Hedeflere Ulaşmanın Yolları

Hedeflere Ulaşmanın Yolları

Birçoğumuz 2016 yılına söz vermekle başladık. Tutmayacağımız yığınla söz. Hedeflere ulaşamayacağımızı bilsekte birçok hedef koyduk. Kilo verme hedefi de buna dahil. 2016 nın son çeyreğine girerken ise 2017 hedeflerini yavaş yavaş koymaya başladık. Bu yıl erişemediğimiz şeye 2017’de erişme sözü. Bu genellikle en zoru ortaya koyan günlük şeylerdir. Takvimi düzenleme, insanlara davranmanız gereken şekilde davranmak ve kriz anında işleri yoluna koyabilmek.

Üzücü olan gerçek şu ki neredeyse %80’imiz hedeflerimizden şaşacağız ve önümüzdeki sene bu zamanlar sadece %5’imiz bu amaçlara ulaşmış olacak.

Hedeflere neden ulaşamıyoruz?

Hedeflerimize ulaşmada başarısız olmamızın iki nedeni vardır.

Birincisi çiğneyebileceğimizden daha çoğunu ısırmaktır. Kendinizi geliştirmek için üç veya dört yeni beceri seçmek mantıklı görünebilir ama bu zihnin yönetemeyeceği bir beklentidir. Bir kerede birçok beceri geliştirmeyi denediğimizde, bu beceriler bizim dikkatimizi dağıtan, şevkimizi kıran ve de bizi bunaltan rekabet içindeki öncelikler haline gelir.

Birçok kendini geliştirme çabasının başarısızlığa uğramasının ikinci sebebi de duygularımızın bizim davranışlarımızı kaçırmak gibi yaramaz bir alışkanlığı olması. Duygularımızı tanımlama ve yönetme becerisine sahip olmadan eski alışkanlıklar çok zor kaybolur.

İyi haber!

İyi haber şu ki hem problemlerinizi belirleyebilir hem de gelecek yıl geliştirmek için tek bir beceri seçerek istediğiniz değişiklikleri yapabilirsiniz.

Son yirmi yılda yapılan onlarca araştırma gösterdi ki duygusal zeka henüz keşfedilmeyen en güçlü başarı faktörü ve performansınızdan kişisel hayatınızın kalitesine kadar her şeyi etkiliyor. Duygusal zeka birçok önemli beceri arasında nasıl böylesine büyük bir rol oynuyor? Beyinlerimiz öylesine birbirine bağlı ki, duygular insan davranışlarının kökü gibi. İster farkında olalım ister olmayalım, her hareketin arkasındaki motivasyon içten içe duygusaldır.

Duygusal zeka ne işe yarar?

Bütün birincil hisleriniz beyninizin temelindedir. Deneyimlediğiniz şey hakkında mantıklı bir şekilde düşünmeden önce bu sinyaller limbik sisteme hareket etmek zorundalar. Yani duyguların genelleştirildiği yere.

Duygusal zeka beyninizin duygusal merkezi ve mantıksal merkezi arasında etkili bir iletişim olduğundan emin olur. Duygusal zekanızı geliştirdikçe davranışınızın birincil motivasyonlarını anlama ve kontrol etme yeteneğini geliştirirsiniz ki bu da her gün yaptığınız şeyler için geçerlidir. Duygusal zeka güçlü ve de etkilidir. Tek bir beceriye enerjinizi vermenizi sağlar.

Duygusal zeka nasıl gözükür?

Duygusal zeka biraz soyut olmakla birlikte hepimizin içinde olan bir “şeydir.” Davranışımızı nasıl yönettiğimizi, sosyal kompleksleri nasıl yönlendirdiğimizi ve pozitif sonuçlara ulaşmak için aldığımız kişisel kararları etkiler. Duygusal zeka iki birincil beceri altında dört ana beceriden oluşur: kişisel ve sosyal yetenek.

Kişisel yetenek: sizin diğer insanlarla olan etkileşimlerinizden ziyade daha çok bireysel olarak kendinize odaklanmanızı sağlayan kişisel farkındalık ve öz-yönetimden oluşur. Kişisel yetenek duygularınızın farkında olma, davranış ve eğilimlerinizi yönetebilme becerisidir.

  • Kişisel Farkındalık: duygularınızı doğru bir şekilde algılayabilme ve onlar gerçekleştiğinde onları tanımlayabilme yeteneğidir.
  • Öz-Yönetim: duygularınızın davranışınıza karşı esnek ve de pozitif kalmak için fark edebilme yeteneğidir.

Sosyal yetenek: sosyal farkındalık ve ilişki yönetimi becerilerinden oluşur; sosyal yetenek ise sizin diğer insanların modunu, davranışını ve güdülerini onlara etkin bir şekilde cevap verebilmeniz ve de ilişkilerinizin kalitesini arttırabilmeniz için anlama yeteneğidir.

  • Sosyal farkındalık: diğer insanlardaki duyguları doğru bir şekilde anlama ve de gerçekte ne olduğunu görebilme yeteneğidir.
  • İlişki yönetimi: duygularınızın farkındalığını başarılı bir şekilde yönetebilmek için kullanabilme yeteneğidir.

