AnasayfaBlogKarantinada Mutlu Kalabilmek
Kişisel Gelişim

Karantinada Mutlu Kalabilmek

28 Kasım 2020
Karantinada Mutlu Kalabilmek

Karantina sürecinde mutlu kalabilmek hem fiziksel hem de psikolojik olarak önemlidir. Peki ne demekti karantina? Evde kalmak. Zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamak. Peki ama bunu başarmak o kadar kolay mı? Artan vaka ve ölüm sayıları bizleri derinden etkilerken bunu nasıl başaracağız? Nasıl psikolojimizi koruyacağız? Evde olup, misafir kabul etmeden, sosyalleşmeden nasıl mutlu olacağız?

Dünyaca zor ve anlaşılması güç bir dönemden geçiyoruz. Çin kaynaklı bir virüs bizleri her anlamda etkiledi. Özellikle de psikolojik olarak. Artık sayıca milyonları bulan vakalar bizi endişe çıkmazına sürükledi. Yine milyonlarca insan hayatını bu virüs nedeniyle kaybetti. Bizler sayıları takip ettikçe daha da etkilendik. Psikolojik olarak sağlıklı kalabilmek güçleşmeye başladı. Fakat milyonlarca insan da bu virüse yakalanıp iyileşebildi. Bu bizlere umut verirken, bunu nasıl başardıklarını da sorgulamamıza neden oldu. Cevap şimdilik karantina olarak verildi.

Karantina yani kendimizi mümkün olduğunca sosyal hayattan soyutlamak. Virüs bulaşsa da bulaşmasa da bunu bir süre devam ettirebilmek en önemlisi. Virüs bulaşışında zaten devletlerin, sağlık çalışanlarının önerisi 14 gün zorunlu karantina. Bulaşmayanlar içinse bulaşı ihtimalini ortadan kaldırmak için yine karantina önerildi. Ülkeler vatandaşlarına ‘’Evde Kal’’ çağrısında bulundu. Ve geçirmiş olduğumuz 6 aylık bir süreçte karantinanın gerçekten işe yaradığını gözlemledik. Tüm dünya evde kalarak virüsün yayılmasını yavaşlattı. Artık yayılmanın tekrar sıklaştığı bu dönemde ne yapmamız gerektiğini hepimiz biliyoruz.

Öncelikle bu sürecin kendimiz ve sevdiklerimiz için en önemlisi olduğunun bilincinde olmalıyız. Başkalarına zarar vermediğimizi kendimize sık sık hatırlatmalıyız. Ve bu virüsten korunmanın şimdilik bilinen en iyi çözümünün bu olduğunu unutmamalıyız. Bunları sık sık hatırlamak bizi bir nebze de olsa rahatlatacaktır. Tabi ki bu düşünceler bizi rahatlatsa da mutlu etmeye yetmiyor.

Mutluluk Nedir? Nasıl Mutlu Olunur?

Yapılan araştırmalara göre mutluluk sürekli olarak sürdürülebilen bir kavram değil. Zaman zaman azalabilen ya da artabilen bir kavram. Yani sürekli mutluluk diye bir şey yok. ‘’Hep mutlu olmalıyım’’ algısına girmeyin. Bu algıyla kendinizi zorlayıp daha da mutsuz olabilirsiniz.

Mutluluk bilimsel olarak serotonin hormonun salgılanmasıdır. Bu da bağışıklık sistemini olumlu yönden etkileyen önemli bir hormondur. Sağlığımıza dikkat etmemiz gereken bu süreçte bağışıklık sisteminin önemini hepimiz biliyoruz. Ayrıca son dönemlerde yapılan bilimsel araştırmalara göre bağırsaklarımızın sağlığı psikolojimizi doğrudan etkiliyor. Yani psikolojik olarak sağlıklı kalmak, sağlıklı bir bağırsaktan geçiyor. Bu da mutluluk için çok önemli bir etken durumunda. Bu süreçte bağışıklık sistemimizi güçlendirmek adına serotonin salgılamasını kolaylaştırabiliriz. Peki ama nasıl?

Karantinada Nasıl Mutlu Kalınır?

Yaşadığımız sürecin alışılmadık olması nedeniyle mutsuz hissetmemiz çok normal. Sürecin ne zaman biteceğine bilgimizin olmaması da bizi böyle hissettirebilir. Unutmayın ki bu süreci ve psikolojik yaklaşımları dünyaca yaşıyoruz. Bu konuda yalnız olmadığınızı bilmelisiniz.Şimdi mutlu olmanıza yardımcı olabilecek birkaç örneği hep beraber inceleyelim.

