Evet geliştirilebilir.
Duygusal zekâya yönelik en önemli şey, bu zekâyı tanımak ve farkında olmaktır. Duygusal zekânın sonradan da geliştirilebileceğine yönelik pek çok araştırma ve bilimsel bilgiler bulunmaktadır.
Eğitim yıllarından itibaren ölçülebilen IQ'nun ön planda olması; başarı, mantık, seçimler ve hafıza gibi konuların bir tek bu zekâya ait olduğunu varsaymamıza yol açtı. Buna karşın duygusal zekâ ölçülemediği için daha az göz önünde oldu ve IQ'nun ölçülebilir olması zekâyı tanımlamaya yetti.
Oysa bugün duygusal zekânın da eğitim, iş, kariyer ve sosyal ilişkiler kapsamındaki konularda egemen olduğunu biliyoruz. Kişisel hayatımızda, duygu yönetimi çok önemlidir. Kendini ifade edebilmekten başlayarak duygularını düşüncelere dönüştürerek iletişim kurmak, maalesef herkesin yapabildiği bir şey değildir.
İnsanlar daha çok duygularını kontrol edemeyerek iletişim kurma yolunu tercih ediyorlar ve ortaya da iletişime dair bir şey kalmıyor.
Duygusal zekâ kullanımı, öz farkındalık ile de ilişkilidir. Kendinin farkında olmak, neler yapıp yapamayacağını da bilmek demektir. Böylelikle, hem kişisel hem de iş hayatınızdaki potansiyelinizi iyi tanıyarak kendinizi geliştirebilme yolunu keşfedebilirsiniz.
Ayrıca EQ, yoğun duygulardan kaynaklanan tepkiler yerine cevap ve çözümler üreten bir özelliğe de sahiptir. En basitinden örnek verirsek, kendinin farkında olmayarak narsistlik gösteren biri, kendini ve hayatı uçlarda yaşama eğilimindedir. Yine, duygularını nasıl göstereceğini bilmeyen biri de sadece yoğun tepkiler verir ve olumsuz davranışlar sergiler.
Kısaca kişisel hayatımızda duygusal zekâ şudur; gözlem yaparak çevrenin ve kendinin farkında olmak, empati kurarak anlayabilmek, kendine uygun kararlar verebilmek ve en önemlisi kendi istek, ihtiyaç ve duygularının farkında olarak hayatı anlamlandırabilmek.
İş hayatında ise EQ biraz daha açıktır. Şöyle ki iş ve kariyer anlamında bir şeyleri yönetmek, çok önemli bir kriterdir. Yönetme becerileri, liderlik edebilme, motivasyon kaynağı olabilme, duyguları ve düşünceleri yönlendirebilme, iş hayatında etkin EQ kullanımlarıdır.
Tersini düşünürsek duygusal zekâsı düşük biri, mobbing, saldırganlık, stres yaratma, zorbalık, ve iletişim becerilerini kullanamama gibi durumları gösterebilir.
Kariyer ve başarı anlamında, EQ'su yüksek bir insan, karar verme aşamasında kendini ve çevresini iyi gözlemleyerek seçimler yapar. Ayrıca bu kişiler, güçlü ve başarılı bir ekip oluşturabilecek kadar neler yapabileceklerini de düşünerek yola çıkarlar.
Yine iş hayatında başarı söz konusu olduğunda, EQ'nun belirleyici bir rol oynadığı bilinmektedir. Kısaca iş hayatında EQ; olayların farkında olarak hızlı karar alabilme, uyum sağlayabilme, liderlik ve motivasyon konusunda yüksek özelliklere sahip olma, sosyal ve insan ilişkilerini geliştirme ile ilgilidir.