Yöneticiliğe İlk Adım

Yöneticiliğe İlk Adım

Yöneticiliğe mi atandınız? Bunun ne kadar zor olduğunu biliyorum. Bu makalede size yöneticiliğe ilk adım atarken yapmanız gerekenleri anlatacağım. Eşim bir spor antrenörü ve birgün bana yeni takım kaptanından (lise son sınıf öğrencisi) ve onun nasıl daha iyi bir lider olabileceğine dair yardım ettiğinden bahsetti.

Daha sonra da ilk defa fakülte üyelerine liderlik edilmesi istenen bir akademisyen beni aradı. 40 yaşlarında, şaşkın ve korkmuş. Bana “benim yönetim ve organizayon alanımda doktoram var ama şimdi de liderlikte doktoraya ihtiyacım var” dedi.

İster lise son sınıf öğrencisi olsun, isterse 40 yaşlarında bir akademisyen, ya da arasında, hepimiz liderlik konumuna gelebiliriz.

Bu konuda ne yapabiliriz ki insanlar bu işin altından kalkabilsin?

İşte bilmeniz gereken yollar ve yapabileceğiniz şeyler hakkında 7 tavsiye.

Yöneticiliğe ilk adım.

1 – Misyon ve vizyon.

Bu tamamen takım ve de misyon ile alakalı, o yüzden misyonun ne olduğunu bildiğinizden emin olun. Başarmanızı istedikleri misyon neydi? Bu takımı yönetmede çok etkili olabilir.

Aynı zamanda bunu yaparken kendi “büyük siz’i” işin içine sokun. Bu benim babamın her zaman yaptığı ve anlattığı şeydir. Sizin büyük tarafınız takım, misyon ve kurum açısından yaptığı şeyin doğru olduğunu düşünen tarafınızdır.

Ve “küçük tarafınızı” başka bir kenara koyun. Bu parça bizim egomuz; bizi herkesin zeki olduğumuzu, ne kadar yetenekli olduğumuzu ve de yeni lider olmayı nasıl da hak ettiğimizi kabullenmesini isteyen parçamız.

2 – Umursamayı ve takımı önemsemeyi öğrenin.

Herkes farklı bir şey tarafından motive olur. Yani sizin onları motive eden şeyi bulmanız ve de o hissi ortaya çıkarmanız gerekir.

Örneğin spor salonunda bazı insanlar “Hadi Ahmet, yapabilirsin” gibi şeylerden motive olurlar. Ama ben onunla motive olmam. Bunu bana yaptıklarında tepem atar.

İnsanlara nasıl muamele görmek istiyorlarsa öyle muamele göstermek istiyorsunuz ki bu da sizin nasıl muamele görmek istediğinizle aynı şey olmayabilir.

3 – İnsanlara onların yanında olduğunuzu gösterin.

Bunun sizin onlarla konuşma şeklinizle, kullandığınız tonla ve duruşunuzla, sahip olduğunuz zihniyetle alakası var.

Yani “anlat ve bağır” yerine- basketbol sahasında “onu yapma” “Hemen buraya gel” gibi negatif enerji yayan bir söylem söylemek gibi- pozitif ve de teşvik edici olun. Bu daha çok “hadi, buraya gel. Bunu böyle yapmalıyız” olmalı. İnsanları bu daha samimi yapar.

Ben yöneticiliğe ilk adım attığımda yani ilk yönetim görevi aldığımda insanlara onların yanında olduklarımı göstermek zorundaydım çünkü daha yeni onların olduğu bir seviyeden terfi almıştım. Oturdum ve her birine teker teker “başarı senin için ne anlama geliyor? Bunu birlikte nasıl yapabiliriz?” dedim ve onların bilmesini istedim “Senin başarılı olmana yardımcı olmak için elimden gelen her şeyi yapacağım.”

4 – İki şekilde odaklanın.

Öncelikle işte: sadece üç önceliğe odaklanın ve onları halledin. İnsanlar gerçekten bu üç öncelik çevresinde başarıyı bulabilirler ve ayrıca siz de kendinizi çok fazla dağıtmadığınızdan dolayı kontrolde hissedeceksiniz.

Daha sonra, odaklanmanın diğer bir yolu da prensiplere kılavuzluk etmek ve de çok kural koymamaktır. Kural koyarsanız onları yönetmek zorunda kalırsınız ve insanları da onlardan sorumlu tutmak zorunda olursunuz. Yani eğer “kimse benim iznim olmadan seyahate çıkamaz” kuralını koyarsanız; bir bakarsınız çıkmaz yoldasınız veya kötü bir insana aniden dönüştünüz.

5 – Sakin ve sabırlı olun.

Sadece takımınızla değil aynı zamanda kendinizle de. Bir şeyde yeniyseniz hatalar yapacaksınız. Bu yüzden biraz yavaşlamalı ve hüsrana uğramamalısınız. Hüsrana uğradığınızda bunu takımla başa çıkış şeklinize yansıtmayın.

Basketbol örneğine dönecek olursak; eğer kaptanın atışları skor yapmıyorsa, kendi oyununda kaybeder. Ama hala diğer insanların atışlarını teşvik etmek amacıyla orada olmak zorunda.

6 – Herkesin en iyi olacağı bir çevre yaratın.

Bu da ortak saygı, destek ve güven demektir.

Hatırlayın, gerçekten fark yaratabilecek çok basit şeyler var; mesela birbirimizi dinliyor muyuz? Birbirimizle konuşup bir şeyleri hallediyor muyuz? İnsanların zamanını harcamadığımıza emin miyiz?

Ayrıca hatırlayın ki, kurumun kültürü ne olursa olsun sizin yarattığınız hava üzerinde çok gücünüz var.

7 – Kendiniz için bir destek çevresi yaratın.

Yöneticiliğe ilk adım attığınızda yalnız hissedebilirsiniz. Bu yüzden sizinle aynı durumda olan veya size tavsiye verebilecek kadar deneyime sahip olan başka insanlardan oluşan resmi olmayan bir grup yaratın. Bu çevreyi yaratın.

Belki resmi destek bile isteyebilirsiniz. Sorularınızı ve endişelerinizi gidermek için bir koç işe alabilirsiniz veya patronunuz veya akıl hocanız ile görüşme yapabilirsiniz.

İşte yeni lider olarak işin altından kalkabilmenize yardımcı olacak 7 tavsiye bunlar.

Şimdiden başarılar dilerim.

3 votes

Blog Yazarı

12 yorum

Yorum yaz

Yorum yaz