Duygusal zekanız üzerinde çalışırken birçok beceri geliştireceksiniz, yıl değişirken insanların amaç edinme eğiliminin içinde beş özellik vardır. Bu becerileri duygusal zekanıza odaklanarak nasıl geliştirebileceğinizi anlatacağım.

Zaman yönetimi.

Zaman yeterince sahip olamadığımız tek şey. Dünyanın bolluk dönemlerinde bile insanlar zamana sahip olamadı. Zenginleştiğimizde zamanı satın alamıyoruz. Belki de Google’ın Zaman yönetimi için aylık olarak 111 milyon araştırma almasının sebebi de budur. Çok az insan öz-yönetim ve ilişki yönetiminin duygusal zeka becerilerine dayalı olduğunu kavrayabilir.

İyi bir takvim yaratmak çok mantıklı bir şey ama o takvime bağlı kalmak tamamen duygusal bir şey. Birçok insan zamanlarını akıllı bir şekilde kullanabilmek amacıyla günlerine başlar. Ama bir iş arkadaşlarından karmaşık bir mail, bir arkadaştan beklenmedik bir arama aldıkları zaman güzelce hazırlanmış planları patlar. Günümüzün geri kalanını başkasının ateşini söndürmek veya sabah orada olmayan işleri toparlamak için harcarız. Siz daha yaşayamadan gün biter ve takvim planınız çöpe gider.

Dikkat dağınıklığı yaşayan biriyseniz hazırladığınız takvime bağlı kalmak öz-yönetim gerektirir. Diğerlerinin ihtiyaçları bizim üzerimizden plan yapmaya kalktığında sizin önceliklerinizin hala önemli olduğundan emin olurken ilişkiyi de korumak etkili bir ilişki yönetimi gerektirir.

Değişimi kucaklamak.

Değişimi sevdiğini iddia eden bir kişi gösterin, ben de size iyi niyetli bir yalancı göstereyim. Değişim zaman zaman herkes için rahatsızlık olmuştur ve birçoğumuz için oldukça sinir bozan bir şeydir. İyi öğrenilmiş öz-farkındalık ve öz-yönetim becerilerini uygulayanlar diğerlerinden daha başarılı olurlar. Öz-farkındalık sizin değişime rahat bir şekilde ayak uydurmanızı sağlar çünkü size değişikliğin geldiğini ve sizi nasıl etkileyeceğine dair ihtiyacınız olan bakış açısını verir.

Öz-yönetim sizi daha sakin tutar. Hayatınızın en istikrarlı dönemleri, en güvenilir zamanları bile tamamen sizin kontrolünüz altında değildir. Değişime karşı olupta, öz-farkındalık ve öz-yönetim becerilerine sahip olanlar bile haftada belli bir zamanlarını mümkün olan değişimleri listelemek ve cevap vermek için ne yapacaklarını düşünürler.

İddialı olmak.

Duygusal zeka genel olarak “iyi olmak” ile karıştırılır. Aslında birçok duygusal zeka cevabı kendinizi tamamen ve direkt olarak ifade edebildiğiniz yerdir. Aristoteles’i yorumlayacak olursak, kızgın olmak kolaydır. Doğru insanla, doğru zamanda ve doğru oranda kızgın olmak ise duygusal zeka gerektirir. Duygusal zeka sizin saldırmanıza veya kendinizi bir başkasının kapıcısı yapmanıza izin vermez. İddialı olmak için ne hissettiğinizi, diğer insanın ne hissettiğini bilmenizi ve kendinizi doğru bir şekilde en iyi sonucu elde etmek için ifade edebilmenizi gerektirir. Yüksek duygusal zekaya sahip olan insanlar bunu doğal bir şekilde yaparlar.

Mükemmel kararlar almak.

Duyguların basit bir şekilde kararlar alırken göz ardı edilemeyeceği – göz ardı edilmemesi gerektiği- gerçeğini dünyanın fark etmesi çok uzun sürdü. Nörolojik bilim bize gösterdi ki bazen en mantıklı olarak yapabileceğiniz şey karar alırken duygularınıza güvenmek. Ama bunu gerçekleştirebilmek için de ne hissettiğinizi, neden öyle hissettiğinizi ve de duruma nasıl etki ettiğini görebilmeniz lazım. Duygusal zekanın bir yedeği yok.

Mükemmel sunumlar yapmak.

İnsanlarla dolu bir odada spot ışığının altında olmak gibi şeyler insanlarda ilkel korku yaratır. En etkili ve güzel konuşan insan bile halka hitap etme kaygısı patlak verdiğinde sözsel olarak çöp fışkırtabilir. İşte bu yüzden çok iyi bir sunucunun en çok ilham veren sunumu kendine verdiği sunumdur. Birazcık pozitif öz konuşma- kendine ne kadar başarılı olduğunu ve belirli bir konu üzerinde ne kadar güzel konuşabildiğini hatırlatmak sunucunun performans kaygısını dikkatini arttırmak ve kendisini sözlü olarak daha çok ifade edebilmek için kullanmasını sağlar. Eğer bunun aptalca olduğunu düşünüyorsanız, büyük ihtimal bunu denemediniz. Duygusal zeka sadece sizin duygularınızın farkına varmanızı sağlamaz, aynı zamanda onları sizi arka plana atacak şeyleri yapmaktan alıkoyacak stratejileri ortaya koyar.

1 vote

Blog Yazarı