“Merhaba bir iş için MEB onaylı osmanlı kolay metinler eğitimi almam lazım. Buradaki kurslar meb onaylı mi”
Osmanlı Türkçesi okumaya giriş: harfler, imlâ ve metin çözümleme., Tarihî metinlerle pratik.
Arşiv ve tarih metinlerini okuma‑anlama yetkinliğinizi kanıtlar. Akademik ve kültürel projelerde katkı sağlar. CV’de benzersiz bir uzmanlık alanı sunar.
Arşiv ve tarih metinlerini okuma‑anlama yetkinliğinizi kanıtlar. Akademik ve kültürel projelerde katkı sağlar. CV’de benzersiz bir uzmanlık alanı sunar.
Konuyu etkili bir şekilde pekiştirmeniz ve uzmanlaşmanız için özel olarak tasarlanmış premium araçlara erişim sağlayın.
Latin harfli Türkçeyi Osmanlı alfabesine çevirin.
El yazısı (Rika) metinleri okuma hızınızı geliştirin.
Osmanlı belgelerindeki tarihleri günümüze çevirin.
Kelimelerin Arapça/Farsça köklerini analiz edin.
Matbu Osmanlıca metinleri harf harf çözümleyin.
Kelimelerin Osmanlıca yazılışını ve anlamını arayın.


Bu kursu tamamlayan gerçek öğrencilerin deneyimleri
“Merhaba bir iş için MEB onaylı osmanlı kolay metinler eğitimi almam lazım. Buradaki kurslar meb onaylı mi”
“Osmanlıca Eğitimi almak istiyordum uzun zamandır Bahar hocadan. Enstitü'den almak nasipmiş. :) Çok mutluyum... Anlatımınız da çok iyiydi hocam. Ağzınıza sağlık. Emeği geçen herkese çok teşekkürler.”
“Merhaba, eğitime kayıt olmak istiyorum fakat sertifika sınavı 16 Ekim olarak görünüyor. Şimdi kayıt olsam derslere katılmadan iki gün sonra sınava mı girmem gerekiyor?”
“Bahar Hoca oldukça açık ve duru anlatımıyla güzel bir eğitim olmuş. Emeklerine sağlık.”
“Canlı dersleri kaçırdığım için kayıtlı videolardan eğitimi takip ettim. Online Osmanlı Türkçesi Eğitimi'ni herkese tavsiye ediyorum. Farklı bir deneyimdi.”
“Kurs ücretsiz mi?”
Arap harfleri ile okunup yazılan Türkçedir. Türklerin İslam’ı kabulüyle kendilerine alfabe olarak seçtiği, içerisinde Arapça-Farsça kelime ve tamlamaların kullandığı eski yazıdır. Latin alfabesine geçilmesiyle birlikte ortadan kalkmıştır.
Türkler tarafından başlangıçtan bugüne kullanılan başlıca dört alfabe vardır. Günümüzden geriye doğru gidersek sırasıyla; Latin alfabesi, Arap alfabesi, Uygur alfabesi ve Orhun alfabesidir. Bunlardan başka Soğd, Mani, Süryani, Brahmi ve Yunan alfabesi de kullanılmış fakat geniş çaplı bir havzada hâkim olmadıklarından umumî alfabe haline gelmemiştir. Umumî olarak kullanılanlar; Eski Türkçe devrinin Orhun ve Uygur alfabeleri, sonrasında Arap alfabesi ve en son günümüzde kullanılan Latin alfabesidir. Türkiye Türkçesinin tarihi devirlerinden biri olan Osmanlı Türkçesi de 13.yüzyıldan başlayarak 20. yüzyılın başlarına kadar kullanılan bir yazı dilidir. Arap alfabesi ile yazılan bu dil, içerisinde Arapça ve Farsça kelimelerin yer aldığı bir Türk yazısıdır.
Osmanlıca denince gözünüzde çok zor bir şey canlanmış olabilir. Ancak harfler bilindiği zaman geri kalanların çok kolay olduğu söylenebilir. Çünkü Osmanlıca diğer diller gibi Türkçeden başka bir dil değildir. Yalnızca harfleri farklıdır. Yani metinleri Osmanlıca görür, Türkçe olarak okursunuz. Bu nedenle kelimelerde ekstra bir çeviri, sözlük anlamı ya da Türkçe karşılık bulunmaz. Çünkü zaten Türkçedir. Günümüzde okuduğumuz metinler nasıl ki Latin harfleriyle yazılıyor ve Türkçe okunuyorsa, Osmanlı metinleri de o dönemde Osmanlıca harflerle yazılmış ve yine Türkçe olarak okunmuştur.
