AnasayfaBlogMcDonald’s İle İlgili Enteresan Bilgiler
Başarı

McDonald’s İle İlgili Enteresan Bilgiler

02 Haziran 2021
McDonald’s İle İlgili Enteresan Bilgiler

İlk McDonald’s 1940 yılında Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde “McDonald’s Bar-B-Q” ismiyle self-servis bir barbekü büfesi olarak açıldı. Yıllar sonra bile bu kadar meşhur ve yaygın olacağını, marka değerinin dünya sıralamasında ilk sıralarda yer alacağını kim tahmin ederdi? Bugün itibariyle dünyanın en büyük fast food şirketi olan McDonald’s, 2020 BrandZ Top 100 Global Markalar listesinde 129,3 milyar dolar değeriyle listenin 9’uncu sırasında yer alıyor. McDonald’s restoranları hem yeni bir yemek yeme kültürünün hem de yeni bir ticaret anlayışının öncüsü oldu. McDonald’s markası, ayaküstü atıştırma denen fast food yemek kültürünü küreselleştirdi aynı zamanda da sosyal bir fenomen haline geldi. Çünkü neyi, ne kadar zamanda, nerede ve nasıl yiyip içtiği meselesi insanı değiştirerek yeniden yarattı ve yeni kimliğini oluşturdu. 

McDonald’s Markasının Kuruluş Hikâyesi

1937 yılında Richard ve Maurice McDonald kardeşlerin babaları olan Patrick McDonald arabayla yemek alınabilecek şekilde düzenlenmiş bir tezgâh açtı. Sosisli sandviç satıyordu. Richard ve Maurice McDonald kardeşler 1940 yılında sosisli sandviç tezgâhını San Bernardino'ya taşıdılar. 1948 yılında ise burayı piyasadan çok daha ucuza hamburger satan bir dükkân haline getirdiler. Birkaç yıl sonra dükkânlarına bir sembol eklemek üzere Universal Stüdyoları'nın tasarımcısı olan Clark Meston ile çalıştılar. Şimdiki McDonald’s logosunu oluşturan sarı “M” sembolünün yarısı olan 8 metrelik bir yarım çemberle Arizona’da yeni bir dükkân görünümü tasarlandı. Bu McDonald’sın ikinci şubesi, yani ilk bayiliği oldu. Üçüncü şubesi ise Kaliforniya’da açıldı. İşler büyümeye başlayınca yeni bir yönetici işe alma ihtiyaçları doğdu.

O sırada Ray Kroc, restoranlara milkshake karıştırıcısı ve atılabilir kağıt bardak satan bir girişimcidir. San Bernardino’daki bir hamburgerciden yüksek miktarlı bir sipariş alınca burayı merak ederek ziyaret etmek ister. McDonald kardeşlerin hamburger sattığı mekâna gittiğinde burada uygulanan fast food pazarlama şekli, müşteri yoğunluğu ve memnuniyeti onu çok şaşırtır. Takvimler 1955 yılını gösterirken Ray Kroc Illinois eyaletinde McDonald’s markasının ilk “franchising”ini gerçekleştirmiştir. Kendine has bir sistemle ucuz hamburger satan bu mekânı restoran zinciri haline getirerek büyütme planlarını yapmaya başlamıştır bile.

1961 yılında şirketi McDonald kardeşlerden isim hakkı ödeme sözü vererek 2,7 milyon dolara satın alır. Ancak verilen bu söz yazılı hale getirilmediği için Mcdonald kardeşler restoran isim hakkını kaybeder ve Ray Kroc’un inanılmaz derece zengin olmasının yolu açılır. Ray Kroc mekânın adını değiştirmez, şimdiki meşhur logosunu oluşturur ve McDonald’s restoran sayıları olanca hızıyla artmaya başlar. 1967 yılında Kanada ve Porto Riko’da açılan ilk yurtdışı şubeleri ile marka küreselleşmeye ve bir imparatorluk haline gelmeye başlar.

“Toplumun McDonaldlaşması” Nedir?

