo ist die Notaufnahme?" (Acil servis nerede?)

  • "Ich habe Schmerzen hier." (Burada ağrım var.)

  • "Bitte schnell, es ist dringend!" (Lütfen hızlı, acil bir durum!)

Yabancı bir ülkede sağlık sorunları her zaman stresli olabilir; ancak, Almanca temel iletişim cümleleri, bu tür durumlarda hayati önem taşıyabilir. Etkin iletişim kurmak, acil durumlarda sakin ve kontrol altında kalmanıza yardımcı olacaktır.

Almanya’da doktor ya da sağlık personeli ile iletişim kurarken hangi sağlıkla ilgili cümle kalıpları sıkça kullanılır?

Almanya'da sağlık personeli ile etkili iletişim kurmak önemlidir. Bu durum, doğru teşhis ve tedavi için gereklidir. İletişimi kolaylaştıracak bazı cümle kalıpları vardır.

Sağlık Durumu İle İlgili Cümle Kalıpları

Sağlık sorununu aktarırken kullanılır:

  • "Ağrıyan yer burası."

  • "Üç gündür ateşim var."

  • "Yemek yedikten sonra midem bulanıyor."

Randevu İsteme ve Soru Sorma

Doktor ya da sağlık personeliyle randevu ayarlamakta kullanılır:

  • "Doktor için bir randevu alabilir miyim?"

  • "Randevumu ne zaman alabilirim?"

  • "Kan testi sonuçlarım hazır mı?"

Tedavi ve İlaç Talepleri

Tedavi ya da ilaç hakkında bilgi almak için:

  • "Bu ilacı nasıl kullanmalıyım?"

  • "Bu reçetedeki ilaçlar nelerdir?"

  • "Alerjim var, alternatif var mı?"

Belirtileri Açıklama

Belirtileri doktora anlatmak için:

  • "Sürekli başım dönüyor."

  • "Hiç iştahım yok."

  • "Dinlenince geçmiyor."

Acil Durumlar

Acil bir sağlık sorunu olduğunda:

  • "Acil yardıma ihtiyacım var!"

  • "Çok şiddetli bir ağrım var."

  • "Hemen doktora görünmeliyim."

Yan Etki ve Endişeler

İlaçların yan etkileri hakkında konuşurken:

  • "Bu ilaç bana uygun mu?"

  • "İlaçları ne zaman kesmeliyim?"

  • "Yan etkileri ne zaman geçer?"

Öncelik sağlık; bu nedenle etkili iletişim hayati öneme sahiptir. Kısa ve net ifadeler kullanmak, doğru yardımı almayı kolaylaştırır.

İlgili Kurslar

İlkyardım Bilgilendirme Eğitimi

İlkyardım Bilgilendirme Eğitimi

Kritik anlarda doğru adımlar: temel yaşam desteği, kanama–yanık–kırık yönetimi. Güncel protokollerle güvenli müdahale bilinci.

Almanca Kursu (A1-A2) - Online Almanca Kursu

Almanca Kursu (A1-A2) - Online Almanca Kursu

Almanca A1–A2: telaffuz, temel dilbilgisi ve günlük diyaloglar. Esnek, pratik program.

Temel İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi (Bilgilendirme)

Temel İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi (Bilgilendirme)

Mevzuat, risk değerlendirme, KKD ve acil durum. İş yerinde güvenlik kültürü oluşturun.

İlgili Makaleler

Almanca Cümleler: Acil Durumda Yardım İstemek

Almanca Cümleler: Acil Durumda Yardım İstemek

25 Kasım 2023
Acil Durumda Yardım İstemek İçin Kullanılan Almanca İfadeler

Acil Durumda Yardım İstemek İçin Kullanılan Almanca İfadeler

24 Kasım 2023
Korece İlkyardım Terimleri: Acil Durumlar ve Sağlık İşlemleri

Korece İlkyardım Terimleri: Acil Durumlar ve Sağlık İşlemleri

9 Haziran 2024
IIENSTITU LogoIIENSTITU

Öğrenmek pahalıdır. Ama bilmemek daha pahalı.

Kurs KategorileriTestlerBlog KategorileriKurumlara Özel EğitimlerDestekAbonelikten ÇıkSözleşmelerSertifika SorgulamaİletişimEnstitü HakkındaGizlilik ve Güvenlik PolitikasıMesafeli Satış Sözleşmesiİptal ve İade KoşullarıÜyelik Sözleşmesi
Takip Et:
figin

© 2012–2026 IIENSTITU - Tüm hakları saklıdır

IIENSTITU
IIENSTITU
EğitimlerEğitmenlerSertifikaBlog
IIENSTITU
Giriş Yap
Hilfe!