Aslında isteyen, merak eden herkes öğrenebilir. Bugün üniversitelerin Tarih ve Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinde zorunlu ders olarak okutuluyor. Bunlar dışında halk eğitim merkezleri, özel kurslar, online eğitimlerle de öğrenenlerin sayısı oldukça fazla.
Türklerin 13.yüzyılda Anadolu’ya yerleşmesiyle birlikte Türkçe, Anadolu’da bir yazı dili olarak gelişmeye başlamıştır. İslamiyet’in kabulüyle birlikte İslam medeniyet dairesine giren Türkler, zamanla alfabelerini değiştirmiş ve Uygur alfabesi yerine Arap alfabesini benimsemiştir. Geçiş dönemi eserlerinde Uygur ve Arap alfabeleri karışık kullanılmış olsa da çok geçmeden Arap alfabesi ön plana çıkmıştır. Türkçenin en uzun süre kullanılan ve en geniş coğrafyaya yayılan alfabesi de yine Arap alfabesi olmuştur. Bu dil, Türkçenin yaklaşık altı yüz asırlık bir döneminde kullanılmış, günümüze binlerce kitap, arşiv belgesi, hüsn-ü hatlar bırakmıştır.
1928’ten sonra yerini bugünkü alfabemiz olan Latin alfabesine bırakan Arap harfleri yavaş yavaş hayatımızdan çıkmış, geçmişin eserleri bugünün insanı tarafından okunamaz, anlaşılamaz olmuştur. Toplumun hafızasının bu eserlerden mahrum kalması geçmişini tam anlamıyla keşfedememesine, henüz yarım asır önce yazılmış olan eserleri okuyamamasına ve büyük bir zenginliğin kapalı kalmasına sebep olmuştur. Bu hafızanın yaşatılması ancak yazılı metinlerin okunması ve doğru anlaşılmasıyla mümkün olacağından dilin hem birey hem de toplum için önemi göz önüne alındığında Osmanlı Türkçesini öğrenmenin gerekliliği de ortaya çıkmıştır.
Bugün Osmanlı Türkçesi hakkında maalesef yerleşik bazı yanlışlar vardır. Bu dilin, Türkiye Türkçesinin bir dönemi olmadığını ve apayrı bir dil olduğunu düşünenlerin sayısı oldukça fazladır. Yine bu dilin Arapça, Farsça ve Türkçe kelimelerle karıştırılmış yapay bir dil olduğunu öne sürenlerin sayısı da epey fazladır. Türkiye Türkçesinin bir dönemi olan Osmanlı Türkçesine “Osmanlıca” denilerek sanki yeni bir dil varmış izlenimi verenlerin de bu yanlış anlaşılmada payı büyüktür. Oysa üstünde ısrarla durduğumuz şey bu dilin Türkiye Türkçesinin bir dönemi olarak kullanıldığı “Osmanlı Türkçesi” olduğudur. Kısacası Osmanlı Türkçesi Arap harfleriyle yazılmış içerisinde Türkçe, Arapça ve Farsça sözcüklerin olduğu -bugün de çok farklı değildir- fakat Türkçe dil bilgisi kurallarına göre çekimlediğimiz yani bir Arap’ın veya Fars’ın bütünüyle anlayamayacağı bir dildir.
Altı yüz yıllık süre içerisinde kullanılan Osmanlı Türkçesi gramer yapısı ve söz varlığı olarak farklı dönemlerden geçmiştir. Bu dönemleri incelediğimizde siyasî ve sosyal hayatın dil üzerindeki etkisi fark edilecek; sanatı, düşünceyi, ilmi, politikayı ve tarihi iyi anlayabilmek adına Osmanlı Türkçesinin önemi de ortaya çıkacaktır.
Eski Osmanlı Türkçesi/ Başlangıç Dönemi
Yine bu dönem eserlerin sade bir dille yazılması istenmiş, anlaşılır bulunmayan eserler yeniden tercüme ettirilmiştir. Osmanlı Devleti’nde ise sınırların genişlemesiyle birlikte 15.yüzyılın ortalarına doğru yazı dilinde birlik hakimiyeti oluşmuştur. Türkçe bilim dili, edebiyat dili ve devlet dili olarak kullanılır hale gelmiştir fakat Arapça ve Farsça diline olan önem azalmamış aksine ilmî bir eseri Arap veya Fars dilinde yazmak övünç kaynağı olmuştur. Bu sebeple yazılan edebî eserlerde Arapça ve Farsçanın sık kullanıma rastlanmıştır.
