Vizyon İle Halüsinasyon Arasındaki Fark

Vizyon İle Halüsinasyon Arasındaki Fark

Bir süre önce girişimciler toplantısına katıldım ve sürpriz bir konuk dedi ki ‘’vizyon ve halüsinasyon arasındaki tek fark onu gören insanların sayısıdır’’. Onun düşüncesinde şunu betimliyordu: liderlerin görevi; insanlara o an için somut ve de görünür olan şeyin, inanması mümkün ama görünmez olan şeyi görmelerine yardımcı olmasıdır.

Bir lider kendisine şu soruyu sormalıdır: Ben çalışanlarıma vizyon mu oluşturdum yoksa halisünasyon mu? Ve bu bizim performansımıza nasıl etki edecek?

Vizyon, performans ve halüsinasyon arasında liderlerin sahip olduğu en büyük üç zorluğu ve onları aşmanın yollarını buldum:

Uygulama sırasında sahip çıkılan ve inanılan hedefleri nasıl yaratırız?

Yeni yıl için hedefleri umutlar, liderlik arzuları veya bütçe veya finansal planı dolduran şeyler tarafından belirlenemez. Görmeye ve inanmaya uzanan diyalog şu soruyla başlar: oluşturmak istediğimiz nedir, şu anda var mıdır ve de bunu hayata geçirmek için kişisel olarak fedakarlıkta bulunmaya istekli miyiz? İstediğimiz şey hakkında ve de otantik bir biçimde kavrama yaparak anlamlı hedefler oluşturabiliriz.

Büyük ve güvenilir hedefler nasıl gözükürler? Hangi hedefler süreç zorlaştığında onlara ulaşmamak için bahaneler üretmememizi sağlayacak kadar güvenilirdirler?

Yeni yılın yaklaşmasıyla oluşan baskıları nasıl yönetiriz ve nasıl uzun dönemli bir vizyon yaratırız?

İşin dönem sonu ve uzun dönem önceliklerini yönetme zorluğu yeni bir şey değil, bununla birlikte, çeyrekten çeyreğe beklentileri karşılama baskısı her sene yoğunlaşmıyor. Soru şu, uzun dönem sonuçlarının pahasına çeyrek yılı nasıl yönetmeliyiz?

Bugün ve yarının hedefleri arasındaki dengeyi tutturabilmek için olan en yardımcı yaklaşımlardan biri de Yeni yılın girişimlerini üç ayrı kategoriye bölmektir. Bu kategoriler:

  • Bugün işi daha iyi yönet,
  • Yarının vizyonu üzerinde yönetmek için yetenekler ortaya çıkar,
  • Ve bugün ve de yarın için ‘’büyüme iddiasına gir’’

Nasıl ve neden keşfederiz?

Hedefler ve amaçlar yeni bir yıla başlamak için gerekliyken, aynı şekilde önemli olan başka bir şey de kurumun amacını tekrar keşfetmektir. Yaptığımız şeyi neden yapıyoruz? Bunu bir sonraki sene nasıl daha iyi yapabiliriz?

Burada iki basit sonuca varıyoruz. Birincisi insanlar daha yüksek amaçlara sahip olmayan kurumlarla çalışmaya çok çok daha az istekli (isteksiz değil ) ve de ikincisi de net bir amacı olan kurumlar amacı olmayanları ezip geçiyor.

Soru şu: sizin önemsediğiniz ve de hepimizden büyük olan amacımız nedir? Ve yönetim şeklimizde bunu daha dinamik hale getirebilmek ve yeni yılda işimizi kurabilmek için neler yapabiliriz?

2016 yılın başında birçok kurum amaçlarını, planlarını ve önceliklerini bir sonraki yıl için belirledi ve de en önemli performans hedeflerinin taslağını çıkardı. Bu nerelerden geçtiğimiz, nerede olduğumuz ve nereye gitmek istediğimiz üzerine genellikle bir sunumun olduğu üst liderlerin bir toplantısıyla başlar. Sunum kurumun geri kalanı için Yeni Yıl oyun planı olarak sıralanan şehir toplantıları için bir içerik haline dönüştürülür. Büyük ihtimal yeni yıldaki en büyük hata ve de en büyük fırsat hedefleri hazırlamamak değil ama neyin mümkün olduğuna, neyin savaşmaya değer olduğuna ve de gerçek bağlılık ve de itaat arasındaki farka odaklanmaya inanan insanlarla çalışmak.  Belki de Yeni yılın ilk önemli eylemi sadece amaçlar belirlemek değil ama aynı zamanda insanların o amaçları görmesi, onlara inanması ve de onların vizyon mu halüsinasyon mu olup olmadıklarını anlamaları için gereken konuşmaları tasarlamakta.

2 votes