İşletmelerde Risk Yönetimi

İşletmelerde Risk Yönetimi

Risk iş yapmanın özünde olan bir şeydir. Başarısızlığın en iyi hali hiçbir zaman risk almamaktır.

Risk yönetiminde iki çeşit risk vardır: şirketinizi ileri taşımak için bilinçli olarak aldığınız ve gizlice size yanaşan ve bakmadığınızda size saldıran risk… İkinci risk, şirketlerin tarihe karışmaktan kaçınmak için aktif olarak yönetmeleri gerekendir.

Risk yönetimi söz konusu olduğunda birçok şirket doğal felaketlere hazırlanır; yangın veya hırsızlık gibi, ama bence her büyüklükteki şirketin yönetmesi gereken daha büyük riskler vardır.

Risk yönetimi çeşitleri.

Eğer acil bir durumda ne yapmanız gerektiğini biliyorsanız ve bir planınız varsa; o zaman şimdi aşağıdakiler için plan yapma zamanı:

  1. Rekabet için risk yönetimi: 

    Hepimiz dikkat etmediğinden dolayı veya rekabeti ciddiye almadığından dolayı parçalara ayrılan şirket hikâyelerini duymuşuzdur. Aklıma “Blockbuster Video” şirketi geliyor. Netflix’i ciddi bir rakip olarak görmediler ve bu yüzden tarihe karıştılar. Pazara yeni ürünler getiren rakipleri, ürünlerinize karşılık olarak sunduklarını takip etmek ve ikame ürünleri dikkate almak önemlidir.

  2. Pazar riskleri için risk yönetimi:

    Hepimizin bildiği gibi hiçbir şey artık “başarısızlığa uğramak için çok büyük” değil. Şirketler pazarlama risklerine dikkat vermeli, pazarlarının düşebileceğini, isteğin azalabileceğini veya yeni bir teknolojinin tamamen alanı değiştirebileceğini hatırlamalı.

  3. Yetenek riski yönetimi: 

    Bana göre çok fazla şirket kendi yetenek havuzlarını beslerken yeterince özen gösteriyor. Yetenekli ve becerikli insanları işe almak ve onları elde tutmak büyük risktir, özellikle IT, büyük veriler, ar-ge gibi hızla değişen alanlarda.

  4. IT riskleri: 

    Teknoloji riskleri iki kategoriye ayrılır. Birinci risk gelişimlere ayak uydurmamaktır. Yani yeni teknolojilere yetişememe ve müşterilere olmak istedikleri yerde ulaşamama gibi. İkinci risk fiziksel teknoloji başarısızlığıdır, örneğin bir web syafası veya sunucu başarısızlığı gibi. Şirketler yürüttükleri her büyük teknoloji sistemi için yedek planlara sahipler.

  5. Finansal riskler: 

    En büyük müşteriniz bugün kaybolsaydı ne olurdu? Nakit akışınız para çıkışlarıyla ne şekilde ilgilenmeniz gerektiğini gösteriyor. Buradaki en büyük riskler özellikle nakit akışı yönetimindedir ama aynı zamanda yeterli kaynak sağlama, gelir ve kar için planlama gibi şeyleri de içerir.

  6. Yenilik riskleri:

    “Klasikler” için söylenmesi gereken bir şey var ama birçok şirket kendini yeniliklere batarken buluyor. Müzik ve eğlence endüstrileri hala dijital devrimi yakalamaya çalışıyor. Buradaki risk işinizin sunduğu ürün veya servisi yenileyememe başarısızlığıdır.

  7. İlişki riskleri:

    Ortaklıklar iyi iş stratejilerinin vazgeçilmezidir ama ana ortaklığınız ortadan kaybolduğunda ne yapacaksınız? Bir yedek planınız var mı? Buradaki risk de kritik ortaklar, tedarikçiler ve dağıtıcılar ile olan kilit ilişkilerde yatmaktadır.

  8. İtibar riski: 

    İnternet çağında itibarınızın çoğu Twitter, Facebook ve diğer sosyal medyalar aracılığıyla şekilleniyor. Bir itibarı yok etmek yaratmaktan çok daha kolay. Kendi itibarınızı kaybetme riskini nasıl yöneteceksiniz?

Şirketlerin bu riskleri aktif bir şekilde izlemesi önemlidir ama daha da önemlisi bu adımları onları yönetmek için atın. Her risk işinizdeki bir riski tanımlıyor, kendinize sorun:

  • Olabilme ihtimali nedir? Her riski yönetme önceliğine göre oranlayıp, sıralayabilirsiniz.
  • Risk yönetimi nasıl yapılabilir? Çalışan eğitimine, özgeçmiş kontrollerine, güvenlik kontrollerine, ekipman bakımına, fiziksel tesislerin bakımına, ek kaynaklara, yeni poliçelere veya hatta yeni çalışan rollerine yatırım yapabilirsiniz.

Bu hayat sigortası yaptırmak gibidir… Risklere zor taraflarından bakmak nadiren zevk verir ama atılan her adım işinizde belirsizliğe yol açmamalı ve işinizi sağlam temellere oturtmalısınız.

Yukarıda neyi unuttum? Görüşlerinizi duymayı çok isterim.

3 votes

Blog Yazarı

9 yorum

Yorum yaz

Yorum yaz