Klasik Osmanlı Türkçesi
Yeni Osmanlı Türkçesi
Tanzimat döneminden 20.yüzyılın başlarına kadar süren dönemdir. Osmanlı, Tanzimat’la birlikte Batı kültürünün etkisi altına girmeye başlamış, Batıdan alınan yeni fikirlerin halka kolay ulaşmasını ve halkın anlamasını sağlamak adına sade dille gazeteler basmıştır. Yazarların sade bir dil için çaba sarf ettiği Tanzimat döneminde, ilmî ve edebî eserlerde Osmanlı Türkçesinin sadeleşmesi hedeflenmiştir. 1895-1901 yılları arasında Servet-i Fünûn dergisi etrafında toplanan yazar ve şairler Tanzimat aydınlarının sadeleştirmeye çalıştığı eserleri yeniden -hatta daha ağır bir şekilde- Arapça ve Farsça kelimelerle doldurmuştur. Fransız edebiyatını örnek alan bu sanatçılar, orada karşılaştıkları kavramları Türkçe ile tam karşılayamadıklarını, bu kelimelerin derin manalarına ancak Arapça ve Farsça gibi zengin diller sayesinde ulaşacaklarını düşünmüş ve dili yeniden yabancı kelimelerin etkisi altına sokmuştur.
Tanzimat’la birlikte sosyal hayatta meydana gelen bütün değişiklikler dile de yansıdığından çok geçmeden dilde ıslahata gidilmesine karar verilmiştir. Osmanlı Türkçesinin karışık olduğu bu dönemde dilde çözüm yolları aranmış, 1911’de Selanik’te yazılan Yeni Lisan isimli makale dilde sadeleşmeye hız kazandırmıştır. Çok geçmeden sanatçıların da desteğiyle Klasik Osmanlı Türkçesi dediğimiz bu devir sona ermiş Modern Türkiye Türkçesi diye adlandırdığımız bugünkü döneme girilmiştir.
Osmanlı Türkçesini öğrenmek için öncelikle Osmanlı Türkçesi alfabesini öğrenmeniz gerekir. Enstitü'de bu eğitime katılarak kendi başınıza öğrenebilirsiniz. Harflerin başta, ortada, sonda aldıkları şekilleri; ünlü harfleri ifade eden sembollerin nasıl gösterildiğini anladıktan sonra yolun neredeyse yarısını tamamlamış olursunuz. Sonra basit tek heceli kelimelerin öğrenimine, cümlelere ve nihayet yazılı metinlerin okunmasına geçebilirsiniz.
Alfabeyi öğrendikten sonrası günlük hayatın yazıldığı metinlerin anlaşılması oldukça kolaydır. Başlangıçta temel kelimeler ve cümleler öğrenilir. Kolaydan zora doğru gitmek en güzel sonucu getirir. İleri aşamalarda özellikle edebî ve tarihî metinlerde Arapça ve Farsça kelimelerin çokluğu gözlerinizi korkutmasın, bunların bazısı günümüzde kullandığımız kelimeler olduğundan anlamanız kolay olacaktır. Daha önce rastlamadığınız kelimeler içinse bir sözlüğe başvurabilirsiniz. Her öğrenilen yeni şey gibi Osmanlı Türkçesi de pratik ister. Bu konuda günlük pratiklere devam etmek, bolca metin okumak, sözlük edinmek, çeşitli uygulamalar indirerek seviyenize göre çalışmalar yapmak ve öğrenilenleri elin de bir hafızası vardır, diyerek mutlaka not etmek tavsiye edilen yöntemler içerisindedir.
Osmanlıca Dersleri, Prof. Dr. Muharrem Ergin.
Osmanlı Türkçesine Giriş, Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş.
Osmanlı Türkçesi Kılavuzu I- II Hayati Develi.
Metinleri orijinalinden okuyabilir, öğrendiğiniz kelimelerle günlük konuşma dilinizi zenginleştirebilir ve yeni iş fırsatlarına sahip olabilirsiniz.