Close
Mobil Menu Bars

Derin Bir Evren: İktisat

13 Ocak 2019, 1350 defa okundu.
Derin Bir Evren: İktisat
Derin Bir Evren: İktisat

Kime iktisat nedir diye soracak olsak ekonomi diye tek kelimelik bir cevap alıyoruz. Yahut eğer ekonomi ya da iktisat ile alakalı herhangi bir bölümden mezunsanız hatta mezun olmanıza gerek bile yok eğitimini almaya başlamışsanız doların durumu ne olacak veya dolar ne zaman düşecek gibi soruların muhatabı oluyorsunuz.

İktisat Nedir?

İktisat kelime manası ile kıt kaynaklarla sonsuz ihtiyaçları karşılama çabasına denir. Zaten bu çaba iktisadın doğmasına da neden olmuştur. Bu yüzden insanlığın doğuşundan beri iktisat kavramı da aramızda nefes almakta aslında. Aslına bakacak olursak iktisat derin ve teferruatlı bir evrenden oluşuyor. 

Sadece üniversite sıralarında öğrendiğimiz bilgilerle dahi bu bilimi geniş çerçevede açıklamakta güçlük çekerken hiçbir eğitimini almayanların ekonomi kelimesi ile soruyu geçiştirmesine dur diyebilmek ve ilgililerini biraz olsun bilgilendirmek adına kısaca iktisadın ne olduğuna ve doğuşuna değinelim.

İktisadın Doğuşu

İnsan sadece doğal ihtiyaçlarını karşılamak arzusunda değildir. Birçok farklı sebepten ötürü mal ve hizmet sağlamak ister ki insanın istek ve arzuları da sonsuzdur. İhtiyaçları hiç bitmez. Bu durum iktisat tarihinin sonsuzluğu ile açıklanabilir. Her ne kadar tarihi eski de olsa iktisat aslında ilk kez 18.yüzyılda görüldü. Ülkemizde de çeşitli sebeplerden ötürü iktisadın izlerine yine aynı dönemde rastlanmış. Düşünürler bu kavramın ders olarak gösterilmesine karar vermiş. Ve 1859 yılında kurulan Mülkiye Mektebi’nde ‘Ekonomi Politik’ adı altında Emin Efendi tarafından verilmiştir. 

18. yüzyıldan bu yana birçok felsefeci ve bilim adamlarının odak noktası olan iktisat doğası gereği sürekli var olan ve gelişen bir olgu olmuştur. Gelişimini de kendisi ile ilgilenen düşünürlere ve insanlığa borçludur. 
Örneğin yaptığımız en ufak bir alışverişte, küçük bir banka ödemesinde, doları TL bazında kullanmak istediğimizde, tasarruflarımızda, tüketimlerimizde veya yatırımlarımızda bunların miktarının önemi olmaksızın iktisatla bir aradayız demektir. İktisat insanla birlikte doğmuş ve son insana değin var olacak bir döngüdür.

İktisatta Birey Kendi Çıkarını Düşünen Bencil Bir Kişidir

Bu bencillikten ötürü ihtiyaçlarını iktisatlı davranarak en iyi şekilde karşılama eğiliminde olmuştur. İktisatlı olmak ifadesinin bu bilim adına farklı bir anlam içerdiğine de dikkat çekmek isterim. Bu ifade söz konusu birey için tasarrufu maksimum düzeyde tutarak kendi ihtiyacını en kaliteli şekilde gidermeye çalışmasına denilebilir.  

İnsan ihtiyaçlarını karşılayan mal ve hizmetler kendi arasında birbirinden ayrılsa da tür bakımından aynı ihtiyacı karşılayan malların farklı çeşitleri olabilir. Lüks mal, serbest mal, zorunlu mal gibi. İktisat tüm bu mal ve hizmetlerin insanlar arasındaki bölüşümü ve dağılımını da inceler.

İktisat Bilmek Ne Demek?

İktisat bilmek demek insanlık adına fayda saylayacak bir durum demektir. Zaten bazı iktisat düşünürlerine göre her bireyin kendi çıkarını düşünmesi durumunda toplumun refah düzeyi artar. Elbette ki aksini düşünenler de vardır. Bireyin kendi çıkarını düşünerek hareket etmesi kimi zaman topumun yararına değil zararına olacaktır. 

Örneğin kendi çıkarını düşünen bir birey yerli mal tüketimi yerine daha uygun fiyata olan yabancı mallara eğilim gösterirse -bu durum kendi ülkesi yararından yani yaşadığı toplum bakımından değil de -ithal ettiğimiz ürünün sahibine -ülke yararına- faaliyet göstermiş oluyor. Böyle bir durumda iktisat yabancı ülke için daha karlı bir durum söz konusu oluyor. 

Yazar: Seher Kurkut
 

Bu yazıyı beğendiysen
şimdi paylaş!
Blogger
Özgeçmiş

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Devamı
Yorumlar(0)
Ortalama Değerlendirme 5

Yorum yapabilmek için Oturum Aç'manız gerekmektedir.

Yorum yapılmamış, yapan ilk sen ol!