AnasayfaBlogCoğrafyanın Kaderini Değiştiren Müze: Baksı
Nedir?

Coğrafyanın Kaderini Değiştiren Müze: Baksı

15 Ekim 2020
Coğrafyanın Kaderini Değiştiren Müze: Baksı

İbn-i Haldun'un “Coğrafya kaderdir.” sözü sınırlarımızı aşamadığımızda sık başvurduğumuz cümledir. Muhakkak öyledir: Yaşadığımız şehir, semt, mahalle hatta köy; hayatımıza, kararlarımıza, geleceğimize etki eder. Ancak bazı idealist insanların eserleri hem kendi kaderini hem de doğduğu coğrafyanın kaderini değiştirir. Örnek mi? Prof. Dr. Hüsamettin Koçan’ın eseri Baksı Müzesi.

Baksı Müzesi; çok uzakta değil, ülkemiz sınırları içinde yer alıyor. Türkiye’nin en küçük şehirlerinden Bayburt’ta. Bayburt ismini duyunca, “Aaa Bayburt’ta müze mi varmış?” sorusunun aklınıza geldiğini duyar gibi oluyorum. Evet, Bayburt’ta bir müze var. Hem de şehir merkezinde değil, köyde; Bayraktar Köyü’nde.

Baksı Müzesi’nin adı köyün de eski ismi olan Baksı’dan geliyor. Baksı kelimesinin kökeni Orta Asya’ya dayanıyor: “Yardımcı, şifacı ve koruyucu” anlamlarını taşıyor. Bayraktar köyünün Çoruh Nehri’nin yamacında büyüyen Baksı Müzesi, alışılagelmiş müzelere benzemiyor. Geleneksel sanatları ve çağdaş sanatları aynı çatı altında buluşturuyor.

Baksı Müzesi Nasıl Kuruldu?

Baksı müzesi Prof. Dr. Hüsamettin Koçan’ın hayaliydi, ata toprağına vefasıydı. Daha doğru ifadeyle çocuk Hüsamettin’in hayaliydi. Şimdilerde Bayraktar köyünün girişinde Baksı Müzesi’nin yükseldiği tepede babasının gurbetten dönüşünü çok bekliyordu. Daha o yıllarda çocuk aklıyla, babaların gurbete gitmesinin önüne geçecek şeyler düşünüyordu.

Yıllar geçip eğitimini sanat alanında tamamlayınca memleketine vefasını ödeyeceği fikir de şekillendi. O fikrin Hüsamettin Hoca’nın aklında "müze" olarak filizlendiği ilk yıl 2000’di. Fikri hayata geçirmenin ilk adımı 2005 yılında kurulan Baksı Kültür Sanat Vakfı oldu. Müzenin ana binası 2010 yılında tamamlanabildi. Tek kuruş devlet desteği yoktu. Hüsamettin Hoca bütün birikimini Baksı müzesine yatırdı. Yıllar önce bir röportajımızda, “Öğretim üyeliğinden elde ettiğim kazanç hayatımı devam ettirmeme yetiyordu. Plastik sanatlar alanında yaptığım eserlerden kazandığım bütün parayı Baksı için harcadım.” demişti.

Baksı Müzesi, Kültür Kompleksi

Hüsamettin Hoca, çocukken babasının gurbetten dönüşünü beklediği o tepeye müze kurdu. Baksı’yı da sadece müze olarak sınırlandırmıyordu. Kütüphanesi, atölyeleri, konuk evi ve amfi tiyatrosuyla âdete küçük bir kültür kompleksini andırıyordu. Amfi tiyatroya Bayburtlu şairlerden Şair Zihni adı verildi. İlk konukları Erkan Oğur, İsmail Demircioğlu ve İsmail Hakkı Demircioğlu oldu. Usta sanatçıların yıldızlar altında verdiği konserine Çoruh Nehri’nin sesi de eşlik etti. Konseri dinleyenler arasındaydım. Üç ustayı Bayburt’un kurak dağları arasında dinlemenin keyfi tarif edilemezdi.

Baksı Sadece Müze Değil

Baksı Müzesi, kurulduğu coğrafya ile özdeşleşti. Eğitimler ve atölyeler ile köye değer katıyordu. Yine bir sohbetimizde Hüsamettin Hoca, müzenin eğitim atölyelerini Bayburt merkeze taşımayı hedeflediğini söylemişti. Bayburt’un yerel giysisi ihram dokuma atölyeleri, halı atölyeleri gibi farklı eğitim kursları düşünülüyordu. Böylece şehirde yeni iş kollarının önü de açılacaktı.

Bayburt iş alanı dar olan ve göç veren bir şehir. Yeni iş alanlarının oluşmasıyla çocuk Hüsamettin’in hayalide gerçekleşmiş olacaktı. Bir nebze de olsa babaların gurbete gitmesinin önüne geçilecekti. Aileler göç etmek zorunda kalmayacaktı. Çocuklar ata topraklarında büyüyecekti. Yaz tatillerinde düzenlenen atölyelerde ise çocuklar sanatla iç içe yetişecekti.