Amerikalı sosyolog ve yazar George Ritzer, 1993 yılında yazdığı “Toplumun McDonaldlaşması” isimli kitabıyla “Mcdonaldlaşma” tezini ortaya koydu. McDonald’s restoranlarında uygulanan standardizasyon ve yemek servis ilkeleri sadece fast food sektörü ile sınırlı kalmadı ve tüm topluma sirayet etmeye hatta egemen olmaya başladı. Kurulan sistem hesaplı, verimli, öngörülebilir ve denetlenebilir olma, ayrıca insan gücü yerine teknolojiyi geçirme ilkeleri üzerinde gelişti. Bütün McDonald’s şubeleri birbirine benzerdir ve ürün skalası yaklaşık olarak aynıdır. Menüler ülke içinde aynı fiyattan satılır ve aynı kaliteyi taşır. Böylelikle her kesime hitap eder ve ulaşılabilirdir.

Evde yemek pişirme zahmetinden kurtaran lezzetli menüsü yemek işini hızlıca hallederek aradan çıkarmaya yarar. Tüm bu avantajların yanı sıra bu durum aynı zamanda tek tipleşmeyi ve kolaycılığı beraberinde getirir. Seçenekler menü ile sınırlı hale gelir. Lezzetli olmasının sebebi olan katkı maddeleri insan sağlığına zarar verir. Tüm dünyaya yayılan bu “tek tiplilik” ya da başka bir deyişle “aynılaşma” toplumların yemek kültürlerini, ağız tadını, lezzet çeşitliliklerini yok ederek zarar verme noktasına kadar gidebilir. “Mcdonaldlaşma” denen akım benzer avantajları ve riskleri ile eğitim, sağlık, moda ve politika gibi farklı sektörleri de etkilemektedir.

Sektörleri insanları benzeştirerek aynılaştırma, aynılaşan insan gruplarını birleştirerek olabildiğince az sayıda müşteri profili yaratmaya yönlendirir. Benzer tüketim alışkanlığı olan insan yığınları küresel tüketici profilini oluşturur ve üreticilerin işini kolaylaştırır. Ancak bu arada tüketiciler kendilerini baskıcı ve dirençli bir zorlama içinde bulur. Zira seçenekler azalmış, zevkler körelmiş, özgürlükler ise sunulan seçenekler sayısına indirgenmiştir. McDonaldlaşma, insanlara “herkes yapıyor, ben de yapayım”, “herkes giyiyor ben de giymeliyim” dedirtmektir. Tıpkı moda dünyasının bugün bize yaşattığı gibi!

Yerele Uyarlanan McDonald’s Menüleri

Yine de hakkını yemeyelim, günümüzde Mcdonald’s markası kendini yerele uyarlama düsturu ile her bölgeye has lezzetleri menülerine adapte ederek varlığını sürdürmeye son hız devam ediyor. Tüm dünya çapında yapılan yerele uyarlanma çalışmalarından bazı örnekler verelim:

  • McDonald’s’ın dünyada 40.000’e yakın sayıda restoranı var. Bunlardan sadece Türkiye’deki şubelerinde ayran bulunuyor.

  • Hepsi halen satışta olmasa da yine Türkiye’de, Türk köftesi içeren “McTurco” ve “McRoyal” hamburgerleri ile “ıspanaklı ve peynirli börek” ayrıca “McPide” isimli “Ramazan Menüsü” satışa sunuldu. Ramazan menüsü diğer Müslüman ülkelerde de menülere ekleniyor.

  • Müslüman ülkelerdeki McDonald’s restoranlarında kullanılan et ürünlerinin “helâl” olduğuna dair sertifikaların görünür olmasına önem veriliyor.

  • Fransa’da, geleneksel Fransız Croque-Monsieur’a benzer iki çörek arasına yerleştirilen kaşar ve domuz etinin bulunduğu sandviçler satışa sunuldu. Ayrıca Fransa’da McDonaldlaşma akımına karşı bir tutum geliştiğinden McDonald’s maskotu olan Ronald McDonald’ın yerine Fransız kültüründe var olan Asteriks maskotu kullanılıyor.

  • Filipinlerde makarna içeren “McSpaghetti” isimli ürün hayli tutulmuş.

  • Tayland'da elmalı turtanın ananaslı bir versiyonu yapılıyor.

  • Meksika’da geleneksel Meksika kahvaltısına benzeyen “McMollets” isimli bir menüsü bulunuyor. Bu menüde kızarmış fıstık, kaşar ve salça içeren çörekler var.

