Neden İş Bulamıyorum?

Neden İş Bulamıyorum?

İş bulamıyorum başlıklı yazılar yazarken hep bir  tedirginlik yaşıyorum. İş bulamıyorum diyen adayların profilini çizerken beni iş bulamayan kişileri küçümsediğim şeklinde azarlayan yorumcular oluyor. Yorumlarda “Bu işçinin değil, işverenin hatası”, “hatalı olan iş arama sistemi” diye yapıştırıyorlar yorumu.

Benim de buna eleştirilerim var ama aslında bu doğru. Şirketlerin istekleri realist olmayabilir. İş pazarı çok korkunç olabilir ve bazı işe alım uzmanları en sertimizi bile gözyaşları içerisinde bırakabilir. (evet, ben de!) Birçok iş bulamıyorum diyen aday, her şeyi doğru yapar ve bu onların yeni bir iş edinmek için boşa uğraştıkları anlamına gelir. Bütün bu gerçeklere rağmen sağlam tavsiyelerden kaçınan adaylar genelde kendilerini topuklarından vururlar.

Ama bu bugünün konusu değil.

2013 yılında İnsan Kaynakları alanında doktorası olan John Sullivan işe alınmanın neden acı verici bir şekilde zor olabileceğini açıklamak için veri analizi kullandı. Onun düşüncesi İş bulamıyorum adayları eğer rakamlardan biraz anlıyorsa iş aramanın gerçekleriyle başa çıkmaya daha hazırlıklı olacakları konusundaydı. Bunu takdir ediyorum, inanıyorum ki bir kariyer koçunun sunabileceği en iyi hizmet büyük dozajda gerçekliktir. Çünkü sistemin adaletli olmadığına yorum yapmak yeterli olmadığı gibi iş bulma amacınızı da çözmez. Kariyer tavsiyesinin amacı aracıyı vurmak değil, onun yerine gerçekliğin nasıl işinize yarayacağını bulmak.

İş bulamıyorum diyenler! Bunları deneyin!

İşte Sullivan’ın değindiği noktalardan birkaçı: (Evet, birçoğunu kendim için yaptım ama bilgim sistematiktir ve onunki ise bilimseldir.)

  • Birçok özgeçmiş ortalama olarak aynı rol için 250 özgeçmişle yarışır, yani kalifiye olduğunuzdan gerçekten emin olmanız lazım.
  • Siteler aracılığıyla verilen özgeçmişlerin %75’i işe alım sistemi tarafından reddedilir. Eğer bir mülakata girmek istiyorsanız özgeçmişinizi insanların gözleri önüne koyun. ( Ya çevre! Ya çevre!)
  • Özgeçmişiniz sadece 3-6 saniye arası gözden geçirilecek. Bu yüzden etkili olan bilgi en başta olmalıdır. Genelde “amacınız” en başta oluyor. ( 22 yıl sonra kendimi Miami de yüksek katlı binaların en üstünde görüyorum) Bu değil! Asla değil! Sakın!
  • Profesyonel olmayan bir mail adresi sizi diskalifiye edebilir. Gerçek bir hikaye dinlemek istermisiniz? Bir keresinde bana partikiziayca@……com mail adresiyle özgeçmiş gönderildi. Hatta daha da kötüsü, kız alanında lider bir şirket için mühendislik rolü için başvuruyordu. Eminim o sistemler senin tarafından güzel test edilirdi!
  • Sizin LinkedIn profiliniz önemli. Sullivan işe alım uzmanlarının zamanlarının ortalama olarak %19’unu basit bir şekilde profil fotoğrafınıza bakarak harcadığını gösteren veriler ortaya koyuyor. Bu yeterli bence.
  • ‘’Özgeçmişiniz iş ilanına uysa bile reddedilebileceğinizin farkında olun. Bir de bu yetmezmiş gibi, adayların başvurduğu kurum pozisyonu tanımlarının çoğu zayıf bir şekilde yazılmış oluyor veya iş ilanı verildiğinde tarihi geçmiş oluyor. Bu yüzden bir aday bütün iş ilanını okumak için gerekli olan zamanı harcasa dahi reddedilebilirler, çünkü tam onlar başvurduktan sonra işe alım uzmanı tamamen farklı özellikler istemeye karar verdi. (Sullivan 2013).”
  • Kimse sizin özgeçmişinizi dosyada tutmuyor İşe alım uzmanına göre pozisyon uygun değil ama o sizin özgeçmişinizi dosyada tutacak ve daha uygun bir fırsat geldiğinde size haber verecek. Hadi canım sende 🙂 Hiç ihtimali yok 🙂

Bütün gariplikler hepimize karşı yığıldığından dolayı iş arayanlar için kabul etmesi zor olabilecek gerçekleri göz ardı etmemek bir yükümlülüktür. Akıllı bir şekilde direnin ve işi alırsınız. Eğer bir koçun tavsiyesi işe yaramadıysa, bir başkasınınkini deneyin. Eğer her iş arama uzmanı aynı şeyi söylüyorsa, o zaman belki de o şeyi dinlemelisiniz. Profilinde hiç fotoğraf olmayanlar…. siz ne yapacağınızı biliyorsunuz!

 

3 votes

Blog Yazarı

10 yorum

Yorum yaz

Yorum yaz