Müzenin çevresine ekilen bitkiler bile bulunduğu yöreye aitti. Bahçeye korunga tohumu ekilmişti. Hüsamettin Hoca, “Korunga, bizim yörede yetişen bir ot türü. Hem çiçek açıyor hem de de olgunlaşınca köylüler biçip alıyor.” demişti.

Avrupa Konseyi Müze Ödülü’nü Aldı

Bayburt’un bir köyünde dağın eteğinde yanan o küçük ışık büyüdü, büyüdü… Baksı Müzesi’ni önce Türkiye’ye sonra dünyaya tanıtan 2014 yılında aldığı ödüldü. Hatta Avrupalılar bizden çok daha önce tanımışlardı. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin (AKPM) verdiği Avrupa Konseyi Müze Ödülü’ne layık görüldü. Şöyle bir gazeteleri, arşivi taradığımızda karşımıza çıkan bilgi şuydu: Avrupa Konseyi Müze Ödülü’nü ülkemizde daha önce sadece İstanbul Arkeoloji Müzesi almıştı.

30 Bine Yakın Ziyaretçiyi Ağırladı

Baksı Müzesi’nin Avrupa’da yılın müzesi seçilmesi dönüm noktası oldu. Daha çok habere konu oldu. Haberlere konu oldukça bilinilirliği arttı. Bununla doğru orantılı olarak da ziyaretçisi arttı. Doğu Kardeniz Bölgesi ve Erzurum rotalı yapılan kültür turlarına dâhil edildi. 2019 yılında 30 bine yakın ziyaretçiyi ağırladı.

Baksı Müzesi’ne Nasıl Gidilir?

Bayraktar köyü, Bayburt merkeze 45 kilometre uzaklıkta. Erzurum İspir yolu üzerinde. Yol Çoruh Nehri’nin kıvrımlarına göre şekilleniyor. Baksı Müzesi’nin Avrupa’da yılın müzesi ödülünü almasının ardından yol boyunca tabelalar da size rehberlik ediyor. Merkezden çıkıldığında sırasıyla Konursu, Adabaşı, Balıkaya, Karşıgeçit, Arslandede ve Çamlıkoz köyleri geçiliyor. Çamlıkoz’da yol ayrımına dikkat edin, Baksı Müzesi tabelasını kaçırmayın.

Baksı müzesine giriş ücretli. Bilet fiyatı tam 15, öğrenci ise 6 lira. 10 kişi ve daha fazla grup ziyaretlerinde bilet fiyatı 10 liraya düşüyor. Ayrıca Salı günleri ziyaret ücretsiz. Bayburt merkezden kalkan servisler ile müzeye ulaşılabiliyor.

Hüsamettin Koçan Kimdir?

Prof. Dr. Hüsamettin Koçan, Bayburt Bayraktar köyü doğumlu. 70 yaşını devirmiş ihtiyar delikanlı. Akademisyen ve ressam; uzmanlık alanı plastik sanatlar. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde bir bölümü dekanlık olmak üzere uzun yıllar çalıştı. Bir dönem Okan Üniversitesi’nde de öğretim üyesiydi. Birkaç yıl önce emekliye ayrıldı. Artık yılın büyük bölümünü Baksı’da geçiriyor.

Hüsamettin Hoca ile sıcak bir Temmuz günü Baksı Müzesi’de sohbet etme fırsatı bulmuştum. Mühendislik fakültesinde 3.sınıf öğrencisi iken okulu bırakıp güzel sanatlar eğitimi aldığını anlatmıştı. “Ben daha güzel sanatları tamamlarken mühendislikten arkadaşlarım asistanlık yapıyordu.” demişti.

Küçük bir geç kalmışlık vardı. O geç kalmışlığı çok çalışarak kapattığını söylemişti. O yıllarda en büyük destekçisi babasıydı. Sanata katkısı Baksı Müzesi’yle sınırlı değildi. İstanbul Sanat Fuarı’nı ve Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği’ni kurdu.

Hüsamettin Koçan hoca ve ustalık eseri Baksı Müzesi’nin yeri ayrıdır. Bir Bayburtlu olarak gurur kaynaklarımdan biridir. Nasıl olmasın ki? Belki milyonlar kazanan iş adamlarının yapamadığını yaptı Hüsamettin Hoca, doğduğu toraklardan vazgeçmedi. Hatta doğduğu topraklara değer kattı, eser bıraktı. Bayburt ve sanat kelimelerinin yan yana yazılmasını sağladı. 

“Hayalini ne kadar gerçekleştirdi?” sorusunun cevabı bilinmez. Ancak ihtiyar delikanlı Baksı Müzesi’yle örnek oldu. Şehrin en büyük sorunlarından işsizlik için çaba sarf etti, etmeye de devam ediyor. Göçün önüne geçmek için bir ışık yaktı. Gençlerin önünü açtı, rehber oldu. Çok çalıştı. Çalışmaya halen devam ediyor, üretiyor, Önce kendi kaderini, sonra coğrafyanın kaderini değiştirdi. Değiştirmeye devam ediyor.

Baksı Müzesi Bayburt Hüsamettin Koçan Bayraktar Köyü
Neşe Polat
Neşe Polat
Blog Yazarı

Bayburt'ta doğdu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon ve Sinema bölümünden mezun oldu. Medya sektöründe çalıştı. Yayınevlerinde editörlük yaptı.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.