Yardım!

Hilfe!0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Hörst du nicht, wie jemand ruft Hilfe! Wir müssen sofort schauen, was los ist!

Türkçe: Duymuyor musun, birisi yardım diye bağırıyor Hemen ne olduğuna bakmalıyız!

Notfall

Acil Durum

Notfall0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Wenn ein medizinischer Notfall eintritt, rufen Sie bitte sofort den Rettungsdienst.

Türkçe: Bir tıbbi acil durum meydana gelirse, lütfen hemen acil servisi arayın.

Ich brauche einen Arzt.

Bir doktora ihtiyacım var.

Ich brauche einen Arzt.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Kannst du mir bitte helfen? Ich fühle mich plötzlich so schwach und schwindlig Ich brauche einen Arzt.

Türkçe: Lütfen bana yardım eder misin? Birdenbire kendimi çok zayıf ve başım döner gibi hissediyorum Bir doktora ihtiyacım var.

Kann jemand einen Krankenwagen rufen?

Birisi ambulans çağırabilir mi?

Kann jemand einen Krankenwagen rufen?0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Ich habe mein Bein gebrochen kann jemand einen Krankenwagen rufen?

Türkçe: Bacağımı kırdım birisi ambulans çağırabilir mi?

Ich habe Schmerzen.

Ağrım var.

Ich habe Schmerzen.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Herr Doktor, ich habe Schmerzen im Knie, wenn ich laufe.

Türkçe: Doktor Bey, koştuğumda dizimde ağrılar oluyor.

Es ist dringend.

Acil bir durum.

Es ist dringend.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Ruf sofort den Arzt an – es ist dringend.

Türkçe: Hemen doktoru ara bu acil bir durum.

Wo ist das nächste Krankenhaus?

En yakın hastane nerede?

Wo ist das nächste Krankenhaus?0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Entschuldigen Sie bitte, können Sie mir helfen wo ist das nächste Krankenhaus?

Türkçe: Özür dilerim, acaba yardımcı olabilir misiniz en yakın hastane nerede?

Ich habe mich verletzt.

Yaralandım.

Ich habe mich verletzt.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Tut mir leid, dass ich zu spät komme Ich habe mich verletzt, als ich versucht habe, den Bus zu erreichen.

Türkçe: Özür dilerim, geç kaldım. Otobüse yetişmeye çalışırken kendimi yaraladım.

Ich blute.

Kanıyorum.

Ich blute.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Besorgt rief er seinem Wanderpartner zu: Ich blute, wir müssen die Wunde schnell verbinden.

Türkçe: Endişeyle yürüyüş arkadaşına seslendi: Kanıyorum, yarayı hızlıca sarmamız lazım.

Ich glaube, ich habe mir etwas gebrochen.

Sanırım bir yerimi kırdım.

Ich glaube, ich habe mir etwas gebrochen.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Nach diesem schlimmen Sturz beim Skifahren sagte Tom mit schmerzverzerrtem Gesicht: Ich glaube, ich habe mir etwas gebrochen.

Türkçe: Kayak yaparken bu kötü düşüşten sonra Tom acıyla bozulmuş yüz ifadesiyle şöyle dedi: Sanırım bir yerimi kırdım.

Ich habe einen Unfall gehabt.

Bir kaza geçirdim.

Ich habe einen Unfall gehabt.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Besorgt fragte seine Mutter: Ich habe einen Unfall gehabt, geht es dir gut?

Türkçe: Endişeli bir şekilde annesi sordu: Bir kaza geçirdim, sen iyisin değil mi?

Ich bin allergisch gegen...

...'ye alerjim var.

Ich bin allergisch gegen...0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: -Ich bin allergisch gegen Erdnüsse und muss daher immer die Zutatenliste überprüfen, bevor ich etwas esse.

Türkçe: Fıstığa alerjim var ve bu yüzden bir şey yemeden önce her zaman içindekiler listesini kontrol etmem gerekiyor.

Ich habe Atemprobleme.

Nefes alma problemlerim var.

Ich habe Atemprobleme.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Beim Arzt angekommen, sagte ich besorgt: Ich habe Atemprobleme.

Türkçe: Doktora varınca endişeli bir şekilde söyledim: Nefes alma problemim var.

Ich bin diabetisch.

Ben diyabet hastasıyım.

