AnasayfaBlogİngiltere’yi Avrupa’ya Bağlayan Manş Tüneli
Kişisel Gelişim

İngiltere’yi Avrupa’ya Bağlayan Manş Tüneli

11 Temmuz 2021
İngiltere’yi Avrupa’ya Bağlayan Manş Tüneli

Manş tüneli adını Manş denizinden alır. Kuzey deniziyle Celtik denizi arasında bulunmaktadır. Diğer anlamda Atlas okyanusuyla Kuzey denizini birleştiren bir boğazdır. Her ne kadar deniz olarak bilinse de geçmişte kanal olarak bilinmekteydi. Halen daha kanal olarak gerek resmi gerek resmi olmayan şekilde ifade edilmektedir.

Manş denizi geçmişte İngiliz denizi olarak bilinmekteydi. Bunu sebebi ise; geçmişte İngiliz denizciler tarafından İngiliz kanalı olarak adlandırmalarıydı. 1900’lü yıllarda tünel yapıldığında da kanalın ismine İngilizler İngiliz kanalı demekteydi.

Manş denizi İngiltere ve İrlanda’yı Avrupa Kıtasından ayırır. İngiltere’nin ada özelliğini yitireceğinin düşünülmesinin sebebi de muhtemelen bu. Manş tüneli bugün varlığını sürdürse de geçmişte pek çok tartışmaya sebep olmuştur. Londra’dan yola çıkan bir yolcu Fransa’ya gitmek isterse ya feribota binecek ya da uçakla gidecektir. Ancak bu tünel sayesinde bu yolculuk otomobille ve trenle yapılabilir hale gelmiştir. 

Günümüzde Eurostar isimli bir demiryolu işletmesi tarafından işletilen bu tünel milyonlarca insanı ana karaya bağlamaktadır. Aslında bu fikri ilk ortaya atan Mathieu adında bir mühendistir. Napolyon’a bu fikri sunmuş ve Napolyon sıcak bakmıştır.

1802 yılında bu fikrin kabul görmesi askeri ihtiyaçlar olarak açıklanabilir. 1804 yılında Napolyon, Fransa İmparatoru olduğunda bu fikirden vazgeçmiştir. Bunu sebebi de halen savaşta olması ve uzun süren savaşlar sebebiyle ülkesinin ekonomik olarak kötü durumda olmasıdır.

Manş Tüneli Nerede?

Manş Tüneli İngiltere’nin Folkestone kentinde başlayıp Fransa’da Calais kentine doğru uzanmaktadır. Özellikle Folkestone 19 ve 20. yüzyılda önemli bir liman kenti olarak da bilinir. Tünelin yapılmasıyla liman kenti olarak popüler durumunu kaybetmiştir. Özellikle 19. yüzyılda kraliyet aileleri ve İngiltere’nin zengin ve elit kesiminin sevdiği bir tatil yerleşim yeriydi. Manş Tüneli bu tatil kentinin de popüler yıllarının sonu oldu. 

Tünelin diğer ucunda ise Fransa tarafı var ve Sangatte köyü Manş Tünelinin soğutma istasyonunun olduğu bölümdür. 1900’lü yıllarda tünelin ne olacağı, yapılıp yapılmayacağı belli değilken ortaya çıkan tek yapım bu köyde yer alıyordu. Tünelin İngiltere tarafındaki gibi bir özelliği veya popülerliği yoktu. Demir parmaklıklarla kapatılan tünelin giriş alanı bakımsız bir şekilde kaderine terk edilmişti.

Henüz 400 metre yapılmasına rağmen yapılmasından vazgeçilmesi böyle devasa projeleri yürütmenin zorluğunu da gözler önüne seriyor. Zira 1900’lü yıllarda defalarca kez devleti yönetenlere teklif edilmiş ancak yine de yarıda kalmıştır. Çünkü İngiliz basını bu konuda oldukça tedirgindi. Tünel ne zaman gündeme gelse basında tünelin zararlarıyla ilgili bilgiler paylaşıldı. Fakat bu haberlerin paylaşılmasının arkasında Londra’dan Paris’e feribotla ulaşım hizmeti veren bir şirketin olduğu yıllar sonra ortaya çıktı.