Sağlıklı Beslenmek 

Bağışıklık sistemimizi güçlendirmek bizi psikolojik olarak daha sağlıklı bireyler haline getiriyor. Psikolojik olarak daha sağlıklı olmak demek mutluluğa daha yakınız demektir. Peki bağışıklık sistemimizi nasıl güçlendirebiliriz? Buna şu gıdaları tüketmekle başlayabiliriz:

  • Tam Tahıllı Ürünler: Tam tahıllı ekmek, tam tahıllı bisküvi gibi ürünler içerdiği tahıl nedeniyle besleyicidir. Besleyiciliğinin yanı sıra bağırsaklarınızdaki iyi bakterilerin sayısını da artırır. Bu bakteriler de bağışıklığınızı güçlendirir.

  • Kırmızı Pancar: İçerdiği betain maddesiyle serotonin hormonun gelişimine katkı sağlar. Ayrıca yapısında doğal olarak bulunan folik asit de bunu destekler.

  • Bitki Çayları: Özellikle papatya çayı ve yeşil çay sakinleştirerek kaygılardan uzaklaştırır.

  • Yaban Mersini: İçerdiği antioksidan sayesinde bağışıklığınızı önemli ölçüde güçlendirir.

  • Yumurta ve Balık: Omega-3 yağ asitleri, B vitaminleri ve proteinle ruh halinizi iyileştirir. Enerji verir.

  • Kırmızı Biber: İçerdiği çok yönlü vitamin deposuyla sizi daha zinde tutar.

  • Çikolata: Çikolatanın mutluluk verdiğini hepimiz biliyoruz. Son dönemlerde serotonin denince de akla çikolata gelir oldu. çikolatanın serotonin hormonunu artırdığı efsane değil, bilinen bir gerçek.

  • Kabak Çekirdeği: Yapısında bulunan triptofan aminoasiti sayesinde serotonin hormonunun üretimini artırır. Triptofan ayrıca sakinleştireci bir özelliğe sahiptir.

  • Yoğurt ve Kefir: Bağışıklık güçlendirici denince akla direk ikisi geliyor. Özellikle yapılarında bulunan probiyotikler bağışıklık artırmada en büyük işlevi gerçekleştiriyorlar. Ayrıca kalsiyum da kaygı ve sinirlilik halini ortadan kaldırmaya yardımcı oluyor.

  • Kuşkonmaz: Kuşkonmaz da kabak çekirdeği gibi triptofan içeriğiyle serotonin salgılatıyor.

  • Domates: İçeriğindeki doğal bir antioksidan olan likopen ile beyin yapısını ve bağışıklığı korur.

  • Ispanak ve Pazı: Yoğun magnezyum vitamini içererek depresyonun etkilerini düşürür. Demir elementiyle de demir eksikliğinizi giderir. Demir eksikliği halsizlik, endişe, yorgunluk hallerini oluşturan bir durumdur. Bunu önlemek için bol bol bu besinleri tüketebilirsiniz.

  • Keten tohumu: Yumurta ve balık gibi keten tohumunun da yapısında omega-3 var.

  • Muz: Meyveler arasında en masumlarından birisi muz diyebiliriz. Meyveler içerdikleri şeker nedeniyle diyabet hastalıklarını artırmaktadır. Vitamin ve minarellerle sağlıklı besinler olsalar da olumsuz yanları bulunabiliyor. Muz ise düşük glisemik indeksli bir gıdadır. Yani içerdiği şeker ile insülin oranını artırmıyor. Dolayısıyla da şeker hastalığını kötü etkilemiyor. Bunun yanı sıra potasyum içererek de mutluluk kaynağı oluyor.

  • Bakliyat: İçerdiği yüksek protein oranlarıyla en sağlıklı gıdalar grubu bakliyatlardır. Yapılarında bulunan vitaminlerle de bağışıklığı destekler. vegan ve vejeteryanlar için de ideal bir gıda grubudur. Ayrıca Glüten içermediği için glütensiz beslenen de rahatlıkla tüketebilir.

  • Kahve: Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarla kahve tüketiminin anksiyete ve depresyonu azalttığı yönünde. Bu da kahvenin popülaritesinin artışını açıklıyor.

​​​Boş Vakitleri Değerlendirmek

Eğer çalışmıyorsanız boş vakitlerinizi değerlendirebilmek için çeşitli yollara başvurabilirsiniz. Bu sayede gündemden uzaklaşarak kaygılarınızı durdurabilirsiniz. Bu amaçla şunları yapabilirsiniz

  • Online eğitim almak. İstanbul İşletme Enstitüsü'nün bünyesinde bulunan alanında uzman kişilerden eğitimler alabilirsiniz. Bu eğitimler ücretsiz olabileceği gibi, düşük ücretli de olabiliyor. Kendinize ve ilgi alanına yönelik eğitimler için anasayfaya göz atabilirsiniz.

