Published on: 15 Kasım 2019 Konuk Yazar 0 Yorum
Okuma Sayısı : 700

Gelişen teknoloji ile beraber hayatımıza dahil olan araçlar ve uygulamalar pek çok alanda bizlere kolaylık sağlıyor. Özellikle iletişim alanında teknolojinin sunduğu imkanlardan günün her anında yaralanabiliyoruz. 

Sosyal Medya Ağları

Teknoloji hayatımızın bu denli önemli bir noktasındayken sosyalleşmek, birileriyle iletişime geçmek veya ilişkilerimizi geliştirmek de yine büyük ölçüde teknolojinin bir ürünü olan sosyal medya ağları sayesinde gerçekleşiyor. Yapılan araştırmalar 2019 yılı itibarıyla sosyal medya kullanıcı sayısının 3.484 milyara ulaştığını gösteriyor. 2018-2019 yılları karşılaştırıldığında ise son bir yılda sosyal medyaya katılanlardaki %9’luk artış göze çarpıyor. Dünya nüfusunun %57’sinin internet erişimi sağlayabildiği çağımızda insanlar zamandan ve mekândan bağımsız halde iletişim kurabiliyor.

Tüm bu gelişmelere baktığımızda Marshall McLuhan’ın 1960’larda ortaya çıkardığı “Global Köy” kavramı ile öngördüğü durumu yaşıyor oluşumuz yadsınamaz bir gerçek. McLuhan’ın görüşü kitle iletişim araçlarının kullanımının toplumun her kesimini kapsaması ve hızla yayılarak, dünyayı küresel bir köye dönüştürmesi yönündeydi. Tam da günümüzü tasvir eden bu tanım dünyanın aslında ne kadar küçük, üzerindeki insanların da bir nevi kapı komşusu olduğunu gözler önüne seriyor. Sosyal medyanın bu dönüşümdeki payı ise elbette ki oldukça büyük.

Bugünkü Anlamıyla Paylaşmak

Web 2.0’ın yani internette etkileşim çağının başlaması, sosyal medya mecralarının ortaya çıkması sonucunu doğurdu. İletişimin dijital bir evrene taşınması da bu şekilde başlamış oldu. Yeni yaşam alanımız olan sosyal medya kendi dilini oluştururken, eski söylemlerimize de yeni anlamlar kazandırdı.

Paylaşım kelimesinin çok değil bundan on yıl kadar öncesine göre daha farklı, daha dijital bir anlamı var artık… İnternet kullanımının yaygınlaşması ile fikirlerimizi, duygularımızı, deneyimlerimizi ve hatta özelimizi; metin, fotoğraf veya video halinde geniş kitlelere iletebiliyoruz.

Çağın imkanları öylesine cezbedici ve teşvik edici ki paylaşma ihtiyacımız, paylaştığımız şeyin gerekliliğinin önüne geçebiliyor. Sanal dünyadaki kimlik kartlarımız olan sosyal medya hesaplarımız ise bu ihtiyacımızı gidermemize aracılık ediyor.

Paylaşmanın dijital dönüşümü nedir?

Kelimenin kullanılış amacını dahi etkilemiş durumda. Bugün “paylaşım yapmak” dendiğinde bununla sosyal medyada bir içeriğin servis edildiğinden bahsedildiğini hemen anlıyoruz. Oysa sosyal mecraların var olmadığı dönemleri düşündüğümüzde paylaşmak yardımlaşma, samimiyet gibi insani duygular ile yöneldiğimiz bir davranışa karşılık geliyordu. Günümüzde ise dijital varlığımızın somut kanıtı olma özelliği taşıyor.

Neden Paylaşım Yapıyoruz?

İlkel çağlardan beri en temel ihtiyaçlarımızdan biri bir topluluğa ait olmaktır. Birbirimizle ilişki kurmak ve ilişkilerimizin zaman içerisinde devam etmesini sağlamak için etkileşim halinde olabileceğimiz ortamlar gerekir. Kendimizi bir grubun parçası hissedebilmek adına, kişiliğimiz, hobilerimiz, dünya görüşümüz, sevdiğimiz, sevmediğimiz, gittiğimiz, gördüğümüz, kızdığımız, güldüğümüz kısacası hayatımızda olup bitenler hakkında bilgi verici içerikler paylaşarak bunların insanlar üzerindeki etkisini görmek istiyoruz. Çünkü paylaşmaya değer gördüklerimize insanların ne ölçüde değer vereceğini görmeye ve onaylanmaya ihtiyaç duyuyoruz.

Dijital Hareketlilik

İnsanların neden paylaşım yaptıklarına yönelik New York Times gazetesinin yapmış olduğu araştırma, konunun psikolojik yönüne dair ipuçları veriyor. Araştırmaya katılanların yüzde 69’u sosyal medya paylaşımlarını dünyaya daha fazla dahil olma duygusuyla yaptıklarını söylerken, yüzde 84’ü paylaşım yapmanın kendileri için önemli olan konuların desteklenmesi için bir yol olduğunu düşündüklerini dile getirmiş.

Sonuç olarak hepimiz türlü mecralarda farklı içeriklerle paylaşımda bulunuyoruz. Bunun karşılığında daha çok beğenilme, göz önünde olma, daha fazla müşteri, daha fazla takipçi gibi geri dönüşlerle kişisel tatmin sağlamış oluyoruz. Sosyal ilişkilerimizi doğrudan etkileyen dijital hareketliliğimizin bizleri psikolojik olarak da etkilemesi kaçınılmaz. Beğenilme ve kabul görme arzumuzun tatmin edilmesi için olduğumuzdan farkı bir imaj sergilediğimiz durumların ortaya çıkması ise sosyal medyanın olumsuz etkilerinden biri olarak dikkat etmemiz gereken bir husus.

Yazar: Elif Bostancı
 

  • Sosyal medya ,
  • teknoloji ,
  • paylaşım ,
  • paylaşım yapmak ,
  • dijital ,
  • psikoloji ,
  • beğenilme
Yazar
    Blog Yazarı
Özgeçmiş

İstanbul İşletme Enstitüsünde yazılarının yayınlanmasını isteyen konuk yazarlarımız için oluşturulan bilgi kartıdır. Birçok alanda ve disiplindeki yazıları bu hesap üzerinde bulabilirsiniz.

Devamı