Birçok şirket bu projenin finansmanında hep ön plana çıktı. Ünlü Rothschild ailesi de projeyi finanse etmek için istekliydi. Projenin gerçekleştirilmesi için 50 yıl sürecek bir diplomasi sürecine girildi. Londra’da bulunan Fransız büyükelçileri Londra tarafının şartlarını ve isteklerini belirtmek için sık sık Fransa’ya gidiyorlardı.

Çünkü tünel projesinde sorun çıkaran taraf her zaman İngiltere oldu. Fransa tünel konusunda her zaman istekliydi. Projenin sık sık iptal edilmesinin en büyük sebebi İngiliz tarafında korkuların olmasıydı. Bir tüneli akla gelebilecek en tehlikeli şey olarak kınayan çok sayıda lord, kont, baronet, amiral, general, piskopos, din adamı, şair, filozof ve hukukçu vardı.

Amerikalı mizah dergisinde yayınlanan bir karikatürde de İngilizlerin korkularının abartılı olması betimlendi.

Bu tünel sadece ulaşım için değil tünellerden güvenli bir şekilde geçen kablolar sayesinde Fransa ve İngiltere arasında telefon iletişimi sağlanabilecekti. Bu projenin yürütülmesi tüm komşu ülkelere fayda sağlayacaktı.

Fransa demiyolları başmühendisi ve genel müdür Sartiaux 10 Temmuz’da verdiği bir raporda Fransız tarafının bu tünelde ne faydası olduğunu geniş bir anlatımla özetledi. Tünel yapıldıktan sonra ticari olarak ne beklendiğini de yazdı. İngilizlerin korkularının yersiz olduğunu ve müttefikleri olarak kendilerine bir düşman olarak bakmamalarını istedi.

Son yüzyılın en iyi girişimi olarak raporunu tamamladı. İngilizler tünelin yapımı için Fransızlara güvenmiyordu ve tüneli yapabilecekleri konusunda bir fikre sahip değildi. Aslında İngilizler kanalizasyon yapma konusunda yetenekli mühendisler yetiştirmiştir. Şu linkten İngiliz kanalizasyonları konusunda bilgi edinebilirsiniz

Tünel konusunda da zorluk yaşayacağını düşünmüyorum. Zira İstanbul Moda Kanalizasyon tüneli için tünel delme makinası tasarlayan ve üreten Binnie&Partners isimli işletme bu konuda oldukça yetkindi. Fakat bir şekilde bu proje sümen altı ediliyordu.

1960’lı yıllarda da gündeme gelen proje yeniden bütçe konusunda pürüzler olması sebebiyle iptal edildi. Son olarak projeyi iktidara gelen işçi partisi maliyeti sebebiyle rafa kaldırdı. Genel ekonomik kriz sebebiyle parayı tünele harcamak istemiyordu.

100 yıllık proje sürekli gündeme gelip iptal edilmesiyle artık inandırıcılığını kaybetmişti ancak sonunda bir adım atıldı ve tünel için birçok işletmeden proje alındı.

Her ne kadar süreç uzasa da 1988’de ihale yapılarak ilk kazma vuruldu. Aslında ilk kazma bu tarihte değil daha önce defalarca vurulmuştu. Ancak tamamlanacak olan ilk çalışma bu tarihte yapıldı. Yap-İşlet-Devret modeliyle iş EuroTunnel isimli şirkete ihale edildi. Şirket 1988 yılında yaptığı maliyet hesaplamasında 4,65 milyar sterlinle bu işi yapabilecekti.