  • Egzeriz yapmak. Bu sayede psikolojinize destekçi olabilirsiniz. Ayrıca zinde kalmak ve sağlıklı olmak da artısı. Evde yapılabilecek en ideal egzersizler yoga, pilates olabilir.

  • Sanatı takip etmek. Sanata ilginiz varsa bu ilginizi pekiştirerek, boş vaktinizden zevk alabilirsiniz. Online müzeler bu anlamda koronavirüs kapsamında sağlanan en güzel imkanlardan birisi. Gitme imkanınızın bulunmadığı dünyanın en ünlü müzelerini evinizden gezebilirsiniz.

  • Bilmediğiniz bir hobi edinebilirsiniz. Yeni bir hobi edinmek internet ile daha kolay hale geldi. Örneğin internetten izleyebileceğiniz videolarla resim öğrenebilirsiniz. Biliyorsanız yine bu sayede kendinizi geliştirebilirsiniz.

  • El uğraşları yapabilirsiniz. Mesela maket yapmak buna güzel bir alternatif olabilir.

  • Film izleyebilirsiniz. Popüler ya da klasik filmleri izleyerek haklarında yorumlar yapabilirsiniz. Senarist, oyuncu ya da yönetmenleri araştırabilirsiniz. Çok beğendiğiniz filmin hangi şartlarda çekildiği üzerine okumalar yapabilirsiniz.

  • Edebiyatla ilgileniyorsanız, kitap okuyabilirsiniz. Aslında ilgilenmiyorsanız da okumalısınız. Okuduğunuz kitaplar hakkında blog yazıları yazabilirsiniz. Yazılmış olanları okuyabilirsiniz. Ya da derin bir araştırma yaparak kendi kitabınızı yazmaya başlayabilirsiniz.

  • Ailenizle birlikte vakit geçirebilirsiniz. Bunu birlikte tv izlemekten daha zevkli hale getirebilirsiniz. Bunun için kutu oyunları oynamak bir örnek olabilir. Ya da belirlediğiniz bir konu üzerine (örneğin felsefe gibi) bilgilendirici tartışmalar yapabilirsiniz.

  • İlk madde bahsettiğimiz besleyici gıdaları yeni tariflerle deneyebilirsiniz. Bu hem ilk maddeye uymanızı kolaylaştıracak hem de zevkli vakit geçirebileceksiniz.

  • Yabancı dil öğrenebilirsiniz. Bu sayede yeni kültürlere ilgi duyabilir ve o kültürlerden insanlar tanıyabilirsiniz. İşte evden sosyalleşmek diye buna denir!

  • Online oyunlara ilginiz varsa oyun oynayabilirsiniz. Hem eğlenceli hem de sosyal bir aktivite.

Destek Almak

Bütün bu çabalarınıza rağmen kendinizi iyi hissetmiyorsanız destek alabilirsiniz. Evet bu süreçte mutlu kalabilmek kolay değil. Zaman zaman mutsuz hissetmenizin de doğal olduğunu söylemiştik. Bahsettiğimiz aktiviteleri hayata geçirmek istemeyebilir, kendinizle kalmak da isteyebilirsiniz. Size eğer kendinizi iyi hissettirecek şey buysa, günü hiçbir şey yapmadan da bitirebilirsiniz. Fakat sizi hiçbir şey mutlu etmiyor ve iyi hissettirmiyorsa destek almalısınız. Bu destek yakınlarınızdan ya da her şeyinizi paylaşabildiğiniz birisinden de olabilir. Ancak bu yeterli gelmeyebilir. Bu durumda da bir uzmandan psikolojik destek alabilirsiniz. Bunun için sokağa çıkmanıza gerek yok. Hemen hemen her konuda olduğu gibi bunda da online hizmetler mevcut. İnternette yapacağınız güzel bir araştırmayla doğru hizmeti online olarak alabilirsiniz. Uzman bir kişi bu süreçte size en iyi yardımı sunacak olan kişidir. Bu nedenle bu gibi destekleri almaktan çekinmeyin. Sağlıklı günler!

Covid19 karantina karantinada mutlu kalabilmek karantinada nasıl mutlu kalınır koronavirüs
Müge Yılmaz
Müge Yılmaz
Blog Yazarı

Mersin Üniversitesi Gıda Mühendisliği mezunu olan Müge Yılmaz, 2017 - 2018 eğitim yılında Portekiz'de Erasmus Öğrenci Değişimi ile eğitimine devam etti. 2020 yılının başlarında mezun olan Yılmaz, İstanbul İşletme Enstitüsü'nün İçerik Editörlüğü eğitimini alıp bu sayede çeşitli web sitelerinde içerikler yazmaya başladı. İstanbul İşletme Enstitüsü'nde İçerik Uzmanlığı eğitimine de devam etmekte.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.