İlk İş Deneyimi İçin Bilinmesi Gerekenler

İlk İş Deneyimi İçin Bilinmesi Gerekenler

Genç bir profesyonelin ilk iş deneyimi nedense zorluklarla doludur. Bunun sebebi saygı eksikliğidir. Peki saygı nasıl kazanılır? Kazanılması gereken saygı nedir? Yapılması gerekenler nelerdir? Yaptığım işler nelerdir ne yapılması gerekir ve bilinmesi gereken tüm tekniklerin temelinde ne yatar?

Bir iş yerinde genç olmanın zorlukları olabilir. İş arkadaşlarınızın çoğuna göre hayatınızın farklı bir dönemindesinizdir ve yıllarca çalışma ile oluşan daha güçlü bir profesyonel itibar ve ağınız olmayabilir. Yeni jenerasyon çalışanları hakkındaki kavram yanılgıları negatif bir etki yapabilir. Size arka çıkacak deneyiminiz ve başardığınız işler olmadan iş arkadaşlarınızın saygısını kazanmak bazen zor olabilir. Şimdi beni yanlış anlamayın. Sizin işvereniniz sizde potansiyel gördüğünde sizi işe aldı ve iş arkadaşlarınız bunu biliyor. Ama şirketin bir çalışanı olarak saygı görmekle takımınızın değerli bir üyesi olarak saygı görmek arasında fark var.

Bunu nasıl yaparsınız? Öncelikli olarak ve en önemlisi çok çalışın (ve sonra daha çok!) Saygı otomatik olarak verilen bir şey değil, bir anda kaybolabilir ve kazanması süre alabilir. Eğer en iyisini yapmayı deniyorsanız ve kendinizi tamamen işe veriyorsanız iş arkadaşlarınız ve patronunuz bunu fark edecektir. Eğer bunu yapmazsanız gelecek terfilerde gözden kaçırmakla kalmayacak aynı zamanda size vasat bir çalışan itibarı verecektir. Bunu istemezsiniz. Bana güvenin.

Eğer işinizde elinizden geleni yapıyorsanız ve hala ciddiye alınmadığınızı düşünüyorsanız, iş yerinde saygı kazanmak için yapabileceğiniz başka şeyler de olabilir.

İşyerinde saygı kazanmanın yolları nelerdir?

Eğer yeni bir iş yerine “bu dünyaya bir hediye olarak gönderilmiş’’ tavrıyla giderseniz, hepsini olmasa bile sizin iş arkadaşlarınızın hevesini kırarsınız. Emretmek yerine onlarla çalışmanın eğlenceli olacağını gösterin.

Değerinizi bilin.

Bu bir önceki noktaya göre çelişkili gözükebilir ama aynı zamanda takıma ne getirdiğinizi bilmelisiniz. Değeriniz hakkında konuşmayın. Kanıtlayın. Bu iki nokta arasında mutlu bir denge bulmak işin kilit noktası.

Profesyonelce giyinin.

Bu ne kadar bilinen birşey olsa da belirtmeye değdiğini düşünüyorum. Her ofis sıkı bir iş kıyafeti gerektirmese de her zaman uygun olarak kabul edilen bir mevcut durum vardır. Ofisinizin kültürünü tanırken şirketin de kıyafet kurallarını öğrenin. Diğerlerinin ne giydiğini not alın ve bunu takip edin. Benim tercihim: “sade giyinmiş olmaktansa giyinip kuşanmak her zaman daha iyidir.”

İmla ve gramer kurallarını doğru kullanın.

Ben şahsen bir epostada imla kuralları hatası ve anlatım bozukluğu varsa içeriği çok önemsemiyorum. Bir insan öncelikle anadilini doğru kullanabilmeli. Bu kutsal birşey… Bunun kutsallığı adına lütfen yazışmanızı göndermeden önce okuyun. Genç olan jenerasyon zaten imla ve gramerde kötü bir itibara sahip bu yüzden ateşe körükle gitmeyin. Yanlışlarla dolu bir mailden fazla hiçbir şey ben amatörüm diyemez.

Çok özür dilemekten vazgeçin.

Evet, ben “Özür dilerim”lerin diyarından geliyorum. Birçoğumuz özür dilemeyi kötü bir şey olarak görmez ancak fazla kullanmak olabilir. Birçok insan özür dilemeyi gerektirmeyen bir durumda olduklarında özür dilerler. Örneğin “özür dilerim, tekrarlayabilir misin?” “affedersin anlayamadım” yerine “onu tekrar etmenin sakıncası var mı?” deyin. Eğer gerekliyse özür dileyin ve gerekli olmadığında başka şekilde söyleyin. Yaptığınız hataları her zaman sahiplendiğinizden emin olun ve kendi hatalarınız için birini ya da bir şeyi suçlamayın.

Ofis politikalarından kaçının.

Yeni bir çalışan olarak başlarken doğal olmak her zaman en iyisidir. İş arkadaşlarınız diğer çalışanlar işyerinde birşeyler kötü gittiğinde öfkesini size belli edebilir. Negatif konuşmalara girmeyin. Onları dinleyin, nazik olun ve taraf almayın. Ofis eleştirisinden vebaymış gibi kaçın.

Bilgi güçtür.

Sektörünüz hakkında her şeyi öğrenin. Çalışma hayatındaki haber ve trendler hakkında makaleler okuyun ve güncel kalın. Öğrenmek okulu bitirdiğinizde bitmez ve sektör bilginizde güncel olmak zorunludur. İşverenler genel olarak daha genç çalışanları enerjileri ve yeni fikirlerinden dolayı işe alırlar. Daha fazla bilgi sahibi olmak sizin işyeri konuşmalarında ve toplantılarında daha özgüvenli olmanızı sağlamaya yardım edecektir.

Sözünüzde durun.

Eğer bir şeyi yapacağınızı söylediyseniz, yapın. Güzel ve zamanında yapın. Toplantıları sürekli ertelemekten kaçının. Söz verdiğiniz her şeye katılın (sosyal çalışma etkinlikleri dahil.) Hiçbir zaman sorumsuz çalışan olarak bilinmenize izin vermeyin. İş arkadaşlarınızın size güvenebileceklerini bilmesini sağlayın.

Ne düşünüyorsunuz? Katılıyor musunuz katılmıyor musunuz? Yorumlarda düşüncelerinizi duymayı çok isterim.

Hatırlayın, saygı bir günde kazanılmaz. İşvereninizin ve iş arkadaşlarınızın sizin takıma getirdiğiniz değeri ve sizin özelliklerinizi görmesi için zaman verin. Değdiğinizi biliyorsunuz, onlara da gösterin!

1 vote

Blog Yazarı