AnasayfaBlogHukukçuların İzlemesi Gereken 12 Film
Kişisel Gelişim

Hukukçuların İzlemesi Gereken 12 Film

05 Ağustos 2021
Hukukçuların İzlemesi Gereken 12 Film

Gerçek hayattan beslenen ve toplumsal sorunlara çözüm bulmayı amaçlayan hukuk, devletler için oldukça önemlidir. Hukukçu olmak için de sadece hukuk fakültesine girmek yeterli değildir. Hem hukuk öğrencilerinin hem de mezunlarının alanlarında kendilerini geliştirmeleri gerekmektedir. Bunun için yapılabileceklerden bir tanesi de hukuk alanında yapılan filmleri izlemektir.

Hukukçuların İzlemesi Gereken Filmler

Hukukçuların kişisel gelişim açısından yapabileceklerinden bir tanesi bu alandaki filmleri izlemektir. Ancak her filmi izlemek de mümkün değildir. Mahkeme, adalet ve hukuk konularına eğilen, bakış açınızı değiştirmek ve kendinizi geliştirmek için izleyebileceğiniz film seçeneklerini sizler için bu yazımda derledim.

Bülbülü Öldürmek (To Kill a Mockingbird)

Bülbülü Öldürmek (To Kill a Mockingbird)

Harper Lee’nin aynı isimli kitabından uyarlanan ve konusunu gerçek bir olaydan alan film Amerika’nın Alabama eyaletinde geçmektedir. Büyük Ekonomik Buhran yılları olan ve ırkçılığın üst düzeyde olduğu 1930’lu yıllarda beyaz bir kadına tecavüz suçuyla yargılanan siyahi bir adamın savunmasını üstlenen başarılı bir avukatın yaşadıkları, altı yaşındaki kızının gözünden anlatılmaktadır.

Filmde dürüst bir yargılamadan ve adaletten asla söz edilemez. Aksine tamamen ön yargılı ve hoşgörüsüz bir kasaba halkıyla karşı karşıya olan avukat ilkelerinden vazgeçmemekte ve sonuna kadar cesur bir tutum sergilemektedir. Üç dalda Oscar almış olan Bülbülü Öldürmek filmi kesinlikle izlemeniz gereken ve izlerken de ırkçılık konusunda farklı bakış açıları kazanmanızı sağlayacak bir filmdir.

12 Öfkeli Adam (12 Angry Men)

12 Öfkeli Adam (12 Angry Men)

Film babasını öldürmekle suçlanan Latin Amerikalı bir gencin yargılanma sürecini konu almaktadır. Genç idam cezasıyla yargılanmakta ve on iki jüri üyesi tarafından akıbetine karar verilecektir. Jüri üyelerinden sadece bir tanesi gencin suçsuz olduğunu savunurken diğer on bir tanesi genci suçlu bulmaktadır. Sizler de filmi izlerken şüpheliyi suçsuz bulmanız halinde onu nasıl savunacağınızı, diğer üyeleri nasıl ikna edeceğinizi düşünmeye yöneleceksiniz. Hukuki terimler yerine daha yalın bir dilin kullanıldığı filmdeki ilginç bir nokta da davada yer alan on iki jüri üyesinden hiçbirinin hukukçu olmamasıdır. 

Hukuk Fakültesinde çokça duyma imkanınızın olduğu ve atıflarda bulunulan 12 Öfkeli Adam, izlenmesi gereken hukuk konulu kült filmidir.

Şeytanın Avukatı (The Devil’s Advocate)

Şeytanın Avukatı (The Devil’s Advocate)

Filmde insanın başarı elde ettikçe nasıl doyumsuz hale geldiği ve kibri sonucunda ahlaki değerlerinden vazgeçebilmesi bir avukat üzerinden anlatılmaktadır. Başarılı bir savunma avukatı bu başarılar arttıkça ahlaki değerlerinden sapmakta ve suçlu olduğunu bildiği kişileri dahi savunarak cezadan kurtarmaktadır. Fazlasıyla ünlenen bu avukatın, ünlü hukuk bürolarından birinin sahibinin iş teklifini kabul etmesiyle olaylar daha da gelişir. İzlerken kendinizi “Ahlak nedir?” ve “Hukukçu arzularından sıyrılabilir mi?” gibi sorulara cevap ararken bulacaksınız.