  • Hindistan’da sığır eti inançları gereği yenmiyor. Bu yüzden “MaharacaMac”isimli bir Hint hamburgeri yaratılmış. Ayrıca Hint mutfağına özel bir peynir olan paneer peynirini baharat karışımı ile sararak kızarttıkları başka bir özgün atıştırmalıkları daha var.

  • Bazı Avrupa ülkelerinde “Paskalya Menüsü” bulunuyor. 

  • İspanya’da şişeler içinde geleneksel gazpaço çorbasını McDonald’s restoranlarında bulmak mümkün olabiliyor. 

  • Avusturya ve Almanya gibi bazı ülkelerde McDonald’s restoranlarında bira içilebiliyor.

McDonald’s ile İlgili Diğer Enteresan Bilgiler 

Kuruluşu, gelişmesi, globalleşmesi, menüleri, rakipleri, müzesi, üniversitesi ve marka değeri gibi birçok detayı ile efsane haline gelen dünya markası McDonald’s ile ilgili diğer ilginç bilgilere göz gezdirelim. 

  • Mcdonald kardeşlerin uğradığı haksızlık, Ray Kroc’un yılmayan azmi ve markanın efsaneleşmiş kuruluş hikâyesi 2016 yılında John Lee Hancock’un yönetmenliğini yaptığı “Founder” isimli filme konu oldu. Ray Kroc rolünü oynaması için önce Tom Hanks’e teklif götürülmüş ancak kabul edilmeyince bu rolü Michael Keaton oynamış. Michael Keaton, Ray Kroc'un piyano çalmayı sevdiğini öğrenmesi üzerine rolüne daha iyi adapte olabilmek amacıyla piyano dersleri almaya başlamış. 

  • Ayrıca “The Food That Built America” yani “Amerika'yı İnşa Eden Gıda” belgeselinin “Underneath the Golden Arches” isimli bölümünde aynı kuruluş hikâyesini seyretmek mümkün. 

  • McDonald’s’ın etrafında geçen bir başka belgesel ise televizyon yapımcısı Morgan Spurlock’un “Super Size Me” isimli dizisidir. Bu kez McDonald’s ürünleri özellikle Amerikan halkının muzdarip olduğu obezite hastalığının fast food yeme tarzıyla olan ilişkisini incelemek olarak seçilmiş. Belgeselde Morgan Spurlock tam 30 gün boyunca sadece McDonald’s ürünleri yiyerek beslenmiş. Deneyin sonucunda fast food yemek tarzının obeziteye yol açtığı ve insanı ölüme götürecek kadar tehlikeli olduğu sonucuna ulaşılmış. 

  • Amerikalı gazeteci ve yazar Eric Schlosser, 2001 yılında yazdığı “Fast Food Nation” isimli kitabında, McDonald’s’ın çalışma koşulları ile gıda üretim şeklini bir skandal olarak nitelemiştir. Yaptığı araştırmaların sonuçlarını kitabında yayınlayan yazar, ürünlerde kullanılan katkı maddelerinden kesimlik hayvanların mezbahalardaki kötü ve sağlıksız koşullarına kadar pek çok sağlıksız detayı gündeme taşımıştır. 

  • McDonald’s 2012 yılında hamburger yapımında kullanılan etlerin istenmeyen kısımlarının amonyum hidroksitle yıkanmasıyla elde edilen “pink slime” et dolgusunu kullanmayı bıraktığını açıkladı.

  • McDonald’s markasının küreselleşme kavramına etkisi öylesine güçlü oldu ki, en bilinen ürünü olan “BigMac” 1986 yılında ekonomik bir gösterge haline geldi. Birçok ülkeye ait para birimlerinin satın alma gücünü gösteren BigMac endeksi “The Economist” dergisi tarafından kullanılıyor. 

  • Ray Kroc 1961 yılında daha sonra ismi “Hamburger Üniversitesi” olacak bir eğitim programı başlattı. Başlangıçta sadece 15 öğrenciye sahipti. McDonald’s bünyesinde çalışacak personeli eğitmek amacıyla kurulan üniversitede 80 binden fazla eleman yetiştirildi. 2010 yılında ise Çin’de ikinci bir hamburger üniversitesi açıldı. 