Krediler çekildi ve yapım işine başlandı. Tünelin uzunluğuna göre maliyetinin yüksek olmamasının en büyük sebebi ise zeminin tünel yapmaya daha uygun olmasıydı. Zaten bu tüneli yapma isteğinin en büyük sebebi de az maliyetle tünel yapılabilecek olmasıydı. Tünelin yapılacağı yer tebeşir kayalıklarıydı ve makineler çok zorlanmadan hızlıca yol alabilecekti.

Ancak sondaj hattını çalıştırmak için yeterli stabiliteye sahip bir toprak elde etmek için genel olarak deniz tabanının çok önemli bir derinliğe inmek gerekiyordu. Buna göre tünelde yokuşu makul derecede kolay bir tırmanış haline getirmek için, tünele yaklaşımlar daha iç kısımlarda olmalıydı ve bu daha fazla inşaat işi, daha uzun nakliye ve tünelin üstündeki mülklere verilebilecek zararlar için daha büyük harcamalar gerektirdi.

Zaten maliyet hesabı beklendiği gibi de olmadı. İlk başta hesaplanan maliyetin %150 oranında fazla para harcandı.

1990 yılında tünel tamamlandı ve 1994 yılında resmi bir törenle açılışı yapıldı. Günümüzde Eurostar isimli işletme bu tünelin işletmesini sürdürmektedir. Halen aktif olarak faaliyetini sürdürmektedir. Tünelde trenle otomobil, yolcu ve yük seferleri yapılmaktadır.

Tünelik uzunluğu 50.45 km’dir. Kadıköy’den yola çıkıp Osmangazi Köprüsü gişelerine gittiğinizde ortalama aynı mesafeyi yol almış olursunuz. Tünelin 38 km’si ise denizin altındadır. Tünelin en derin seviyesi ise deniz seviyesinden 75 metre aşağıdadır. Bu da 20-25 katlı bir binaya eşittir.

Günümüzde yılda 24 milyon yolcu taşınmaktadır. 2009 yılında uçak biletlerinin ucuzlamasıyla birlikte tünel kullanımı yarı yarıya düşmüş ancak tekrar eski rakamları yakalamayı başarmıştır. 

Londra’dan otomobilinizle yola çıkıp Paris’e ulaşmanız tünel sayesinde işten bile değil. Aynı zamanda Hollanda ve Belçika’ya da hafta sonu gezisine çıkabilirsiniz.

Tünelde trenler saatte 160 km hızla giderken, tünel dışında 300 km hızla gitmektedir. Bu da mesafeyi süre anlamında oldukça kısaltıyor. 

manş denizi manş tüneli tünel
Bilal Şentürk
Bilal Şentürk
Blog Yazarı

Celal Bayar Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesinde Lisans eğitimleri, Yıldız Teknik Üniversitesi İnsan Kaynakları Yönetimi ve Beykent Üniversitesinde İşletme Yönetimi üzerine Tezli Yüksek Lisans yapmıştır. Halen insan kaynakları üzerine doktora tezi yazmakta ve işletmelere insan kaynakları üzerine danışmanlık yapmaktadır.

Benzer Yazılar
Doğru ve faydalı bilgiler sağlama konusunda kararlı olan uzman ekibimizle blogumuzu her zaman yeni makaleler ve videolarla güncelliyoruz. Güvenilir tavsiyeler ve bilgilendirici içerikler arıyorsanız, blog sayfamıza mutlaka göz atın.
Jeoloji Mühendisliği
Meslekler

Jeoloji Mühendisliği

09 Eylül 2020
Maden Mühendisliği
Meslekler

Maden Mühendisliği Nedir?

25 Ekim 2020
Harita Mühendisi Olmak
Meslekler

Harita Mühendisi Olmak

11 Temmuz 2019
İnşaat Mühendisliği Bölümü
Bölümler

İnşaat Mühendisliği Bölümü

20 Ağustos 2020