Babam İçin (In the Name of the Father)

Babam İçin (In the Name of the Father)

Gerçek hayattan uyarlanmış bu filmde suçsuz yere hapis yatan bir genç ve babasının hikayesi anlatılmaktadır. Film demokratik olduğunu iddia eden ve hatta bununla övünen ülkelerin bile adalet sistemlerinin ne kadar kötü olduğuna değinmektedir. Bu film sizleri adalet kavramını ve sistemleri sorgulamaya itecektir.

Ve Herkes İçin Adalet (And Justice For All)

Ve Herkes İçin Adalet (And Justice For All)

Meslek hayatında yeri gelecek belki de suçlu bir bireyi savunmanız gerekecek. Peki böyle bir durumda ne yapacaksınız? Vicdanınızı mı dinleyeceksiniz yoksa kariyerinizi mi seçeceksiniz?

Filmde de tam olarak bu durumu yaşayan bir avukatın hikayesi anlatılmaktadır. Genç bir kıza şiddet ve tecavüz suçuyla yargılanan tanınmış bir hakimin avukatlığını yapmak zorunda kalan Arthur, hakimin suçlu olduğunu bilmekte ve vicdanı ile kariyeri arasında sıkışıp kalmaktadır.

Jüri (Runaway Jury)

Jüri (Runaway Jury)

Jacob Wood isimli bir adam cinayet sonucu hayatını kaybetmiş ve dava çözümlenememiştir. Bu durumu kabullenemeyen eşi iki yılın ardından cinayetten dolayı suçlu tuttuğu büyük bir şirkete dava açmıştır. Davada kendisini dürüst ve güvenilir bir avukat savunmaktadır. Ancak bunlar davanın kazanılması için yeterli midir? Çoğu zaman hiçbir anlam ifade etmeyen dürüstlük ve güvenilirlik kavramı bu davada da pek bir işe yaramayacaktır. Davanın kazananı ilk günden bellidir aslında.

Film adalet ve hukuk kavramlarını sorgulamanıza sebep olurken aynı zamanda kapalı kapılar ardında neler döndüğünü gözler önüne serecektir.

Yeşil Yol (The Green Mile)

Yeşil Yol (The Green Mile)

Kadrosunda pek çok başarılı oyuncunun yer aldığı ve birçok ödül almış olan Yeşil Yol idam cezasıyla ilgili izlenmesi gereken önemli bir filmdir. Filmde bir mahkum ve hapishanenin yıllardır idam kararlarını gerçekleştiren hapishane görevlisinin hikayesi anlatılmaktadır. Yıllardır aynı işi yapan ve bunu bir rutin haline getiren görevlinin hapishaneye yeni gelen mahkumla tanışmasıyla durum değişmektedir. İri yarı ve korkunç görünüşlü yeni mahkum görünenin aksine çok narin ve saf bir ruha sahiptir. Ancak iki kız çocuğunun ölümüyle yargılanmaktadır. Film ilerledikçe mahkum ve görevli arasında etkileyici bir bağın oluştuğunu görmekteyiz. Ayrıca bu filmle birlikte adalet ve idam cezası üzerine de daha ayrıntılı düşünmeye yöneleceksiniz. 

Filmde geçen aşağıdaki diyalog da bu durumu özetlemektedir:

Yoruldum patron!
İnsanların insanlara saldırmasından,
Çocukların ömrünün kelebeklerin ömründen kısa olmasından,
Adaletin bozguna uğradığı bu dünyadan yoruldum.