  • Ray Kroc tüm bu başardıkları sayesinde Time Dergisi tarafından “Yüzyılın En Önemli 100 İnsanı” listesine dahil oldu.

  • Pennsylvania eyaletindeki ilk McDonald’s restoranı 1984 yılında yıkıldı ve orijinaline uygun olarak yeniden inşa edildi. McDonald’s müzesine dönüştürülen binanın tam karşısında yine ve yeni bir McDonald’s şubesi açıldı.

  • Dünya çapında en büyük perakende mülk sahibi McDonald’s kuruluşudur. Hatta şirket yıllık kârının büyük kısmını gıda satışından değil, gayrimenkul kiralarından elde etmektedir. 

  • Dünyanın en pahalı BigMac’ini 6.59 $ ile İsviçreliler yiyor. Bu rakam Amerika’da 5.04 $, Türkiye’de ise yaklaşık olarak 2.57 $.

  • Mcdonald’s markasının sosyal kulvarda “aynılaştırma, tek tipleştirme” etkisi ise kavramlaştı ve “Mcdonaldlaşma” ismiyle literatüre girdi.

  • 1940 yılında açılan ilk McDonald’s satış yerinin ismi McDonald’s Bar-B-Q ismini taşıyordu. Menüsünde ise hamburger değil, patates kızartması ve sosisli sandviç vardı. Hamburger ürün gamına birkaç yıl sonra eklendi. 

  • Girişimci iş adamı Ray Kroc 1955 yılında Illinois eyaletinde ilk McDonald’s’ı açtığında 53 yaşındaydı.

  • Mcdonald’s’ın Türkiye’deki ilk şubesi, “McDonald’s’ın restoran açtığı 45’inci ülke olarak” iş insanı Ali Vardar tarafından 24 Ekim 1986 tarihinde İstanbul Taksim’de açıldı. Türkiye’nin ilk uluslararası restoran zinciri oldu ve Türk insanı hamburger ile tanıştı.

  • Dünyada her 14,5 saatte bir McDonald’s şubesi açılıyor ve her saniye 75 parça hamburger satılıyor.

  • McDonald’s’ta, kendi restoranını açmak isteyen bir adayın altı ay boyunca eğitim alması ve değerlendirmeleri başarıyla geçmesi gerekir. Bir ekip üyesi restoran müdürü olana kadar en az 429 saat eğitim alır.

  • Dünyanın en büyük Mcdonald’s şubesi 28.000 metrekarelik yüzölçümü ile Pekin’de bulunuyor.

  • Dünyanın en küçük Mcdonald’s şubesi ise Tokyo’da ve yalnızca 45 metrekarelik bir alana sahip.

  • En çok rağbet gören 10 McDonald's restoranının tamamı Hong Kong'da bulunuyor.

  • McDonald’s’ın ekonomik kriz, politika, tedarik zinciri eksikliği gibi nedenlerle hiç şube açmadığı ya da açılan tüm şubelerinin sonradan kapatıldığı bazı ülkeler de bulunuyor. Gana, İran, Afganistan, Kuzey Kore, Zimbabve, Yemen, Karadaği Bermuda ve Kazakistan’a hiç giriş yapmayan McDonald’s İzlanda, Makedonya ve Bolivya gibi ülkelerde ise açılan şubelerini sonradan kapattı.

  • McDonald’s aynı zamanda dünyanın en büyük oyuncak dağıtıcısı olma sıfatını da taşıyor. Beraberinde oyuncak verilen McDonald’s Happy Meals menüsü yılda yaklaşık 1,5 milyar adet satılıyor. 

  • McDonald’s Koreli K-pop grubu BTS ile yaptığı işbirliği kapsamında 2021 yılı ilkbahar aylarında 50 ülkede müşteriye sunulan bir menü çıkardı. Bu yeni menü Türkiye’de satılmıyor. 

  • Bill Gates’in McDonald’s Altın Kartı (McGold Card) bulunuyor. Yani McDonald’s restoranlarında ücret ödemeden istediği gibi yiyip içebiliyor. Amerikan senatörlerinden Mitt Romney ve yatırımcı iş adamı Warren Buffett’ın da ömür boyu McDonald’s ürünlerini ücretsiz olarak yeme ayrıcalığı sunan altın kartları bulunuyor. Aktör Rob Lowe ve şampiyon tenisçi Roger Federer gibi bazı ünlülerin ise süre ya da mekân gibi bazı kısıtlamaları olan altın kart sahibi oldukları söyleniyor. 