Ich bin diabetisch.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Entschuldigung, könnten Sie mir bitte sagen, welche Ihrer Speisen zuckerarm sind? Ich bin diabetisch und muss darauf achten.

Türkçe: Özür dilerim, yemeklerinizden hangilerinin az şekerli olduğunu söyleyebilir misiniz? Diyabet hastasıyım ve buna dikkat etmem gerekiyor.

Ich fühle mich nicht gut.

Kendimi iyi hissetmiyorum.

Ich fühle mich nicht gut.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Hannes, ich muss heute früher nach Hause gehen ich fühle mich nicht gut.

Türkçe: Hannes, bugün daha erken eve gitmem gerekiyor kendimi iyi hissetmiyorum.

Mir ist schwindelig.

Başım dönüyor.

Mir ist schwindelig.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Kannst du bitte das Fenster öffnen? Mir ist schwindelig.

Türkçe: Rica etsem pencereyi açar mısın? Başım dönüyor.

Ich habe Fieber.

Ateşim var.

Ich habe Fieber.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Worried, Anna said to her mother, Ich habe Fieber und fühle mich sehr schlapp.

Türkçe: Endişeli bir şekilde, Anna annesine şöyle dedi: Ateşim var ve kendimi çok halsiz hissediyorum.

Ich muss mich übergeben.

Kusmam gerekiyor.

Ich muss mich übergeben.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Mir ist so schlecht geworden im Auto Ich muss mich übergeben.

Türkçe: Arabada çok kötü hissediyorum Kusmam lazım.

Ich habe einen Ausschlag.

Bir döküntüm var.

Ich habe einen Ausschlag.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Besorgt sagte sie: Ich habe einen Ausschlag und weiß nicht, woher er kommt.

Türkçe: Endişeyle şöyle dedi: Bir döküntüm var ve nereden geldiğini bilmiyorum.

Ich habe eine Verbrennung.

Bir yanığım var.

Ich habe eine Verbrennung.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Als ich den heißen Topf berührte, sagte ich sofort: Autsch, ich habe eine Verbrennung.

Türkçe: Sıcak tencereye dokunduğumda hemen Auu, yanık aldım. dedim.

Ich habe mir den Kopf gestoßen.

Başımı çarptım.

Ich habe mir den Kopf gestoßen.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Autsch, ich habe mir den Kopf gestoßen, als ich die Kellertreppe hochging.

Türkçe: Ah, başımı çarptım, bodrum merdivenlerinden çıkarken.

Ich habe Bauchschmerzen.

Karnım ağrıyor.

Ich habe Bauchschmerzen.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Lena sah besorgt aus, als sie sagte: Ich habe Bauchschmerzen; ich denke, ich sollte heute besser zu Hause bleiben.

Türkçe: Lena endişeli görünüyordu, şöyle dedi: Karnım ağrıyor; sanırım bugün evde kalmam daha iyi olur.

Ich habe Kopfschmerzen.

Başım ağrıyor.

Ich habe Kopfschmerzen.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Ich habe Kopfschmerzen, könntest du mir bitte eine Schmerztablette bringen?

Türkçe: Başım ağrıyor, bana bir ağrı kesici getirebilir misin lütfen?

Ich habe Zahnschmerzen.

Dişim ağrıyor.

Ich habe Zahnschmerzen.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Gestern sagte ich zu meinem Freund: Ich habe Zahnschmerzen, also muss ich wohl zum Zahnarzt.

Türkçe: Dün arkadaşıma şöyle dedim: Dişim ağrıyor, o yüzden galiba dişçiye gitmem gerekecek.

Bitte schnell!

Lütfen hızlı!

Bitte schnell!0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Kannst du mir bitte das Wasser reichen Bitte schnell!

Türkçe: Bana suyu uzatır mısın lütfen Hızlı ol!

Ich brauche Medikamente.

İlaçlara ihtiyacım var.

Ich brauche Medikamente.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Kannst du bitte zur Apotheke gehen? Ich brauche Medikamente.

Türkçe: Lütfen eczaneye gidebilir misin? İlaçlara ihtiyacım var.

Haben Sie Schmerzmittel?

Ağrı kesici var mı?

Haben Sie Schmerzmittel?0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Nach einer langen Wanderung war der Schmerz in meinem Knie unerträglich, also wandte ich mich an den Apotheker und fragte: Haben Sie Schmerzmittel?

Türkçe: Uzun bir yürüyüş sonrasında dizimdeki ağrı dayanılmaz hale geldi, bu yüzden eczacıya gidip sordum: Ağrı kesiciniz var mı?