Nüremberg Duruşması (Judgment at Nuremberg)

Nüremberg Duruşması (Judgment at Nuremberg)

Film, Yahudi soykırımının meşrulaştırılması, bu yapılanların hukuk kuralı olarak gösterilmesi ve bu kuralları uygulayan hakimlerin bunları yapmak zorunda olduklarını savunması üzerine gelişmektedir. Hitler dönemi hakimlerinin savaş sonrasında yargılanmasını konu alan film, mahkemede ortaya çıkanlar sonucunda pek çok kurumun sorgulanmasına ve güvenilirliğin sarsılmasına sebep olacak cinstendir. 

Ölümle Yaşam Arasında (The Life of David Gale)

Ölümle Yaşam Arasında (The Life of David Gale)

İdam karşıtı bir grubun üyesi olan profesör, grup içerisinde yer alan bir başkasına tecavüz ederek öldürme suçundan yargılanarak idam cezasına çarptırılmıştır. Cezasına birkaç gün kala verdiği röportajla ise tüm gerçekler ortaya çıkmaya başlamıştır. Filmde hukukçuların bazı kararları vermede ne kadar büyük zorluklar yaşadığı ve bu kararlar sonucunda ufacık bir hatayla insan hayatı üzerinde etkili olacak bir yanlışın yapılabileceğine değinilmektedir. Bu durum da idam cezasıyla ilgili çarpıcı sorunların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

Diren (Suffragette)

Diren (Suffragette)

Hukuk kelimesi hak kavramının çoğuludur ve hukuk derken aslında haklar denmektedir. Bu haklar arasında yer alan en önemlilerinden bir tanesi de kadın haklarıdır. Hukukçular da kadın haklarına karşı duyarlı ve kadın- erkek eşitliği konusundan bilinçli olmalıdır. Ataerkil toplum yapısında kadınlara yapılan baskı ve zulümlerin çarpıcı bir şekilde yansıtıldığı filmde, kadınlara seçme seçilme hakkı verilmesi konusunda yapılan mücadeleler gözler önüne serilmektedir. 

Filmde geçen bir söz de yaşananların boyutuna ışık tutmaktadır: 

Ne yapacaksınız? Hepimizi içeri mi atacaksınız? Her evdeyiz, insan ırkının yarısıyız. Hepimizi durduramazsın.

Bir Cinayetin Anatomisi (Anatomy of a Murder)

Bir Cinayetin Anatomisi (Anatomy of a Murder)

Cinayet sebebinin, suçu ne kadar hafifletebileceği üzerinde şekillenen film ahlak ve adalet kavramlarının sorgulanmasına yol açmaktadır. Karısına tecavüz ettiği gerekçesiyle bir adamı öldüren Frederick Manion, suçunu inkar etmez ve bunu yapmasında haklı gerekçeleri olduğunu savunur. Peki bu savunmaya karşı mahkeme nasıl bir karar verecektir? Cinayet işlenmesi için geçerli bir sebep olduğu öne sürülerek bunu meşrulaştırmak mümkün müdür? 

Amistad

Amistad

Filmde, 1839 yılında Küba sahillerinde kölelerin bulunduğu bir gemide yaşanan isyanlar anlatılmaktadır. Afrikalı bir kölenin bir çivi yardımıyla prangalarından kurutulması ve sonrasında diğer arkadaşlarını kurtarmasıyla olaylar gelişir ve ayaklanma çıkar. Olaylar sonucunda gemi çalışanlarının çoğu ölür ve geri kalan iki kişi gemiyi kölelerin istediği yere götürmeye başlar. Ancak bu esnada Amerikan savaş gemisi tarafından yakalanan köleler yargılanmaya başlar.

Hukukçuların İzlemesi Gereken 12 Film Hukukçuların İzlemesi Gereken Filmler
Bahriye Özgür
Bahriye Özgür
Blog Yazarı

2019 yılında Celal Bayar Üniversitesi'nde Sosyoloji bölümünden mezun oldu. Kendini geliştirmek ve yeni şeyler öğrenmek amacıyla çeşitli eğitimlere katıldı, sertifikalar aldı. Okumaya ve araştırmaya olan ilgisi zamanla yazmaya yöneldi.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.