  • McDonald’s dünya çapında her gün 60 milyondan fazla insana hizmet veriyor. 

  • Dünya çapında 40.000’e yakın şubesi olan markanın en fazla şubesi doğal olarak Amerika’da bulunuyor. 

  • Marka, Amerika’nın en büyük domuz eti, dana eti ve patates alıcısı durumundadır. 

  • McDonald's logosu “altın kemer” olarak tabir edilen yayvan ve sarı bir “M” harfinden oluşur. Ray Kroc tarafından son hali 1968 yılında oluşturulan ünlü logo 2003 yılında tekrar elden geçirildi ve bugünkü halini aldı. McDonald’s logosunda bulunan rengin sarı değil beyaz olduğu tek yer Paris’tir.

  • McDonald’s’ın en büyük rakibi olan Burger King, 2020 yılının son döneminde İngiltere’de ilginç bir girişimde bulundu. Koronavirüsle mücadele kapsamında karantina dönemine girecek olan İngiliz halkına "McDonald's'tan sipariş verin" duyurusu yaptı. Kısıtlı saatlerde paket servisi yapabilecek restoranlara destek vermek amacıyla yayımladığı ilanlarında “bir gün böyle bir şey diyeceklerini hiç düşünmediklerini” de not düşerek “BigMac aslında o kadar da kötü değil” dedi. Bu ilginç kampanyada amaç insanları yemek siparişi vermeye davet etmekti.

  • 40 parça tavuk içeren McNugget menüsü 1.880 Kcal ile markanın kalorisi en yüksek menüsünü oluşturuyor. Zaten orta boy bir McDonald’s menüyü tüketen bir insan günlük kalori ihtiyacının yarsından fazlasını almış olur. 

  • Sezar salatası markanın hamburgerinden daha fazla kalori içeriyor. 

  • McDonald’ın çilekli Milkshake ürününde çilek kullanılmaz. Çilek tadını yakalayabilmek için yaklaşık 50 adet kimyasal madde kullanılır.

  • McDonald's 2021 yılı itibarı ile içinde her tür ürünün bitkisel bazlı olacağı "McPlant" isimli alternatif bir menü çıkaracağını ilan etti.

McDonald’s ve Kaybettiği Davalar

Sıcak Kahve Davası: McDonald’s kahvesi ilginç bir davaya konu olmuştur. “Sıcak Kahve Davası” olarak ünlenen davada 1994 yılında o yıl itibariyle 79 yaşında olan müşteri Stella Liebeck arabaya servis bölümünden bir kahve sipariş eder. Araba içinde otururken aldığı kahveyi dizlerine koyar ve kahve dökülür. Stella Liebeck’in cildinde üçüncü derece yanık oluşur. İlk başta sadece 20.000 dolar civarında tutan hastane masraflarının marka tarafından karşılanmasını talep eder ancak bu talep McDonald’s tarafından kabul görmez. Yalnızca 800 dolarlık bir karşı teklif yaparlar. Gerçekten çok acı çeken ve tedavi sonrası kalıcı izler taşıyan Stella Liebeck bunun üzerine kahvenin olması gerekenden daha sıcak olduğunu iddia eder ve markaya dava açar.

Duruşmalarda McDonald’s kahvelerinin yaklaşık 180 Fahrenheit sıcaklığında (82 santigrat derece) hazırlandığı, oysa 140 Fahrenheit (60 santigrat derece) ve üstü sıcaklıklarda hazırlanan içeceklerin çok ciddi yanıklara neden olabileceği ortaya çıkar. Markanın avukatı kahvenin daha uzun süre sıcak kalabilmesi ve kahvenin tadının iyi olması için bu sıcaklığın seçildiğini savunmaya çalışsa da başarılı olamaz. Mahkeme McDonald’s’ı 2,8 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum eder. Miktar fazla bulunsa da sonuçta taraflar arasında anlaşma sağlanır ve markanın zarar gören müşterisine 640.000 dolar tazminat ödemesine karar verilir. Bu konu başka film ve dizilere ilham kaynağı oldu. Susan Saladoff’un yönettiği ve 2011 yılı yapımı olan bol ödüllü “Sıcak Kahve” isimli belgesel bunlardan yalnızca biridir.