Gibt es hier einen Defibrillator?

Burada bir defibrilatör var mı?

Gibt es hier einen Defibrillator?0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Besorgt wandte sich der Mann an die Rezeptionistin im Fitnessstudio und fragte: Gibt es hier einen Defibrillator?

Türkçe: Endişeli bir şekilde, adam fitness stüdyosundaki resepsiyoniste dönerek sordu: Burada bir defibrilatör var mı?

Ich bin ohnmächtig geworden.

Bayıldım.

Ich bin ohnmächtig geworden.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Als ich aufwachte, sagte ich zum Arzt: Ich bin ohnmächtig geworden.

Türkçe: Uyandığımda doktora şöyle dedim: Bayıldım.

Können Sie mir helfen?

Bana yardım edebilir misiniz?

Können Sie mir helfen?0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Entschuldigen Sie bitte, Können Sie mir helfen, den Bahnhof zu finden?

Türkçe: Özür dilerim, bana tren istasyonunu bulmamda yardımcı olabilir misiniz?

Ich habe einen Sonnenstich.

Güneş çarptı.

Ich habe einen Sonnenstich.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Besorgt sagte er: Ich habe einen Sonnenstich, ich sollte mich vielleicht hinlegen.

Türkçe: Endişeli bir şekilde şöyle dedi: Güneş çarptı, belki uzanmalıyım.

Ich brauche Insulin.

İnsüline ihtiyacım var.

Ich brauche Insulin.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Während des Arzttermins sagte der Patient besorgt: Ich brauche Insulin.

Türkçe: Doktor randevusu sırasında hasta endişeyle şöyle dedi: İnsüline ihtiyacım var.

Ich habe eine Lebensmittelvergiftung.

Gıda zehirlenmesi geçiriyorum.

Ich habe eine Lebensmittelvergiftung.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Entschuldigen Sie, bitte um Hilfe ich habe eine Lebensmittelvergiftung und fühle mich sehr schlecht.

Türkçe: Özür dilerim, lütfen yardım edin gıda zehirlenmesi geçiriyorum ve kendimi çok kötü hissediyorum.

Ich bin schwanger.

Hamileyim.

Ich bin schwanger.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Völlig aufgeregt kam sie ins Zimmer und verkündete: Ich bin schwanger.

Türkçe: Tamamen heyecanlanmış bir şekilde odaya girdi ve duyurdu: Hamileyim.

Ich brauche einen Frauenarzt.

Bir kadın doğum doktoruna ihtiyacım var.

Ich brauche einen Frauenarzt.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Besorgt sagte sie: Ich brauche einen Frauenarzt.

Türkçe: Endişeli bir şekilde şöyle dedi: Bir kadın doğum doktoruna ihtiyacım var.

Das ist ein Notfall.

Bu bir acil durum.

Das ist ein Notfall.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Rufen Sie sofort einen Krankenwagen, bitte das ist ein Notfall.

Türkçe: Lütfen hemen bir ambulans çağırın bu bir acil durum.

Rufen Sie die Polizei!

Polisi arayın!

Rufen Sie die Polizei!0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Als ich das zerbrochene Fenster und die offene Tür sah, drehte ich mich um und sagte hastig zu meinem Nachbarn Rufen Sie die Polizei!

Türkçe: Kırık pencereyi ve açık kapıyı gördüğümde, hızla dönüp komşuma dedim Polisi arayın!

Ich habe Probleme beim Atmen.

Nefes almakta sorun yaşıyorum.

Ich habe Probleme beim Atmen.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Besorgt sagte er zum Arzt: Ich habe Probleme beim Atmen.

Türkçe: Endişeyle doktora dedi ki: Nefes almakta problem yaşıyorum.

Ich bin gestochen worden.

Sokuldum.

Ich bin gestochen worden.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Als ich im Park war, kam eine Biene auf mich zu und ich denke, ich bin gestochen worden.

Türkçe: Parkta olduğum zaman bir arı bana doğru geldi ve sanırım beni soktu.

Ich brauche einen Zahnarzt.

Bir diş hekimine ihtiyacım var.

Ich brauche einen Zahnarzt.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Oh nein, mir ist ein Stück vom Zahn abgebrochen ich brauche einen Zahnarzt!

Türkçe: Ah hayır, dişimden bir parça kırıldı bir diş doktoruna ihtiyacım var!

Mein Kind ist krank.

Çocuğum hasta.

Mein Kind ist krank.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Kann ich heute bitte früher gehen? Mein Kind ist krank und ich muss nach Hause.