Jamie Oliver Davası: 2017 yılında ise McDonald’s başka bir önemli davanın kaybedeni olur. İngiliz aşçı Jamie Oliver açtığı dava ile McDonald’s fast food zincirinde gerçek et yerine, kesimlerden artan kalan yağ, tendon, bağ doku gibi kalıntıların amonyak ile beraber macun kıvamına getirilerek kullanıldığını kanıtlamış oldu. Sonuç olarak "McDonald's restoranlarında sunulan ürünler besin değildir" iddiası mahkeme kararı ile tescil edilmiş oldu.

Mcdonaldlaşma Nedir?

McDonald’s restoranlarında uygulanan standardizasyon ve yemek servisi ilkeleri sadece fast food sektörü ile sınırlı kalmadı ve tüm topluma sirayet etmeye hatta egemen olmaya başladı. Benzer tüketim alışkanlığı olan insan yığınları küresel tüketici profilini oluşturur ve üreticilerin işini kolaylaştırır, ancak bu arada tüketiciler kendilerini baskıcı ve dirençli bir zorlama içinde bulur. George Ritzer tarafından ortaya konan McDonaldlaşma, insanlara “herkes yapıyor, ben de yapayım”, “herkes giyiyor ben de giymeliyim” dedirtmektir.

McDonald’s Markasının Kurucusu Kimdir?

Markanın temelleri Richard ve Maurice McDonald kardeşler tarafından 1940 yılında açılan sosisli sandviç büfesi ile atıldı. Ancak 1955 yılında McDonald kardeşler ile çalışmaya başlayan Ray Kloc 1961 yılında isim hakkı ödeme sözü vererek 2,7 milyon dolara markayı satın aldı. Ancak verilen bu söz yazılı hale getirilmediği için Mcdonald kardeşler restoran isim hakkını kaybeder ve Ray Kroc markanın kurucusu haline gelir.

McDonald’s Markasının Konu Olduğu Film, Dizi ve Kitaplar Hangileridir?

Mcdonald kardeşlerin uğradığı haksızlık, Ray Kroc’un yılmayan azmi ve markanın efsaneleşmiş kuruluş hikâyesi 2016 yılı yapımı “Founder” isimli filmde ve 2021 yılı yapımı “The Food That Built America” isimli belgeselinin “Underneath the Golden Arches” isimli bölümünde izlenebilir. Televizyon yapımcısı Morgan Spurlock’un “Super Size Me” isimli dizisinde ise McDonald’s ürünlerinin obezite hastalığıyla ilişkisini bulmak mümkün. Amerikalı sosyolog ve yazar George Ritzer’in “Toplumun McDonaldlaşması” isimli kitabı ile Eric Schlosser’in “Fast Food Nation” isimli kitabı marka hakkında yazılmış kitaplar arasında yer alır.

McDonald’s İle İlgili Enteresan Bilgiler McDonald’s Markasının Kuruluş Hikâyesi Toplumun McDonaldlaşması Yerele Uyarlanan McDonald’s Menüleri McDonald’s ile İlgili Diğer Enteresan Bilgiler McDonald’s ve Kaybettiği Davalar
Gökben Biler
Gökben Biler
Blog Yazarı

Lisans ve lisansüstü öğrenimini Gazi Üniversitesi “Endüstri Mühendisliği” bölümünde tamamladı. Anadolu Üniversitesi bünyesindeki ikinci üniversite programını ise “Marka İletişimi” bölümünde tamamladı. Çalışma hayatına kamu sektöründe devam etmektedir. İstanbul İşletme Enstitüsü blog bölümünde içerik üretmektedir. İletişim, motivasyon, iş hayatı, kişisel gelişim, hobiler, tasarım, endüstri, kalite yönetimi, reklamcılık alanlarında yazılar yazmaktadır.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.
Dijital Pazarlama Eğitimi
4.9
(331)

Dijital Pazarlama Eğitimi

15 Konu5 Saat
EğitmenSedat Ateş
20069
Pazarlama İletişimi Eğitimi
Ezgi DağdaşEzgi Dağdaş
13059