Türkçe: Bugün daha erken çıkabilir miyim, lütfen? Çocuğum hasta ve eve gitmem gerekiyor.

Wie komme ich zur Notaufnahme?

Acil servise nasıl giderim?

Wie komme ich zur Notaufnahme?0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Entschuldigen Sie bitte, könnten Sie mir freundlicherweise helfen wie komme ich zur Notaufnahme?

Türkçe: Özür dilerim, lütfen yardımcı olabilir misiniz acil servise nasıl giderim?

Ich habe eine Schürfwunde.

Bir sürtünme yarası aldım.

Ich habe eine Schürfwunde.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Kannst du mir bitte ein Pflaster geben? Ich habe eine Schürfwunde.

Türkçe: Bana bir yara bandı verebilir misin, lütfen? Sıyrık yaram var.

Ich habe eine Prellung.

Bir ezik aldım.

Ich habe eine Prellung.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Kannst du bitte einen Blick darauf werfen? Ich bin gestern beim Fahrradfahren gestürzt und jetzt tut mein Knie so weh Ich habe eine Prellung.

Türkçe: Bir bakar mısın lütfen? Dün bisiklete binerken düştüm ve şimdi dizim çok ağrıyor Bir burkulma var.

Ich habe mir etwas verstaucht.

Bir yerimi burktum.

Ich habe mir etwas verstaucht.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Als ich gestürzt bin, habe ich mir leider das Handgelenk verstaucht.

Türkçe: Düştüğümde ne yazık ki bileğimi burktum.

Ich habe eine Schnittwunde.

Bir kesik yaram var.

Ich habe eine Schnittwunde.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Beim Kochen war ich unvorsichtig und jetzt muss ich sagen: Ich habe eine Schnittwunde.

Türkçe: Yemek yaparken dikkatsizdim ve şimdi söylemeliyim ki: Bir kesik yaram var.

Ich brauche etwas gegen Übelkeit.

Bir şeye karşı mide bulantım var.

Ich brauche etwas gegen Übelkeit.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Können Sie mir bitte helfen? Ich brauche etwas gegen Übelkeit.

Türkçe: Bana lütfen yardım edebilir misiniz? Mide bulantısına karşı bir şey gerekiyor.

Ich leide unter Höhenkrankheit.

Yükseklik hastalığından muzdaribim.

Ich leide unter Höhenkrankheit.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Bevor wir den Berg besteigen, solltest du wissen Ich leide unter Höhenkrankheit.

Türkçe: Dağa tırmanmadan önce bilmen gerekiyor Yükseklik hastalığından muzdaribim.

Ich habe mir etwas in das Auge bekommen.

Gözüme bir şey kaçtı.

Ich habe mir etwas in das Auge bekommen.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Beim Radfahren durch den Park ich habe mir etwas in das Auge bekommen und es tränt nun ununterbrochen.

Türkçe: Parkta bisiklete binerken bir şey gözüme kaçtı ve şimdi durmaksızın yaşarıyor.

Ich habe eine Vergiftung.

Zehirlenme geçiriyorum.

Ich habe eine Vergiftung.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Besorgt sagte er zum Arzt: Ich habe eine Vergiftung und brauche sofort Hilfe.

Türkçe: Endişeli bir şekilde doktora şöyle dedi: Bir zehirlenme geçiriyorum ve hemen yardıma ihtiyacım var.

Mir ist etwas ins Auge gegangen.

Gözüme bir şey kaçtı.

Mir ist etwas ins Auge gegangen.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Kannst du kurz warten? Mir ist etwas ins Auge gegangen und ich muss es schnell ausspülen.

Türkçe: Bir dakika bekleyebilir misin? Gözüme bir şey kaçtı ve hemen yıkamam gerekiyor.

Ich bin sehr müde.

Çok yorgunum.

Ich bin sehr müde.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Nachdem ich die ganze Nacht gearbeitet habe, sagte Karl: Ich bin sehr müde.

Türkçe: Tüm gece çalıştıktan sonra Karl şöyle dedi: Çok yorgunum.

Ich fühle mich schwach.

Kendimi zayıf hissediyorum.

Ich fühle mich schwach.0:00 / 0:00

Örnek Diyalog: Nachdem ich gestern so lange gearbeitet habe, sagte ich meinem Freund: Ich fühle mich schwach und muss wirklich etwas essen.

Türkçe: Dün o kadar uzun süre çalıştıktan sonra arkadaşıma dedim ki: Kendimi zayıf hissediyorum ve gerçekten bir şeyler yemem lazım.